Çünkü Şeytan insanın yaratılmasına itiraz etmiştir.Mais le diable persuada le peuple de le tuer, lui qui ruinait leur culte.
Ninhursag tarafından Enki'nin vücudunu iyileştirmek için yaratılan sekiz tanrıçadan biridir.Ninti est une des huit divinités créées par la déesse Ninhursag pour soigner le corps d'Enki.
Oyuncu daha fazla yaratıkla savaştıkça, daha fazla bilgi canavarlar kitabına (bestiary) eklenir.Lorsque le joueur combat davantage de créatures, de nouvelles informations sont ajoutées dans le bestiaire.
Yoksa yaratılmamış (ezelî ve ebedî) bir varlık mıdır?Le rang le plus haut est celui de Créateur (造物主?).
"Yaratılmışa Hak bak, Yaratan'dan ötürü."Trouvez le créateur ! ».
Kalpleri yaratılış gayesine uygun hareket etme hususunda tenvir eder.Leurs cœurs cessent de battre en même temps.
Yahudilere göre kadının iki tür yaratılışı bulunmaktadır.Or, l'irruption des deux juifs crée le trouble parmi les habitants.
Wikidot sitesi bir rutin olarak yaratıcı yazarlık yarışmaları düzenler.Le site Wikidot organise régulièrement des concours d'écriture.
Alman otomobil üreticileri bu alanda en yaratıcı olanlar arasındadır.Les constructeurs allemands font partie des constructeurs les plus prolifiques dans ce domaine.
Onlar ne yaratılmış, ne yok edilmiştir; ne kirlidir, ne de temiz; ne artarlar, ne de azalır.Dans leur artisanat et dans leurs œuvres, il n'y a ni ordre, ni symétrie, ni rectitude, ni perpendicularité.
Erik Wolpaw ve Kim Swift tarafından yaratılmış, Ellen McLain tarafından seslendirilmiştir.Elle a été créée par Erik Wolpaw et Kim Swift, et Ellen McLain lui prête sa voix.
O kendisinin ateşten, Adem'in ise topraktan yaratıldığı söyler ve secde etmez.Certes il n'y eût ni de coups de feu, ni bombes, ni tués.
Bunlar da kulları, kendi eylemlerinin "yaratıcısı" kabul ediyorlardı.Ils se sont rebellés contre leurs créateurs et les ont détruits.
Bunlar sana sen yaratıldığın gün verildi.Qu’elles se vantent, après cela, de vous avoir donné le jour !
Her biri yaratıldığı tanrının tam tersidir.Il s'agit du dieu suprême de toute création.
Su ile Güneş ve Ay’ın ışığından yaratılmıştır.Sa création, ainsi que celle du Soleil, est postérieure à celle de la Lumière.
Yaratıklar yakaladıkları insanları yememekte, onları üreme için kaçırmaktadır.N'ont-ils pas pensé à la nourriture qu'ils consomment et aux vêtements qu'ils portent ?
Bu durum zayıf bir şok dalgası yaratır.Ce phénomène crée une faible onde de choc.
Stan Lee ve John Romita, Sr. tarafından yaratılmıştır.Il a été créé par Stan Lee et John Romita Sr..
Mezopotamyalıların görüşüne göre insanoğlu tanrılarına hizmet etmek amacıyla yaratılmıştır.Les Anciens mésopotamiens croyaient que l'être humain avait été créé par les dieux pour le servir.
Yaratıkların kendilerine çekmek için Morpheus ile ilişkili Mr. Sandman şarkısını kullandığını öğrenirler.Ils trouvent que la chanson associée à Morpheus, Mr. Sandman, attire les créatures à eux.
Bu olgudan yararlanılarak çeşitli mantıksal kapılar yaratılmıştır.Ce circuit logique est réalisé à l'aide d'un ensemble de portes logiques.
Oyunun amacı yaratıkları öldürmektir.La sauvegarde du jeu prend en compte le fait que des créatures ont été tuées.
Rand yaratığa Gizmo adını verir ve onu oğluna hediye eder.Rand baptise la créature Gizmo et la ramène chez lui pour son fils.
Zapp Brannigan rolü, Phil Hartman için yaratılmıştı.Le personnage de Zapp Brannigan est originellement doublé par Phil Hartman,.
1991 yılından bu yana Rusya Sanatçılar Yaratıcı Birliği üyesidir.Depuis 1997, il est membre de l'Union des artistes russes,,,.
Tahminlere göre kâğıt uçaklar ilk olarak 1909 yılında yaratılmıştır.La première attestation datée de création d'avions de papier se situe en 1909.
Goldsmith 1946'da kurulan Atom Enerjisi Komisyonu'nun yaratıcılarından biridir.Bertrand Goldschmidt est un des créateurs du Commissariat à l'énergie atomique en 1945.
Gorz bunu şöyle açıklıyor: “Biz birbirimizi anlamak için yaratılmışız.”I know from experience we were formed to make each other happy.
Hepsi kendini keşif ve yaratıcılık üzerine.C’est à propos de la découverte de soi-même et de faire preuve de créativité.
Büyük Yaratıcı gücü ifade eder.Une puissance créative.
Joker'in yardımcı yaratıcılarından biri olan Jerry Robinson'a, karakterin portresi oluşturulurken danışıldı.Jerry Robinson, un des cocréateurs du Joker, a été consulté sur la nature du super-vilain.
Büyücüler genellikle bu yaratığı sevmezler.Ils n'aiment habituellement pas la compagnie des humains.
(1) Yaratılmamış olan, fakat kendisi yaratan.Lignes qui créent et non lignes qui décrivent.
Böylece göğüs patlatan (bebek yaratık) kurbanın (örneğin bir insanın) bedenine yerleştirilmiş olur.C'est lui qui le vainquit avec le sort Foudre divinel (Indignation).
1995 PHP dili Rasmus Lerdorf tarafından yaratıldı.Le langage PHP a été créé en 1994 par Rasmus Lerdorf pour son site web.
Bir Titan olan Prometheus gelir ve bu çamurdan insanı yaratır.Dans ce mythe, Prométhée est un Titan qui crée les hommes à partir de la boue.
22 Mart 1848'de yaratılan kabineye Mart Kabinesi adı verildi.Le cabinet qu'il crée le 22 mars 1848 est appelé le cabinet de mars.
Sonra yeni bir insan yaratılır.L'homme sauvé s'accomplit dans une nouvelle création.
Bir Yaratık'dır.Une Créature !
Dumbledore sihirli yaratıkların bakımı dersi için Hagrid'e görev vermiştir.Hagrid fait étudier les Niffleurs en classe de soins aux créatures magiques.
Bu yaratıcı ve üretken dönem II. Dünya Savaşı'nın çıkmasıyla sona erdi.Cette période inventive et productive est interrompue par la Seconde Guerre mondiale.
Yaratılan yeni değerler ise tekrar tekrar kendini aşmak zorundadır.De succès en succès, il se réinvente sans cesse.
Eklentiler geliştiriciler tarafından yaratılmaktadır.Les scripts configure sont générés par des développeurs.
"Çözülen her problem yeni problemler yaratır."Essayer de résoudre toutes les questions qui sont demeurées en suspens". "
'Fundamentalizm'e kısaca yaratılışın kökenini araştırmak denilebilir.Bien sûr, on peut fantasmer sur l'islam en pensant tout de suite à l'intégrisme.
Yaratık'ın tasarımını İsviçreli tasarımcı H.R. Giger yapmıştır.Préfacé par l'artiste suisse H.R. Giger.
Los Angeles'taki Kaliforniya Üniversitesi'nde, yaratıcı yazarlık okumuştur.Elle fait des études à l'Université de Californie à Los Angeles en création littéraire.
Koreograf dans ve hareketleri yaratır ve koordine eder - çoğunlukla müzikaller için.Le chorégraphe crée et coordonne les mouvements et la danse en fonction du caractère de la musique.
Yaratıklar için güzel bir mekan."Créatures abominables."
Kapak resimleri Avusturyalı sanatçı Gottfried Helnwein tarafından yaratılmıştır.La pochette, indissociable de l'album, présente un autoportrait de l'artiste autrichien Gottfried Helnwein.
Bunların üzerinde yalli (ya da makara, hayalî bir yaratık) ve hamsadan (kuğu) oluşan iki friz vardır.Et desquelles y en a de deux espèces, sçavoir masle et femelle.
Kur'an mahluk (yaratık) mıdır?Qui est le Dhu-l-Qarnayn mentionné dans le Coran ?
Analjezikler, öfori yaratır.L'analogie créera le lien.
Otomobil, sinema için kısa zamanda bir yaratıcılık kaynağı hâline gelmiştir.La Bible fournit très tôt une source d'inspiration pour le cinéma.
Shinji Mikami tarafından yaratılmıştır.Le jeu est réalisé par Shinji Mikami.
Dodolar çok akıllı yaratıklar değildi.Les Américains ne sont pas nés plus intelligent.
Yin temelli öğeler arzı yaratırken, yang temelli öğeler göğü yaratırlar.La Vierge est le champ de blé qui donne le pain de l'éternité.
En çok bilim kurgu dizisi Uzay Yolu'nun yaratıcısı olarak bilinmektedir.Il est à ce titre considéré comme l'inventeur de l'ascenseur spatial.
Yaratıcılar senaryoyu özellikle ona göre yazmışlardır .Les scénaristes avaient écrit un rôle spécifiquement pour elle.