Akışın işyerine girişinin daha iyi bir örneğini yaratmam çok zor.Das ist so ungefähr das beste Beispiel, das mir einfällt, wie Flow im Arbeitsbereich funktionieren kann.
Akışın işyerine girişinin daha iyi bir örneğini yaratmam çok zor.Det är det bästa möjliga exemplet på hur flow kommer in på arbetsplatsen.
Akışın işyerine girişinin daha iyi bir örneğini yaratmam çok zor.Ik zou geen beter voorbeeld kunnen verzinnen van hoe flow de werkvloer betreedt.
Akışın işyerine girişinin daha iyi bir örneğini yaratmam çok zor.Jeg kunne ikke selv komme med et bedre eksempel på, hvordan "flow" optræder på en arbejdsplads.
Akışın işyerine girişinin daha iyi bir örneğini yaratmam çok zor.Je ne peux pas améliorer ce bon exemple sur comment le flux s'inscrit dans le lieu de travail
Akışın işyerine girişinin daha iyi bir örneğini yaratmam çok zor.몰입이 업무 환경에 어떻게 적용되는가에 대한 이만큼 좋은 사례는 없을 것입니다.
Akışın işyerine girişinin daha iyi bir örneğini yaratmam çok zor.Ne bi mogel podati boljšega primera, kako zanos vstopi v sfero dela in zaposlovanja.
Akışın işyerine girişinin daha iyi bir örneğini yaratmam çok zor.Nem tudok jobb példát arra, hogy hogyan működik a flow a munkahelyen.
Akışın işyerine girişinin daha iyi bir örneğini yaratmam çok zor.Nevymyslel bych lepší příklad, jak dostat "flow" na pracoviště.
Akışın işyerine girişinin daha iyi bir örneğini yaratmam çok zor.Nie mógłbym dodać nic więcej do tego doskonałego przykładu, jak wprowadzić stan przepływu do miejsca pracy.
Akışın işyerine girişinin daha iyi bir örneğini yaratmam çok zor.Non potrei migliorare questo buon esempio di come l'esperienza ottimale di flow entra nel posto di lavoro.
Akışın işyerine girişinin daha iyi bir örneğini yaratmam çok zor.No podría mejorar este ejemplo de como la fluidez entra en el ambiente de trabajo.
Akışın işyerine girişinin daha iyi bir örneğini yaratmam çok zor.Nu aş putea îmbunătăţi acest exemplu despre cum apare fluxul la locul de muncă.
Akışın işyerine girişinin daha iyi bir örneğini yaratmam çok zor.Tôi không nghĩ có một có một ví dụ nào tốt hơn về việc dòng chảy tiến vào nơi làm việc như thế nào.
Akışın işyerine girişinin daha iyi bir örneğini yaratmam çok zor.Δεν θα μπορούσα να βρω καλύτερο παράδειγμα για το πως η ροή εισέρχεται στον χώρο εργασίας.
Akışın işyerine girişinin daha iyi bir örneğini yaratmam çok zor.Не бих могъл да дам по-добър пример за това, как състоянието на поток е навлязло в работното място.
Akışın işyerine girişinin daha iyi bir örneğini yaratmam çok zor.Это идеальный пример того, как "поток" проникает в организацию.
Akışın işyerine girişinin daha iyi bir örneğini yaratmam çok zor.אינני יכול לתת דוגמא טובה מזו לאיך שזרימה נכנסת למקום העבודה.
Akışın işyerine girişinin daha iyi bir örneğini yaratmam çok zor.ولا أستطيع الإضافة على هذا الكلام، فهو مثال جيد لكيفية دخول التدفق إلى مكان العمل
Akışın işyerine girişinin daha iyi bir örneğini yaratmam çok zor.これ以上よい例を思いつきません 我々の研究ではこれまでに
(Alkışlar) Bejeweled'i ben yaratmadım.(Vỗ tay) Tôi không.. tạo ra "Bejeweled", không tranh công được.
Almanlarla Fransızlar birleşmiş Avrupa'yı yaratma konusunda çok başarılılar.독일인들과 프랑스인들은 통일된 유럽을 만드는 일을 훌륭히 해내고 있습니다.
Almanlarla Fransızlar birleşmiş Avrupa'yı yaratma konusunda çok başarılılar.שהגרמנים והצרפתים עושים עבודה מבריקה כדי ליצור אירופה מאוחדת
Almanlarla Fransızlar birleşmiş Avrupa'yı yaratma konusunda çok başarılılar.ان الالمان والفرنسيين يؤدون عملاً عبقرياً لانشاء اوروبا الموحدة
Almanlarla Fransızlar birleşmiş Avrupa'yı yaratma konusunda çok başarılılar.素晴らしい仕事をしています ドイツとフランスが予期していないことが1つあって
"Altın yaratma" kuralı mali yapı bozulmasın diye.Guld skulle innebära ekonomisk kollaps.
"Altın yaratma" kuralı mali yapı bozulmasın diye.Guld ville indebære et økonomisk kollaps.
"Altın yaratma" kuralı mali yapı bozulmasın diye.Kultakiellolla vältetään taloudellinen kaaos.
"Altın yaratma" kuralı mali yapı bozulmasın diye."Não criar ouro" serve para evitar a desordem financeira.
"Altın yaratma" kuralı mali yapı bozulmasın diye."Nie wytwarzać złota" ma nas chronić przed finansowym chaosem.
"Altın yaratma" kuralı mali yapı bozulmasın diye."No crees oro" es para evitar problemas financieros.
"Altın yaratma" kuralı mali yapı bozulmasın diye."Non creare oro" serve a prevenire il caos nell'economia.
"Altın yaratma" kuralı mali yapı bozulmasın diye.Η δεύτερη εντολή αφορά στην αποφυγή οικονομικής αναταραχής.
"Altın yaratma" kuralı mali yapı bozulmasın diye."Не производить золота" - чтобы избежать финансовых беспорядков.
"altın yaratma," ve "insanları değiştirme."-"älä valmista kultaa, äläkä muovaa ihmisiä."
"altın yaratma," ve "insanları değiştirme.""Gör inte guld" och "skapa inte människor."
"altın yaratma," ve "insanları değiştirme.""não criar ouro" e "não inventar pessoas".
"altın yaratma," ve "insanları değiştirme.""Nie wytwarzać złota", "Nie tworzyć ludzi".
"altın yaratma," ve "insanları değiştirme.""No crees oro" y "No crees personas".
"altın yaratma," ve "insanları değiştirme.""non trasmutare l'oro" e "non creare esseri umani".
"altın yaratma," ve "insanları değiştirme."- "skab ikke guld" og "skab ikke mennesker."
"altın yaratma," ve "insanları değiştirme.""μη δημιουργείτε χρυσό" και "μη φτιάχνετε ανθρώπους".
"altın yaratma," ve "insanları değiştirme.""не производить золота" и "не создавать людей".
Ama anlamı yaratmak için sürece ve içeriğe ihtiyacınız vardır.Aber man braucht Prozess und Inhalt, um Sinn zu erschaffen.
Ama anlamı yaratmak için sürece ve içeriğe ihtiyacınız vardır.Ale aby stworzyć znaczenie, potrzebny jest proces i treść.
Ama anlamı yaratmak için sürece ve içeriğe ihtiyacınız vardır.Ale potřebujete mít proces a obsah, aby vznikl význam.
Ama anlamı yaratmak için sürece ve içeriğe ihtiyacınız vardır.Dar trebuie să ai proces și conținut pentru a crea sens.
Ama anlamı yaratmak için sürece ve içeriğe ihtiyacınız vardır.De szükség van folyamatra és tartalomra, hogy a jelentés létrejöjjön.
Ama anlamı yaratmak için sürece ve içeriğe ihtiyacınız vardır.그런데 과정과 내용이 있을 때 의미가 만들어집니다.
Ama anlamı yaratmak için sürece ve içeriğe ihtiyacınız vardır.Maar je hebt proces én inhoud nodig om betekenis te creëren.
Ama anlamı yaratmak için sürece ve içeriğe ihtiyacınız vardır.Mais vous avez besoin d'un processus et de contenu pour créer le sens.
Ama anlamı yaratmak için sürece ve içeriğe ihtiyacınız vardır.Ma occorrono sia il processo che il contenuto per creare il significato.
Ama anlamı yaratmak için sürece ve içeriğe ihtiyacınız vardır.Men du måste ha process och innehåll för att skapa innebörd.
Ama anlamı yaratmak için sürece ve içeriğe ihtiyacınız vardır.Pero se necesita tener un proceso y un contenido para crear el significado.
Ama anlamı yaratmak için sürece ve içeriğe ihtiyacınız vardır.Tapi anda memerlukan proses dan isi untuk menciptakan makna.
Ama anlamı yaratmak için sürece ve içeriğe ihtiyacınız vardır.Αλλά πρέπει να έχεις μέθοδο και περιεχόμενο για να δημιουργήσεις το νόημα.
Ama anlamı yaratmak için sürece ve içeriğe ihtiyacınız vardır.Но е нужно да имате процес и съдържание, за да създадете значението.
Ama anlamı yaratmak için sürece ve içeriğe ihtiyacınız vardır.Но этот процесс необходимо наполнить содержанием, чтобы создать смысл.
Ama anlamı yaratmak için sürece ve içeriğe ihtiyacınız vardır.אבל אתה צריך תהליך ותוכן כדי ליצור את המשמעות.
Ama anlamı yaratmak için sürece ve içeriğe ihtiyacınız vardır.ولكن يحتاج الى السياق والمحتوى لخلق معنى