Ama şu anda bu bizim kendi insanlarımızla ilgili yaratma işini yapan ekibimizle ilgili.Ma per adesso riguarda le nostre stesse persone, i nostri stessi gruppi che fanno la creazione.
Ama şu anda bu bizim kendi insanlarımızla ilgili yaratma işini yapan ekibimizle ilgili.Mas, neste momento, trata-se de lidar com a nossa gente, as nossas equipas que fazem a criação.
Ama şu anda bu bizim kendi insanlarımızla ilgili yaratma işini yapan ekibimizle ilgili.Pero ahora mismo es en el trato con nuestra propia gente, nuestros propios equipos que están creando.
Ama şu anda bu bizim kendi insanlarımızla ilgili yaratma işini yapan ekibimizle ilgili.Но сега става дума за собствените ни хора, собствените ни екипи, които се занимават с творчеството.
Ama şu anda bu bizim kendi insanlarımızla ilgili yaratma işini yapan ekibimizle ilgili.אבל עכשיו זה בטיפול באנשים שלנו,
Ama şu anda bu bizim kendi insanlarımızla ilgili yaratma işini yapan ekibimizle ilgili.و لكن في الوقت الراهن, إنها تتعامل مع أناساً خاصتنا,
Ama şu anda bu bizim kendi insanlarımızla ilgili yaratma işini yapan ekibimizle ilgili.私が属するクリエーティブチーム これは私の実話です
Ama yaratmaktan ve paylaşmaktan da hoşlanıyoruz.Aber wir erstellen scheinbar auch gerne Dinge und teilen sie gerne mit anderen.
Ama yaratmaktan ve paylaşmaktan da hoşlanıyoruz.Ale ukazuje sa, že tiež radi vytvárame, a radi zdieľame.
Ama yaratmaktan ve paylaşmaktan da hoşlanıyoruz.Ale ukazuje se, že také rádi tvoříme a rádi sdílíme.
Ama yaratmaktan ve paylaşmaktan da hoşlanıyoruz.Dar s-a dovedit că ne place și să creăm, și ne place să împărtășim.
Ama yaratmaktan ve paylaşmaktan da hoşlanıyoruz.De kiderült, hogy alkotni is szeretünk, és szeretünk megosztani.
Ama yaratmaktan ve paylaşmaktan da hoşlanıyoruz.하지만 드러난 바는, 우리가 마찬가지로 창조하기, 그리고 나누기도 좋아한다는 것입니다.
Ama yaratmaktan ve paylaşmaktan da hoşlanıyoruz.Maar blijkbaar creëren we ook graag en delen we graag.
Ama yaratmaktan ve paylaşmaktan da hoşlanıyoruz.Mais il s'avère que nous aimons aussi créer, et nous aimons partager.
Ama yaratmaktan ve paylaşmaktan da hoşlanıyoruz.Mas acontece que também gostamos de criar, e gostamos de partilhar.
Ama yaratmaktan ve paylaşmaktan da hoşlanıyoruz.Ma sembra che ci piaccia anche creare, e condividere.
Ama yaratmaktan ve paylaşmaktan da hoşlanıyoruz.Nhưng chúng ta hóa ra cũng thích chế tạo và chia sẻ.
Ama yaratmaktan ve paylaşmaktan da hoşlanıyoruz.Pero resulta que también nos gusta crear, y nos gusta compartir.
Ama yaratmaktan ve paylaşmaktan da hoşlanıyoruz.Αλλά φαίνεται πως μας αρέσει επίσης να δημιουργούμε, και μας αρέσει να μοιραζόμαστε.
Ama yaratmaktan ve paylaşmaktan da hoşlanıyoruz.Але також виявляється, що нам подобається створювати та ділитися цим з іншими.
Ama yaratmaktan ve paylaşmaktan da hoşlanıyoruz.Но оказалось, нам еще нравится и творить, и делиться тем, что мы сделали, с другими.
Ama yaratmaktan ve paylaşmaktan da hoşlanıyoruz.Но се оказва, че също обичамв да създаваме и обичаме да споделяме.
Ama yaratmaktan ve paylaşmaktan da hoşlanıyoruz.אבל מתברר שאנחנו גם אוהבים ליצור, ואנחנו אוהבים לחלוק.
Ama yaratmaktan ve paylaşmaktan da hoşlanıyoruz.ولكن يبدو أننا أيضًا نحب أن نصنع، ونحب أن نشارك.
Ama yaratmaktan ve paylaşmaktan da hoşlanıyoruz.好きなことがはっきりしました 古くからある人間のモチベーションと
Ancak beni ilgilendiren şey, hiç var olmamış bir alanı yaratmaktır.Aber einen Raum zu schaffen, den es noch nie zuvor gegeben hat, das interessiert mich.
Ancak beni ilgilendiren şey, hiç var olmamış bir alanı yaratmaktır.Ami igazán érdekel az olyan teret létrehozni, ami azelőtt nem létezett.
Ancak beni ilgilendiren şey, hiç var olmamış bir alanı yaratmaktır.Dar crearea unui spaţiu care nu a mai existat este ceea ce mă interesează.
Ancak beni ilgilendiren şey, hiç var olmamış bir alanı yaratmaktır.그러나 저는 한번도 존재한 적이 없는 공간을 창조하는 걸 매우 좋아합니다.
Ancak beni ilgilendiren şey, hiç var olmamış bir alanı yaratmaktır.Mais c'est de créer un espace qui n'a jamais existé qui m'intéresse.
Ancak beni ilgilendiren şey, hiç var olmamış bir alanı yaratmaktır.Ma quello che interessa a me è creare uno spazio mai esistito.
Ancak beni ilgilendiren şey, hiç var olmamış bir alanı yaratmaktır.Mas o que me interessa é criar um espaço que nunca existiu.
Ancak beni ilgilendiren şey, hiç var olmamış bir alanı yaratmaktır.Nhưng để tạo ra một không gian chưa từng tồn tại là điều làm tôi hứng thú.
Ancak beni ilgilendiren şey, hiç var olmamış bir alanı yaratmaktır.Pero crear un espacio que jamás ha existido es lo que me interesa.
Ancak beni ilgilendiren şey, hiç var olmamış bir alanı yaratmaktır.Но онова, което ме интересува, е създаването на пространство, което никога не е съществувало.
Ancak beni ilgilendiren şey, hiç var olmamış bir alanı yaratmaktır.אבל מה שמעניין אותי הוא ליצור מרחב שלא התקיים בעבר;
Ancak beni ilgilendiren şey, hiç var olmamış bir alanı yaratmaktır.ولكن خلق فراغ لم يوجد من قبل هو مايستهويني
Ancak beni ilgilendiren şey, hiç var olmamış bir alanı yaratmaktır.未だかつて存在したことのないもの
Ancak bundan sonra, mutlu bir gezegen yaratmaya baslayabiliriz.A až tým začneme vytvárať šťastnú planétu.
Ancak bundan sonra, mutlu bir gezegen yaratmaya baslayabiliriz.En dan beginnen we een gelukkige planeet te creëren.
Ancak bundan sonra, mutlu bir gezegen yaratmaya baslayabiliriz.E poi cominceremo a creare un pianeta felice.
Ancak bundan sonra, mutlu bir gezegen yaratmaya baslayabiliriz.És ekkor majd elkezdünk egy boldog bolygót teremteni.
Ancak bundan sonra, mutlu bir gezegen yaratmaya baslayabiliriz.Et alors nous commencerons à créer une planète heureuse.
Ancak bundan sonra, mutlu bir gezegen yaratmaya baslayabiliriz.이것이 행복한 지구를 만드는 시작입니다.
Ancak bundan sonra, mutlu bir gezegen yaratmaya baslayabiliriz.Lalu kita mulai menciptakan Bumi yang bahagia.
Ancak bundan sonra, mutlu bir gezegen yaratmaya baslayabiliriz.Och så påbörjar vi skapandet av en lycklig planet.
Ancak bundan sonra, mutlu bir gezegen yaratmaya baslayabiliriz.Og så er vi i gang med at skabe en lykkelig planet.
Ancak bundan sonra, mutlu bir gezegen yaratmaya baslayabiliriz.Și atunci vom începe să creăm o planetă fericită.
Ancak bundan sonra, mutlu bir gezegen yaratmaya baslayabiliriz.Só nessa altura, começaremos a criar um planeta feliz.
Ancak bundan sonra, mutlu bir gezegen yaratmaya baslayabiliriz.Teprve pak začneme vytvářet šťastnou planetu.
Ancak bundan sonra, mutlu bir gezegen yaratmaya baslayabiliriz.Und dann beginnen wir damit, einen glücklichen Planeten zu erschaffen.
Ancak bundan sonra, mutlu bir gezegen yaratmaya baslayabiliriz.Và thế là chúng ta bắt đầu tạo ra một hành tinh hạnh phúc.
Ancak bundan sonra, mutlu bir gezegen yaratmaya baslayabiliriz.Wtedy zaczniemy tworzyć szczęśliwą planetę.
Ancak bundan sonra, mutlu bir gezegen yaratmaya baslayabiliriz.Y entonces comenzaremos a crear un planeta feliz.
Ancak bundan sonra, mutlu bir gezegen yaratmaya baslayabiliriz.Και τότε αρχίζουμε να δημιουργούμε έναν χαρούμενο πλανήτη.
Ancak bundan sonra, mutlu bir gezegen yaratmaya baslayabiliriz.И затем мы начнём создавать счастливую планету.
Ancak bundan sonra, mutlu bir gezegen yaratmaya baslayabiliriz.И тогава ще започнем да създаваме щастлива планета.
Ancak bundan sonra, mutlu bir gezegen yaratmaya baslayabiliriz.ואז אנחנו מתחילים ליצור כוכב מאושר.
Ancak bundan sonra, mutlu bir gezegen yaratmaya baslayabiliriz.لكي نستطيع صناعة كوكب سعيد