Ana içeriğe geç
Sözlük

yaratma ile cümle

yaratma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu bizi, muhakeme yeteneği olan bireyler yaratma çabamızdan alıkoyuyor.Dit ontmoedigt het soort redelijk denkende burgerschap dat we moeten hebben, lijkt mij.
Bu bizi, muhakeme yeteneği olan bireyler yaratma çabamızdan alıkoyuyor.Ez pont azt a fajta gondolkodó polgárságot bátortalanítja el, amit létre szeretnénk hozni.
Bu bizi, muhakeme yeteneği olan bireyler yaratma çabamızdan alıkoyuyor.Hal ini menurunkan semangat bernalar masyarakat yang menurut saya kita inginkan bersama.
Bu bizi, muhakeme yeteneği olan bireyler yaratma çabamızdan alıkoyuyor.Isto desencoraja o tipo de cidadania racional que me parece que queremos ter.
Bu bizi, muhakeme yeteneği olan bireyler yaratma çabamızdan alıkoyuyor.이는 분별 있는 시민의식을 저해합니다. 분별 있는 시민의식은 바람직한 것일 테지요.
Bu bizi, muhakeme yeteneği olan bireyler yaratma çabamızdan alıkoyuyor.Questo scoraggia quella cittadinanza pensante che mi sembra vorremmo avere.
Bu bizi, muhakeme yeteneği olan bireyler yaratma çabamızdan alıkoyuyor.Tak zniechęcamy myślących obywateli, a przecież takich najbardziej nam potrzeba.
Bu bizi, muhakeme yeteneği olan bireyler yaratma çabamızdan alıkoyuyor.Tämä ei kannusta kansalaisia sellaiseen järjen käyttöön, mitä nähdäkseni haluamme.
Bu bizi, muhakeme yeteneği olan bireyler yaratma çabamızdan alıkoyuyor.To nás vzdaluje tomu typu rozumné společnosti, které podle mě chceme dosáhnout.
Bu bizi, muhakeme yeteneği olan bireyler yaratma çabamızdan alıkoyuyor.Y esto nos aleja de cualquier acercamiento juicioso que en mi opinión deberíamos tener.
Bu bizi, muhakeme yeteneği olan bireyler yaratma çabamızdan alıkoyuyor.Αυτό δεν ευνοεί την ύπαρξη της σκεπτόμενης πολιτείας που νομίζω ότι επιθυμούμε να έχουμε.
Bu bizi, muhakeme yeteneği olan bireyler yaratma çabamızdan alıkoyuyor.Това обезсърчава онзи вид разсъдливо гражданство, което ми се струва, че искаме да имаме.
Bu bizi, muhakeme yeteneği olan bireyler yaratma çabamızdan alıkoyuyor.Это лишение силы духа своего рода обосновывающее подданство, кажется мне тем, что мы хотим иметь.
Bu bizi, muhakeme yeteneği olan bireyler yaratma çabamızdan alıkoyuyor.זה מניא מלנהוג באזרחות שקולה מן הסוג שלדעתי אנו מעוניינים בה.
Bu bizi, muhakeme yeteneği olan bireyler yaratma çabamızdan alıkoyuyor.ويبدو لي بأن هذا النوع من النصيحة يثبط نوع المواطنة المسئولة والتي جميعا نسعى إليها.
Bu bizi, muhakeme yeteneği olan bireyler yaratma çabamızdan alıkoyuyor.市民権を阻んでいると思います もう一つ問題があります これで終わりです
Bu çelloyla sınırsız olanaklar yaratmak istiyorum.Chcę tworzyć nieskończone możliwości za pomocą tej wiolonczeli.
Bu çelloyla sınırsız olanaklar yaratmak istiyorum.Ich will endlose Möglichkeiten schaffen mit diesem Cello.
Bu çelloyla sınırsız olanaklar yaratmak istiyorum.Ik wil eindeloze mogelijkheden creëren met deze cello.
Bu çelloyla sınırsız olanaklar yaratmak istiyorum.Je veux créer des possibilités infinies avec ce violoncelle.
Bu çelloyla sınırsız olanaklar yaratmak istiyorum.저는 무한한 가능성을 만들고 싶습니다 이 첼로와 함께요.
Bu çelloyla sınırsız olanaklar yaratmak istiyorum.Quero criar possibilidades infinitas com este violoncelo.
Bu çelloyla sınırsız olanaklar yaratmak istiyorum.Quiero crear incontables posibilidades con este violonchelo.
Bu çelloyla sınırsız olanaklar yaratmak istiyorum.Saya ingin membuat kemungkinan yang tidak terbatas dengan cello ini.
Bu çelloyla sınırsız olanaklar yaratmak istiyorum.Snažím sa o dosiahnutie nekonečných možností s týmto čelom.
Bu çelloyla sınırsız olanaklar yaratmak istiyorum.S tem čelom želim ustvariti neskončne možnosti.
Bu çelloyla sınırsız olanaklar yaratmak istiyorum.Tôi muốn tạo ra những khả năng vô tận với chiếc cello này.
Bu çelloyla sınırsız olanaklar yaratmak istiyorum.Végtelen számú lehetőséget akarok teremteni ezzel a csellóval.
Bu çelloyla sınırsız olanaklar yaratmak istiyorum.Voglio creare infinite possibilità con l'uso del mio violoncello.
Bu çelloyla sınırsız olanaklar yaratmak istiyorum.Vreau să creez posibilităţi nesfârşite cu acest violoncel.
Bu çelloyla sınırsız olanaklar yaratmak istiyorum.Θέλω να δημιουργήσω ατέλειωτες πιθανότητες με αυτό το βιολοντσέλο.
Bu çelloyla sınırsız olanaklar yaratmak istiyorum.Искам да създам безкрайни възможности с това чело.
Bu çelloyla sınırsız olanaklar yaratmak istiyorum.Я хочу открыть бесконечные возможности виолончели.
Bu çelloyla sınırsız olanaklar yaratmak istiyorum.אני רוצה ליצור אפשרויות אינסופיות עם הצ'לו.
Bu çelloyla sınırsız olanaklar yaratmak istiyorum.اريد خلق امكانيات لا نهائية بهذا التشيللو
Bu da, çim alanlar değil, otlak alanlar yaratmak.Die is: maak weiden, geen gazons.
Bu da, çim alanlar değil, otlak alanlar yaratmak.Et c'est le fait de faire des près au lieu de faire des pelouses.
Bu da, çim alanlar değil, otlak alanlar yaratmak.Ez a "Csinálj mezőt, ne gyepet!"
Bu da, çim alanlar değil, otlak alanlar yaratmak.Istuta niittyjä, älä nurmikoita.
Bu da, çim alanlar değil, otlak alanlar yaratmak.그것은 바로, 잔디밭이 아닌, 목초지를 가꾸는 일입니다.
Bu da, çim alanlar değil, otlak alanlar yaratmak.Og det er, lav enge og ikke plæner.
Bu da, çim alanlar değil, otlak alanlar yaratmak.Ou seja, façam prados e não relvados.
Bu da, çim alanlar değil, otlak alanlar yaratmak.Şi acesta este să facem pajişti şi nu peluze.
Bu da, çim alanlar değil, otlak alanlar yaratmak.Und zwar die: Rasen zu Wiesen zu machen.
Bu da, çim alanlar değil, otlak alanlar yaratmak.И той е, правете поляни, а не ливади.
Bu da, çim alanlar değil, otlak alanlar yaratmak.И это значит — создавать луга, а не газоны.
Bu da, çim alanlar değil, otlak alanlar yaratmak.והתרופה היא - שדות אחו במקום מדשאות.
Bu da, çim alanlar değil, otlak alanlar yaratmak.وهو ، ليس المروج بل العشب.
Bu da, çim alanlar değil, otlak alanlar yaratmak.私たちは自然と関わりを失っています
"Budapeşte" isimli küçük bir şiir, onunla, yaratma sürecini yansıtıyorum veya yansıtmaya çalışıyorum.그것은 "Budapest"라는 짧은 시 입니다. 그리고 이 시를 통해 저는 창작 과정의 비밀을 공개하거나,
"Budapeşte" isimli küçük bir şiir, onunla, yaratma sürecini yansıtıyorum veya yansıtmaya çalışıyorum.Es un poema corto titulado "Budapest" en el que revelo, o pretendo revelar, los secretos del proceso creativo.
"Budapeşte" isimli küçük bir şiir, onunla, yaratma sürecini yansıtıyorum veya yansıtmaya çalışıyorum.È una breve poesia intitolata "Budapest", in cui rivelo, o fingo di rivelare, i segreti del processo creativo.
"Budapeşte" isimli küçük bir şiir, onunla, yaratma sürecini yansıtıyorum veya yansıtmaya çalışıyorum.Het is een klein gedicht. Het heet "Boedapest". Daarin onthul ik
"Budapeşte" isimli küçük bir şiir, onunla, yaratma sürecini yansıtıyorum veya yansıtmaya çalışıyorum.Оно называется "Будапешт", в нём я раскрываю или делаю вид, что раскрываю, секреты творческого процесса.
"Budapeşte" isimli küçük bir şiir, onunla, yaratma sürecini yansıtıyorum veya yansıtmaya çalışıyorum.זה שיר קטן בשם "בודפשט," ובו אני מגלה, או מעמיד פנים שאני מגלה,
"Budapeşte" isimli küçük bir şiir, onunla, yaratma sürecini yansıtıyorum veya yansıtmaya çalışıyorum.この中で私は創作プロセスの 秘密を明かすというか 明かすようなふりをしています
Bu da, ülkenin dört bir yanında, on binlerce iş fırsatı yaratmak üzere.Verpflichtungen, die ich habe, als ich Präsident war.
Bu da, yaşama sebep ve vesile olan şartları yaratmaktır.Also lebensfördernde Bedingugen zu schaffen.
Bu da, yaşama sebep ve vesile olan şartları yaratmaktır.Asta e să creezi condiţii care favorizează viaţa.
Bu da, yaşama sebep ve vesile olan şartları yaratmaktır.C'est-à-dire créer des conditions favorables à la vie.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod