Tom Mary'den daha yaratıcı.Tom is more creative than Mary.
Eğlence için yaşayan yaratıkları öldürmemelisin.You shouldn't kill living creatures for fun.
Tom benden daha yaratıcıdır.Tom is more creative than me.
Ben yaratıcı bir adamım.I'm a creative guy.
Bilim kurgu son derece yaratıcı bir türe sahiptir.Science fiction is a highly imaginative genre.
İnsan bir alışkanlık yaratıcısıdır.The human being is a creature of habit.
Tom yaratıcı bir kişidir.Tom is a creative person.
Biz duygusal yaratıklarız.We are emotional creatures.
Eğer onu yapmazsam sorun yaratır mı?Is it OK if I don't do that?
İçeri girmezsem sorun yaratır mı?Is it OK if I don't come in?
Yaratılanlardan fazla yaratıcı vardır.There are more creators than creations.
Evren hakkında düşünmek bende her zaman varoluşsal bir kriz yaratır.Thinking about the universe always gives me an existential crisis.
Onun yaratıcılığı tükendi.His creativity ran out.
Ejderhalar tehlikeli yaratıklardır.Dragons are dangerous creatures.
Ejderhalar güçlü yaratıklardır.Dragons are powerful creatures.
Yaratılışçılık bir yalandır.Creationism is a lie.
Mary, Tom'un şimdiye kadar gördüğü en büyüleyici yaratıktı.Mary was the most enchanting creature that Tom had ever seen.
İnsan gerçekten yaratılışın zirvesi midir yoksa sadece bir hilkat garibesi midir?Is man really the pinnacle of Creation, or just a freak of nature?
O yaratığı sürükledi.He dragged the creature.
O, yaratıkları sürükledi.He dragged the creatures.
Lucario, Pokémon dizisindeki bir yaratıktır.Lucario is a creature in the Pokémon series.
Tom'un yaratıcı olduğunu biliyorum.I know that Tom is creative.
Tom'un çok yaratıcı olmadığını biliyordum.I knew Tom wasn't very creative.
Tom bana Mary'nin yaratıcı olduğunu düşündüğünü söyledi.Tom told me that he thought Mary was creative.
Bunu yememek sorun yaratır mı?Is it OK not eat this?
Tom eskiden olduğu kadar yaratıcı değildir.Tom isn't as creative as he used to be.
Tom, Mary'nin yaratıcı olduğunu söyledi.Tom said that Mary was creative.
Tom ve Mary ikisi de çok yaratıcı, değil mi?Tom and Mary are both very creative, aren't they?
Tom ve Mary ikisi de yaratıcı, değil mi?Tom and Mary are both creative, aren't they?
Sambo, Sovyet Kızıl Ordu tarafından yaratılmış bir Rus dövüş sanatıdır.Sambo is a Russian martial art created by the Soviet Red Army.
Tom, Mary'nin göründüğü kadar yaratıcı görünmüyordu.Tom didn't seem to be as inspired as Mary seemed to be.
Tom'un çok yaratıcı olacağını düşünmemiştim.I didn't think Tom would be so creative.
Tom'un göründüğü kadar yaratıcı görünmüyorsun.You don't seem to be as creative as Tom seems to be.
Onu yapmak için yaratıldım.I'm being made to do that.
Tom'un Mary kadar yaratıcı olduğunu sanmıyorum.I don't think Tom is as creative as Mary.
Tom kadar yaratıcı görünmüyorsun.How about Monday?
Bu "arkadaşlar" senin üzerinde kötü bir etki yaratıyor.These "friends" are a bad influence on you.
Biz bir fark yaratıyoruz.We are making a difference.
Aslanlar muhteşem yaratıklardır.Lions are magnificent creatures.
Mary çok yaratıcıdır.Mary is very inventive.
Baban yaratıcı mı?Is your father creative?
Tom ve Mary oldukça yaratıcılar, değil mi?Tom and Mary are pretty creative, aren't they?
Yaratıcısın, değil mi?You're creative, aren't you?
Tom ve Mary yaratıcıdır.Tom and Mary are creative.
Tom yaratıcı bir adam, değil mi?Tom is a creative guy, isn't he?
Köfteli makarna New York'ta yaşayan İtalyan göçmenler tarafından yaratılmıştır.Spaghetti with meatballs was invented by Italian immigrants living in New York City.
Tom'un pek yaratıcı biri olmadığını biliyorum.I know Tom isn't very creative.
Ejderha mitolojik bir yaratıktır.Dragons are fictional creatures.
Ejderler efsanevi yaratıklardır.Dragons are fictional creatures.
Her arz kendi talebini yaratır.Supply creates its own demand.
Memleketimin şarkıları bende sıla hasreti yaratıyor.Songs from my country make me homesick.
Benliğini tanıyan, yaratıcısını tanır.He who knows himself knows his Lord.
Bazı insanlar COVİD-19'un laboratuarda yaratıldığını söylüyorlar.Some people say that COVID-19 was created in a lab.
İstiridye inciler yaratır, arı balı yaratır ve insanlar problem yaratır.The oyster creates pearls, the bee creates honey, and humans create problems.
Yaratığın gözleri daha parlak parlamaya başladı.The creature's eyes began to glow brighter.
Gunter yaratığın başını kaldırdığını ve ona doğru döndüğünü gördü.Gunter saw the creature raise its head and turn towards him.
Yaratık, Gunter için geliyor.The creature is coming for Gunter.
Gunter, yaratığın onu takip ettiğini biliyor.Gunter knows the creature has been following him.
Karl, yaratıklardan birinin kolunu kopardı.Karl severed the arm of one of the creatures.
Karl odada hareket eden bir yaratık gördü.Karl spotted a creature moving in the room.