yardım etmek ile cümle

yardım etmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Yapabileceğim bir şey varsa yardım etmek isterim.If there's something I can do, I want to help.
Tom'un parti için hazırlanmasına yardım etmek için buradayım.I'm here to help Tom get ready for the party.
Kesinlikle Tom'a yardım etmek istiyorum.I'd sure like to help Tom.
Yardım etmek istiyorum ama nasıl bilmiyorum.I'd like to help, but I don't know how.
Sana yardım etmek isterim ama şu an biraz yoğunum.I'd like to help you, but I'm a bit busy right now.
Sana yardım etmek istiyorum ama edemiyorum.I'd like to help you, but I can't.
Yardım etmek istediğimi sana söyledim.I told you I wanted to help.
Tom'a yardım etmek istediğini söyledin sandım.I think you said you wanted to help Tom.
Tom'a yardım etmek bir hataydı.Helping Tom was a mistake.
Kalmak ve bana yardım etmek ister misin?Could you stay and help me?
Yardım etmek istiyor musun?Are you willing to help?
Tom yardım etmek için dönen tek kişi.Tom is the only one who came back to help.
Yardım etmek için yapabileceğim tek şey var.There's one thing I can do to help.
Tom'a yardım etmek için yapabileceğiniz hiçbir şey yok.There's nothing you can do to help Tom.
Ben Tom'a yardım etmek için arkada kaldım.I stayed behind to help Tom.
Tom Mary'nin toparlamasına yardım etmek için kaldı.Tom stayed to help Mary clean up.
Yardım etmek için bir şey yapacağım.I'll do anything to help.
Tom'a yardım etmek istediğini söyle.Tell Tom you'd like to help.
Tom'a yardım etmek için çok yorgun olduğunu söyle.Tell Tom you're too tired to help.
Tom'a neden Mary'ye yardım etmek zorunda olduğumuzu söyledim.I told Tom why we had to help Mary.
Sana Tom'a yardım etmek için çok geç olduğunu söyledim.I told you it was too late to help Tom.
Neden Tom'a yardım etmek için uğramasını söylemiyorum?Why don't I tell Tom to come over and help?
Sana dün söylediğim gibi yardım etmek için çok meşguldüm.Like I told you yesterday, I'm too busy to help.
Yardım etmek için bana çok yorgun olduğunu söyleyeceğine eminim.I bet you're going to tell me you're too tired to help.
Ne yaparsan yap, yardım etmek için çok yorgun olduğunu Tom'a söyleme.Whatever you do, don't tell Tom you're too tired to help.
Tom bana sadece pazartesi günü ona yardım etmek zorunda olmadığımı söyledi.Tom just told me that I didn't have to help him on Monday.
Sana yardım etmek için her zaman burada olacağım.I'll always be here to help you.
Bu Tom'a yardım etmek için tek şansımız olabilir.This may be our only chance to help Tom.
Buraya bana yardım etmek için mi geldin yoksa gelmedin mi?Did you come here to help me or not?
Ben hükümettenim ve yardım etmek için buradayım.I'm from the government and I'm here to help.
Tezgâhtar hemen size yardım etmek için gelecektir.The salesclerk will come to help you right away.
Gelecek salı sabahı yardım etmek için sana güveniyorum.I'm counting on you to help next Tuesday morning.
Tom sadece gerektiği yerde yardım etmekten çok mutlu.Tom's only too happy to lend a hand where necessary.
Sana yardım etmek için yapabileceğim bir şey var mı?Is there something I can do to help you?
Tom yardım etmek için bir şey yapabilir.Tom might be able to do something to help.
Yardım etmek için bir şey yapmamız gerektiğini düşünüyor musun?Do you think we should do something to help?
Sence Tom'a yardım etmek için bir şey yapmalı mıydık?Do you think we should do something to help Tom?
Tom'a yardım etmek için bir şey yapmamız gerektiğini düşünüyor musun?Do you think we should do something to help Tom?
Yardım etmek için yapabileceğim başka bir şey olmadığından emin misin?Are you sure there's nothing else I can do to help?
Yardım etmek için yapabileceğim bir şey varsa, lütfen sadece iste.If there's anything I can do to help, please just ask.
Onlara yardım etmek zorundayız.We've got to help them.
Yardım etmek için elimizden geleni yaptık.We've done what we can to help.
Yardım etmek için elimizden gelen her şeyi yapacağız.We're going to do everything we can to help.
Sadece yardım etmek için buradayız.We're just here to help.
Tom'a yardım etmek için bir yol bulmak zorundayız.We have to find a way to help Tom.
Sadece sana yardım etmek istedik.We just wanted to help you.
Biz yardım etmek için geldik.We came to help.
Yardım etmek için çok meşgul olabileceğini düşündüm.I thought you might be too busy to help.
Senin gibi insanlara yardım etmek benim işim.It's my job to help people like you.
Tom'a yardım etmek için bir şey yapabilir miyiz?Can we do anything to help Tom?
Tom'un bize yardım etmek için burada olduğunu göremiyor musun?Can't you see Tom is here to help us?
Bana yardım etmek için bir şey yapamaz mısın?Can't you do anything to help me?
Tom'un bize yardım etmek için gönüllü olduğundan oldukça eminim.I'm pretty sure Tom's willing to help us.
Yardım etmek için daha fazla ne yapabileceğimi bilmiyorum.I don't know what more I can do to help.
Yardım etmek istediğim için sana geldim.I came to you because I want to help.
Bize yardım etmek zorundasın.You have to help us.
Tom'a yardım etmek istesem bile yardım edemedim.Even though I wanted to help Tom, I wasn't able to.
Onlara yardım etmek zorundasın.You've got to help them.
Bana yardım etmek zorundasın.You've got to help me out.
Kaçmama yardım etmek zorundasın.You have to help me escape.

İlgili Sayfalar