yaratmak ile cümle
yaratmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bittiğinde bir fırça alın ve bu dumanlı görünümü yaratmak için yayın.Bittiğinde bir fırça alın ve bu dumanlı görünümü yaratmak için yayın.
"Bir hayatı mahvederek bir hayat yaratmak""Making a living by destroying the living."
Devamını yaratmak için bir yaratıcı olarak çalışıyorum.I work as an inventor is to create a sequel.
Bizler yapmamız gereken şeyi biliyoruz ve ilk yapmamız gereken şey bir hareket yaratmak.We know now what we need to do and the first thing we need to do is build a movement.
Bu bize daha iyi bir hikaye yaratmak için şevk verdi.That just gave us more determination to prove that you could build a better story.
Şimdi yapabilecekleri tek şey borç yaratmak ve bankalardan sürekli daha fazla para almak.All they can do now is create debt, borrow more and more money from banks.
Önemli olan geleceği yaratmak için ne yaptığınızdır.It's what you do to make the future.
Angeline pilot olmak istiyor, dünyanın her yerine uçup bir fark yaratmak için.Angeline wants to be a pilot so she can fly around the world and make a difference.
Fark yaratmak isteyen birisiniz.You are somebody who wants to make a difference.
Oyle programlar yaratmak istiyoruz ki, biz gercekten calistirabilelim.We want to be able to create programs that we can actually run.
Elbette yapılması gereken, küresel toplumun işlemesini sağlayacak kurumları yaratmaktır.But of course the task is to create the institutions that make that global society work.
Yapacağımız şey,yeni bir matris yaratmak.So what we're going to do is to create a new matrix, A.
Şansımıza, "suck" kelimesinin bir başka anlamı da sözlükte vardı: boşluk yaratmak.So fortunately, one of the other definitions of "suck" that was in there, it does create a vacuum.
Öğrenmek ve yaratmak için müthiş bir fırsattır.It's a fantastic opportunity for learning and creativity.
İkinci önceliğimiz revir kurmaktı, üçüncüsü de, yeşil alanlar yaratmaktı.The second priority was a health post, and the third priority was green spaces.
Ve BM ile çalışmak inanılmaz bir şeydi, ve STKlarla çalışıp bu davayı yaratmak.And it was an incredibly thing, working with the U.N. and working with NGOs and building this case.
Çünkü yaratmak istediğimiz-- yarının dersliğini yaratmak istiyoruz.Because we want to create -- we want to create the classroom of tomorrow.
Ama anlamı yaratmak için sürece ve içeriğe ihtiyacınız vardır.But you need to have process and content to create the meaning.
Şimdi tek yapmam gereken, başka bir hüzme yaratmak, alttaki hüzme benim sesim değil mi?All I need now is to flip on another beam, and the bottom beam is me talking, right?
İçinizde yaşadığınız toplulukta değişiklik yaratmak için video mu kullanmak istiyorsunuz?Do you want to use video to help create change in your community?
Video, özellikle bugünün dünyasında, değişim yaratmak için çok güçlü ve ulaşılabilir bir araç.Now more than ever, video is a powerful and accessible tool to create change.
Barack iki milyon iş yaratmak istiyor.Barack wants to create two and a half million jobs.
Bu da, yaşama sebep ve vesile olan şartları yaratmaktır.Which is to create conditions conducive to life.
İnsanların ses portrelerini yaratmaktan çok hoşlanıyorum.So I really enjoy creating, like, sound portraits of people.
Bir fark yaratmak için dünyaya geldik.We're born to make a difference.
Yaptığımız şey ekonomileri yaratmaktı.What we've done is we've created economies.
Bugün sizlere, daha iyi bir dünya yaratmak için niye silahı seçtiğimi anlatacağım.Today I want to tell you why I chose the gun to create a better world.
Bizi bu adamları ayartmak için getirtmişler -- projeyi yaratmak için.They just brought us there to hustle this group, you know, to create a project.
Hip-hop'ın altın çağının heavy müzik kolaj sample'larını yaratmak şimdi imkansız derecede pahalı.The sample-heavy musical collages of hip-hop's golden age are now impossibly expensive to create.
Benim gibi sizin gibi bir cisim yaratmak istedim.I want to create an object like you and me.
Bu nesnenin çalışma prensibi ekosistem yaratmaktır ki adına aquponics denir.So the principle of this object is to create an ecosystem called aquaponics.
Ama mükemmel bir yer yaratmak önemliydi, ve ben denedim de, çalışmlarım ve tasarlamalarım sonucu.But it was important to create a perfect place, so I tried to, in order to work and create.
Bu diğer kişinin hareketinin bir çeşit sanal gerçeklik simülasyonunu yaratmak gibi.It's almost as though it's performing a virtual reality simulation of the other person's action.
İşim o kadar kişisel ve o kadar garip ki kendi sözlüğümü yaratmak durumunda kalıyorum.My work is so personal and so strange that I have to invent my own lexicon for it.
Bu servet yaratmak değil, servetin yeniden dağıtılmasıdır.That's not wealth creation. It's wealth redistribution.
Şüphesiz tekrar yaratmak da O'nun işidir.That the second creation is incumbent on Him;
Haberiniz olsun, yaratmak da, emir de (yalnızca) O'nundur.It is His to create and enjoin.
Ve daha sizlerin bilmediğiniz neleri yaratmaktadır?He created other things too which you do not know.
Yaratmak bakımından siz mi daha güçsünüz yoksa gök mü?Are you more difficult to create or the heavens?
Söyleyin; akıttığınız meniden insanı yaratan siz misiniz, yoksa Biz mi yaratmaktayız?Just consider (the semen) that you emit,
Sizi yaratmak mı daha zordur, yoksa göğü yaratmak mı?Are you more difficult to create or the heavens?
Sizi yaratmak mı daha güç sizce, yoksa göğü yaratmak mı?Are you more difficult to create or the heavens?
Eğer Allah bir çocuk edinmek isteseydi, yaratmakta olduklarından dilediğini seçerdi.Had God pleased to take a son, He could have chosen whom He liked from among those He has created.
Bilesiniz ki, yaratmak da emretmek de O'na mahsustur.It is His to create and enjoin.
Biz yaratmaktan habersiz değiliz.We are not neglectful of creation.
Bir şey yaratmak istediği zaman Onun yaptığı "Ol" demekten ibarettir. Hemen oluverir.When He wills a thing He has only to say: "Be," and it is.
Sizi yaratmak mı daha güç, yoksa gökyüzünü yaratmak mı, ki onu Allah bina etti,Are you more difficult to create or the heavens? He built it,
Biz, yaratmaktan habersiz değiliz.We are not neglectful of creation.
Hani Rabbin meleklere demişti ki: "Ben çamurdan bir insan yaratmaktayım."When your Lord said to the angels: "I am going to create a man from clay;
İyi bilesiniz ki yaratmak da, emretmek yetkisi de O’na mahsustur.It is His to create and enjoin.
Sizi annelerinizin karınlarında, üç karanlık içinde yaratılıştan yaratılışa geçirerek yaratmaktadır.He formed you in the mother's womb, formation after formation in three (veils of) darkness.
O'na aittir tekrar yaratmak.That the second creation is incumbent on Him;
Sizi başka nesillerle değiştirmekten, yahut sizi bilmediğiniz bir biçimde yaratmaktan....From replacing you with others or raising you in a way you do not know.
Andolsun biz, sizin üstünüzde yedi yol yarattık. Biz yaratmaktan habersiz değiliz.And indeed We have created seven paths above you; and We are not unmindful of the creation.
Andolsun biz, sizin üstünüzde yedi yol yarattık. Biz, yaratmaktan habersiz değiliz.And indeed We have created seven paths above you; and We are not unmindful of the creation.
Yaratmak bakımından siz mi daha güçsünüz yoksa gök mü? (Allah) Onu bina etti.What, are you stronger in constitution or the heaven He built?
Sizi yaratmak mı daha güç sizce, yoksa göğü yaratmak mı? Onu kurdu.What, are you stronger in constitution or the heaven He built?
Bir şeyi yaratmak istedi mi, ona sadece "ol" der, o da hemen oluverir.When He decrees a matter, He only says to it: "Be!" - and it is.
Bir şeyi yaratmak isteyince sadece “ol!” der, oluverir. [36,82; 16,40; 54,50]When He decrees a matter, He only says to it: "Be!" - and it is.
Gökleri ve yeri yaratmak, insanları yaratmaktan çok daha zordur.Surely the creation of the heavens and the earth is a greater act than the creation of human beings.