Ama anlamı yaratmak için sürece ve içeriğe ihtiyacınız vardır.レナード バーンスタインは
Ama bir organizasyon yaratma deneyimi istiyorlar.Aber sie wollen Erfahrung in Organisationsgründung sehen.
Ama bir organizasyon yaratma deneyimi istiyorlar.Ale oni oczekują doświadczenia w tworzeniu organizacji.
Ama bir organizasyon yaratma deneyimi istiyorlar.Dar ei vor experiența de întemeiere a unei organizații.
Ama bir organizasyon yaratma deneyimi istiyorlar.Maar ze willen ervaring in het creëren van een organisatie.
Ama bir organizasyon yaratma deneyimi istiyorlar.Ma vogliono esperienza nel creare un organizzazione.
Ama bir organizasyon yaratma deneyimi istiyorlar.Nhưng họ cần kinh nghiệm trong việc tạo lập một tổ chức.
Ama bir organizasyon yaratma deneyimi istiyorlar.Pero experiencia creando una organización.
Ama bir organizasyon yaratma deneyimi istiyorlar.VC가 원하는 것은 조직을 만든 경험입니다.
Ama bir organizasyon yaratma deneyimi istiyorlar.Но те искат опит в създаването на организация.
Ama bir organizasyon yaratma deneyimi istiyorlar.Нужен опыт создания организации. Следующее - знания.
Ama bir organizasyon yaratma deneyimi istiyorlar.אבל הם רוצים נסיון בהקמת ארגון
Ama bir organizasyon yaratma deneyimi istiyorlar.لكن , إنهم يريدون الخبرة في خلق المنظمة.
Ama bir organizasyon yaratma deneyimi istiyorlar.次は 知識 です
Ama bu aslında gerçekliği yaratma hayaliniz ile ilgili bir şey.A přemluvil jsem je, aby zafinancovali expedici.
Ama bu aslında gerçekliği yaratma hayaliniz ile ilgili bir şey.Een ik overtuigde ze een expeditie te financieren.
Ama bu aslında gerçekliği yaratma hayaliniz ile ilgili bir şey.E li ho convinti a finanziare una spedizione.
Ama bu aslında gerçekliği yaratma hayaliniz ile ilgili bir şey.Et je leur ai parlé de financer une expédition.
Ama bu aslında gerçekliği yaratma hayaliniz ile ilgili bir şey.Így beszéltem rá őket, hogy adjanak pénzt az expedícióra.
Ama bu aslında gerçekliği yaratma hayaliniz ile ilgili bir şey.그렇게 그 분들이 탐사에 자금을 대도록 꼬드겼죠.
Ama bu aslında gerçekliği yaratma hayaliniz ile ilgili bir şey.Och jag övertalade dom att finansiera en expedition.
Ama bu aslında gerçekliği yaratma hayaliniz ile ilgili bir şey.Og jeg overtalte dem til at finansiere ekspeditionen.
Ama bu aslında gerçekliği yaratma hayaliniz ile ilgili bir şey.Puhuin heidät rahoittamaan tutkimusmatkan.
Ama bu aslında gerçekliği yaratma hayaliniz ile ilgili bir şey.(Risos)
Ama bu aslında gerçekliği yaratma hayaliniz ile ilgili bir şey.Și i-am convins să finanțeze o expediție.
Ama bu aslında gerçekliği yaratma hayaliniz ile ilgili bir şey.Udało mi się przekonać wytwórnię do ufundowania ekspedycji.
Ama bu aslında gerçekliği yaratma hayaliniz ile ilgili bir şey.Und ich überredete sie, eine Expedition zu finanzieren.
Ama bu aslında gerçekliği yaratma hayaliniz ile ilgili bir şey.Và tôi dụ được họ tài trợ cho chuyến du hành.
Ama bu aslında gerçekliği yaratma hayaliniz ile ilgili bir şey.Y hablé con ellos para financiar una expedición.
Ama bu aslında gerçekliği yaratma hayaliniz ile ilgili bir şey.Έτσι τους έπεισα να χρηματοδοτήσουν μια αποστολή.
Ama bu aslında gerçekliği yaratma hayaliniz ile ilgili bir şey.И ги убедих да финансират експедицията.
Ama bu aslında gerçekliği yaratma hayaliniz ile ilgili bir şey.И я их заставил оплатить экспедицию.
Ama bu aslında gerçekliği yaratma hayaliniz ile ilgili bir şey.І я вмовив їх профінансувати екпедицію.
Ama bu aslında gerçekliği yaratma hayaliniz ile ilgili bir şey.ושכנעתי אותם לממן משלחת.
Ama bu aslında gerçekliği yaratma hayaliniz ile ilgili bir şey.وقد أقنعتهم بتمويل رحلة استكشافية .
Ama bu aslında gerçekliği yaratma hayaliniz ile ilgili bir şey.(笑)
Ama bu da başka bir yol. Devamını yaratmak için bir yaratıcı olarak çalışıyorum.Dar aceasta este una din atribuțiile mele ca inventator: să creez o continuare.
Ama bu da başka bir yol. Devamını yaratmak için bir yaratıcı olarak çalışıyorum.Maar dit is een andere manier: ik werk als uitvinder om een vervolg te maken.
Ama bu da başka bir yol. Devamını yaratmak için bir yaratıcı olarak çalışıyorum.Но това е друг начин, по който работя като изобретател - да създавам продължения.
Ama bu da başka bir yol. Devamını yaratmak için bir yaratıcı olarak çalışıyorum.Но это другой путь изобретателя: я изобретаю, создавая продолжение и развивая игры.
Ama bu üç bilyon baz çiftini alarak aslında bir insan yaratmak üzere gereken bilgiyi deşifre ediyorsunuz.Ale keď sa tieto tri miliardy bázových párov, že ste
Ama bu üç bilyon baz çiftini alarak aslında bir insan yaratmak üzere gereken bilgiyi deşifre ediyorsunuz.Eles poderiam assumir 64 combinações diferentes ou permutações, esta UAC aqui.
Ama bu üç bilyon baz çiftini alarak aslında bir insan yaratmak üzere gereken bilgiyi deşifre ediyorsunuz.Jag kan bara ha fyra olika saker i denna lilla hink här.
Ama bu üç bilyon baz çiftini alarak aslında bir insan yaratmak üzere gereken bilgiyi deşifre ediyorsunuz.Maar dat is nog niet voldoende.
Ama bu üç bilyon baz çiftini alarak aslında bir insan yaratmak üzere gereken bilgiyi deşifre ediyorsunuz.Ti z vás, kdo rádi zvedají činky si možná vybaví reklamy na doplňky stravy obsahující aminokyseliny.
Ama bu üç bilyon baz çiftini alarak aslında bir insan yaratmak üzere gereken bilgiyi deşifre ediyorsunuz.אבל שלושת מיליארד הבסיסים הללו
Ama bu üç bilyon baz çiftini alarak aslında bir insan yaratmak üzere gereken bilgiyi deşifre ediyorsunuz.لكن عندما نذكر الـ ٣ زوج قاعدي
Ama bu üç bilyon baz çiftini alarak aslında bir insan yaratmak üzere gereken bilgiyi deşifre ediyorsunuz.人を作るのに必要な情報が全て
Amaç hikayeler yaratmak.Aber das Resultat sind immer Geschichten.
Amaç hikayeler yaratmak.Ale celem zawsze jest otrzymywanie historii.
Amaç hikayeler yaratmak.Ale výsledek je vždycky příběh.
Amaç hikayeler yaratmak.Ale výsledkom sú vždy príbehy.
Amaç hikayeler yaratmak.Dar rezultatul trebuie întotdeauna să aibă poveşti.
Amaç hikayeler yaratmak.De az eredményben mindig kell történeteknek lenniük.
Amaç hikayeler yaratmak.그러나 결과는 언제나 이야기를 가지고 있습니다
Amaç hikayeler yaratmak.Maar het resultaat is altijd: verhalen.
Amaç hikayeler yaratmak.Ma il risultato sono sempre delle storie.
Amaç hikayeler yaratmak.Mais le résultat est toujours d'avoir des histoires.
Amaç hikayeler yaratmak.Mas o resultado é sempre ter histórias.
Amaç hikayeler yaratmak.Namun hasilnya selalu memiliki cerita.