yarar ile cümle
yarar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ne işe yarar?"Vì sao vậy?"
Liste için 172 ayrı müzisyen ve eleştirmenin görüşlerinden ve oylarından yararlanılmıştır.Danh sách được lựa chọn qua sự bầu chọn của 172 nhạc sĩ, nhà phê bình âm nhạc.
Mausolos'un öbür dünyada yararlanması için konulmuştur.Tên Amway tiếp tục được sử dụng trong phần còn lại của thế giới.
Doğada mevcut besin kaynaklarından yararlanırken artık, bu kaynaklar üzerinde hakimiyet kurdular.Khi quan sát những vật quý hiện còn tồn tại ở bờ biển, ông đã đưa ra kết luận như vậy.
Öncelikli olarak yiyeceği parçalara ayırmak için tutmaya yararlar.Chúng được sử dụng chủ yếu để nghiền nhỏ thức ăn trong quá trình nhai.
Ayrıca tarihi görsellerden de yararlanılmıştır.Nó cũng mâu thuẫn với kinh nghiệm trong quá khứ.
Uluslararası ziyaretler için yararlı olacaktır.Ông cũng sẽ được phép tour quốc tế.
Hak ehliyeti, medeni haklardan yararlanma ehliyetidir.Pháp luật là công cụ để bảo vệ quyền công dân.
Ama bazı yerlerde yine de CG desteğinden yararlanıldı.Tuy nhiên, có một số nơi vẫn sử dụng hệ đơn vị CGS phổ biến.
Bazı durumlarda ise uzun vadede etkilerin yararlı mı zararlı mı olacağı tam olarak bilinememektedir.Trong nhiều trường hợp, khó cả thể xác nhận vật chủ có bị tác hại hay không.
Beni, bulunduğum her yerde insanlara yararlı kıldı.与えられた賞賜は全て部下に分配した。
Müttefik Devletler 3 Eylül'de Almanya'ya savaş ilan ettiler, ancak işe yarar bir destek veremediler.ポーランドの同盟国も9月3日にドイツに宣戦布告を行ったが、有効な支援を行ったとは言い難かった。
Kâr (kazanç) ve yarar (fayda) sağlamayı amaçlar.遺産には積極財産(プラスの財産)と消極財産(マイナスの財産)がある。
‘Nitekim, yazar olarak birçok yararı dokundu bana.※著者は禰宜を務めた。
( Uyumlu tavrınızdan vazgeçmeyin ve güncel, yararsız çözümlere kapılmayın. )頒布(定期購入)には最後まで参加(お休みしてもよい)しなくてもよい。
Bunsen, metalleri çıkarmak için bu hücreden yararlandı.ブンゼンはこの電池を用いて金属を抽出した。
"Acaba neye yarar bu alet?「こんなときに使えるひみつ道具は何?
Ne işe yarar?"^ “使い道は?
Radonun radyoaktifliğinden dolayı, radon bileşiklerinin yararlılığı sınırlıdır.ラドンの放射性崩壊のため、ラドン化合物の有用性は限られている。
Işığı söndürünce bir yararı olmadığını anladım.光に当たると効果は無くなる。
Ülkenin yararına bir şeyler yaptığımıza inanıyorduk.だが、国のために尽くしていた。
Bu özellikle paralel işlemlerde oldukça yararlıdır.これらは特に並行性を扱う場合に有用である。
Birçok yararlı yapılar karmaşık ve termodinamik olarak mümkün olmayan atom düzenlemeleri gerektirir.有益な構造のほとんどが、複雑で熱力学的にもあり得ない原子の配置を必要としている。
Hatta diyete ek olarak da yararlıdır.ダイエットにも最適。
Liste için 172 ayrı müzisyen ve eleştirmenin görüşlerinden ve oylarından yararlanılmıştır.選定は総数172人のミュージシャン・評論家や音楽産業に携わる人々の投票で決められた。
Halk deyişlerinden bolca yararlanmıştır.様々な用途がある素敵な言葉。
Birliklerini yararak, kendisi de öne fırlayıp asıl mevziler üzerine atıldı.朱泚は自ら奉天に向かい、道中で軍勢が膨らませた。
Yapılan eylemin bireyin kendine ve başkalarına mutlaka bir yararı dokunmalıdır.宝具は使用すると自分や相手に何らかの効果を及ぼす。
Rusya İsveç gerilemesinden yararlandı ve 1656'da İsveç'e savaş ilan etti.そんな中、ロシアはスウェーデンの強化を警戒して1656年5月にスウェーデンへ戦争宣告した。
Bu uygulamaların hepsine amerikyum–241'in gamma ışımasından yararlanılır.これは、アメリシウム241に壊変する際に強いガンマ線を放射する。
Kamu yararına aykırı olan gazeteler yasaklanmalıdır.d. 公共の福祉に反する新聞は禁止される。
Ormancılık ve tarım arasındaki bağlar karşılıklı yarar sağlamıştır.農業と林業の関係は互助関係にある。
Kesin teşhis için immunohistokimyasal yöntemlerden de yararlanılabilir.免疫学的診断法もかなり有効である。
Akro Yoga fiziksel ve zihinsel sağlık yararları sağlayabilir.ハタ・ヨーガは生理的・身体的な修養を軸とする。
Ne yaparsa da yararı olmaz.だから何をやっても意味がない。
4. sınıftan sonra DEMİRCİ mahallesine taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır.就職後の研修で4号店に行っている。
LinguaLeo hizmetinin temel sürümünden herkes ücretsiz olarak yararlanabiliyor.語学スクール機能以外の全ての機能が無料で利用できる。
Bu jeneratif katkı, ajan tabanlı modellemenin potansiyel yararlarının en ana akışı olabilir.この生成的貢献は、エージェント・ベースド・モデルがもつ可能性のうちで最も主流なものとなるかもしれない。
Bunun için mıknatıslardan yararlanılır.鉤爪はそのために使われる。
Kimlik doğrulamasından kim yararlanır/kimlik doğrulama hataları nedeniyle dezavantajlı olan kimdir?善逝(ぜんぜい、sugata) - 智慧によって迷妄を断じ世間を出た者。
Ayrıca, başka uzmanlıklardan da yararlanmak üzere gönüllü insan kaynağı geliştirmeye çalışır.また,白バイ乗務員志願者には,合格者に対して別途訓練が課せられる。
Moleküler ölçek elektroniği yararlı elektronik özelliklerine sahip moleküller geliştirmeye çalışır.分子エレクトロニクスは、有益な電子特性を持つ分子を開発することを目的としている。
Kamufle özelliği de bu sırada çok işine yarar.脳機能イメージングはこの時非常に有用である。
Fakat model yararlanılan, tutarlı dersleri gösteriyorsa cevap 'evet'tir.表が完璧であれば、答えは「はい」である。
Onun tecrübesizliğinden yararlanırlar.自らの未熟さを思い知らされる。
Burada Amerikan Koleji'nden mezun olmasının çok yararını gördü.現代では、若くしてアメリカの大学を出たほど優秀だった。
Aynı zamanda taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır.訓練で移動する場合も同様である。
Ayrıca uygulanan yeri parçalamaya yarar.また、造った部屋は壊すこともできる。
Büzük dudak nefesi egzersizleri yararlı olabilir.筋弛緩薬は有効かもしれない。
J.S.Bach bu ustadan çok yararlandı.J.S.バッハはこれにはほとんど手を加えていない。
Her birey, topluma yararlı olacak şekilde bir görev üstlenir.円滑に社会を営むために人間にはそれぞれ役割が与えられなければならない。
John Couch Adams, 1843 yılında elindeki verilerden yararlanarak Uranüs'ün yörüngesi üzerine çalışmaya başladı.1843年、イギリスの数学者ジョン・クーチ・アダムズは彼が所持していたデータを使って天王星の軌道の研究を始めた。
Ateşten yararlanmayı öğrendikten sonra besinleri pişirmeye başladılar.記憶を取り戻した後は、たい焼きも食べられるようになった。
Köyde köydeki öğrenci sayısı yeterli olmadığından taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır.学校では生徒たちが嘘ばかりついているので役に立たない。
Fakat bu fırsattan yararlanılmadı.しかしこの機会は失われた。
Greenpeace amaçlarına ulaşmak için doğrudan eylem, lobicilik ve araştırmadan yararlanır.グリーンピースは自らの目的を達成するため、直接行動、ロビー活動、研究、エコタージュを行う。
Sekiz yıl boyunca illegal yaşamında işe yarar hiçbir şey ya da tek bir potansiyel ajan gözükmemektedir.8年後も特に姿や能力に変化はなかった。
Ağrı kesiciler yine oldukça yararlıdır.また素手の方がダメージが大きい。
Bu yüzden ülkenin bu malları ithal etmesi kendi yararına olacaktır.そのため、その国は、労働集約財は輸入した方がよりよい。
Diğer sınıfların eğitimi için de taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır.教育訓練等のために必要があるときに用いる。