Ana içeriğe geç
Sözlük

yaratı ile cümle

yaratı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bunun üzerine, kendine bir kostüm yaratır ve geleceğin Spider-Man'i olur.Danach zieht er sich ein Kostüm wie Spider-Man an und geht auf Verbrecherjagd.
Bu durum tüm enerjisini emmiş ve yaratıcılığını alıp götürmüştür.Sie bekam damit eine Position, die sie mit all ihrer Kraft und Energie ausfüllte.
Ulah prensi III. Vlad'a dayanarak yaratılmıştır.Bei der Schaffung der Figur soll Stoker durch Prinz Vlad III. inspiriert worden sein.
Bir kentin inşa süreci bir mekanın yaratılmasıdır.In Städtebau soll eine Stadt aufgebaut werden.
Hayalî Goa'uld dilinde bu sözcük, "ilk yaratılanlar" ya da "ilk Dünya" anlamına gelmektedir.In der Sprache der Māori Neuseelands bedeutet der Begriff Tiki „Erster Mensch“ oder „Erster Mann“.
Bu yüzden inanca göre tüm yaratılış bu alma arzusunun tezahür(görünüm)leridir.Das Inventar ist nur dann zu errichten, wenn ein Gläubiger es beantragt.
Zebâni adlı şeytani yaratıklar, bu yollarda yaşamaktadır.Die für vom Satan besessenen gehaltenen Kreaturen sollen so für immer an den Ort gebannt werden.
Ama Hanım adlı yaratıcı ruh ile ve May Ana ile de bağlantılıdır.In den Altar ist das Reliquiar der Jungfrau und Märtyrerin Fortunadae sichtbar zur Verehrung eingebettet.
Yaratıcı ellerde kullanımı oldukça eğlenceli bir alettir.Lettern sind in seinen Werken stark eingesetztes Gestaltungselement.
Bulut ve okyanusları yaratır.Die Entstehung der Kontinente und Ozeane.
Ama şu an bir yaratık gibi oynuyor.Derzeit spielt er als Skip.
Angel, onları bir yaratıktan kurtarınca artık durumlar tersine döner.Der Engel ermahnt sie, auf dem rechten Weg in Richtung Himmel zu bleiben und verlässt sie.
Çizer Bob Kane ve yazar Bill Finger tarafından yaratılmıştır.Es basiert auf der gleichnamigen, von Bob Kane und Bill Finger geschaffenen Comicfigur.
Kısa bölümlerin yapıldığı yıllarda her şey durum içinde yaratılmıştı.Während der Jahre der Produktion der Kurzfilme wurde alles in ihrem eigenen Haus erstellt.
Fakat bu ilahın Yaratıcı olmadığı da belirtilir.Gott ist diesbezüglich kein Schöpfer.
Vazo boyama ve heykel sanatına duyduğu ilgi, onun yaratıcılığına da katkıda bulunmuştur.Die Frage des Zeremoniells und der Anteil an der Konzeption von Kunst wird ihn auch weiter interessieren.
Abdul Alhazred, H. P. Lovecraft tarafından yaratılan kurgusal bir karakter.Darrell Schweitzer: Discovering H. P. Lovecraft.
Doktor, yaratıkların evinin orman olduğunu öğrenir.An besagtem See finden die Ermittler ein Holzhäuschen.
Tufan ikinci bir yaratılış aşamasıdır.Tallink sichert sich Option auf zweiten Neubau.
Bütün yaratıklar tek bir kraliçenin çocuğudur.Was aus einer Königin alles werden kann.
Bunyodkor ismi ise "Yaratıcı" anlamında'dır.Dabei bedeutet CA, „was auf kreativer Ebene zu tun ist“.
Yaratığı, tıp okumak için gittiği Ingolstadt'da yaratmıştır.In Ingolstadt erwarb er den Doktortitel.
Mitos dünyanın yaratılışını tasvir eder.Im Mythos wird geschildert, wie die Erde geschaffen wurde.
Bu mitler her biri yaratıcı tanrı olarak görülen farklı tanrılar üzerine eğilmiştir.Sie sind alle wie besoffen von einem tobenden Gott.
Sanatçılar ve yaratıcı meslek grupları yerleşkeye taşınmaya başladı.Handwerker und Gewerbetreibende haben sich angesiedelt.
Kraggler: Kötü bir yaratıktır.Bercik ist ein kreativer Schlesier.
Yüzme külotu yüzme yapanlae için yaratılmışdır.Schwimmen Es darf Freistil geschwommen werden.
Stan Lee ve John Romita, Sr. tarafından yaratılmıştır.Auch diese Figur wurde von Stan Lee, gemeinsam mit John Romita, geschaffen.
SanalAğ, bol ödüllü yazar James Dashner tarafından yaratılan bilim kurgu dizisi.Wie schon die Vorgängerfilme basiert er auf einem Buch des Autors James Dashner.
Yolculuk boyunca hacılar çeşitli hayaletler, canavarlar ve benzeri mitik yaratıklar ve yerlerle karşılaşırlar.Auf dem Weg nach draußen begegnen sie verschiedenen Monster und Gespenstern.
O zamandan beri yazarın yaratıcılığı başladı.Seitdem ist es still geworden um den Autor.
Onun hayal yaratığı ise Agger'dır.Sein Spitzname dort lautet Aggers.
Her ikisi de yaratıcı zekaya dayanır.Beide jedoch verdanken sich dem Scharfsinn.
Sık yaratılan ürün sürümlerinde, teftiş edilmiş, uyarlamış ve test edilmişler dokümante edilebilir.Dort können Brettspiele angesehen, ausprobiert und ausgeliehen werden.
İçecek 1900'lerde yaratıldı.Der Dachausbau erfolgte um 1900.
İngilizce'de "goblin" herhangi bir başbelası küçük yaratığı ifade etmek için kullanılan genel bir terimdir.Das englische Wort „Gopher“ bezeichnet allgemein ein kleines Nagetier.
Fenn-i Tekvin (Yaratılış bilimi) adlı bir çeviri / derleme kitabı vardır.Im Buch der Sprichwörter findet sich eine weitere Darstellung der Schöpfung.
Hesse, çok yaratıcı bir çocuk olduğu gibi güçlü bir ifade mizacına da sahipti.Hermann Hesse war ein sehr fantasievolles Kind und hatte ein ausdrucksstarkes Temperament.
Bu sırada yaratık ayağa kalkar ve yaralarını iyileştirir ve Strickland'ı öldürür.Das Wesen kann sich wundersamerweise selbst heilen und Strickland die Kehle aufschlitzen.
Yaratılışın Fotodramı, Charles Taze Russell'ın yönettiği bir film.Sie betrachten sich als Bewahrer der Lehren von Charles Taze Russell.
Yaratık rolününyse yine David Prowse üstlenir.Die Biografie behandelt den Bodybuilder und Schauspieler David Prowse.
Ama bu kanunlar yaratıldıktan sonra esaslarına uygun olarak kendi kendine işler.Sie haben wegen Ausführung dieser Meiner Anordnungen sogleich das Entsprechende zu verfügen.
Fakat polis yaratığın hiçbir izini bulamaz.Die Polizei gibt an, dass es von der Tochter keine Spur gibt.
Metotları ve teknikleri olağandışı bir şekilde yaratıcıydı.Ideen und Techniken für kreatives Gestalten.
Geus-Tasan: Büyükbaşların ilahi yaratıcısı.Gramlich: Die Wunder der Freunde Gottes.
Bu karakter, eski tenis şampiyonu Bjorn Borg'dan esinlenilerek yaratılmıştır.Das Pseudonym lehnt sich an den Tennischampion Björn Borg an.
Bazı yaratıcılar, onun ailesinin Ördek ailesinin alman branşı olarak farz ederler.Von manchen Systematikern werden die Sandlaufkäfer als eigene Familie gesehen.
Kamera yaratıkların gözünden bakar şekilde çekim yapmaktadır.Die Kameraarbeit würde klarer die Blicke der Darsteller einfangen.
Yeni ürün geliştirilmesi: Yeni ürünlerin yaratılması veya varolanların geliştirilmesi için.Recycling alter Produkte bzw. Herstellung neuer Stoffe.
Öğretmenlik, çocuk tiyatrosu ve yaratıcı drama eğitimi aldı.Sie studierte Pädagogik und Kreatives Drama.
Vili - Üç yaratılış tanrısından biri.Das Personsein des dreieinigen Gottes.
O yaratıcılıktan yoksundur.Il est dépourvu de créativité.
Tazmanya canavarı bir doğaüstü yaratık mı?Le diable de Tasmanie est-il un être surnaturel ?
(4)yaratılmamış ve artık kendisi de yaratmayan.Il n'a jamais engendré, n'a pas été engendré non plus.
Gök yerden ayrılırken yaratılmıştır.Donc le ciel régit la terre.
İnsan, yeryüzünde Allah’ın temsilcisidir ve yaratılmış her şey insanın kullanımına tabii kılınmıştır.Il a créé l'Univers, il a créé la Terre, il a créé les humains, et que reçoit-il en réponse ?
İslam dininin kutsal kitabı Kur'an'da cinlerin insanlardan önce yaratıldığı geçer.Les pattes antérieures portent le livre sur lequel est écrit : Fuit in Die us Érodés Regis.
Heine’nin 2010 senesinde geliştirdiği yeni yaratıcı tekniğe verdiği isimdir.C’est ainsi que Heine a baptisé une nouvelle technique de création qu'il a développée en 2010.
Fakat yaratılıp kendilerinden Adem'e secde etmeleri istendiğinde secdeye kapanırlar.Lorsqu’ils tentent de pénétrer dans le Golan, il se heurtent alors aux hasmonéen.
Prodüksiyon şirketi yaratılır ve prodüksiyon bürosu kurulur.La société de production est créée et un office de production est mis en place.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod