yararlı ile cümle

yararlı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Nisan 1917'de, Arras'daki savaşlarda büyük yararlılık gösterdi.Colocou em prática a defesa em profundidade durante a Batalha de Arras em 1917.
BTH modunun ufuk ötesi gemileri belirlemede yararlı olduğu kanıtlandı.O efeito Magnus encontrou aplicação na propulsão de navios.
Erişkinlikte yapılan müdaheleler de değerlidir ama daha az yararlı olur.Outros prémios também foram ganhos mas com menos relevancia.
Halihazırda bağışık olmayanlarda hastalıktan sonra kullanılması yararlıdır.Na prática, para a concessão do benefício, não é necessário o recebimento de auxílio doença antes.
Savaştaki yararlılıklarından ötürü İstiklal Madalyası ile ödüllendirildi.Pela sua participação na guerra, teve direito a usar a Medalha da Vitória.
Bu nedenle, otomatik çamaşır ve bulaşık yıkama makineleri için yararlıdırlar.Peças para máquinas de lavar roupas.
Hem LDL kolesterol hem de HDL kolesterol düzeylerine yararlı etkileri görülür.Como consequência, a circulação total de colesterol e LDL-colesterol são reduzidas.
Bazı durumlarda ise uzun vadede etkilerin yararlı mı zararlı mı olacağı tam olarak bilinememektedir.Não é claro se a vacina se torna mais ou menos eficaz no decorrer do tempo.
Nümismatik, paraları inceleyen çalışma sahası, tarihleme için yararlı olduğu kanıtlanmıştır.A precisão e utilidade da escala foram questionados em uma pesquisa recente.
Yararlı yönleri ise tozlanmaya katkıları ve predatör türlerin bulunuşudur.A boa visão é necessária tanto para localizar presas como predadores.
Bu yetisi elektron mikroskobunu yüksek çözünürlüklü görüntü için yararlı bir laboratuvar aleti yapar.Esta capacidade torna a microscopia eletrônica útil para a imagiologia de alta resolução.
Radonun radyoaktifliğinden dolayı, radon bileşiklerinin yararlılığı sınırlıdır.A utilidade de compostos de radônio é limitada por causa da sua radioatividade.
Ancak bu gibi yararlı etkiler, insanlarda henüz kesin değildir.Maar ook dat mogelijke effect is niet met zekerheid in mensen aangetoond.
Öyleyse, onlar nede iyi ve neye yararlı olacaklar? gibi sorularla bir çıkmaza girerler.Zij intrigeerden om juist hèn als favorieten naar voren te schuiven.
Bu konsept, şu durumda yararlıdır.In de loop van het verhaal is dit handig.
Ama daha sonra adadakiler için ne kadar yararlı olduğunu kanıtlamıştır.Hoe gezond bewees hij vervolgens op de atletiekbanen.
Oksijen eklemesi yararlı olabilir.Contact met zuurstof kan de kwaliteit nadelig beïnvloeden.
Özellikle yemeklerinde ara sıra çeşitli yeşil sebzeler katmak yararlı olur.Daarbij zo af en toe wat groenvoer zullen ze op prijs stellen.
Demir, güzelliğinden ziyade daha yararlıdır.IJzer is meer nuttig dan mooi.
O kimin için yararlı?Voor wie is het nuttig?
Benim için takıma yararlı olmak önemli.Jesteśmy przekonani, że będzie bardzo przydatny dla zespołu.
Ayrıca kurtarma çalışmaları sırasında çok yararlı olabilir.Może być wykorzystywany m.in. podczas akcji ratunkowych.
Sovyet keskin nişancılar en çok Stalingrad Savaşı sırasında yararlı oldu.Radzieccy strzelcy wyborowi odegrali znaczącą rolę podczas Bitwy o Stalingrad.
Tarım ürünlerinde kendileme ile yararlı sonuçlar alınabilir.Mogą one wyrządzać znaczne szkody, jeżeli pojawią się w uprawach podczas cyklu produkcyjnego.
Bu, gerçek zamanlı uygulamalar için çok yararlıdır.Sprawia to, że metoda ta jest mało przydatna w systemach czasu rzeczywistego.
Bu olgu uygulamada çok yararlı değildir.Prawo nie jest traktowane zbyt przychylnie.
Bu usul eski medeniyetlerin incelenmesinde çok yararlıdır. ^Dokonany został znaczący postęp w badaniu cywilizacji starożytnych.
Bu konsept, şu durumda yararlıdır.Taka polityka jest więc w tym wypadku skuteczna.
Görüntü genelde enfeksiyon etmenini tanımaya yararlı olabilir.Badania obrazowe zazwyczaj wystarczają do rozpoznania choroby.
Nijni Novgorod'da geçirdiği on yıl çalışmaları için çok yararlı oldu.Opiekował się nimi przez trzy lata ucząc ich ninjutsu.
Oksijen eklemesi yararlı olabilir.Przydatna jest podaż tlenu celem poprawy saturacji.
Radonun radyoaktifliğinden dolayı, radon bileşiklerinin yararlılığı sınırlıdır.Przydatność fluorku radonu jest ograniczona radioaktywnością helowca.
The Meselson–Stahl Experiment Bir diğer yararlı animasyon.The Meselson-Stahl Experiment En annan användbar animation.
Bir salgın sırasında hayvanların dolaşmalarının engellenmesi yararlı olabilir.Att förhindra rörelser av djur under ett utbrott kan också vara fördelaktigt.
Bir göğüs röntgeni zatürreyi tespit etmek için yararlı olabilir.Röntgenavbildningen av bröstkorgen kan vara av nytta för att upptäcka lunginflammation.
Laboratuvar testinin yapılamadığı durumlarda turnike testi yararlı olur.Tourniquet-testet är användbart när inget laboratorietest kan göras.
Büzük dudak nefesi egzersizleri yararlı olabilir.En pannlampa kan vara till stor hjälp.
Bazı durumlarda ise uzun vadede etkilerin yararlı mı zararlı mı olacağı tam olarak bilinememektedir.Det är okänt huruvida ketos har några negativa effekter på lång sikt.
Nitekim Burgonya dönemi Hollanda için çok yararlı oldu.Jag visste att det skulle vara bra för min utveckling att spela i Nederländerna.
Bir örnek olarak, bu teori, pedagojik tartışmalar kapsamında özellikle yararlıdır.Den används då medvetet i en pedagogisk process.
Doğal frekans biçimleri neden yararlı?Чому такі формати натуральних частот допомагають?
Moleküler ölçek elektroniği yararlı elektronik özelliklerine sahip moleküller geliştirmeye çalışır.Молекулярні рівні електроніки, потребують розвитку молекул з корисними електронними властивостями.
Konsantre güneş ışığı, antik Çin döneminden beri birçok yararlı işte kullanılmıştır.Десяткову систему вимірювання часу активно використовували тільки в Стародавньому Китаї.
Nisan 1917'de, Arras'daki savaşlarda büyük yararlılık gösterdi.У квітні-травні 1917 року взяв участь у битві біля Аррасу.
Bir salgın sırasında hayvanların dolaşmalarının engellenmesi yararlı olabilir.Účinným opatřením může být zamezení pohybu zvířat během epidemie.
İsaakios'un evliliklerinden doğan kızları, Manuil için dış politika için yararlı araçlar olmuştur.Sňatky Izákových dcer se staly nástrojem Manuelovy zahraniční politiky.
Benim için takıma yararlı olmak önemli.Její schopnosti jsou pro skupinu velmi užitečné.
Laboratuvar testinin yapılamadığı durumlarda turnike testi yararlı olur.Turniketový test je vhodný, když nelze provést žádný laboratorní test.
Bu canlılar, genetik hakkında bilgilerin elde edilmesinde çok yararlı olmuşlardır.Ty se ukázaly k výzkumu genů velmi výhodné.
Sovyet keskin nişancılar en çok Stalingrad Savaşı sırasında yararlı oldu.Nejznámější souboje odstřelovačů se uskutečnily během německo-sovětského střetnutí v sutinách Stalingradu.
Bunun aksine, genel göreliliğin yararlı olduğu saptanamamıştır.In: Věřím, že můj krátký život nebyl nadarmo.
Bu, gerçek zamanlı uygulamalar için çok yararlıdır.To je naprosto nežádoucí pro Operační systém reálného času.
İzci, başkalarına yardımcı ve yararlı olur.Un cercetaș este util și îi ajută pe ceilalți.
Bir göğüs röntgeni zatürreyi tespit etmek için yararlı olabilir.O radiografie toracică poate fi utilă pentru detectarea pneumoniei.
Bir salgın sırasında hayvanların dolaşmalarının engellenmesi yararlı olabilir.Se poate dovedi folositor și oprirea mișcării animalelor pe timpul epidemiei.
Fakat ayrılan noktaları, diğer insanların Helenus'a inanmaları, onu daha yararlı kılmalarıdır.Sunt mai vrednic de credincioși decât ei de ei înșiși.
Bu, gerçek zamanlı uygulamalar için çok yararlıdır.Aceste temperaturi sunt prea mari pentru aplicațiile practice.
Bu, gömülü veya mobil cihazlarda yararlı olabilir.Aceasta poate fi încorporată în mașini și alte produse sau servicii.
Klor yararlı banyo, içme suyu dezenfeksiyonu için ve yüzüyor.Ablutofobia se extinde la evitarea de a face baie, duș sau de a înota.
Bu eğilim oldukça yararlıdır.Această tendință este destul de utilă.

İlgili Sayfalar