Ana içeriğe geç
Sözlük

yarar ile cümle

yarar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Her çeşit faaliyetin, toplumun yararına olacak şekilde yürütülmesi görüşüdür.3.你認為論語能對社會帶來何種幫助?
Kültürü incelerken edebi ürünlerden yararlanır.Geçmişe dönüktür.在法国,香皂的使用可以追溯到古代。
Adli yardımdan yararlanmak için ekonomik düzeyin belgelenmesi gerekmektedir.申請人必須通過經濟審查,才有資格獲得法律援助。
Bunda motivasyonun da yararı vardır.此励士之功也。
Yarım basıldığında odaklama, tam basıldığında fotoğraf çekmeye yararlar.假如用相紙拍照,可以在拍攝的時候,利用減光棒。
Sistemlerden yararlanma ve verimlilik gelişmeleri çoğunlukla %10-20’lik bir fayda artışı sağlar.原先利用率只有10-20%的系统利用效率增加了。
9 Aralık'ı 10 Aralık'a bağlayan gece sabaha yakın bir saatte kuşatmayı yararak Plevne'den çıktı.自9日上午激战至10日晨,终为敌破。
Böylece Rodos şövalyeleri taht kavgasından yararlanmışlardır.結果,呂底亞的騎兵們被逼下馬作戰。
Kahveden yararlanarak bu ismi vermiştir.名字取自雞尾酒。
Oyun, Wii uzaktan kumandası (Wii Remote) ve Wii Nunchuk aygıtının tüm avantajlarından yararlanmaktadır.游戏既能以横握Wii遥控器的传统方式进行,也可配合Nunchuk控制方向。
Konsantre güneş ışığı, antik Çin döneminden beri birçok yararlı işte kullanılmıştır.집결된 햇빛은 고대 중국 때부터 쓸모있는 일들을 수행하는 데 사용되어 왔다.
1933'te William Patrick Hitler, amcasının iktidara gelmesinden yararlanmak için Almanya'ya döndü.1933년, 윌리엄 패트릭 히틀러는 숙부의 힘을 좀 빌려볼려고 독일로 가게 된다.
Zehri insan için etkili olmayıp ancak kertenkele ve benzeri avlarını zehirleyerek yakalamaya yarar.그 정도로 나쁘지 않은 것들은 인간의 집 밑에 사는데 장난을 좋아하여 인간이 하는 짓을 그대로 흉내낸다.
Işığı söndürünce bir yararı olmadığını anladım.이것이 끊어지면 빛을 낼 수 없다.
Ne yaparsa da yararı olmaz.하지만 아무런 도움도 주지 못한다.
Bir göğüs röntgeni zatürreyi tespit etmek için yararlı olabilir.폐렴 확인에는 흉부 엑스레이가 유용할 수 있다.
Orta Çağ dönemi boyunca müstahkem yerlerin birçok önemli yararı olmuştur.중세 시대에 이곳의 숲은 매우 중요한 자원들이 상당했었다.
Mesafe ayarı gerektiren durumlarda işe yarar.멀티 부팅은 여러 상황에서 유용하다.
Birliklerini yararak, kendisi de öne fırlayıp asıl mevziler üzerine atıldı.한때 흥선대원군은 그를 총애하였으나 일찍 요절하였다.
Sütün yüzyıllardır sağlığa yararlı bir içecek olduğu söylenir.마시는 일은 수세기에 걸쳐 사교의 큰 부분이 되고 있다.
Şarkılarda ritim tutmaya yarar.리듬은 노래를 이해하는데 중요하다.
Ne İşe Yarar?"거서 뭐하노?”
Kamu yararına aykırı olan gazeteler yasaklanmalıdır.공공의 이익에 반하는 신문은 엄금된다.
Bilinçsiz yapıldığından ne kadar uğraşılsa da bir yararı olmayacaktır.그러나 채무자의 고의나 과실없이 이행할 수 없게 된때에는 그러하지 아니하다.
Bunun yerine taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır.따라서 습관을 이용해 이를 대신하는 것이다.
Kaktüs sağlığa yararlı bir ev bitkisidir.자우어크라우트는 건강에 유익한 음식으로 여겨진다.
Torba, küçük malları taşımaya yarar.주머니는 작은 물품을 담기 위한 도구이다.
Kamu Yararı ve Bireysel Çıkarlar.평양이나 개성이 수신 범위.
9'un sağladığı güvenceden yararlanacaktır.어떻게 긍휼하시면서 겪지는 못하실까요 9.
Üniversite öğrencilerinin faydalandıkları hemen hemen her şeyden yararlanırlar.학생들이 이용하는 일은 거의 전무하다.
Siz bunlardan hangisinin yarar bakımından size daha yakın olduğunu bilemezsiniz.예수가 “너희는 너희가 청하고 있는 것이 무엇인지조차도 모르는구나!
1974'te çıkan genel aftan yararlanarak tahliye oldu.1974년 고세이 선이 개통되면서 사용되기 시작했다.
Ancak şunu da hatırlamakta yarar var.우리들은 다만 이것저것 알 수 있는 데 불과하다.
Sadece bu alanın içinde hizmetlerden yararlanılabilir.이 서비스는 영국에서만 접속 가능하다.
Plan bir süreliğine işe yarar gibi göründü.효과는 잠시동안 지속된다.
Inflatus: Kişiyi balon gibi şişirmeye yarar.플레이 스킨이 볼링장 형식으로 바뀐다.
Elektronik kilitli kapıları açmaya yarar.열쇠 던전의 잠긴 문을 열 수 있는 아이템.
Bu konsept, şu durumda yararlıdır.그 배경에는, 이하의 점을 들 수 있다.
Bu durumdan yararlanan Hurriler Hattuşaş'a kadar ilerlemiştir.이 전투를 전환점으로 전황은 스파르타에게 유리하게 진행되었다.
Liste için 172 ayrı müzisyen ve eleştirmenin görüşlerinden ve oylarından yararlanılmıştır.선정은 총 172명의 음악가 · 평론가와 음악 산업에 종사하는 사람들의 투표로 결정되었다.
Burada Amerikan Koleji'nden mezun olmasının çok yararını gördü.정엽은 대진대학교 미국학과를 졸업하였다.
Köy altyapı hizmetlerinin tamamından yararlanmaktadır.우리는 우리 인민들의 완전 고용을 원한다.
Birlikleri Pommernstellung kuvvet hattını (Pomeranya Duvarı) yararak ilerledi.조위가 형주목 유표에 대항하여 파군 구인현(朐䏰縣, 朐忍縣)에 주둔하였다.
Bu büyü insanların zihnine girmeye yarar.마법은 사람의 마음을 바꾼다.
Bu özellik genlerin haritalanmasını yarar.이를 이용하여 유전자 지도를 작성한다.
( Uyumlu tavrınızdan vazgeçmeyin ve güncel, yararsız çözümlere kapılmayın. )אַל תִּירְאוּ וְאַל תַּחְפְּזוּ וְאַל תַּעַרְצוּ מִפְּנֵיהֶם!
Bunun yanı sıra polis köpeği olarak da yararlanılmaktadır.בשנים מאוחרות יותר שימש גם ככלב משטרה.
Ne yaparsa da yararı olmaz.אחרת לא תהיה בה כל תועלת.
Tiberius'un ölümünün ardından yeni imparator Caligula Claudius'tan yararlanabileceğini fark etti.לאחר מותו של טיבריוס, הכיר הקיסר החדש קליגולה בשימושים שניתן לעשות בדודו קלאודיוס.
Cadı ağır bir biçimde yararlanır ve güzel, genç bir kıza dönüşür.הקללה נשברת והמכשפה מקבלת שוב את יופייה ונעוריה והופכת לאשה צעירה ויפה.
Bir kökeni algılar olarak değil gerçek bir metamorfik kaya adı olarak bu yararlı bir terimdir.אף שאין זה שם אמיתי של סוג סלע מותמר, זהו מונח שימושי.
Işığı söndürünce bir yararı olmadığını anladım.ואמרו, שבחלונותיו לא כבה האור מעולם.
Torba, küçük malları taşımaya yarar.הם נשלחים עם המטען המועט שהם יכולים לסחוב...
Ekonomik olarak, ülke, yeni gelişmekte olan trans-Atlantik ticaretinden çok yarar sağladı.מבחינה כלכלית, המדינה החלה באותה התקופה להרוויח מהעידן החדש של מסחר טרנס-אטלנטי.
"Turbo" ise, hareketlerin daha hızlı bir şekilde yapılabilmesi açısından son derece yararlıdır.כעת, כל שנותר הוא לגרום ל"שוק" לפעול בצורה היעילה ביותר.
Dernekler vakıflar gibi topluma yararlı bir hizmet gerçekleştirmek için kurulmuş yasal topluluklardandır.הארגון מאוגד משפטית כחברה לתועלת הציבור בשם קרן נשים למען זכויות אדם בע"מ.
Ayrıca daha sonraki başka inşaatlarda kullanılmak üzere bu tapınağın taşlarından yararlanılmıştır.בשלב מאוחר שימשו אבני המקדש בשימוש משני למבנים אחרים.
Bu durum, hayatın değerini anlaması için kendisine yararlı olmaktadır.אני רוצה להגיד להם להיות חיוביים לגבי החיים.
Bunun icin daha önceden yapılmış çalışmalardan yararlanılır.משמש לתאר פעולה ממושכת שנעשתה בעבר.
Bunun için mıknatıslardan yararlanılır.לכן, זה מדהים להשתמש בכלים אלה.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod