yarar ile cümle
yarar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Zehri insan için etkili olmayıp ancak kertenkele ve benzeri avlarını zehirleyerek yakalamaya yarar.冶の功の若(ごと)きは,亦た以て桃を食すべくして人と同じきこと無し。
Okullarda kütüphanenin yararlarından söz edilir.内容は図書館学習について。
Her Afgan vatandaşı eğitim hakkından yararlanmada eşit haklara sahiptir.第31条 全ての国民は能力に従い均等に教育を受ける権利を有する。
Bu bilgilerden modern yöntemler ile yararlanılarak, geçmişe ait ulaşılması güç çevre verilerine ulaşılabilir.過去の利用可能区間については過去の利用可能線区を参照。
1957 - Edwin T. Jaynes; bilgi kuramından yararlanarak termodinamiğin MaxEnt yorumunu verir.1957年 - エドウィン・トンプソン・ジェインズが情報理論から熱力学の最大エントロピー解釈を与える。
Bunların bize yararı oldu.これは効果的だった。
Felek yarar gözetti.観察者効果
Ribes rubrum ile hemen hemen aynı alanlarda yararlanılmaktadır.ロイスとほぼ同じ地点に落下する。
Mahallede ilköğretim okulu bulunmamakta olup taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır.高校では入部するかしないかは自由である。
Sarı kristaller, el çabukluğuna dayanan sihirli gösteriler sunabilmesine yarar.そして、自分のために使うことはできない、高く跳び速く走れる魔法の赤い靴を渡す。
Ek güvenlik kontrolü olarak yararlıdır.それはセキュリティ面での利点である。
Bu bilgilenmeler için “çizgi”nin gücünden de yararlanılmaktadır.この能力こそが物語を追う上での「鍵」となる。
Daha manevrasal tasarımlar uçmak için genellikle zordur, fakat akrobasi yetenekleri için daha işe yarar.能力の伸び幅は通常キャラクターでは控えめだが、パックマンが装備することでより高性能を発揮できる。
Buradaki amaç; çabalarının varlıkların hepsinin yararına olduğunu göstermektir.自然よ、あなたの季節がもたらすものは皆私にとって実りある。
Ama daha sonra adadakiler için ne kadar yararlı olduğunu kanıtlamıştır.次に地域社会ではどの点において有益であるのかを提示する。
Romanya da bu ortamdan yararlanıp, kârlı çıkmak istiyordu.ローマ人はこの目的のために土地を利用することに成功した。
Gayatri Japa'nin (zikr) yapılışıyla ortaya çıkan birtakım yararlar olduğuna inanılır.武田信玄の弟武田信繁の孫正善が開基とされる。
Kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanmak.冒険好きな性格で、危険な場所や状況の中にも自ら飛び込んでいくタイプ。
Erişim tarihi: 3 Kasım 2017. ^ "Pelin Esmer'in son filmi 'İşe yarar bir şey' Türkiye'de".^ 伊倉愛美 (2017年4月23日). “今私が使ってるカメラ #α7 だからなおさら嬉しい。
Mancini gibi üst düzey bir hocayla çalışacak olması da yararına.マネージャーとして甲斐甲斐しく働く球太。
Performanslarını artırmak için dijital tekniklerden veya mikroişlemci tekniklerinden yararlanılabilir.アナログ回路であっても性能を改善するためにデジタル回路やマイクロプロセッサ技術を利用していることが多い。
Resimdeki model Leonardo'nun orijinal çizimlerinden yararlanılarak 1950 yılında yeniden yapılmıştır.日常体験記録という発想の原型は、1945年までさかのぼる。
Köyde, ilköğretim okulu olmakla birlikte kullanılamamakta ve taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır.しかし市内の全ての高校に行って調査しなくていいのは楽であり、利点である。
Günümüzde hemen hemen bütün müzik kayıtları MIDI teknolojisinden yararlanmaktadır.現在では、音楽の録音はほとんど全てデジタイズを伴う。
Bu dönemde bitkilerden tedavide önemli ölçüde yararlanılmıştır.この時代に薬草の薬効に興味を持った。
Yazarın söylediğine göre, Marifetname 400 kitaptan yararlanılarak yazılmıştır.取扱説明書によれば、本作に使われたセル画は300名に抽選で配布された。
Hocası ona geleceği için mantıklı ve yararlı öğütler verir.教員が適切な指導・助言を行う必要がある。
Burada içilmesi yararlı olduğu bilinen eski bir içme suyu kaynağı vardır.古くから飲用等にも利用されてきた清澄な水である。
Bazı durumlarda ise uzun vadede etkilerin yararlı mı zararlı mı olacağı tam olarak bilinememektedir.彼の起用が一時的なものになるのか長く続くのかはまだ不明だが。
Bu hizmetten yararlanmak için evinizin kampüsün yakınında bulunması gerekiyor.この部から、役宅に奉公するおはなが登場する。
Hitler aynı zamanda, Kafkasya'nın işgali için Kerç Yarımadası'ndan yararlanmayı düşünmüştü.なお、この時、ヒトラーは、父親の生地を演習地に選び破壊している。
O yararlıdır, değil mi?そりゃ便利だね。
Bu nedenle, paleoklimatoloji ve paleoceanografide çok yararlıdırlar.所以其化石對古氣候學(paleoclimatology)及古海洋學(paleoceanography)十分有用。
Bir gün karşılaşırsak ve kullandığınız yazılım size yarar * sağladıysa bana bir bira ısmarlayabilirsiniz.如果我们在某一天相遇了,而且你认为此软件 * 有价值,你可以为我买一瓶啤酒来回报我。
Kâr (kazanç) ve yarar (fayda) sağlamayı amaçlar.勳勞宜賞,不吝千金;無功望施,分毫不與。
Bu eserin Latince çevirisi 18 ve 19. yüzyıllarda Avrupalı biyolog ve eczacılara çok yararlı olmuştur.他的作品被翻译成拉丁文,并在18世纪和19世纪期间被欧洲生物学家和药学家广泛使用。
Fakat bu da Venedik'in pek yararına olmadı.不過,結果並不比對威尼斯一役好。
Kanada vatandaşları, Çek Cumhuriyeti'nden oluşan Schengen Bölgesi'ne vizesiz erişimden yararlanmaktadır.加拿大公民可以免簽證進入申根地區,其中包括捷克共和國。
Ne yaparsa da yararı olmaz.可是我連發揮都沒辦法辦到。
Karşılaşılan bozuklukların çoğu üzerine kurulmuş birleşik bir teori daha yararlı olabilir.一個基於多種障礙相結合的理論,可能被證明是更加有用。
Fakat bu fırsattan yararlanılmadı.不过他没有得到出场机会。
Halk deyişlerinden bolca yararlanmıştır.”乃入言世民。
Açık Kaynak Açık Web olarak bilir ve ondan yararlanır.开放源代码促进开放Web,并从中受益。
Bu açılış aynı zamanda okuyucunun dikkatini hemen çekip onu öyküye yöneltmeye de yarar.这段引文也立刻抓住了读者的注意了并将其带入了故事中。
Birlikleri Pommernstellung kuvvet hattını (Pomeranya Duvarı) yararak ilerledi.然後軍隊試圖用對空鳴槍來驅散他們。
İnsanları yukarı ya da aşağı taşımaya yararlar.它们一同向上和向下移动。
Kuramların, bilimsel olarak yararlı sayılabilmesi için kusursuz doğrulukta olmalarına gerek yoktur.理论并不需要绝对精确,这对科学同样有用。
Ahali bu pınar suyunun sağlığa çok yararlı olup körlüğü iyileştireceğine inanmaktadırlar.牠們是相當優秀的游泳者,也會以水中為活動根據地,必要時更能於水中潛伏一段時間。
Ele teması mecburi ise eldiven kullanılmasında yarar vardır.基於安全理由,在使用时宜小心并带上手套。
Bu büyü insanların zihnine girmeye yarar.魔法能使人變得幸運。
Yapılan üretim teknolojik tekniklerden yararlanılarak yapılmaktadır.生产产品必须拥有相应的技术。
Ne var ki sakatlığı bulunan kişiler bu haklardan yararlanamamaktadırlar.於法性中,有問難者,無能令盡。
1970: Çin'de ilk kez elektrik üretiminde jeotermal akışkandan yararlanıldı.1970年:中國菱電產品首次外銷香港。
Yeni bir grafik işleme API-si Core Image, mevcut hızlandırılmış grafik kartlarının gücünden yararlanır.一套新的图像处理 API,Core Image,能充分发挥现有的高速显示卡的力量。
Ülkenin yararına bir şeyler yaptığımıza inanıyorduk.我要做我认为对美国人民有益的事情。
Apple'nin Motion gerçek zamanlı video efektleri programı Tiger Core Videodan yararlanır.Apple 的 Motion 实时视频特效处理程序利用了 Mac OS X Tiger 中的 Core Video 的优势。
Akro Yoga fiziksel ve zihinsel sağlık yararları sağlayabilir.服用劳拉西泮可能会导致生理和心理依赖性。
Ayrıca, kişisel bilgi birikimine sahip birçok hükümet bilimcisi ile kişisel bağlantılarından yararlandı.在政府以外,一些知情的民间人士也作出他们自己的猜测。
Kur'an ve Kur'an ile ilgili eserlerde bu dilin dil bilgisi kurallarından yararlanılır.以博学多闻、善为文辞而知名。
Orkestrada genellikle orta ses bölgesinden yararlanılır.强力和弦的一般在中音音区演奏。