Ana içeriğe geç
Sözlük

yaratma ile cümle

yaratma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ve lütfen onu alkışlayarak yaratmayı deneyin. Deneyin.And please try to create that through your clapping.
"Biz kendi Cumhuriyetimiz'i yaratmak istiyoruz"We want to essentially create our own republic.
Var olan işaretler için yeni bir anlam yaratmak çok zor.So, it's hard to create a new meaning for the existing sign.
Bu hikayenin ana temasi "Bir dinazor yaratmak" yani "Jurrasic Park" ın malum kısmına geçebiliriz.The theme of this story is building a dinosaur, and so we come to that part of "Jurassic Park."
Bir dinazordan yola çıkarak yeni bir dinazor yaratmak mümkün değil.We're not going to be able to make a dinosaur based on a dinosaur.
Yani aslında bir dinazor yaratmamıza gerek yok, çünkü zaten onlara sahibiz.So we don't have to make a dinosaur because we already have them.
Fikir, rüzgara bakan sera çiti yaratmak.The idea is we create this long hedge of greenhouses facing the wind.
Bu yeni bir evren yaratmak gibi bir şey olur!Why, it'd be like trying to create a new universe!
Tarihteki en geniş sosyal hareketi yaratmamız gerekiyordu.We've had to create one of the largest social movements in history.
Öz denetimli Öğrenme Ortamı yaratmaya karar verdim.Well, I intend to build these Self-Organized Learning Environments.
Hacmi ışık ve gölge ile değil renkle yaratmak.Creating volume with color instead of a usual way with chiaroscuro...
İkinci olarak, benim gözetilmiş muhalefet dediğim şey için alan yaratmalıyız.Second, we need to create the space for what I call "managed dissent."
Huzur yaratma potansiyelimizle bağlantı kuruyoruzWe are tapping into our potential to create peace.
Bugün küresel görüntü yaratmak için bir milyon ampule ihtiyacımız yok.Today we don't need one million light bulbs to create a spherical display.
Hayatlarında bir fark yaratmaya çalışmaktadırlar.They're trying to achieve difference in their lives.
En büyük tutkum bir şehir yaratmak.My big passion is Making City.
Yani gerçekten de, altı yaşındakiler için, oto emniyet kemerleri kesinlikle hiçbir etki yaratmadı.So really, for the six-year-old, the car seat did absolutely nothing whatsoever.
Ayrıca gerçekten her koşulda işlerin altından kalkabilecek bir karakter yaratmalıydık.And we also needed to create a character that could hold up under, really, all conditions.
Ve bir çeşit sos yaratmak zorunda kaldık.And we had to create kind of a sauce.
Ve şimdi baktığımız şey "işaret yakalayıcı"ya karşı gerçek bir "yüzey yakalayıcı" yaratmak.And now what we're looking at is really creating a surface capture as opposed to a marker capture.
Ayrıca, kelimelerini telaffuz edebilmesi için anlaşılır bir dil yaratmamız gerekiyordu.We also had to create an articulating tongue that allowed him to enunciate his words.
Şimdi x'e göre integral alalım ki, işlem sırasının fark yaratmadığını size göstereyim.So let's do x just to show you it really doesn't matter.
Eğer bir şey yaratmak istiyorsanızIf you want to create something, even
Bizi unutacak olsaydı, Tanrı bizi yaratmazdı.God wouldn't have created this population just to forget us.
Kimliklerini yansıtan estetik imza niteliğinde bir görünüş yaratmaya çalışıyorlar.They're trying to put together a signature look, an aesthetic that reflects who they are.
Bu yüzden bu potansiyel için bir platform yaratmaya karar verdim.So I decided to create a platform for that potential.
Buraya gelip yaratmakla ilgili konusmam istendi.I was asked to come here and speak about creation.
Yaraticilik yaratmakla bir basa cikis seklidir.Creativity is how we cope with creation.
Marcin, hedefinin bir açık kaynak ekonomisi yaratmak olduğunu söylemektedir.Marcin says his goal, is to create the open source economy.
Ben sizlerin de başvurmanızdan memnuniyet duyarım. Bizim işimiz dünyamızı tekrar yaratmak.Our work is about regenerating the world around us
Ne yazık ki yazarların hareket yaratmaları için planlanmamış.But what a shame that it's not organized to help authors create movements.
Bu liderlik bir fark yaratmaya yarıyor.It makes a difference.
"Hayallerinizin kızı"nı aramak yerine, onu yaratmaya çalışın.Instead of looking for 'the girl of your dreams' you try to make her.
Bunu yapmak çok kolay. Bebeğiniz için uyarıcı bir ortam yaratmanız çok önemli.There's also so many toys that help babies.
Bebeğiniz için uyarıcı bir ortam yaratmanız çok önemli. Bunu yapmak çok kolay.Anything with bright colors and bright patterns will be terrific.
Bebeğiniz için uyarıcı bir ortam yaratmanız çok önemli.Another way to stimulate your baby is to put a little mirror next to them.
Kendi cehennemimizi yaratabiliriz. ama cenneti yaratmaya da kadiriz.We can create our own hell, but we can just as well create heaven.
Karma acıdan acı yaratmadır peki bunu önlemenin bir yolu var mıdır? gelecekteki acıyı?Karma Suffering creates suffering. So, is there a way of actually prevent future suffering?
Bunun bize psikolojik olarak yaptığının, bir denklem yaratmak olduğunu sanıyorum.And I think what that does to us psychologically is it creates an equation.
Seninki yaşamak ve bir hayat yaratmak için duyulan lanet bir istek.Yours is a hellish desire to live and to create life.
Ya kendi kültürlerini yaratmak yerine o kararı verselerdi? Dünya nasıl olurdu?What if they made that decision versus to build their own culture?
Bu çelloyla sınırsız olanaklar yaratmak istiyorum.I want to create endless possibilities with this cello.
Sonuç olarak benim amacım beklenmeyen bir şey yaratmak.So ultimately, my goal is to create something unexpected.
Sonunda bu tekniği bir çizim yaratmak için kullandım.And eventually I used this technique to create a piece of artwork.
"Thing in My Life I've Learned So Far" için altı çalışma yaratmakta kullandım."Things in My Life I've Learned So Far."
İğne deliğinde bir hareket yaratmak istedim.I wanted to create movement in the eye of a needle.
Bu sistemi yaratmak oldukça büyük yatırım da gerektirir.Building this system will also require a considerable investment.
Ben onların kendilerinin bu denyimi yaratmalarını istiyorum.I actually want them to create those experiences.
Eğer bir mühendisseniz, eşsiz ve değerli bir şey yaratmak zorundasınız.If you're an engineer, you have to create something that's unique and valuable.
Pazarlama satın almayı artırmak için yeni fırsatlar yaratmada oldukça iyi.Now, marketing has done a very, very good job of creating opportunities for impulse buying.
Şu ana kadar tasarruf etmek için bir fırsat yaratmadık.Yet we've never created the opportunity for impulse saving.
Makine yaratma, mutluluk yaratma gücü sizin elinizde!The power to create machines, the power to create happiness!
İki saatimizi aldı bu simülasyonu yaratmak.It took about altogether just two hours, pretty much, to create the simulation.
O bu dansı kendiliğinden yaratmaya başladı.He just started to create that dance himself.
Suçlama tek bir iş bile yaratmaz.The blame doesn't create a single job.
Suçlama tek bir fırsat bile yaratmaz.Blame doesn't create a single opportunity.
Yaptığımız şey de Milo'ya bu büyük sorunu yaratmamız gerekiyordu.And what we did was, we needed to give Milo this big problem.
0 diverjansı olan bir vektör alanı yaratmaya çalışalım.So let's try to create a vector field that has a 0 divergence.
Yeni girişimim olan, Marilyn Monrobot ile, teknolojiyi yaratmak için sanatı kullanıyorum.With my new venture, Marilyn Monrobot, I would like to use art to create tech.
Ribuloz bifosfatı yeniden yaratmak için kullanacağımız 10 fosfogliseraldehit, 10 PGAL.10 phosphoglyceraldehydes 10 PGALs we're going to use to recreate the ribulose biphosphate.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
yaratma ile cümle - Sayfa 6 - yaratma kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App