‘Nitekim, yazar olarak birçok yararı dokundu bana.※著者は禰宜を務めた。
( Uyumlu tavrınızdan vazgeçmeyin ve güncel, yararsız çözümlere kapılmayın. )頒布(定期購入)には最後まで参加(お休みしてもよい)しなくてもよい。
Bunsen, metalleri çıkarmak için bu hücreden yararlandı.ブンゼンはこの電池を用いて金属を抽出した。
"Acaba neye yarar bu alet?「こんなときに使えるひみつ道具は何?
Ne işe yarar?"^ “使い道は?
Radonun radyoaktifliğinden dolayı, radon bileşiklerinin yararlılığı sınırlıdır.ラドンの放射性崩壊のため、ラドン化合物の有用性は限られている。
Işığı söndürünce bir yararı olmadığını anladım.光に当たると効果は無くなる。
Ülkenin yararına bir şeyler yaptığımıza inanıyorduk.だが、国のために尽くしていた。
Bu özellikle paralel işlemlerde oldukça yararlıdır.これらは特に並行性を扱う場合に有用である。
Birçok yararlı yapılar karmaşık ve termodinamik olarak mümkün olmayan atom düzenlemeleri gerektirir.有益な構造のほとんどが、複雑で熱力学的にもあり得ない原子の配置を必要としている。
Hatta diyete ek olarak da yararlıdır.ダイエットにも最適。
Liste için 172 ayrı müzisyen ve eleştirmenin görüşlerinden ve oylarından yararlanılmıştır.選定は総数172人のミュージシャン・評論家や音楽産業に携わる人々の投票で決められた。
Halk deyişlerinden bolca yararlanmıştır.様々な用途がある素敵な言葉。
Birliklerini yararak, kendisi de öne fırlayıp asıl mevziler üzerine atıldı.朱泚は自ら奉天に向かい、道中で軍勢が膨らませた。
Yapılan eylemin bireyin kendine ve başkalarına mutlaka bir yararı dokunmalıdır.宝具は使用すると自分や相手に何らかの効果を及ぼす。
Rusya İsveç gerilemesinden yararlandı ve 1656'da İsveç'e savaş ilan etti.そんな中、ロシアはスウェーデンの強化を警戒して1656年5月にスウェーデンへ戦争宣告した。
Bu uygulamaların hepsine amerikyum–241'in gamma ışımasından yararlanılır.これは、アメリシウム241に壊変する際に強いガンマ線を放射する。
Kamu yararına aykırı olan gazeteler yasaklanmalıdır.d. 公共の福祉に反する新聞は禁止される。
Ormancılık ve tarım arasındaki bağlar karşılıklı yarar sağlamıştır.農業と林業の関係は互助関係にある。
Kesin teşhis için immunohistokimyasal yöntemlerden de yararlanılabilir.免疫学的診断法もかなり有効である。
Akro Yoga fiziksel ve zihinsel sağlık yararları sağlayabilir.ハタ・ヨーガは生理的・身体的な修養を軸とする。
Ne yaparsa da yararı olmaz.だから何をやっても意味がない。
4. sınıftan sonra DEMİRCİ mahallesine taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır.就職後の研修で4号店に行っている。
LinguaLeo hizmetinin temel sürümünden herkes ücretsiz olarak yararlanabiliyor.語学スクール機能以外の全ての機能が無料で利用できる。
Bu jeneratif katkı, ajan tabanlı modellemenin potansiyel yararlarının en ana akışı olabilir.この生成的貢献は、エージェント・ベースド・モデルがもつ可能性のうちで最も主流なものとなるかもしれない。
Bunun için mıknatıslardan yararlanılır.鉤爪はそのために使われる。
Kimlik doğrulamasından kim yararlanır/kimlik doğrulama hataları nedeniyle dezavantajlı olan kimdir?善逝(ぜんぜい、sugata) - 智慧によって迷妄を断じ世間を出た者。
Ayrıca, başka uzmanlıklardan da yararlanmak üzere gönüllü insan kaynağı geliştirmeye çalışır.また,白バイ乗務員志願者には,合格者に対して別途訓練が課せられる。
Moleküler ölçek elektroniği yararlı elektronik özelliklerine sahip moleküller geliştirmeye çalışır.分子エレクトロニクスは、有益な電子特性を持つ分子を開発することを目的としている。
Kamufle özelliği de bu sırada çok işine yarar.脳機能イメージングはこの時非常に有用である。
Fakat model yararlanılan, tutarlı dersleri gösteriyorsa cevap 'evet'tir.表が完璧であれば、答えは「はい」である。
Onun tecrübesizliğinden yararlanırlar.自らの未熟さを思い知らされる。
Burada Amerikan Koleji'nden mezun olmasının çok yararını gördü.現代では、若くしてアメリカの大学を出たほど優秀だった。
Aynı zamanda taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır.訓練で移動する場合も同様である。
Ayrıca uygulanan yeri parçalamaya yarar.また、造った部屋は壊すこともできる。
Büzük dudak nefesi egzersizleri yararlı olabilir.筋弛緩薬は有効かもしれない。
J.S.Bach bu ustadan çok yararlandı.J.S.バッハはこれにはほとんど手を加えていない。
Her birey, topluma yararlı olacak şekilde bir görev üstlenir.円滑に社会を営むために人間にはそれぞれ役割が与えられなければならない。
John Couch Adams, 1843 yılında elindeki verilerden yararlanarak Uranüs'ün yörüngesi üzerine çalışmaya başladı.1843年、イギリスの数学者ジョン・クーチ・アダムズは彼が所持していたデータを使って天王星の軌道の研究を始めた。
Ateşten yararlanmayı öğrendikten sonra besinleri pişirmeye başladılar.記憶を取り戻した後は、たい焼きも食べられるようになった。
Köyde köydeki öğrenci sayısı yeterli olmadığından taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır.学校では生徒たちが嘘ばかりついているので役に立たない。
Fakat bu fırsattan yararlanılmadı.しかしこの機会は失われた。
Greenpeace amaçlarına ulaşmak için doğrudan eylem, lobicilik ve araştırmadan yararlanır.グリーンピースは自らの目的を達成するため、直接行動、ロビー活動、研究、エコタージュを行う。
Sekiz yıl boyunca illegal yaşamında işe yarar hiçbir şey ya da tek bir potansiyel ajan gözükmemektedir.8年後も特に姿や能力に変化はなかった。
Ağrı kesiciler yine oldukça yararlıdır.また素手の方がダメージが大きい。
Bu yüzden ülkenin bu malları ithal etmesi kendi yararına olacaktır.そのため、その国は、労働集約財は輸入した方がよりよい。
Diğer sınıfların eğitimi için de taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır.教育訓練等のために必要があるときに用いる。
Zehri insan için etkili olmayıp ancak kertenkele ve benzeri avlarını zehirleyerek yakalamaya yarar.冶の功の若(ごと)きは,亦た以て桃を食すべくして人と同じきこと無し。
Okullarda kütüphanenin yararlarından söz edilir.内容は図書館学習について。
Her Afgan vatandaşı eğitim hakkından yararlanmada eşit haklara sahiptir.第31条 全ての国民は能力に従い均等に教育を受ける権利を有する。
Bu bilgilerden modern yöntemler ile yararlanılarak, geçmişe ait ulaşılması güç çevre verilerine ulaşılabilir.過去の利用可能区間については過去の利用可能線区を参照。
1957 - Edwin T. Jaynes; bilgi kuramından yararlanarak termodinamiğin MaxEnt yorumunu verir.1957年 - エドウィン・トンプソン・ジェインズが情報理論から熱力学の最大エントロピー解釈を与える。
Bunların bize yararı oldu.これは効果的だった。
Felek yarar gözetti.観察者効果
Ribes rubrum ile hemen hemen aynı alanlarda yararlanılmaktadır.ロイスとほぼ同じ地点に落下する。
Mahallede ilköğretim okulu bulunmamakta olup taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır.高校では入部するかしないかは自由である。
Sarı kristaller, el çabukluğuna dayanan sihirli gösteriler sunabilmesine yarar.そして、自分のために使うことはできない、高く跳び速く走れる魔法の赤い靴を渡す。
Ek güvenlik kontrolü olarak yararlıdır.それはセキュリティ面での利点である。
Bu bilgilenmeler için “çizgi”nin gücünden de yararlanılmaktadır.この能力こそが物語を追う上での「鍵」となる。
Daha manevrasal tasarımlar uçmak için genellikle zordur, fakat akrobasi yetenekleri için daha işe yarar.能力の伸び幅は通常キャラクターでは控えめだが、パックマンが装備することでより高性能を発揮できる。