yaratmak ile cümle

yaratmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Buna ek olarak gerçeğe en yakın hayatta kalma hikâyesini yaratmak istediklerini belirtti.Dies veranlasste ihn, über den wirklichen Sinn des Lebens tiefergehend zu kontemplieren.
Böylece çok farklı hisler yaratmaktadır.Hieraus ergeben sich verschiedene Gefühlsverwicklungen.
Fransa'ya geri döndüğünde, daha özensiz bir tarif yaratmak için ondan ilham almaya karar verdi.De retour en France, il décide de s'en inspirer pour créer une recette plus onctueuse.
Harry Houdini gibi ünlü sihirbazlar yaptıkları şeyin illüzyon yaratmak olduğunu söylerler.Il rencontre le magicien Harry Houdini qui l'initie à l'Illusionnisme,.
Whedon "bu fikri yıkıp kahraman olan birisini" yaratmak istedi.Whedon voulait « subvertir ce cliché et créer quelqu'un qui serait un héros ».
Tamamı erkek olsaydı hiçbir anlamı olmazdı, bu yüzden onlar için daha gerçekçi bir ortam yaratmak istedim.Cela n'aurait aucun sens s'ils avaient tous été des mâles, et j'ai voulu créer un contexte réaliste.
"Batı Midlands" ismi bazen anlam karışıklığı yaratmaktadır.Le nom donné à ces moulins engendre parfois de la confusion.
Bir Dil Yaratmak.Inventing language.
Nisan 2012'de Ni, "sorun yaratmak" ve "dolandırıcılık" nedeniyle iki buçuk yıl hapse mahkûm edildi.En novembre 2010, il a été condamné à deux ans et demi d'emprisonnement pour « trouble à l'ordre social ».
Bu faktörler, bölgede topçunun ve araçları hareketliliği açısından engel yaratmaktadır.Ces deux facteurs gênent beaucoup la mobilité de l'artillerie et des véhicules dans la région.
Mobil iletişim alanlarında yeni bir lider yaratmak.Elle présente aux animateurs un nouvel émetteur mobile qui tient dans un camping-car.
ABD hükümeti, Paul'ü Marshall Planı çerçevesinde ABD lehine kamuoyu yaratmak üzere Paris'e atadı.Il a représenté le Royaume-Uni au Congrès de Paris concernant le Plan Marshall.
Amaç bir askerî yönetim yaratmaktı.La création d’une structure unique de direction s’imposait.
Bu kafalarda karşıklık yaratmaktadır.Ce sont des constructions de l'esprit.
Böylece çok farklı hisler yaratmaktadır.Il suscite des réactions très diverses.
Çeşitli uygulamada soy gazlar, inert atmosfer ortamı yaratmak amacıyla kullanılır.En muchas aplicaciones, los gases nobles se utilizan para formar una atmósfera inerte.
Bu da yeni darboğazlar yaratmaktadır."Así pues, el lugar no era de nueva creación, sin duda".
Oysa insan, içinde bulunduğu her anda, varoluşunu yeniden yaratmak, özünü belirlemek durumundadır.Se arrepintió, pues, de haber creado al hombre, y se afligió su corazón.
Entalpinin foton gazı yaratmak için gerekli enerji miktarı olduğu görülmüştür.Se ve que la entalpía es la cantidad de energía que se necesita para crear el gas de fotones.
Algorithmic durum makinesi (ADM) sonlu durumlu makineler yaratmak için bir yöntemdir.La Máquina de estados algorítmica (ASM) es un método para el diseño de Máquina de estados finitos.
Amacı ise ulusal çapta şampiyonluğa oynayabilecek bir Köln kulübü yaratmaktı.El propósito era formar un equipo que pudiera competir en el campeonato nacional.
Her bir unsur (ikinci derecede olsa bile) tam bir dengeyi yaratmak için birlikte çalışır.En cada iteración, se añade un vértice al conjunto distinguido.
Bir şeyler yapmak istiyor, bir şeyler yaratmak istiyordum." (syf. 44)."Deseo que yo podría darte algo.")
Heyecan arayan katillerin ana amacı kurbanları üzerinde acı veren kurgular yaratmak veya onları korkutmaktır.El objetivo del asesino motivado por emoción es sentir el terror de sus víctimas antes que mueren.
Bu durum öğretmenlerde barınma sorunu yaratmaktadır.Esto es la base para la solución de las escolares.
Sağda, tanrı gün ışığında Güneş'i yaratmakta.Cual de día, en las noches alumbra el sol al bueno.
Keşmekeşten düzen yaratmak onların doğasının, ileri görüşlülüklerinin bir parçasıydı.Observar los astros todavía forma parte de su religiosidad.
Yunan mitolojisine göre, Poseidon'un su kaynakları ve atlar yaratmak için kullandığı mızraktır.Golpeando la tierra con su tridente, Poseidón creó el caballo y algunas fuentes de agua en Grecia.
Tuhaf görünüş ile toplumda tiksinti yaratmak ve bu şekilde toplumdan dışlanmayı sağlamak amaçlanmıştı.Estas comunidades estaban muy aisladas, en medio de la naturaleza, y esto te enseña a sentirte fuera.
Bir Dil Yaratmak."Inventa una lingua!"
Farkındalık yaratmak ve toplum hizmetinde sosyal görevi yerine getirmek için Yönetişim Merkezi.Centre of Governance per incentivare la conoscenza e l'esercizio del ruolo sociale nel servire la società.
Kariyerinin kötüye gidişinin ardından Hepburn, kendi geri dönüş aracını yaratmak üzere harekete geçti.A seguito di questo declino della sua carriera, la Hepburn si adoperò per avere una rimonta.
Önemli olan iyi bir takım yaratmak.È necessario preparare un notevole equipaggiamento.
Buna ek olarak gerçeğe en yakın hayatta kalma hikâyesini yaratmak istediklerini belirtti.Egli dunque si pone come obiettivo la ricerca della verità circa la storia della sua famiglia.
Varlıklı ve zengin bir patronun, epeyce cimri oluşu ailesinde problem yaratmaktadır.Per un lurido frate goloso di ricchezze c'è una brutta giornata che l'aspetta.
Daha az enerjiyle başka bir öz durumu yaratmak için düşürücü işlemciyi kullanırız.Una modalità standby che permette di consumare meno energia.
"«Hedefimiz geleceğin Vefa'sını yaratmak»".Per dare a tutti un futuro di pace».
Büyücüleri alt edecek kadar çok sayıda kurt adam yaratmak istiyor.In Streghe esistono molti esseri magici malvagi.
Yeni ulusu yaratmak görevi de vatanı kurtaracak olan aydınlara düşmektedir.È la Patria amata che rinasce alata la Patria che di luce splende ancora.
Kar elde etmek için problem yaratmak gerekiyor.Чтобы получить выгоду, приходится создавать проблемы.
Fayda elde etmek için problem yaratmak gerekiyor.Чтобы получить выгоду, приходится создавать проблемы.
Tom kendine boş yere problem yaratmak istemedi.Том не хотел создавать себе лишние проблемы.
Benim işim problem yaratmak.Моя работа — создавать проблемы.
Problem yaratmak istemiyorum.Я не хотел создавать проблем.
Bazı modeller insan vücudundan daha büyük benzerlik etkisi yaratmak için sıcak su ile doldurulabilir.Некоторые модели могут наполняться тёплой водой, для создания большего эффекта подобия человеческого тела.
Farkındalık yaratmak ve toplum hizmetinde sosyal görevi yerine getirmek için Yönetişim Merkezi.Центр управления для повышения уровня осведомленности и осуществления социальной роли в служении обществу.
Önemli olan iyi bir takım yaratmak.Большое значение имеет хорошая разминка.
Oysa insan, içinde bulunduğu her anda, varoluşunu yeniden yaratmak, özünü belirlemek durumundadır.В суре говорится о сотворении человека и об испытании, которому он подвергается.
Bu durum posta hizmetlerinde çok kargaşa yaratmakta idi.Это создавало неудобства, особенно для почтовых работников.
Savaş sonrası dönemin ilk yıllarını kaybolan sanayi kapasitesini yeniden yaratmak için harcadı.Одновременно восстанавливал утраченные за годы войны творческие навыки.
Yeni hareket stilleri yaratmak için diğer dans hareketleriyle birleştirilebilir.После этого совместными усилиями они создают новый танцевальный стиль.
Her bir unsur (ikinci derecede olsa bile) tam bir dengeyi yaratmak için birlikte çalışır.И помочь каждому, кто соприкоснулся с его творчеством, достигнуть гармонии.
Amaç bir askerî yönetim yaratmaktı.Важной задачей было создание Военного министерства.
Sağda, tanrı gün ışığında Güneş'i yaratmakta.Теперь богу солнца служили под лучами самого солнца.
Bir Dil Yaratmak.Формирование единого языка.
"«Hedefimiz geleceğin Vefa'sını yaratmak»".Она требует уважения, с тем чтобы мы смогли построить мирное будущее».
İş, "insan doğası"nın gerçekleşmesi yerine sadece daha fazla zenginlik yaratmak içindir.العمل يستخدم لخلق المزيد من الثروة فحسب بدلا من تحقيق الطبيعة البشرية.
Bu görüntü ve müzik kombinasyonu, kitleyi etkileyen bir deneyim yaratmak için hazırlandı.هذا المزيج من الصور والموسيقى يسعى إلى خلق تجربة تحرك الجمهور."
Temel görevi aktif bir barış işlevi yaratmaktı.أسست المجموعة النشطة تطويق للسلام.
Bu durum büyük bir sıkıntı yaratmaktadır.وهذا يخلق وضعا خطيرا للغاية.
İlgili Sayfalar