Asla görülmemiş bir şey yaratmak...ان تخلق شيئا لم يوجد من قبل
Asla görülmemiş bir şey yaratmak...自分の心と魂の世界以外では、決して入ったことのない場所
Aslında, insani yardıma değer veren bu gün için farkındalık yaratmaktan oldukça etkilenmiştim.À, tôi bị thu hút bởi việc nâng cao ý thức về sự nhìn nhận Ngày Nhân đạo.
Aslında, insani yardıma değer veren bu gün için farkındalık yaratmaktan oldukça etkilenmiştim.Bom, eu estava definitivamente atraída por sensibilizar as pessoas para este dia de reconhecimento.
Aslında, insani yardıma değer veren bu gün için farkındalık yaratmaktan oldukça etkilenmiştim.음, 저는 이 날에 대한 사람들의 인식을 높일 수 있다는 점에 굉장히 끌리게 되었습니다.
Aslında, insani yardıma değer veren bu gün için farkındalık yaratmaktan oldukça etkilenmiştim.Nun, ich wollte Aufmerksamkeit erzeugen für diesen Tag der Anerkennung.
Aslında, insani yardıma değer veren bu gün için farkındalık yaratmaktan oldukça etkilenmiştim.Ну, меня безусловно привлекала идея повышение понимания необходимости признания этого дня.
Avrupa ekonomileri, kullandıkları kaynaklardan giderek daha fazla miktarda zenginlik yaratmaktadır.De Europese economieën creëren steeds meer welvaart uit de hulpbronnen die we gebruiken.
Avrupa ekonomileri, kullandıkları kaynaklardan giderek daha fazla miktarda zenginlik yaratmaktadır.Economiile europene crează din ce în ce mai multă abundenţă din resursele pe care le folosim.
Avrupa ekonomileri, kullandıkları kaynaklardan giderek daha fazla miktarda zenginlik yaratmaktadır.Euroopan taloudet luovat yhä enemmän vaurautta käyttämistämme resursseista.
Avrupa ekonomileri, kullandıkları kaynaklardan giderek daha fazla miktarda zenginlik yaratmaktadır.Europas ekonomier skapar allt större välstånd genom de resurser som vi använder.
Avrupa ekonomileri, kullandıkları kaynaklardan giderek daha fazla miktarda zenginlik yaratmaktadır.Európske ekonomiky vytvárajú čoraz viac bohatstva zo zdrojov, ktoré využívame.
Avrupa ekonomileri, kullandıkları kaynaklardan giderek daha fazla miktarda zenginlik yaratmaktadır.Gospodarki europejskie wytwarzają z zasobów coraz więcej konsumowanych przez nas bogactw.
Avrupa ekonomileri, kullandıkları kaynaklardan giderek daha fazla miktarda zenginlik yaratmaktadır.Gospodarstva evropskih držav bogatijo na račun naravnih virov, ki jih uporabljamo.
Avrupa ekonomileri, kullandıkları kaynaklardan giderek daha fazla miktarda zenginlik yaratmaktadır.Leséconomieseuropéennescréentdeplusenplusderichesseàpartirdesressources que nous utilisons.
Avrupa ekonomileri, kullandıkları kaynaklardan giderek daha fazla miktarda zenginlik yaratmaktadır.Mit den Ressourcen, die wir verbrauchen, schaffen die europäischen Volkswirtschaften immer mehr Reichtum.
Avrupa ekonomileri, kullandıkları kaynaklardan giderek daha fazla miktarda zenginlik yaratmaktadır.Οι ευρωπαϊκές οικονομίες παράγουν όλο και περισσότερο πλούτο από τους πόρους που χρησιμοποιούν.
Avrupa ekonomileri, kullandıkları kaynaklardan giderek daha fazla miktarda zenginlik yaratmaktadır.Икономиките на Европейските страни създават все поголямо изобилие от ресурсите, които ние използваме.
Ayrıca gerçekten her koşulda işlerin altından kalkabilecek bir karakter yaratmalıydık.Dovevamo però anche creare un personaggio che davvero reggesse in ogni condizione.
Ayrıca gerçekten her koşulda işlerin altından kalkabilecek bir karakter yaratmalıydık.Het personage moest onder alle omstandigheden maximaal kunnen functioneren: op klaarlichte dag,
Ayrıca gerçekten her koşulda işlerin altından kalkabilecek bir karakter yaratmalıydık.그리고 우리는, 어떠한, 정말 모든 조건에서도 그럴듯하게 보이는 사람을 하나 만들었어야 했습니다.
Ayrıca gerçekten her koşulda işlerin altından kalkabilecek bir karakter yaratmalıydık.Nous devions également créer un personnage capable d'être utilisé dans n'importe quelles conditions.
Ayrıca gerçekten her koşulda işlerin altından kalkabilecek bir karakter yaratmalıydık.También necesitábamos crear un personaje que fuera funcional bajo cualquier condición de trabajo.
Ayrıca gerçekten her koşulda işlerin altından kalkabilecek bir karakter yaratmalıydık.Trebuia de asemenea să creăm un personaj care să reziste practic tuturor condiţilor.
Ayrıca gerçekten her koşulda işlerin altından kalkabilecek bir karakter yaratmalıydık.Và chúng tôi cần phải tạo ra một nhân vật có thể thuyết phục trong mọi điều kiện.
Ayrıca gerçekten her koşulda işlerin altından kalkabilecek bir karakter yaratmalıydık.Wir mussten auch eine Figur kreieren, die in allen Situationen funktionieren konnte.
Ayrıca gerçekten her koşulda işlerin altından kalkabilecek bir karakter yaratmalıydık.Важно бе да създадем герой, който да издържи при всякакви обстоятелства.
Ayrıca gerçekten her koşulda işlerin altından kalkabilecek bir karakter yaratmalıydık.І нам потрібно було створити персонаж, який би витримував будь-які умови.
Ayrıca gerçekten her koşulda işlerin altından kalkabilecek bir karakter yaratmalıydık.Также нам нужно было создать персонажа, который выдержал, это точно, всевозможные условия.
Ayrıca gerçekten her koşulda işlerin altından kalkabilecek bir karakter yaratmalıydık.כך שזה יופיע בבנג'מין על המסך. והיינו צריכים גם לייצר דמות שתחזיק תחת, למעשה, כל תנאי.
Ayrıca gerçekten her koşulda işlerin altından kalkabilecek bir karakter yaratmalıydık.ونحن كنا بحاجة أيضا إلى خلق شخصية تستطيع أن تصمد تحت ، حقا ، جميع الظروف.
Ayrıca gerçekten her koşulda işlerin altından kalkabilecek bir karakter yaratmalıydık.あらゆる状況に対応できるキャラクターでなければなりませんでした 真っ昼間だけでなく
Ayrıca, kelimelerini telaffuz edebilmesi için anlaşılır bir dil yaratmamız gerekiyordu.Abbiamo creato anche l'articolazione della lingua, che gli consentisse di parlare.
Ayrıca, kelimelerini telaffuz edebilmesi için anlaşılır bir dil yaratmamız gerekiyordu.A trebuit şi să creăm o limbă articulată care să îi permită să enunţe cuvintele.
Ayrıca, kelimelerini telaffuz edebilmesi için anlaşılır bir dil yaratmamız gerekiyordu.Chúng tôi cũng phải tạo ra một cái lưỡi cho phép anh ấy phát âm rõ ràng.
Ayrıca, kelimelerini telaffuz edebilmesi için anlaşılır bir dil yaratmamız gerekiyordu.그리고 우리는 벤자민이 말을 할 때 또박또박 발음할 수 있하는 혀를 만들어야 했습니다.
Ayrıca, kelimelerini telaffuz edebilmesi için anlaşılır bir dil yaratmamız gerekiyordu.Nous devions créer une langue articulée lui permettant de parler normalement.
Ayrıca, kelimelerini telaffuz edebilmesi için anlaşılır bir dil yaratmamız gerekiyordu.Ook de tongbewegingen moesten kloppen met de gesproken woorden.
Ayrıca, kelimelerini telaffuz edebilmesi için anlaşılır bir dil yaratmamız gerekiyordu.Opracowaliśmy również język umożliwiający artykulacje słów.
Ayrıca, kelimelerini telaffuz edebilmesi için anlaşılır bir dil yaratmamız gerekiyordu.Teníamos que crear una lengua articulada que le permitiera pronunciar palabras.
Ayrıca, kelimelerini telaffuz edebilmesi için anlaşılır bir dil yaratmamız gerekiyordu.Έπρεπε επίσης να δημιουργήσουμε μία αρθρωτή γλώσσα που θα του επέτρεπε να προφέρει τις λέξεις.
Ayrıca, kelimelerini telaffuz edebilmesi için anlaşılır bir dil yaratmamız gerekiyordu.Нам також довелось створити рухливий язик, що дозволив би йому чітко вимовляти слова.
Ayrıca, kelimelerini telaffuz edebilmesi için anlaşılır bir dil yaratmamız gerekiyordu.Също да създадем и подвижен език, който да позволява изговарянето на думите.
Ayrıca, kelimelerini telaffuz edebilmesi için anlaşılır bir dil yaratmamız gerekiyordu.Также нам пришлось создать производящий звуки речи язык, который позволил бы ему отчётливо произносить слова.
Ayrıca, kelimelerini telaffuz edebilmesi için anlaşılır bir dil yaratmamız gerekiyordu.وكان علينا خلق لسان يلفظ بسلاسة يسمح له بالتعبير عن كلماته.
Ayrıca, kelimelerini telaffuz edebilmesi için anlaşılır bir dil yaratmamız gerekiyordu.発話時の舌の動き全てを記録したシステムも作りました
Ayrıca ne temel ne de hizmet içi öğretmenlik eğitimi, “iyi” öğretmenler yaratmaktan tek sorumlu değildir.Časť akreditačného alebo hodnotiaceho procesu môže tvoriť aj interné hodnotenie.
Ayrıca ne temel ne de hizmet içi öğretmenlik eğitimi, “iyi” öğretmenler yaratmaktan tek sorumlu değildir.Na Comunidade germanófona da Bélgica e na Irlanda, a Inspecção-Geral está integrada no Ministério da Educação.
Ayrıca ne temel ne de hizmet içi öğretmenlik eğitimi, “iyi” öğretmenler yaratmaktan tek sorumlu değildir.Por lo general,los resultados de la evaluación también se utilizan para mejorar la calidad de la formación.
Ayrıca ne temel ne de hizmet içi öğretmenlik eğitimi, “iyi” öğretmenler yaratmaktan tek sorumlu değildir.Sledil bo postopek akreditacije programov na vseh institucijah.
Ayrıca ne temel ne de hizmet içi öğretmenlik eğitimi, “iyi” öğretmenler yaratmaktan tek sorumlu değildir.Výsledky národní evaluační zprávy jsou zveřejňovány.
Ayrıca ne temel ne de hizmet içi öğretmenlik eğitimi, “iyi” öğretmenler yaratmaktan tek sorumlu değildir.W akredytacji i ocenie uczestniczy tak*e Rada ds. Akredytacji (Akkreditierungsrat) jako niezale*ny organ.
Bakış açısını doğru oturtabilmek adına. Yaratmak...Esta explicação foi para vos enquadrar.
Bana kapalı devre solunum aleti yaratma fikriyle geldi; Home Depot'dan alınmışDus hij verzon een ademververser met een CO2-schrobber.
Bana kapalı devre solunum aleti yaratma fikriyle geldi; Home Depot'dan alınmışИ он дал мне идею механизма повторной респирации с использованием газоочистителя углекислого газа.
Bana kapalı devre solunum aleti yaratma fikriyle geldi;Joten hän sai idean hengitysilman kierrättäjästä,
Bana kapalı devre solunum aleti yaratma fikriyle geldi;그래서, 그는 수중호흡기를 만들자는 생각을 가지고 왔는데요,
Bana kapalı devre solunum aleti yaratma fikriyle geldi;אז הוא עלה על רעיון לייצר מכשיר שממחזר אוויר שננשף
Bana kapalı devre solunum aleti yaratma fikriyle geldi;وهكذا، جاء بهذه الفكرة لصنع آلة إعادة التنفس
Bana kapalı devre solunum aleti yaratma fikriyle geldi;アイデアを思いつきました ホームセンターで買ったチューブに