Ana içeriğe geç
Sözlük

yarar ile cümle

yarar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Sufilik bu metinlerden hayli yararlanmıştır.Sljepulje vrlo efikasno iskorištavaju te lešine.
Sekiz yıl boyunca illegal yaşamında işe yarar hiçbir şey ya da tek bir potansiyel ajan gözükmemektedir.Sljedećih osma dana nisu dopuštali ukapanje niti jedne žrtve.
Bu ordu ile beklenenin üzerinde yarar sağladılar.To je doprinijelo boljoj spremnosti vojske na borbu.
Örneğin, hemcins çiftler, heteroseksüel evli çiftlerin sahip olduğu yasal korumalardan yararlanamaz.Ipak, istospolni parovi nemaju sva zakonska prava koja imaju oženjeni heteroseksualni parovi.
Uluslararası iş bölümünden yararlanmak için ürünlerin ülkeler arasında serbestçe mübadele edilmesi gerekir.Tržište je međunarodno, stoga se kvotama može slobodno trgovati između zemalja.
Rusya İsveç gerilemesinden yararlandı ve 1656'da İsveç'e savaş ilan etti.Ti fantastični ruski uspjesi su uvjerili i Švedsku da objavi rat Poljskoj što ona čini 1655. godine.
Karşılıklı yarar esasını benimseyen şirket bireysel ve kurumsal tüm sınıfları içinde barındırıyordu.Samoubojstvo je zastupljeno proporcionalno, unutar svih razina i skupina zajednice.
Bu farklardan yararlanarak kazanç sağlanması işlemine arbitraj denir.Taj postupak ostvarivanja koristi od različitih tržišnih cijena naziva se arbitraža.
19 Şubat'ta, Sovyet zırhlı birlikleri Alman hatlarını yararak şehre yaklaştı.19. veljače, sovjetske snage probile su njemačke.
Burada Amerikan Koleji'nden mezun olmasının çok yararını gördü.Usavršavao se na nekoliko sveučilišta u SAD-u.
Teknik ve bilimsel açılardan yararları vardı.Oduševljavao je i po tehnici i po bojama.
Bunlardan daha çok leblebi unu yapmak için yararlanılır.To je mnogo bolje i korisnije nego bacanje sve te odjeće .
Böylelikle elektrik çarpmaları gibi durumlarda kuru tahtadan yararlanılabilir.Zato je u takvim prilikama posebno opasno koristiti električne aparate.
Kaynaktan yararlanmak için buraya bir gölet yaptırılmıştır.Dali smo da za njega poteče mjedeni izvor.
Özel statüden ilk yararlananlar Oya Ünler (piyano) ve Burçin Büke (piyano) oldu.Prvi povijesno utvrđeni Přemyslovići su kneževi Borivoj i Zbignjev (Spytihněv).
İlk kullanılabilir/işe yarar hava taşıtı ise, 1783'te icat edilen sıcak hava hidrojen balonu oldu.Prvi balon na vrući zrak je otkrio 1783.
Pek çok arkeolog ve tarihçi eserlerinden yararlandı.Uništeni su mnogi povijesni artefakti i literatura.
İlkokul çağındaki çocukların tamamı, ortaokul çağındaki çocukların % 60'ı bu öğretimden yararlanabilmektedir.Što se tiče obrazovanja, 66% djece školske dobi pohađa osnovnu školu, 21% srednje škole.
Bu ünlü psikologlar da dernek çevresinde çok önemli ve yararlı çalışmalar yapmışlardır.Svi ovi pronalasci potakli su važna i intrigantna pitanja.
Kamu hukuku ve kamu yararı kavramı da bulunmakla birlikte özel hukuk ve kişi hakları ön plandadır.Nije teško zapaziti da pored subjekta i predikata u sudu postoji i riječca je.
Antimikrobiyal yararı %2-%5'lik propilen glikol eklenmesiyle artış gösterir.Injekcija je djelotvorna na više od 50% slučajeva, pod uvjetom da se B-kompleks uravnoteži.
Düşman ateşi altında, dikenli teller ve diğer düşman engellerini yararak, yol açanlar.Hrabro izazivajući neprijateljske pucnje, marširamo naprijed!
Bunlara ilişkin çalışmalarında evrimsel biyolojinin sunduğu verilerden yararlanmaktadır.Odgovori na postavljena pitanja iz biologije..
Isı çarkının amacı, dışarı çıkan sıcak havadan azami şekilde yararlanmaya çalışır.Najbolje uspijeva dovoljno udaljena od izvora topline.
Ne yaparsa da yararı olmaz.Podľa neho to však nepomôže.
Ele teması mecburi ise eldiven kullanılmasında yarar vardır.Pri jeho používaní sa doporučuje nosiť rukavice.
Burada tarih konusunda bir saptama yapmakta yarar var.Tu môžeme hovoriť o prelome v histórii.
Akro Yoga fiziksel ve zihinsel sağlık yararları sağlayabilir.Joga pomáha udržiavať fyzickú a psychickú integritu.
Daha sonraları hayvan gücünden yararlanmıştır.Využitie nosnej sily zvierat pribudlo až neskôr.
Her birey, topluma yararlı olacak şekilde bir görev üstlenir."Konajme len takú prácu, ktorá slúži verejnosti.
Mürettebatın geri kalanı ağır yararlanmıştır.Zdravotný stav posádky bol vyhodnotený ako veľmi dobrý.
Iroh bu özelliğinden büyük yarar sağlamıştır.Ivan bol dobrý v tom, čo robil.
Hayatında kimseye yararı dokunmamış Earl, bir gün kazı-kazan kartından 100.000 dolar kazanır.Earl je zlodej, ktorý jedného dňa vyhrá v lotérii 100 000 dolárov.
Cilt hastalıkları ve romatizmal hastalıkların tedavisinde yararlanılır.Tieto sú vhodné pri liečbe reumatických a kožných ochorení.
Bu durum pumaların yararınadır.Pravda spočíva v užitočnosti.
Wingardium Leviosa:Objeleri uçurmaya yarar. ^Leonardo da Vinci:Vzlety mysli.
Plan bir süreliğine işe yarar gibi göründü.Pevnôstka podľa všetkého ešte nejakú dobu slúžila.
Aynı kaynaktan aynı zaman diliminde pek çok kullanıcı yararlanabilmektedir.Na jednom používateľskom vstupe môže pracovať súčasne viac užívateľov.
Dolayısıyla Sovyet Rusya ve TBMM Hükûmeti karşılıklı bir yarar sağlamış oldular.Spolupráca Nemecka a Sovietskeho zväzu bola však výhodná obojstranne.
Yazarın söylediğine göre, Marifetname 400 kitaptan yararlanılarak yazılmıştır.Hlavnou časťou knihy sú heslá o 400 spisovateľoch.
Fakat bu yararlanma sıradan bir kullanıcı gibi olamazdı.Nebola teda určená pre bežného zákazníka.
Bakla ayrıca, hemoroid ve diğer kalınbağırsak sorunlarında da sağlığa yararlı etkiler sağlar.Okrem známych účinkov na hustotu kostí a zdravie chrupu má aj ďalšie pozitívne účinky.
Bundan dolayı jiroskoplar yönü ölçmek veya elde etmek için yararlıdır.Gyroskop je zariadenie na meranie, alebo udržiavanie rovnakej orientácie, resp. rovnakého smeru.
Bu durum tüketicilerdeki çeşitli yararlı etkilerin artmasına sebeptir.Je to však posledná možnosť, vzhľadom na mnohé nepriaznivé účinky týchto liečiv.
Ne İşe Yarar?"Čo urobíš?".
Mahallede, ilkokul yoktur fakat taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır.Nie je to rodený aportér, dá sa však naučiť aportovať.
İlk fotoğraf sergisini de Darüşşafaka yararına burada açtı.Vykonal aj prvý zimný výstup na Kriváň.
Ancak kullanılamamakta, ]den yararlanılmaktadır.(Ale po mne je to v poriadku, len použi ochranu).
1890 ile 1910 arasında kadın işgücünden yararlanma oranı 1960'lar ve 1970'lere göre daha fazla idi.Medzi rokmi 1860 – 1910 vzrástla mzda v priemysle o 170 percent, teda omnoho viac ako v neskoršom období.
Greenpeace amaçlarına ulaşmak için doğrudan eylem, lobicilik ve araştırmadan yararlanır.Greenpeace uporablja neposredne ukrepe, lobiranje in raziskave za doseganje svojih ciljev.
Bizanslılar birtakım diplomatik uygulamalarla kendilerine yarar sağladı.Bizantinci so izkoriščali številne diplomatske prakse.
Birincil sektör, ekonomide doğrudan doğal kaynaklardan yararlanılan sektördür.Prvi obsega gospodarsko dejavnost neposredno na podlagi naravnih virov.
Bu konuda William Empson'un bir anısına değinmek de yararlı olacaktır.Uporabil je tudi ideje Williama Empsona.
Ayrıca daha sonraki başka inşaatlarda kullanılmak üzere bu tapınağın taşlarından yararlanılmıştır.Vsaj nekateri kamni iz templja so bili uporabljeni pri gradnji drugih stavb.
Her birey, topluma yararlı olacak şekilde bir görev üstlenir.Vsak prebivalec si mora najti delo, s katerim koristi skupnosti.
Sütün yüzyıllardır sağlığa yararlı bir içecek olduğu söylenir.Že pred davnimi stoletji je v Evropi sirotka veljala za zdravilno pijačo.
Gebe hastalara uygulanmasından önce riskler ve potansiyel yararlar değerlendirilmelidir.Pred uporabo antikoagulanta je potrebno pretehtati tveganja in koristi za bolnika.
Büyük yararlıklar gösterdi.Doživljal je velike uspehe.
Enerji tasarrufu için tasarruf ampulü kullanılması yararlıdır.Uporaba recikliranega stekla pomaga varčevati z energijo.
Tiyatrodan yararlanmak ister.Pritegnilo ga je gledališče.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod