yaratıcı ile cümle
yaratıcı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Orijinal olan tipik olarak yaratıcı eylemin ürünüdür, taklid değildir.The original is typically the product of a creative act, the forgery isn't.
Dönemimizdeki yaratıcılığa ne oldu?What happens to creativity in our age?
Evrenin yaratıcı bizzat dedi kiThe creator of the universe himself has told us not to spare the rod,
Hiç yaratıcı değil.No creativity, whatsoever.
Peki, bana ne gibi yaratıcı ve tatlı bir ödül vermek isterdin?So what kind of creative and sweet reward did you want to give me?
Yani Notch yaratıcı!So Notch is the creator!
Ya da siz, şehrimizdeki 900 en yaratıcı insan, siz ne olacaksınız?Or will it be you, you the 900 most creative people of our city?
Peki ya Kore yemekleri yapmak için yaratıcı fikirler bulsak?How about we find creative ways to make Korean food?
Şaşırtıcı derecede becerikli ve yaratıcı olabiliriz.We can be astonishingly inventive and creative.
Neşe dolu ve yaratıcı bir süreç bu, aynı zamanda bilgilendirici.It's a process which is playful and creative and informative.
Bakalım doğru anlamış mıyım, Matt Groening (Simpsons'ın yaratıcısı).Let me see if I got this straight, Matt.
Gerçekleşmekte olan kültürel yayılımın çoğu parlak, yeni, yaratıcı düşünme ürünü değil.Well, most of the cultural spread that goes on is not brilliant, new, out-of-the-box thinking.
Yani modacılar bu yaratıcı endüstride... hayal edilebilecek en geniş... palete sahip olan kişiler.Now, fashion designers have the broadest palette imaginable in this creative industry.
Tabii ki bu taklit kültürünün yaratıcı süreç üzerinden bir takım etkileri de var. ...Now of course, there's a bunch of effects that this culture of copying has on the creative process.
Telif hakkı olmadan daha yaratıcı oluyorlarmış.They thought it'd be more innovative without it.
Yaraticilik yaratmakla bir basa cikis seklidir.Creativity is how we cope with creation.
Dusunecek olursaniz--aslinda, yaraticilik ve nedensellik birbiriyle baglantilidir.When you think about -- you know, creativity has a lot to do with causality too.
Rastgele numara yaratıcılarını da öngörmekle ilgilenmiyorum, aslında insanlar beni arayıpI'm not engaged in predicting random number generators.
Bir design ın illa ki zeki bir yaratıcıya ihtiyacı oldugunu düşünülebilirdi.You would have thought it stands to reason that design requires an intelligent designer.
Büyük yaratıcılık.Great creativity.
Yoksun zamanlarda büyük yaratıcılık gereksiniriz,In times of need, we need great creativity.
Büyük yaratıcılık, saçmaca, şaşırtıcı, anlamlı ve anlamsızca güçlüdür.Great creativity is astonishingly, absurdly, rationally, irrationally powerful.
Büyük yaratıcılık politikacıları seçtirir veya partileri düşürür.Great creativity can make politicians electable, or parties unelectable.
Yaratıcılık ezilmişin tişörtümüzde sloganı dudaklarımızdaki deyiştir.Creativity is the meme-maker that puts slogans on our t-shirts and phrases on our lips.
Bilim akıllıdır, ancak büyük yaratıcılık daha sihirlidir, az bilinir.Science is clever, but great creativity is something less knowable, more magical.
Yaratıcı hoş ayrıntılarla bizi değişik davranmaya zorlar.To tempt us to act differently with delightful creative scraps.
Büyük yaratıcılık kazanmalı, basit ve kesin.Great creativity is needed to take it all, make it simple and sharp.
İklim değişikliğine karşı yaratıcı olalım.Let's get creative against climate change.
Görsel işlere karşı kendime has yaratıcı bir yaklaşımım var.So I have a particular imaginative approach to visual work.
Şuna inanıyorum ki, toplumda gerçek yaratıcı görsel işler çok önemlidir.But I've come to believe that truly imaginative visual work is extremely important in society.
Daha önce kendimi yaratıcı bir insan olarak hiç düşünmemiştim.I had never before thought of myself as a creative person.
Kısaca, oyuncular oyun boyunca yaratıcılığa teşvik ediliyorlar.So pretty much players are encouraged to be very creative in the game.
Yaratıcı kararlar alıp onları çok çok daha rahat bir şekilde uygulamamı sağlıyor (kumanda).And so I make these creative decisions and can execute them in a much, much simpler way.
Pekala, tekrar dörtlüğe başlayacağız. Şey, çok.... oldunuz yaratıcı, sizce de öyle değil mi?Okay, we're going to start that verse again. ♫ Well, you've been so ... ♫
Bu yaratıcılık için iyi.It's good for your creativity.
Ben en sıradan, en basit, en yaratıcı olmayan sözleri yazmaya çalıştım.I tried to make the most banal, the most simple, the most ingenious text about it.
Yaratıcı çocuklar, entellektüel çocuklar ve fırsata hasretler.-- inventive kids, intellectual kids -- and starved of opportunity.
Ve yaratıcılığa da.And they value creativity.
Devamını yaratmak için bir yaratıcı olarak çalışıyorum.I work as an inventor is to create a sequel.
Artık herkes kendini yaratıcı olarak görüyor, sadece bir izleyici olarak değil.Everybody now considers themselves a creator, and not just a viewer.
Çünkü iş yaratıcılığa ve liderliğe geldiğinde içe dönüklerin en iyi yaptıkları şeye ihtiyacımız var.Because when it comes to creativity and to leadership, we need introverts doing what they do best.
Bunun nedeni yaratıcılığın önemli bir bileşeninin yalnızlık olması.And this is because solitude is a crucial ingredient often to creativity.
Bu an, içinizdeki potansiyeli ve yaratıcılığınızı motive etme vaktidir.That's the moment when you have to motivate your inner potential, your creativity.
Bu sadece komik bir başlık değil. Bu yaratıcı.Now, it's not just a funny headline -- it's innovative.
Bu yaratıcı bir pazarlama kampanyası.It's an innovative marketing campaign.
PIPA is PROTECTIP'in kısaltması, o da Ekonomik Yaratıcılığa KarşıPlPA is short for PROTECTlP, which is itself short for
Bence devlet okulları yaratıcılığı öldürüyor.I think public schools are killing creativity.
Ben daha çok bu tür yaratıcı uygulamalarla ilgiliyim.I'm more interested in the creative applications we can do with this.
Prenses sarayda değil... ...bu yüzden geceleri yaratıcı bir şekilde değerlendirmemiz gerek.The princess isn't in the Palace, so there's a need for us to spend a rather creative night.
Kavrama yetiniz gelişir, yaratıcılığınız gelişir, enerji seviyeniz yükselir.Your intelligence rises, your creativity rises, your energy levels rise.
Yani, yaratıcılık ortaya çıkacak yer arıyordu.That was -- the creativity had to find its outlet somehow.
Panik yaratıcılığa ulaşmanın harika bir yoludur, çünkü sadece o zaman zihninizden kurtuluyorsunuz.Panic is the great access of creativity because that's the only way to get rid of your mind.
Boşluktan bir yaratıcılık anı çıkar.Out of the emptiness comes a moment of creativity.
Geceleri orada yatar, ağlardım, çünkü hayalgücüm yaratıcılığa ulaşamıyordu.And I would lie there crying at night because my imagination could not touch creativity.
Aynen öğrenciler veya çok yaratıcı insanlar, yazarlar ve bu tür insanlar gibi.The same with students or highly creative people, writers and people like that.
Bunlardan bir tanesi yaratıcılığa olan etkisidir.And one of those effects has to do with creativity.
Yaratıcılığımın engellenmesi bir yana, çok daha üretken, çok daha yaratıcı yazabiliyordum.Far from my creativity being inhibited,
Öğretmenlerin pedagojide yaratıcı yenilikler yapmalarına fırsat tanıyorlar.They enable their teachers to make innovations in pedagogy.
Yüksek başarılı sistemler öğretmenleri ve okul müdürlerini daha yaratıcı yaptılar.High-performing systems have made teachers and school principals inventive.
İlk önce çalışanlarımızdan, olabildikleri kadar yaratıcı olmalarını istiyoruz.First we start by we want to have our employees to be as imaginative as they can.