Ana içeriğe geç
Sözlük

yaratı ile cümle

yaratı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
PIPA is PROTECTIP'in kısaltması, o da Ekonomik Yaratıcılığa KarşıPlPA is short for PROTECTlP, which is itself short for
Sanki, bilinç... onu aşmayı tecrübe etmek için bir mücadele algısı yaratıyor gibidir.It is as though consciousness creates a sense of a struggle in order to experience trancending it.
Bence devlet okulları yaratıcılığı öldürüyor.I think public schools are killing creativity.
Onlar için yaratılmışız.We're born for them.
Ona göre bütün iyi yaratılmış karakterlerin bir omurgası var.She believed that all well-drawn characters have a spine.
Bir hikaye anlatırken beklenti de yaratıyor musunuz?When you're telling a story, have you constructed anticipation?
Ve ayrıca, tığ işi hiperbolik yaratıkların sonsuz bir taksonomisi olduğunu keşfettik.And so, too, we've discovered that there is an infinite taxonomy of crochet hyperbolic creatures.
Ben daha çok bu tür yaratıcı uygulamalarla ilgiliyim.I'm more interested in the creative applications we can do with this.
Prenses sarayda değil... ...bu yüzden geceleri yaratıcı bir şekilde değerlendirmemiz gerek.The princess isn't in the Palace, so there's a need for us to spend a rather creative night.
Sizce doğanın en üstün yaratığı bu mu?Is he the highest creation of nature?
Kavrama yetiniz gelişir, yaratıcılığınız gelişir, enerji seviyeniz yükselir.Your intelligence rises, your creativity rises, your energy levels rise.
Her yıl 3.12 ülke yaratıyoruz.We're generating about 3.12 states per year.
Su oluklarında veya kaldırım kenarına çok yakın sürmek bisikletli için pek çok tehlike yaratır.BlKING IN THE GUTTER AREA OR VERY CLOSE TO THE CURB POSES MANY DANGERS FOR A BlKE RlDER.
Yani, yaratıcılık ortaya çıkacak yer arıyordu.That was -- the creativity had to find its outlet somehow.
Çünkü bunu yapabilecek araçları yoktu, bizde bu teknolojiyi yaratıp öyle gittik.They didn't have the means to do it, so we created technology to do it.
Bu bir bağ yaratıyor, bir saygı bağı.Creates a bond, creates a bond of respect.
Panik yaratıcılığa ulaşmanın harika bir yoludur, çünkü sadece o zaman zihninizden kurtuluyorsunuz.Panic is the great access of creativity because that's the only way to get rid of your mind.
Boşluktan bir yaratıcılık anı çıkar.Out of the emptiness comes a moment of creativity.
Geceleri orada yatar, ağlardım, çünkü hayalgücüm yaratıcılığa ulaşamıyordu.And I would lie there crying at night because my imagination could not touch creativity.
Varlığımızı tanımlamak için hikayeler yaratırız.We create stories to define our existence.
Nasıl bir dünya yaratıyorum ve bunun fikri, tasarımı nereden geliyor?What kind of world do I create, and where does the idea, the design of that come?
Aynen öğrenciler veya çok yaratıcı insanlar, yazarlar ve bu tür insanlar gibi.The same with students or highly creative people, writers and people like that.
Bunlardan bir tanesi yaratıcılığa olan etkisidir.And one of those effects has to do with creativity.
Yaratıcılığımın engellenmesi bir yana, çok daha üretken, çok daha yaratıcı yazabiliyordum.Far from my creativity being inhibited,
Sadece detay beklentisini yaratıyor.It's just making you expect the detail.
Öğretmenlerin pedagojide yaratıcı yenilikler yapmalarına fırsat tanıyorlar.They enable their teachers to make innovations in pedagogy.
Yüksek başarılı sistemler öğretmenleri ve okul müdürlerini daha yaratıcı yaptılar.High-performing systems have made teachers and school principals inventive.
Stresi nasıl algılayacağınızı seçtiğinizde biyolojik bir cesaret ve farkındalık yaratıyorsunuz.When you choose to view your stress response as helpful, you create the biology of courage.
Esere bir çok kırışıklık ekliyor, daha fazla kıvrım yaratıyor.[BENKE] He's adding a lot of wrinkles to the piece, making more of the creases...
İlk önce çalışanlarımızdan, olabildikleri kadar yaratıcı olmalarını istiyoruz.First we start by we want to have our employees to be as imaginative as they can.
Sinir kavşakları yaratılabilir veya yok edilebilir.Synapses can be created, and the can be eliminated;
Ve, yaratıcı çabanın heyecanında.And, the thrill of creative effort.*
Bu gezegende gerçekten yaşlanmayan ... ... bazı yaratıklar var.There are some creatures on this planet already that don't really do aging.
Global toplum yararına bir dava sunuyor ve bugünü yaratıyormuş gbi hissediyordum.I felt that I was presenting a case on behalf of the global community to try and create this day.
Bu gün yaratıldı, ama kimse bilmiyor.It's been created; nobody knows.
Peki, böyle bir yaratık olmak nasıl bir şey?Well, what's it like to be this kind of creature?
Fakat sanatçıların tercihi simetriye dair bir beklenti yaratıp sonra onları bozmaktır.But what artists like to do is to set up expectations of symmetry and then break them.
Önce panik yaratırız,sonra onlara çözümü gösteririz.We first create panic, then we show them the solution.
Pile, ne kadar fazla enflasyon yaratırlarsa sizden paranızı o kadar alacaklar.Pile, the higher they make the inflation, the more of your they take.
Aranızda olmaktan çok mutlu ve gururluyum çok, çok yaratıcı ve zeki insanların arasında.I am very happy and honored to be amidst very, very innovative and intelligent people.
Bitkiler ve hayvanlar arasındaki sınırları... ...yıkmaya niyetli her tür yaratık.All manner of creatures that seem to violate... ...the boundaries between plants and animals.
Ancak sosyal yaratıklar.But they're social creatures.
Ana görevi şekilleri tanıma... ...önseziler, duyular ve yaratıcı algılardır.It's mainly responsible for pattern recognition... ...intuition, sensitivity, creative insights.
Yakından inceleyince, bireysel ve... ...zeki yaratıkları görüyoruz.On closer scrutiny, you might recognize... ...individual, intelligent beings.
Problem su, bu sistemi yaratirken iyi degerlere sahip olma imkanini yok ettik.The problem is, we created a system where we eliminated the right to have good values.
Daha önce hiç görmedikleri yeni yaratıklara rastladılar.They came across new creatures they had not seen before.
Yaşam şimdiye kadar düşündüğümüzden çok daha yaratıcıydı.So life was much more creative than we had ever thought.
Yok edici de buna karşı hareket eden bir manyetik alan yaratıyor.The zapper creates a magnetic field to counteract that.
Yaratıcı çabalarımı desteklediler, çünkü büyükbabam sıfırdan başlamış bir insandı.And they supported my creative efforts, because my grandfather was a self-made man.
Adapte olabilmeye, nasıl yaratıcı ve inovatif olabiliriz öğrenmeye ihtiyacımız var.We need adaptability, the ability to learn how to be creative and innovative.
Örneğin, yaratıcılığı geliştirir.For example, it stimulates creativity.
Bütün bu yaratıcı sayı sistemleri objeleri teker teker ve hep birlikte ifade ediyorlardı.All these creative number systems show groups of objects, as well as individual objects.
Tarih boyunca dünyadaki her kültür hesaplama yapmak için yaratıcı yöntemler geliştirdi.Throughout history every culture around the globe has created inventive ways to calculate.
Herşeyin bilim tarafından tanımlandığını veya yaratıldığını farkedersin.And realize that everything is defined, or created by science.
Yaratılışın bir neşesidir bu.This is a joy anyway of existence.
Bu da bir panik havası yaratıyor.And that incites a sort of panic architecture --
Bir yaratık değil, hatta bir fare değil karıştırma;Not a creature was stirring, not even a mouse;
Kişisel yaratıcılık olmadan, kişisel bir tarz sahibi olmak ve bu özellikle tanınmak çok zor.Without personal illustrations, it's hard to have a style and to be recognized for it.
Demek istediğim yaratıcılar bize 6.000 sene verir; fakat Hollywood takip ederI mean, even the creationists give us 6,000, but Hollywood goes to the chase.
Bay Rainsford, Tanrı, bazı insanları şair olarak yaratır.Mr. Rainsford, God made some men poets.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod