Araştırmalar için daha çok fon yaratmamız gerekiyor.Il faut plus de financement pour la recherche.
Araştırmalar için daha çok fon yaratmamız gerekiyor.Kita membutuhkan lebih banyak dana penelitian.
Araştırmalar için daha çok fon yaratmamız gerekiyor.연구자금에 투자해야 합니다.
Araştırmalar için daha çok fon yaratmamız gerekiyor.Musimy zwiększyć wsparcie finansowe badań naukowych.
Araştırmalar için daha çok fon yaratmamız gerekiyor.Necesitamos buscar más financiación para investigación.
Araştırmalar için daha çok fon yaratmamız gerekiyor.Potrebujeme viac sponzorov.
Araştırmalar için daha çok fon yaratmamız gerekiyor.Potřebujeme více prostředků na výzkum.
Araştırmalar için daha çok fon yaratmamız gerekiyor.Precisamos de mais financiamento para a investigação.
Araştırmalar için daha çok fon yaratmamız gerekiyor.Több kutatási tőkét kell szereznünk.
Araştırmalar için daha çok fon yaratmamız gerekiyor.We moeten voor meer financiering van onderzoek gaan.
Araştırmalar için daha çok fon yaratmamız gerekiyor.Wir müssen uns für mehr Forschungsgelder einsetzen.
Araştırmalar için daha çok fon yaratmamız gerekiyor.Χρειαζόμαστε περισσότερα κονδύλια για έρευνα.
Araştırmalar için daha çok fon yaratmamız gerekiyor.Необходимо выделять больше субсидий на научные исследования.
Araştırmalar için daha çok fon yaratmamız gerekiyor.Треба більше фінансувати дослідження.
Araştırmalar için daha çok fon yaratmamız gerekiyor.Трябва ни повече изследователско финансиране.
Araştırmalar için daha çok fon yaratmamız gerekiyor.אנחנו צריכים להשיג יותר מענקי מחקר
Araştırmalar için daha çok fon yaratmamız gerekiyor.نحتاج لأن ندعم المزيد من البحوث .
Araştırmalar için daha çok fon yaratmamız gerekiyor.コペンハーゲンのような場で国々が集まった際には
Ardından eve döndüğümde, oturdum ve kendimi tamamen yeni bir şey yaratmak için hazırladım.A pak jak jsem přišel domů, sedl jsem si a rozhodl jsem se, že se pokusím udělat něco zcela netradičního.
Ardından eve döndüğümde, oturdum ve kendimi tamamen yeni bir şey yaratmak için hazırladım.Când am ajuns acasă m-am așezat pregătit să creez ceva complet neconvențional.
Ardından eve döndüğümde, oturdum ve kendimi tamamen yeni bir şey yaratmak için hazırladım.Depois, ao chegar a casa, sentei-me e empenhei-me em tentar criar uma coisa completamente diferente.
Ardından eve döndüğümde, oturdum ve kendimi tamamen yeni bir şey yaratmak için hazırladım.Hazavittem, leültem, és nagyon akartam alkotni valamit, valami teljesen forradalmit.
Ardından eve döndüğümde, oturdum ve kendimi tamamen yeni bir şey yaratmak için hazırladım.집으로 돌아와서는 틀에서 벗어난 창의적인 작품을 만들기 위해서 부단히도 노력했습니다.
Ardından eve döndüğümde, oturdum ve kendimi tamamen yeni bir şey yaratmak için hazırladım.W domu usiadłem i z poważnym zamiarem stworzenia czegoś oryginalnego.
Ardından eve döndüğümde, oturdum ve kendimi tamamen yeni bir şey yaratmak için hazırladım.Y cuando volví a casa, me senté y me di a la tarea de tratar de crear algo que rompiera el molde por completo.
Ardından eve döndüğümde, oturdum ve kendimi tamamen yeni bir şey yaratmak için hazırladım.Και μετά πήγα σπίτι, κάθισα κάτω και έβαλα τον εαυτό μου να δημιουργήσει κάτι τελείως καινοτόμο.
Ardından eve döndüğümde, oturdum ve kendimi tamamen yeni bir şey yaratmak için hazırladım.Вернувшись домой, я сел и поставил перед собой задачу создать совершенно нестандартное, неординарное.
Ardından eve döndüğümde, oturdum ve kendimi tamamen yeni bir şey yaratmak için hazırladım.І коли я прийшов додому, я сів і поставив собі за мету справді створити щось таке, чого ще ніхто не робив.
Ardından eve döndüğümde, oturdum ve kendimi tamamen yeni bir şey yaratmak için hazırladım.ואז כשחזרתי הביתה, התיישבתי וניגשתי למלאכה, באמת ליצור משהו שהוא לגמרי מחוץ לקופסה.
Ardından eve döndüğümde, oturdum ve kendimi tamamen yeni bir şey yaratmak için hazırladım.و عندما وصلت إلى المنزل ، جلست و حدّدت لنفسي مهمة في محاولة لخلق شيء غير تقليدي بالمرة.
Ardından eve döndüğümde, oturdum ve kendimi tamamen yeni bir şey yaratmak için hazırladım.制作に取りかかろうとしました 既存の枠に とらわれない作品です ところが何時間たっても 何も思い浮かばないのです
Artık emirler vermek yerine fikir birliği yaratmalısınız ve ortak bir amaç hissi oluşturmalısınız.Así que en vez de dar órdenes, ahora construyes consenso y construyes un sentido de propósito compartido.
Artık emirler vermek yerine fikir birliği yaratmalısınız ve ortak bir amaç hissi oluşturmalısınız.A tak místo přikazování, pracujete na shodě a budujete pocit sdíleného cíle.
Artık emirler vermek yerine fikir birliği yaratmalısınız ve ortak bir amaç hissi oluşturmalısınız.A tak, namiesto vydávania rozkazov, budujete teraz konsenzus, vytvárate pocit zdieľaného zmyslu.
Artık emirler vermek yerine fikir birliği yaratmalısınız ve ortak bir amaç hissi oluşturmalısınız.Così, invece di impartire ordini, si doveva costruire consenso e il senso di un obiettivo condiviso.
Artık emirler vermek yerine fikir birliği yaratmalısınız ve ortak bir amaç hissi oluşturmalısınız.Deci, în loc să dai ordine, acum construiești un consens și creezi sentimentul unui scop comun.
Artık emirler vermek yerine fikir birliği yaratmalısınız ve ortak bir amaç hissi oluşturmalısınız.Então, em vez de dar ordens, estamos agora a construir consensos, a construir um sentido de objetivo comum.
Artık emirler vermek yerine fikir birliği yaratmalısınız ve ortak bir amaç hissi oluşturmalısınız.Et donc au lieu de donner des ordres, vous construisez un consensus et vous construisez un sens de but commun.
Artık emirler vermek yerine fikir birliği yaratmalısınız ve ortak bir amaç hissi oluşturmalısınız.In plaats van orders uitdelen, probeer je nu consensus te creëren en het gevoel van een gezamenlijk doel.
Artık emirler vermek yerine fikir birliği yaratmalısınız ve ortak bir amaç hissi oluşturmalısınız.그래서 명령을 내리는 대신에 이제는 공감대를 형성해야 합니다. 공통의 목적의식을 갖도록 해야 하죠.
Artık emirler vermek yerine fikir birliği yaratmalısınız ve ortak bir amaç hissi oluşturmalısınız.Parancsok kiosztása helyett konszenzusra törekszel és a közös cél érzetét kelted benned.
Artık emirler vermek yerine fikir birliği yaratmalısınız ve ortak bir amaç hissi oluşturmalısınız.Så i stedet for at give ordrer, bygger man nu en konsensus og man bygger en sans for fælles formål.
Artık emirler vermek yerine fikir birliği yaratmalısınız ve ortak bir amaç hissi oluşturmalısınız.Więc zamiast wydawać rozkazy, budujesz teraz konsensus. i budujesz poczucie wspólnego celu.
Artık emirler vermek yerine fikir birliği yaratmalısınız ve ortak bir amaç hissi oluşturmalısınız.Έτσι, λοιπόν, αντί να δίνεις εντολές, τώρα χτίζεις συναίνεση και μία αίσθηση κοινού σκοπού.
Artık emirler vermek yerine fikir birliği yaratmalısınız ve ortak bir amaç hissi oluşturmalısınız.И вместо да давам заповеди, сега трябваше да създавам консенсус и да изграждам усещане за споделена цел.
Artık emirler vermek yerine fikir birliği yaratmalısınız ve ortak bir amaç hissi oluşturmalısınız.И вместо того, чтобы отдавать приказы, вы создаете согласованность, создаете ощущение общей цели.
Artık emirler vermek yerine fikir birliği yaratmalısınız ve ortak bir amaç hissi oluşturmalısınız.אז במקום לתת פקודות, אתה עכשיו בונה קונצנזוס ואתה בונה תחושה של מטרה משותפת.
Artık emirler vermek yerine fikir birliği yaratmalısınız ve ortak bir amaç hissi oluşturmalısınız.وبدلاً من اعطاء الاوامر انت الان تبني " توافق آراء " وانت تبني " هدف مشترك "
Artık emirler vermek yerine fikir birliği yaratmalısınız ve ortak bir amaç hissi oluşturmalısınız.意見の一致を図り 共通の目的を認識する という方法をとります もっとも大きな変化と 言えるのは おそらく
Asla görülmemiş bir şey yaratmak...C'est de créer quelque chose qui n'a jamais existé.
Asla görülmemiş bir şey yaratmak...Crear algo que jamás ha sido.
Asla görülmemiş bir şey yaratmak...Crearea a ceva care nu a mai fost.
Asla görülmemiş bir şey yaratmak...Creare qualcosa che non c'è mai stato.
Asla görülmemiş bir şey yaratmak...Etwas zu schaffen, dass es noch nie zuvor gegeben hat.
Asla görülmemiş bir şey yaratmak...누구도 만들지 않았던 것을 말입니다.
Asla görülmemiş bir şey yaratmak...Létrehozni valamit, ami sohasem létezett azelőtt.
Asla görülmemiş bir şey yaratmak...Tạo ra một thứ chưa từng có.
Asla görülmemiş bir şey yaratmak... Zihnimiz ve ruhumuz dışında daha önce hiç bulunmadığımız bir alan...Criar um espaço que nunca existiu, em que nunca entrámos a não ser no nosso espírito.
Asla görülmemiş bir şey yaratmak...Да създадеш нещо, каквото никога не е имало.
Asla görülmemiş bir şey yaratmak...ליצור משהו שטרם היה,