Ana içeriğe geç
Sözlük

yaratı ile cümle

yaratı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Peki ya Kore yemekleri yapmak için yaratıcı fikirler bulsak?How about we find creative ways to make Korean food?
18 dakikada dijital bir insan işte böyle yaratılır.That's how to create a digital human in 18 minutes.
Ve tutarsızlıklar, temel olarak "son mil" problemini yaratıyor.And the inconsistencies create, fundamentally, this last mile problem.
Yalnız gezen bir yaratıktır.It's a very solitary creature.
Yani tüm insanların eşit yaratılmış ve birbirlerine bağlı olduğunu.That all humans are created equal and all are connected
Tüm insanların eşit yaratılmış ve birbirlerine bağlı olduğunu.That all humans are created equal and all are connected.
Bu yüzden ne zaman bir şey yaratıyor olsam ahlaki açıdan bir sorumluluk hissediyorum veAnd so I feel a moral responsibility everytime I make something, to give something a hundred
Stüdyomda yaratılmışI mean, I love the sense of family
Ve bu yaz bir gün, şu küçük Big-Bang'ler işte orada yaratılacak.And it's in there that those mini-Big Bangs will be created, sometime in the summer this year.
Bu bir yaratılış hikayesi, ve bence aynı güzellikte.This is a creation story, I think, equally as wonderful.
İnsanlar, özellikle çoğumuz, çok taklit eden yaratıklarız.Humans, particularly so, we're very imitative creatures.
Bunların hepsi insanlar tarafından yaratılmış kavramlar.Which are all really human-defined conventions.
Bazen şöyle diyorum; Bilinç bir problem yaratıyor, bu problemin aşılmasını deneyimlemek için.Sometimes I say consciousness creates a problem in order to experience transcending the problem.
Şaşırtıcı derecede becerikli ve yaratıcı olabiliriz.We can be astonishingly inventive and creative.
Neşe dolu ve yaratıcı bir süreç bu, aynı zamanda bilgilendirici.It's a process which is playful and creative and informative.
Bakalım doğru anlamış mıyım, Matt Groening (Simpsons'ın yaratıcısı).Let me see if I got this straight, Matt.
Çünkü sonunda bir 404 sayfasiyla karşı karşıya gelme hissine benzer bir sayfa yaratılmıştı.Because finally there was a page that actually felt like what it felt like to hit a 404.
Bildiğiniz gibi, yaratılışın araçlarını elde etme becerimiz git gide artıyor.You know, our ability to capture the tools of creation is getting closer and closer.
Yani, bu uçan bir tür hayvana ya da yaratığa benziyor sanıyorum.I mean, I think that looks like some sort of flying animal or beast.
Salonda kaç tane yaratılışçı var?How many Creationists do we have in the room?
Gerçekleşmekte olan kültürel yayılımın çoğu parlak, yeni, yaratıcı düşünme ürünü değil.Well, most of the cultural spread that goes on is not brilliant, new, out-of-the-box thinking.
Yani modacılar bu yaratıcı endüstride... hayal edilebilecek en geniş... palete sahip olan kişiler.Now, fashion designers have the broadest palette imaginable in this creative industry.
"Moda ve Yaratı Mülkiyeti". Kendisine aynen biraz önceki soruyu sorduk.Fashion and the Ownership of Creativity" -- and we asked him exactly this question.
Tabii ki bu taklit kültürünün yaratıcı süreç üzerinden bir takım etkileri de var. ...Now of course, there's a bunch of effects that this culture of copying has on the creative process.
Telif hakkı olmadan daha yaratıcı oluyorlarmış.They thought it'd be more innovative without it.
Yaraticilik yaratmakla bir basa cikis seklidir.Creativity is how we cope with creation.
Dusunecek olursaniz--aslinda, yaraticilik ve nedensellik birbiriyle baglantilidir.When you think about -- you know, creativity has a lot to do with causality too.
Bakin, delikanliyken birseyler yaratirdim.You know, when I was a teenager, I was a creator.
Oylesine birseyler yaratirdim.I just did things.
Şirketler tarafından yaratılmıştır.It's all business made.
Liquid ve Makarov bir silah yaratıyorlar.Liquid and Makarov are creating a new weapon.
Sizden yapmanızı istediğim şey sadece 24 saatinizi alıyor, Bir hareket yaratın.What I want you to do, it only takes 24 hours, is: create a movement.
Rastgele numara yaratıcılarını da öngörmekle ilgilenmiyorum, aslında insanlar beni arayıpI'm not engaged in predicting random number generators.
Bu metnin adı "Ben Duygusal Bir Yaratığım"This is called "I'm An Emotional Creature."
Ben duygusal bir yaratığım!" dediği için yazıldı.I'm an emotional creature!"
Ben duygusal bir yaratığım.I am an emotional creature.
Ben duygusal, ben duygusal koşulsuz, sadık bir yaratığım.I am an emotional, I am an emotional, incondotional, devotional creature.
Bir design ın illa ki zeki bir yaratıcıya ihtiyacı oldugunu düşünülebilirdi.You would have thought it stands to reason that design requires an intelligent designer.
Büyük yaratıcılık.Great creativity.
Yoksun zamanlarda büyük yaratıcılık gereksiniriz,In times of need, we need great creativity.
Büyük yaratıcılık, saçmaca, şaşırtıcı, anlamlı ve anlamsızca güçlüdür.Great creativity is astonishingly, absurdly, rationally, irrationally powerful.
Büyük yaratıcılık politikacıları seçtirir veya partileri düşürür.Great creativity can make politicians electable, or parties unelectable.
Yaratıcılık ezilmişin tişörtümüzde sloganı dudaklarımızdaki deyiştir.Creativity is the meme-maker that puts slogans on our t-shirts and phrases on our lips.
Bilim akıllıdır, ancak büyük yaratıcılık daha sihirlidir, az bilinir.Science is clever, but great creativity is something less knowable, more magical.
Yaratıcı hoş ayrıntılarla bizi değişik davranmaya zorlar.To tempt us to act differently with delightful creative scraps.
Büyük yaratıcılık kazanmalı, basit ve kesin.Great creativity is needed to take it all, make it simple and sharp.
İklim değişikliğine karşı yaratıcı olalım.Let's get creative against climate change.
Şimdiki hayatımız, karmamız tarafından yaratılmıştır ondan kaçamayız.Our present life is created by our Karma We cannot escape it.
Bizim merakımızı nasıl cezbetmiyor da, onu basit, insan uydurması hurafelerle ve yaratıklarlaHow does it so fail to hold our attention That we have to diminish it with the invention
Ah, yaratılanlar bu kadar güzelken, kaynağı ne kadar parlak olmalı!Ah, when creation shows so much beauty, how radiant must be its source!
Ve sonrasında duygu yapacağımız şeyi yaratır.An emotion creates what we're going to do, or the action.
Görsel işlere karşı kendime has yaratıcı bir yaklaşımım var.So I have a particular imaginative approach to visual work.
Şuna inanıyorum ki, toplumda gerçek yaratıcı görsel işler çok önemlidir.But I've come to believe that truly imaginative visual work is extremely important in society.
Vucudu ve yaratigi ben yaptim -- birazdan göreceksiniz.I did the body and creature -- well, you'll see.
Bunlar oldukça sevimli yaratıklar.So they're really sweet little guys.
Biz de umuyoruz ki, sevebileceğiniz ufak yaratıklar tasarlayarak buna yardımcı olabiliriz.And we think we can help that out by having little creatures that you can love.
Daha önce kendimi yaratıcı bir insan olarak hiç düşünmemiştim.I had never before thought of myself as a creative person.
Bir sakatlanma durumunda kendilerini onarmak uzere yaratilmislar.They're designed to recover from an injury.
Yaşamlarımız bu yaratıklara bağlı.Our lives depend upon these creatures.
En iyi örnek: Nikaragua'daki Kontra'lar, CIA tarafından yaratıldı,And here is the best example, the Contras in Nicaragua, created by the ClA,
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod