Ana içeriğe geç
Sözlük

yaratma ile cümle

yaratma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Bugün sizlere, daha iyi bir dünya yaratmak için niye silahı seçtiğimi anlatacağım.Waarom ik koos voor het geweer om een betere wereld te creëren.
Bugün sizlere, daha iyi bir dünya yaratmak için niye silahı seçtiğimi anlatacağım.Το γιατί επέλεξα το όπλο για να κάνω τον κόσμο μας καλύτερο.
Bugün sizlere, daha iyi bir dünya yaratmak için niye silahı seçtiğimi anlatacağım.Днес искам да ви кажа защо аз избрах оръжието, за да създам един по-добър свят.
Bugün sizlere, daha iyi bir dünya yaratmak için niye silahı seçtiğimi anlatacağım.Сегодня я расскажу, почему я выбрал оружие как средство изменения мира к лучшему.
Bugün sizlere, daha iyi bir dünya yaratmak için niye silahı seçtiğimi anlatacağım.Сьогодні я хочу розповісти вам, чому я обрав зброю для творення кращого світу.
Bugün sizlere, daha iyi bir dünya yaratmak için niye silahı seçtiğimi anlatacağım.אני רוצה לספר לכם מדוע בחרתי ברובה כדי ליצור עולם טוב יותר.
Bugün sizlere, daha iyi bir dünya yaratmak için niye silahı seçtiğimi anlatacağım.اليوم أرغب بأن اخبركم لماذا أخترت البندقية لكي أجعل من هذا العالم عالم أفضل
Bugün sizlere, daha iyi bir dünya yaratmak için niye silahı seçtiğimi anlatacağım.なぜ 銃を選んだのか いかに世界を良くしようというのか そして この銃が
Bu hala deneysel. Ama gerçekten de deneysel olarak karaciğerdeki işlevselliği yeniden yaratmayı başardık.Aber experimentell können wir tatsächlich die Funktionalität der Leberstruktur reproduzieren.
Bu hala deneysel. Ama gerçekten de deneysel olarak karaciğerdeki işlevselliği yeniden yaratmayı başardık.Jsme ale během experimentu schopni obnovit funkčnost jater.
Bu hala deneysel. Ama gerçekten de deneysel olarak karaciğerdeki işlevselliği yeniden yaratmayı başardık.Mais nous sommes en fait capables de reproduire la fonctionnalité de la structure du foie, expérimentalement.
Bu hala deneysel. Ama gerçekten de deneysel olarak karaciğerdeki işlevselliği yeniden yaratmayı başardık.Men vi er faktisk i stand til at reproducere funktionaliteten af leverens struktur, på forsøgsbasis.
Bu hala deneysel. Ama gerçekten de deneysel olarak karaciğerdeki işlevselliği yeniden yaratmayı başardık.Tämä on vielä kokeellista, mutta olemme onnistuneet toistamaan maksan toiminnan kokeissa.
Bu hala deneysel. Ama gerçekten de deneysel olarak karaciğerdeki işlevselliği yeniden yaratmayı başardık.Но мы в состоянии воссоздать функциональность печени, экспериментально.
Bu harita, düz haritalarda ilginç oyun yaratma konusundaki yaklaşımımızın bir göstergesidir.Diese Karte veranschaulicht unsere Herangehensweise beim Aufbau von interessantem Gameplay auf flachen Karten.
Bu harita, düz haritalarda ilginç oyun yaratma konusundaki yaklaşımımızın bir göstergesidir.Este mapa es un ejemplo de nuestro enfoque a la hora de hacer el juego interesante en mapas en llano.
Bu harita, düz haritalarda ilginç oyun yaratma konusundaki yaklaşımımızın bir göstergesidir.Ta mapa doskonale odzwierciedla nasze podejście do tworzenia interesującej rozgrywki na płaskich mapach.
Bu harita, düz haritalarda ilginç oyun yaratma konusundaki yaklaşımımızın bir göstergesidir.Tato mapa vystihuje náš přístup k vytváření zajímavě hratelných plochých map.
Bu hikayenin ana temasi "Bir dinazor yaratmak" yani "Jurrasic Park" ın malum kısmına geçebiliriz.Den här historiens tema är att bygga en dinosaurie, och så kommer vi till den delen av "Jurassic Park".
Bu hikayenin ana temasi "Bir dinazor yaratmak" yani "Jurrasic Park" ın malum kısmına geçebiliriz.El tema de esta historia es "Creando un dinosaurio..." y así llegamos a esa parte de "Parque Jurásico".
Bu hikayenin ana temasi "Bir dinazor yaratmak" yani "Jurrasic Park" ın malum kısmına geçebiliriz.Es geht hier darum, einen Dinosaurier zu erschaffen, deshalb kommen wir nun zu "Jurassic Park".
Bu hikayenin ana temasi "Bir dinazor yaratmak" yani "Jurrasic Park" ın malum kısmına geçebiliriz.Ezen történet témája egy dinoszaurusz építése, így jutottunk el a "Jurassik Park"-ig.
Bu hikayenin ana temasi "Bir dinazor yaratmak" yani "Jurrasic Park" ın malum kısmına geçebiliriz.Het thema van dit verhaal is het maken van een dinosaurus, en zo komen we tot dat deel van "Jurassic Park".
Bu hikayenin ana temasi "Bir dinazor yaratmak" yani "Jurrasic Park" ın malum kısmına geçebiliriz.Il tema di questa storia è la ricostruzione di un dinosauro, e arriviamo a quella parte di "Jurassic Park".
Bu hikayenin ana temasi "Bir dinazor yaratmak" yani "Jurrasic Park" ın malum kısmına geçebiliriz.제 이야기의 주제는 공룡을 만드는 것이니, "쥬라기 공원"의 해당 부분으로 넘어가겠습니다.
Bu hikayenin ana temasi "Bir dinazor yaratmak" yani "Jurrasic Park" ın malum kısmına geçebiliriz.Našou témou je vytvorenie dinosaura, a tak sme sa dostali k scéne z Jurského parku.
Bu hikayenin ana temasi "Bir dinazor yaratmak" yani "Jurrasic Park" ın malum kısmına geçebiliriz.O tema dessa história é a criação de um dinossauro, e chegamos àquela parte do "Parque Jurássico."
Bu hikayenin ana temasi "Bir dinazor yaratmak" yani "Jurrasic Park" ın malum kısmına geçebiliriz.Tema acestei povestiri e construirea unui dinozaur, și, așa, ajungem la acea parte din "Jurassic Park."
Bu hikayenin ana temasi "Bir dinazor yaratmak" yani "Jurrasic Park" ın malum kısmına geçebiliriz.Tema cerita sekarang ini adalah membuat dinosaurus, maka kita sampai ke sebuah bagian dari "Jurassic Park."
Bu hikayenin ana temasi "Bir dinazor yaratmak" yani "Jurrasic Park" ın malum kısmına geçebiliriz.Temaet i denne film drejer sig om at frembringe en dinosaur, og så er vi fremme ved "Jurassic Park"-delen.
Bu hikayenin ana temasi "Bir dinazor yaratmak" yani "Jurrasic Park" ın malum kısmına geçebiliriz.Téma našeho povídání je vytvoření dinosaura, a tak jsme se dostali k oné scéně z "Jurského parku".
Bu hikayenin ana temasi "Bir dinazor yaratmak" yani "Jurrasic Park" ın malum kısmına geçebiliriz.Temat filmu to stworzenie dinozaura dochodzimy do tej części Parku Jurajskiego.
Bu hikayenin ana temasi "Bir dinazor yaratmak" yani "Jurrasic Park" ın malum kısmına geçebiliriz.Тема моего рассказа - создание динозавтра, такое было в какой-то части "Парка Юрского периода".
Bu hikayenin ana temasi "Bir dinazor yaratmak" yani "Jurrasic Park" ın malum kısmına geçebiliriz.Темата на тази история е да си направиш динозавър, и така ние стигаме до тази част от "Джурасик Парк".
Bu hikayenin ana temasi "Bir dinazor yaratmak" yani "Jurrasic Park" ın malum kısmına geçebiliriz.הנושא של הסיפור הזה הוא לבנות דינוזאור, וכך אנו חוזרים לאותו חלק מתוך "פארק היורה".
Bu hikayenin ana temasi "Bir dinazor yaratmak" yani "Jurrasic Park" ın malum kısmına geçebiliriz.ولكن في الحقيقة هدف هذه المحادثة هو بناء ديناصور كجزء من فلم " الحديقة الجوراسية "
Bu hikayenin ana temasi "Bir dinazor yaratmak" yani "Jurrasic Park" ın malum kısmına geçebiliriz.観客をジュラシックパークの一部へと引き込むことです マイケル・クライトンは恐竜を蘇らせる事を
Bu kadar çok işkence yaratmak benim için de iyi birşey değildi."A sok tortúra, amit ez okozott, nekem sem volt valami kellemes."
Bu kadar çok işkence yaratmak benim için de iyi birşey değildi."At skabe så meget tortur var ikke noget der var godt for mig heller."
Bu kadar çok işkence yaratmak benim için de iyi birşey değildi."Att skapa så mycket tortyr var inte bra för mig heller"
Bu kadar çok işkence yaratmak benim için de iyi birşey değildi."Causare tanto dolore non era bello neanche per me."
Bu kadar çok işkence yaratmak benim için de iyi birşey değildi.""Causar tanta tortura também não foi bom para mim"
Bu kadar çok işkence yaratmak benim için de iyi birşey değildi."Créer autant de torture ne me faisait pas de bien non plus. "
Bu kadar çok işkence yaratmak benim için de iyi birşey değildi."Gây ra đau đơn như thế cũng làm cô rất buồn."
Bu kadar çok işkence yaratmak benim için de iyi birşey değildi."그런 큰 고통을 일으키는 건 나로서도 괴로운 일이었다"고 했습니다.
Bu kadar çok işkence yaratmak benim için de iyi birşey değildi."Membuat diriku sendiri ikut menderita bukanlah hal yang baik bagiku."
Bu kadar çok işkence yaratmak benim için de iyi birşey değildi."Przedłużanie tortur nie było też dobre dla mnie".
Bu kadar çok işkence yaratmak benim için de iyi birşey değildi."Působení tolik bolesti pro mně není také nic lehkého."
Bu kadar çok işkence yaratmak benim için de iyi birşey değildi."Să provoc atâta tortură nu era un lucru bun nici pentru mine."
Bu kadar çok işkence yaratmak benim için de iyi birşey değildi."Sellainen kivun aiheuttaminen ei ollut minullekaan hyväksi."
Bu kadar çok işkence yaratmak benim için de iyi birşey değildi."So viel Qual zu verursachen war auch für mich nicht schön."
Bu kadar çok işkence yaratmak benim için de iyi birşey değildi."Takéto mučenie nebolo niečo, čo by mi práve prospievalo."
Bu kadar çok işkence yaratmak benim için de iyi birşey değildi."Zoveel pijn veroorzaken was ook niet fijn voor mij."
Bu kadar çok işkence yaratmak benim için de iyi birşey değildi."Το να δημιουργώ τόσο πόνο δεν ήταν κάτι καλό για εμένα, επίσης."
Bu kadar çok işkence yaratmak benim için de iyi birşey değildi.""Ведь причинение таких мук не очень-то приятно и мне самой."
Bu kadar çok işkence yaratmak benim için de iyi birşey değildi."Цялото това мъчение не беше добре и за мен."
Bu kadar çok işkence yaratmak benim için de iyi birşey değildi."יצירת סבל כה רב היא משהו שקשה גם לי."
Bu kadar çok işkence yaratmak benim için de iyi birşey değildi."مسببة الكثير من العذاب لم يكن شيئاً جيداً بالنسبة لي، أيضاً."
Bu kadar çok işkence yaratmak benim için de iyi birşey değildi."ところが それほど彼女を苦しめた理由は
Bu, kollektif bir amac yaratmanin yoludur.Așa se creează un obiectiv colectiv.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod