yardım etmek ile cümle

yardım etmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Mike çocuklarıyla arkadaş oldukça, görevinin onlara yardım etmek olduğuna inanır.Marina, graças a ajuda de seus amigos, consegue terminar o trabalho.
Gerçekten yardım etmek istiyorum.Eu realmente gostaria de ajudar.
Onlar bize yardım etmek için öneride bulundular.Eles se oferereceram para nos ajudar.
Gallienus, imparatorluğun başka bir tarafında olduğu için ona yardım etmek için hiçbir şey yapamadı.Gallienus was aan de andere kant van het rijk en kon niets doen.
Angel başta yardım etmek istemez.Aanvankelijk wil de arend hem niet helpen.
Engellilere ve muhtaç durumdaki insanlara yardım etmek için Franz Beckenbauer Derneği'ni kurdu.Beckenbauer richtte de Franz Beckenbauer Stichting op ter ondersteuning van behoeftigen.
O başkalarına yardım etmek için istekli nazik bir kişiliğe sahiptir.Hij is een vrolijke man die van gezelschap houdt van andere mensen.
Başkalarına yardım etmekten zevk alır.Ze helpt ook graag de anderen.
Takımıma en kısa sürede yardım etmek istiyorum.Hij haalt al snel het team over om hem te helpen.
Büyük erkek kardeş Naia, küçük kardeşi babalarına yardım etmek için çağırır.Zijn oudere broer Naia belt hem op om samen met zijn zieke vader naar de huisarts te gaan.
Olsen özellikle Macar Yahudilerine yardım etmek için görevlendirilmişti.Van Schuppen was wegens hulp aan joden ingesloten.
Yanımda iki asker bana yardım etmek istedi.Hier konden honderden soldaten dekking zoeken.
Köylüye yardım etmek için çabalar.Boeren van het platteland steunen de regering.
Bize yardım etmek istemiyorlar.Niemand kwam hem te hulp.
Ceren'i önemsiyor, ona yardım etmek için elinden geleni yapıyor.Bing biedt zijn hulp aan om haar volledig bij te staan.
Doğal afetler ve olağanüstü büyüklükte afetler durumunda yardım etmek.Veel wandelaars en natuurliefhebbers bezoeken dit natuurgebied.
Gerçekten yardım etmek istiyor musun?Wil je echt helpen?
Üzgünüm, yardım etmek için yapabileceğim bir şey yok.Het spijt me, ik kan u nergens mee helpen.
Sana yardım etmemi istiyorsan bana yardım etmek zorundasın.Als je wilt dat ik je help, moet je mij helpen.
Ona yardım etmek istiyorum ama nasıl bilmiyorum.Ik wil haar helpen, maar ik weet niet hoe.
Buraya sana yardım etmek için geldik.We zijn hier gekomen om je te helpen.
Sana yardım etmek için buraya geldik.We zijn hier gekomen om je te helpen.
Takımıma en kısa sürede yardım etmek istiyorum.Pomaga drużynie jak tylko może.
Başkalarına yardım etmekten zevk alır.Lubi pomagać innym.
Bize yardım etmek istemiyorlar.Nie chce przyjmować żadnej pomocy.
Bunlardan biri yangınları söndürmeye yardım etmek ve karşılığında sigortadan para almaktı.Ona opowiedziała im, w zamian dostała jedzenie z ogniska.
Ailesine yardım etmek için genç yaşta çalışmaya başladı.Od młodych lat pracował, aby utrzymać rodzinę.
Bu komitenin amacı, kovuşturmaya uğrayan işçileri savunmak ve ailelerine yardım etmekti.Komitet Obrony Niesprawiedliwie Prześladowanych starał się wspierać dysydentów i ich rodziny.
Kısa boyludur ama Yoh'a yardım etmekte ustadır ve her zaman onu destekler.Jest wiecznie zadowolony i zawsze stara się pomóc Hashibie jak tylko może.
Seçilmiş çocuklara yardım etmektedir.Postanowiła służyć ubogim.
Babası ona yardım etmek için elinden gelen her şeyi yapacağını söyledi.Powiedziała mu, że zrobi wszystko by go zatrzymać.
Ceren'i önemsiyor, ona yardım etmek için elinden geleni yapıyor.Głęboko podziwia Bjorna, byłby zdolny do wszystkiego aby mu pomóc.
Mike çocuklarıyla arkadaş oldukça, görevinin onlara yardım etmek olduğuna inanır.Jeśli możemy z Kenem pomóc dzieciom w karierze, to im pomagamy.
Gaston onu evlenmek kabul ederse ona yardım etmek sunuyor, ama hâlâ reddediyor.Gaston erbjuder sig att hjälpa henne om hon går med på att gifta sig med honom, men hon vägrar fortfarande.
Bunlardan biri yangınları söndürmeye yardım etmek ve karşılığında sigortadan para almaktı.Det första sättet var att åka till bränder och hjälpa till för att sedan få betalt från försäkringsbolag.
İbadetler sırasında piskoposlara ve papazlara yardım etmek.Under biskoparna lydde prostar och kyrkoherdar.
Yakınlardaki Baltık Denizi'nden savunmaya yardım etmek için İngiliz ve İsveç gemileri görüldü.Ett svenskt och ett brittiskt fartyg bistod försvararna från Östersjön.
Vakıf, başlıca görevi bunalımdaki çocuklara yardım etmek olan bir yardım kuruluşudur.Den tredje är en plikt att hjälpa berövade människor.
Amacı sağlık, eğitim alanlarında köylülere yardım etmektir.Ett av deras mål är att erbjuda utbildning för kvinnor på landsbygden inom politiska frågor.
Bade ise yardım etmek isterken Yeliz'e ağzından Cansu ile ilgili laflar kaçarınca ortalık fena karışır.Om något går fel så skyller han alltid på Heloise.
Paulo Coelho'nun kurduğu Paulo Coelho Enstitüsü, ülkesindeki yoksul çocuk ve yaşlılara yardım etmektedir.1996 grundade han Paulo Coelho-institutet, som ger stöd åt barn och äldre.
Kardeşler büyük bir olaya bulaştıklarının farkına varırlar ve Narnia'ya yardım etmekte karar kılarlar.De beger sig tillbaka och kommer överens om att berätta att Narnia verkligen finns.
Bize yardım etmek istemiyorlar.Ніхто навіть і не подумав допомогти.
Altı kişi, İsrail’e yardım etmek gerekçesiyle Hamas tarafından idam edildi.Бойовики ХАМАС розстріляли шістьох осіб, звинувативши їх в пособництві Ізраїлю.
O başkalarına yardım etmek için istekli nazik bir kişiliğe sahiptir.Добра дівчина, яка любить допомагати іншим.
Yanımda iki asker bana yardım etmek istedi.На допомогу захисникам прийшло два бронепоїзди.
İdari işlerle imparatorun kendisi uğraşıyordu ve ona bu işte İmparatorluk Sarayı Bakanı yardım etmekteydi.Адміністративними питаннями займався імператор, якому допомагав голова Міністерства імператорського двору.
Bu arada esrarengiz biri, sürekli olarak Harry ve arkadaşlarına kendini göstermeden yardım etmektedir.Плащ невидимка не раз виручав Гаррі та його друзів з біди.
Zeynep'e oyununda yardım etmektedir.Вона досі допомагає Юрі з тренуванням.
Köylüye yardım etmek için çabalar.Вони допомагали селянам вижити.
Bu premoların görevi çiğneme esnasında mandibular birinci molara yardım etmektir.У разі защемлення грижі спочатку розрізають грижовий мішок.
Tom Mary'ye yardım etmek istedi.Том хотів допомогти Мері.
Tom yardım etmek için geldi.Том прийшов допомогти.
Bunu Tom'a yardım etmek için yapıyorum.Я роблю це, щоб допомогти Тому.
Bunu Tom'a yardım etmek için yapıyorum.Я займаюся цим, щоб допомогти Тому.
Biz yardım etmek istiyoruz.Ми хочемо допомогти.
Ben ona yardım etmek istiyorum.Я хочу йому допомогти.
Ben ona yardım etmek istiyorum.Я хочу їй допомогти.
Yardım etmek istedim, ama bir şey yapamadım.Я хотів допомогти, але я не зміг нічого зробити.
Tom'a yardım etmek istemedim.Я не хотів допомогати Тому.

İlgili Sayfalar