yardım etmek ile cümle
yardım etmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Ben kesinlikle yardım etmek istiyorum.Я, звичайно ж, хочу допомогти.
Tom'a yardım etmek mümkün mü?Тому можливо допомогти?
Kemal Reis yardım etmek istedi ama geç kalınmıştı.Кемаль-реїс хотів допомогти, але було надто пізно.
Bize yardım etmek istemiyorlar.Nikdo mi nepomohl.
Köylüye yardım etmek için çabalar.Na pomoc vesničanům přijde rolnické povstalecké vojsko.
O başkalarına yardım etmek için istekli nazik bir kişiliğe sahiptir.Este o fată specială și foarte dornică să își ajute prietenele.
Olsen özellikle Macar Yahudilerine yardım etmek için görevlendirilmişti.Olsen a fost însărcinat anume de președinte să găsească o cale de a-i ajuta pe evreii maghiari.
Bize yardım etmek istemiyorlar.Nu există nimeni care să mă ajute.
Ceren'i önemsiyor, ona yardım etmek için elinden geleni yapıyor.El are o afecțiune pentru Velma și ar face orice ca să o ajute.
Elza ona yardım etmek istiyordu.Helena îl ajută în acest sens.
Yanımda iki asker bana yardım etmek istedi.El trimisese alte câteva mii de soldați să vină în ajutor.
Köylüye yardım etmek için çabalar.Ei doreau să ofere lămuriri țăranilor.
Yoksul çocuklara yardım etmek için Çin'de 6 okul yaptırmıştır.A asigurat întreținerea la școală a șapte elevi săraci de origine română.
Kemal Reis yardım etmek istedi ama geç kalınmıştı.În cele din urma Cliff a fost eliberat, însă era prea târziu.
Sağlık bakımından aydınlatılmış bir kamuoyu oluşumuna yardım etmek.Villámcsődületes figyelemfelhívás az egészségügyért.
O bazen insanlığa yardım etmek için cennetten inen bir okçuluk tanrısı olarak gösterilir.Néha Isten jelképeként jelenik meg, ahogy őrködik az emberiség felett.
Takımıma en kısa sürede yardım etmek istiyorum.Nagyon szerettem volna segíteni a csapatnak.
Başkalarına yardım etmekten zevk alır.Azoknak, akik szívesen segítenek másoknak.
Konserin amacı Bangladeş Kurtuluş Savaşı sırasında iltica edenlere yardım etmekti.A látogatás célja a nép megnyugtatása volt a napóleoni háborúk okozta nehézségek közepette.
Susanna odaya Kontes'in o gün için giyinmesine yardım etmek için girer.Susanne találkát ígér a grófnak estére, de arra a grófnő fog elmenni a komorna ruhájában.
Artık sadece evinde babasına boya gibi işlerde yardım etmektedir.A családjának is segít otthon a házi munkában.
Bize yardım etmek istemiyorlar.Ők abból nem kérnek.
Seçilmiş çocuklara yardım etmektedir.Fontosnak tartja a hátrányos helyzetű gyerekek segítését.
Takımıma en kısa sürede yardım etmek istiyorum.Minun on luovuttava asemastani niin pian kuin mahdollista.
Deniz Kuvvetleri, deniz feneri de dahil olmak üzere, navigasyona yardım etmekten sorumludur.Merivoimiin kuuluu myös tukevia maavoimien yksiköitä laivaston lisäksi.
Seçilmiş çocuklara yardım etmektedir.Hän kuuluu edelleen Valittuihin lapsiin.
Başkalarına yardım etmekten zevk alır.Hän on aina valmis auttamaan toisia.
Kemal Reis yardım etmek istedi ama geç kalınmıştı.Antonius riensi Caesarin avuksi, mutta saapui liian myöhään.
Bunlardan biri yangınları söndürmeye yardım etmek ve karşılığında sigortadan para almaktı.Ensinnäkin ne voivat auttaa palopaikalla ja saada maksun jälkikäteen vakuutusyhtiöltä.
Bize yardım etmek istemiyorlar.Heistä ei ollut apua.
Senin yardımını istemediklerinde insanlara yardım etmek zordur.On vaikeaa auttaa ihmisiä, jos he eivät halua apuasi.
Bize yardım etmek istemiyorlar.Κανείς δεν την βοηθάει.
Deniz Kuvvetleri, deniz feneri de dahil olmak üzere, navigasyona yardım etmekten sorumludur.Το Πολεμικό Ναυτικό είναι επίσης υπεύθυνο για βοηθημάτων ναυσιπλοΐας, περιλαμβανόμενων των φάρων
Doğal afetler ve olağanüstü büyüklükte afetler durumunda yardım etmek.Τα παυσίπονα και οι φυσικοθεραπείες επίσης δρουν βοηθητικά.
Angel başta yardım etmek istemez.Η Ρομπέρτα δεν ενθουσιάστηκε μαζί του στην αρχή.
Bu sırada Charlie sahile geri taşınmaya çalışan Claire'e yardım etmek isterken Claire'in sancıları başlar.Da Charlie prøver at hjælpe Claire med at flytte tilbage til stranden får hun veer.
A-Train maça karışıp Big Show'a yardım etmek istedi ancak Nathan Jones ona engel olmaya kalkıştı.Efter kampen prøvede A-Train at angribe Undertaker, men Nathan Jones hjalp ham.
Eski SS üyelerine yardım etmek için kurulmuş bir örgüt olan Stille Hilfe'ye üye oldu.Hun engagerede sig i organisationen Stille Hilfe (= Stille hjælp), der ydede hjælp til tidligere SS-mænd.
Bob Orton, Randy'e yardım etmek istedi ama bu işe yaramadı.Sherman forsøgte at udmanøvrere Johnston, men det mislykkedes.
Hizmetçilik veya hizmetçi, kadınların evinin günlük işlerine yardım etmek üzerine çalışan kadın personeldir.En husassistent eller tjenestepige er en pige, der bor og arbejder for andre familier med husarbejde.
Sovyetlerden binlerce ekonomist ve yüzlerce siyasi danışman Çin'e yardım etmek için gönderildi.10.000 ingeniører og teknikere fra USSR hjælper med til opbygningen af Kina.
Yardım etmek için yapabileceğim bir şey var mı?Er der noget jeg kan gøre for at hjælpe?
Bu noktada oyuncu bir kez daha Iorveth veya Roche'a yardım etmek arasında bir seçim yapacaktır.Spilleren kan velge mellom å hjelpe Killian eller Gizmo.
Program çeşitli seviyelerde yılda 500.000 civarında hastaya yardım etmektedir.Hvert år behandler sykehuset nesten 600.000 pasienter.
Yanımda iki asker bana yardım etmek istedi.Bare 200 menn hadde søkt om å få være med.
Bize yardım etmek istemiyorlar.Mereka tidak berminat untuk membantu kami.
Bu arada esrarengiz biri, sürekli olarak Harry ve arkadaşlarına kendini göstermeden yardım etmektedir.Selama cerita, ia kerap meledek Harry dan teman-temannya.
FKÖ'ye yardım etmek için Suriye orduları Ürdün'e girdi.Prahasta pun terpaksa maju perang demi membela tanah airnya yang diserang musuh, bukan untuk membela Rahwana.
O başkalarına yardım etmek için istekli nazik bir kişiliğe sahiptir.Vera adalah orang yang baik hati dan ingin membantu orang lain.
Ceren'i önemsiyor, ona yardım etmek için elinden geleni yapıyor.Dia sangat peduli terhadap Blade Children dan akan melakukan apa pun bagi mereka untuk bertahan hidup.
Bu da kentin büyüklüğünü anlamamıza yardım etmektedir.Definisi tersebut menjelaskan pengertian ibu kota untuk negara.
Bu noktada oyuncu bir kez daha Iorveth veya Roche'a yardım etmek arasında bir seçim yapacaktır.Selama masa pemerintahannya, ia membantu di dalam pertarungan antara Eraclea dan Jesolo.
Kemal Reis yardım etmek istedi ama geç kalınmıştı.Bapa Karras yang melihat hal itu berusaha menolongnya namun terlambat.
Köylüye yardım etmek için çabalar.Ia ditolong penduduk desa.
Genç bir çocuk olan Leonardo babasına yardım etmek için onunla seyahat ederdi.Khi còn là một cậu bé, Leonardo đã đi đến đó để giúp cha mình.
Bize yardım etmek istemiyorlar.Ông không được ai giúp đỡ cả.
Musk’ın uzun vadeli amacı SpaceX vasıtasıyla uzayda gezinen bir medeniyet yaratarak insanlığa yardım etmektir.Mục tiêu dài hạn của Musk là thông qua SpaceX đưa loài người tới một nền văn minh ngoài không gian thực thụ.
Büyük Cin de onu Barış'a (Yılsu Sarper) yardım etmekle görevlendirir. ^Trịnh Quý phi được cháu là Trịnh Dưỡng Tính (鄭養性) dâng sớ đưa đến trú tại Từ Ninh cung (慈寧宮).
Taarruzun amacı Alman saldırısı altındaki Polonya'ya yardım etmektir.Mục tiêu của đợt tấn công này là để hỗ trợ cho Ba Lan, vốn đang bị Đức Quốc xã tấn công.
Olsen özellikle Macar Yahudilerine yardım etmek için görevlendirilmişti.Olsen được tổng thống Roosevelt giao nhiệm vụ cụ thể là tìm kiếm cách để hỗ trợ người Do Thái ở Hungary.