yardım etmek ile cümle
yardım etmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bize yardım etmek istemiyorlar.だれもあなたを助ける気などない。
Yoksul çocuklara yardım etmek için Çin'de 6 okul yaptırmıştır.中国の貧しい山奥の子供たちのために、19校小学校を建て交流をしていた。
Ceren'i önemsiyor, ona yardım etmek için elinden geleni yapıyor.カルのことが大好きで、彼女をかわいがるために全力を注ぐ。
Başkalarına yardım etmekten zevk alır.他者を手助けするのが得意である。
Amacı, kızının yaptığı gibi Ayten'e yardım etmektir.葵を娘の様に思い手助けをしてくれる。
Bunun üzerine hesap öğrenerek maliye memuru olup insanlara yardım etmek niyetiyle Nişabur’a gitti.以後も潤から搾取され、債務整理大集会においても潤に協力させられていた。
Atina ise gizli gizli İranlılara yardım etmektedir.ナルトはヤマトを助けるため大蛇丸に挑む。
O başkalarına yardım etmek için istekli nazik bir kişiliğe sahiptir.人の助けになることに幸せを感じる、優しく元気な性格。
Tom Grace'in saklanmasına yardım etmek için kasabalılarla konuşur.トムはグレースに町から逃げるよう提案する。
Fatih'in oyununda yardım etmektedir.ファゴットの演奏で動く。
1950'lerde sığınmacılara yardım etmek için Avusturya ve Almanya'da köyler yaptırttı.組織は難民の家族に資金を援助し、1950年代にはオーストリアとドイツに難民を収容する村を建設した。
Bu noktada oyuncu bir kez daha Iorveth veya Roche'a yardım etmek arasında bir seçim yapacaktır.物語開始時の仲間はラセツとヤシャのどちらかを選ぶ事が出来る。
Ailesine yardım etmek için genç yaşta çalışmaya başladı.息子を助けるために時を超えた。
Ana amaçlarından birisi topluluğa yardım etmektir.ご主人様を助け出すことが主人公の目的となる。
Deniz Kuvvetleri, deniz feneri de dahil olmak üzere, navigasyona yardım etmekten sorumludur.船団の船は、先導する護衛艦のランプを頼りに航行する。
Seçilmiş çocuklara yardım etmektedir.並與被選召的孩子們戰鬥。
Başkalarına yardım etmekten zevk alır.喜歡幫助別人。
On üç yaşında ailesine yardım etmek için çalışmaya başladı ve birkaç el becerisini geliştirdi.曾经拥有过十六岁的人们啊,伸出手来帮他们一把吧。
Yanımda iki asker bana yardım etmek istedi.工作时,两个骑兵师在旁掩护。
Amacı, kızının yaptığı gibi Ayten'e yardım etmektir.「蔣緯國對待她有如女兒般疼愛有加。
Bize yardım etmek istemiyorlar.我们不应援救。
Başkalarına yardım etmekten zevk alır.남들을 도와주는 것을 좋아한다.
Taarruzun amacı Alman saldırısı altındaki Polonya'ya yardım etmektir.이 공격의 목적은 독일의 공격을 받고 있던 폴란드를 지원하기 위해서였다.
Genç bir çocuk olan Leonardo babasına yardım etmek için onunla seyahat ederdi.어린 소년이었던 레오나르도에게 그곳의 여행은 도움이 되었다.
Law Ağustos 1717'de Mississippi Şirketi'ni Louisiana'daki Fransız kolonisine yardım etmek amacıyla sattı.1717년 8월, 그는 미시시피 회사(Mississippi Company)를 구입하려 프랑스령 루이지애나를 도우려 하였다.
1930 yılında Sorge Şangay’a gider, buradaki amacı istihbarat sağlamak ve devrime yardım etmektir.1930년 조르게는 중국의 상하이로 가서 정보수집과 혁명공작을 하였다.
O başkalarına yardım etmek için istekli nazik bir kişiliğe sahiptir.매우 사교적이고 남을 도와주기 좋아하는 유형이다.
Amacı, kızının yaptığı gibi Ayten'e yardım etmektir.쇼타를 자신의 아들처럼 아끼고 있어서 많은 도움을 줬다.
Angel başta yardım etmek istemez.스크랜턴은 처음부터 선교사를 목적한 것이 아니었다.
İbadetler sırasında piskoposlara ve papazlara yardım etmek.묵주 기도로써 주교들과 사제들을 위해 기도해다오.
Program çeşitli seviyelerde yılda 500.000 civarında hastaya yardım etmektedir.בית החולים משרת כ-200,000 מטופלים מדי שנה.
Başkalarına yardım etmekten zevk alır.אוהבת לעזור לכולם.
Bunlardan biri yangınları söndürmeye yardım etmek ve karşılığında sigortadan para almaktı.הוא הציע לשניהם לסייע להם לברוח ובתמורה לקבל חלק מהאוצר.
İbadetler sırasında piskoposlara ve papazlara yardım etmek.מתחת לבישופים פועלים כמרים ודיאקונים.
Bu amaçla Kuva-yı Milliye’ye yardım etmek gerekir.”כאן אנו חייבים להגיע למיליונים".
Ceren'i önemsiyor, ona yardım etmek için elinden geleni yapıyor.דואג לספיר ועושה כל שביכולתו כדי לעזור לה.
O başkalarına yardım etmek için istekli nazik bir kişiliğe sahiptir.הוא חכם ונחמד אוהב לעזור לאחרים.
Belki yardım etmek istersin.אולי אתה רוצה לעזור.
Belki yardım etmek istersin.אולי את רוצה לעזור.
Eti ve Bilge ona yardım etmek için yanındadırlar.В помощ са им техните приятели и наставници.
Geçirdiği bir kazadan iyileşmektedir ve Markiz'e planlarını gerçekleştirmek için güya yardım etmektedir.Заставен е от Маркизата да ѝ помогне да осъществи плана си.
Bize yardım etmek istemiyorlar.Вашата помощ не ни е нужна.
Savaş zamanında düşmana yardım etmek suçlamalarıyla karşılaştı.По време на войната влиза с доброволците във Враня.
Ceren'i önemsiyor, ona yardım etmek için elinden geleni yapıyor.Хорхе страда, но прави всичко възможно, за да помогне на любимата си.
Tom'a yardım etmek için bir şey yapabilir miyim?Мога ли да направя нещо, за да помогна на Том?
Tom'a yardım etmek için bir şey yapabilir misin?Можеш ли да направиш нещо, за да помогнеш на Том?
Gerçekten Tom'a yardım etmek istiyor muyuz?Наистина ли искаме да помогнем на Том?
Tom'a yardım etmek zorunda mıyım?Длъжен ли съм да помогна на Том?
O başkalarına yardım etmek için istekli nazik bir kişiliğe sahiptir.Marljiva je i velikodušna osoba, i uvijek je spreman pomoći drugima.
Başkalarına yardım etmekten zevk alır.Uvijek je spremna pomoći drugima.
Paulo Coelho'nun kurduğu Paulo Coelho Enstitüsü, ülkesindeki yoksul çocuk ve yaşlılara yardım etmektedir.Paulo Coelho má vlastný inštitút Instituto Paulo Coelho, ktorý slúži na podporu chudobným deťom v Brazílii.
2010'un başlarında EGF, kurtarma sonrası güvenlik çabalarına yardım etmek üzere Haiti'ye yerleştirildi.V začetku leta 2010 je bil EGF napoten na Haiti za pomoč pri varnostnih prizadevanjih.
Ceren'i önemsiyor, ona yardım etmek için elinden geleni yapıyor.Toda zaljubljeni Brin vztraja in se na vse mogoče načine trudi pridobiti njeno naklonjenost.
Takımıma en kısa sürede yardım etmek istiyorum.Pirmoji pagalba suteikiama kiek galint greičiau.
Tom'a yardım etmek istediğini biliyorum.Aš žinau, kad tu nori padėti Tomui.
Yardım etmek için bir şey yapabilir miyim?Ar galiu padaryti ką nors, kad padėčiau?
Bize yardım etmek istemiyorlar.Nad ei vaja poegimisel abi.
Köylüye yardım etmek için çabalar.Selle ehitamisel olid abiks ümbruskonna talumehed.
Bunlardan biri yangınları söndürmeye yardım etmek ve karşılığında sigortadan para almaktı.Esimene meetod oli sõita abistamiseks kohale tulekahjude korral ning saada siis raha kindlustusseltsilt.
Angel başta yardım etmek istemez.Algul inglitel ei õnnestunud see.