Ana içeriğe geç
Sözlük

yarar ile cümle

yarar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
19 Şubat'ta, Sovyet zırhlı birlikleri Alman hatlarını yararak şehre yaklaştı.Στις 19 Φεβρουαρίου, σοβιετικές τεθωρακισμένες μονάδες έσπασαν τις γερμανικές γραμμές και πλησίασαν την πόλη.
Bunun yanı sıra taşımalı eğitimden de yararlanılmaktadır.Περισσότερο, όμως, του οφείλουμε τη σωστή μας διαπαιδαγώγηση.
Kanada vatandaşları, Çek Cumhuriyeti'nden oluşan Schengen Bölgesi'ne vizesiz erişimden yararlanmaktadır.Οι πολίτες της Δημοκρατίας της Κίνας μπορούν να ταξιδέψουν χωρίς θεώρηση εντός του χώρου Σένγκεν.
Kamu yararına aykırı olan gazeteler yasaklanmalıdır.Η έκδοση εφημερίδων που δεν προωθούν την εθνική πρόοδο πρέπει να απαγορεύεται.
Ne var ki, bu gemiler uygulamada pek yarar sağlamıyordu.Τα αεροσκάφη αυτά δεν ήταν πρακτικά.
Albüm, Amy Winehouse Vakfı yararına yayınlandı.Το άλμπουμ κυκλοφόρησε για φιλανθρωπικό σκοπό του Ιδρύματος Αmy Winehouse.
Bu belgeler bir resmi kurumun arşivine konmalı ve araştırıcılar bundan yararlanabilmelidir.Αυτή η τεκμηρίωση θα κατατίθεται στα αρχεία ενός δημοσίου ιδρύματος και θα είναι προσιτή στους ερευνητές.
Arka bacakları iyi gelişmiş olup, sıçramaya yarar.Τα νύχια των ποδιών είναι ιδιαίτερα ανεπτυγμένα, χρήσιμα για αναρρίχηση.
Ancak bu transferler de Beşiktaş'a yararlı olmadı.Πολλοί καταναλωτές επίσης δεν γνώριζαν για αυτές τις εναλλακτικές έναντι του Pentium.
Ribavirin stoklamak da farklı durumlarda yararlı bir önlem olabilir.Το placebo μπορεί να είναι χρήσιμο κάτω από συγκεκριμένες συνθήκες.
Bu okullarımızın öğrencileri taşımalı eğitim uygulamasından yararlanmaktadır.Εμείς πρέπει να παρακινούμε τους μαθητές προς την εργασία.
Böylece Dünya'nın dönüşünden kaynaklanan yüzeysel hızından yararlanılmış olur.Έχει να κάνει με την ταχύτητα περιστροφής της Γης.
( Olgun kişi, insanları topluma yararlılık konusunda heveslendirerek, iyi çalışmalarını sağlar. )(Αυτός που θέλει να σώσει τον λαό πρέπει να σκέφτεται ηρωικά).
Mahallede ilköğretim okulu bulunmayıp, taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır.Θα τα εφαρμόσω μέσα και έξω από το σχολείο.
Bir salgın sırasında hayvanların dolaşmalarının engellenmesi yararlı olabilir.Η διακοπή της μετακίνησης των ζώων, ενόσω έχει η νόσος βρίσκεται σε έξαρση, μπορεί να φανεί χρήσιμη.
Yapılan eylemin bireyin kendine ve başkalarına mutlaka bir yararı dokunmalıdır.Κάθε άνθρωπος μπορεί να εργάζεται είτε για τον εαυτό του είτε για κάποιον άλλο.
Bunların bize yararı oldu.Η τύχη είχε βοηθήσει.
Büyük yararlıklar gösterdi.Γνώρισε μεγάλες επιτυχίες.
Bu deneyim, genç bir yazar için oldukça yararlıydı.Η Ανύτη άσκησε μεγάλη επίδραση στους νεότερους αυτής λογοτέχνες.
“Güzel yararlı olmalıdır” düşüncesinden hareketle “Yazmacılık” geleneğine yeni bir yorum getirdi.Ήθελε να είναι ορατή μια "σαφής γραμμή" στα δημιουργήματά του.
Bağırsak bakterileri insanlar için yararlı olan çeşitli işlevleri vardır.Τα άμορφα κράματα έχουν ποικίλες χρήσιμες ιδιότητες.
Yararlı tür mü zararlı tür mü olduğu konusunda tartışmalar devam etmektedir.Υπάρχει διαφωνία σχετικά με την ωφέλεια ενάντια στη βλάβη από τα αντικαταθλιπτικά.
Kaynaktan yararlanmak için buraya bir gölet yaptırılmıştır.Για την εγκαθίδρυση των φόντων χρησιμοποιήθηκε υδατογραφία.
Bunun şöyle yararları vardır: Trafik yoğunluğu ayrılmış olur.Εξαιτίας της θέσης τους, η συγκοινωνία με το Ηράκλειο είναι πολύ πυκνή.
Sütün yüzyıllardır sağlığa yararlı bir içecek olduğu söylenir.Η κατανάλωση ποτών αποτελεί επίσης σημαντικό τμήμα της κοινωνικοποίησης κατά τη διάρκεια των αιώνων.
Matematik niçin işe yarar ?Ποια είναι η χρήση των μαθηματικών;
Bunun yararı oldu mu?Αυτό χρησίμευσε;
Örneğin, ATP'nin hidrolizi sıkça başka kimyasal tepkimeleri yürütmeye yarar.For eksempel driver hydrolysen af ATP ofte andre biokemiske reaktioner.
Zehri insan için etkili olmayıp ancak kertenkele ve benzeri avlarını zehirleyerek yakalamaya yarar.Det er med god grund, at intet menneske ofrer til dig, du der både er snavset og salt!"
Erişkinlikte yapılan müdaheleler de değerlidir ama daha az yararlı olur.Interventioner i voksenalderen er værdifulde men mindre gavnlige.
Bu moleküller enzimler arasında kimyasal gruplar taşımaya yararlar.Disse molekyler agerer i forbindelse med overførslen af kemiske grupper mellem enzymer.
Liste için 172 ayrı müzisyen ve eleştirmenin görüşlerinden ve oylarından yararlanılmıştır.Sangene blev udvalgt af 172 musikere, kritikere og personer fra musikindustrien.
19 Şubat'ta, Sovyet zırhlı birlikleri Alman hatlarını yararak şehre yaklaştı.Den 19. februar brød sovjetiske pansertropper gennem de tyske linjer og nærmede sig byen.
Ekonomik olarak, ülke, yeni gelişmekte olan trans-Atlantik ticaretinden çok yarar sağladı.Økonomisk begyndte landet et nyde godt af den ny æra med transatlantisk handel.
Ama bu durum onun çok işine yarar.Men spørgsmålet er, om det gør så meget.
Piyade Tümeni, cepheyi yararak 551.Sænk kun dit hoved, du blomst 555.
Takımının ligde kalmasında yararı oldu.Alvbåge beholdt sin plads på holdet.
Güç koşmaya ve daha birçok şeye yarar.Det betyder mere køretid og flere kræfter.
Uzun kollu giysiler, şapkalar ve eldivenler yararlı olabilir.Stadig lange ærmer eller handsker.
Ayrıca, göz bebeğini daraltmaya ve göz kapağını açmaya yarar.Derudover kan den mindske pupillen og løfte øjenlåget.
Bu kayıtları en iyi şekilde yararlanılabilecek hale getirmek gerekir.Data skal vedligeholdes, hvor det gøres mest effektivt.
Bestelerinin işe yaramaz olduğunu düşünmüş ama öğretmenlikle yararlı olabileceğine inanmıştı.Han følte at hvis han ikke kunne være kreativ, kunne han i det mindste undervise.
Ne yaparsa da yararı olmaz.Men det er ikke realistisk det, de gør.
Bu büyü insanların zihnine girmeye yarar.Det er almindeligt at hekse forelsker sig i mænd.
Klor yararlı banyo, içme suyu dezenfeksiyonu için ve yüzüyor.Klorkalk bruges bl.a. til at desinficere drikkevand og svømmebassiner.
Ara sıra et yerine haşlanmış taze balık vermekte yarar vardır.Af og til er det muligt at købe friskfanget fisk ved kajkanten.
Bitkiden ayrıca ilaç sanayinde de yararlanılmaktadır.Udtræk af planten bruges stadig i medicinalindustrien.
Ribavirin stoklamak da farklı durumlarda yararlı bir önlem olabilir.Freestyle skiløb er også en mulighed flere steder.
Bu yararlı ilişki sonrasında Stuart 1777'de Royal Academy'de sergisini açtı.Efter den lange skolevirksomhed blev han 1747 stiftsprovst i Viborg.
Ardından Eser bir penaltı vuruşundan yararlanamadı.Dette betød, at man ikke længere kunne kåre en egentlig vinder.
Hekimoğlu çemberi yarar fakat ağır yaralanır.Såre enkelt, men såre svært.
Sadece Joel Little'ın yardımından yararlanmıştır.Den er instrueret af Hella Joof.
Bu barışma Henry'nin yararlarına dokundu.På dette tidspunktet vendte begivenhederne sig til Karls fordel.
İdarenin var oluş amacı kamu yararının gerçekleştirilmesidir.Sejr er at føre sin vilje ud i livet.
Elton John ve hayat arkadaşı David Furnish bu yasadan ilk yararlanan çift oldu.2005 - Elton John og hans mangeårige partner, David Furnish, indgår registreret partnerskab.
Eğer kullanıcıların araştırmaları kamu yararına yapılırsa, ALS’yi kullanmak için para talep edilmez.Hvis brugernes behov ikke indfris, lykkes motivationen ikke.
Şekerleme ve ilaç yapımında da yararlanılır.Måske også frugt og plantemateriale.
2100 5000 Köyde ilköğretim okulu yoktur fakat taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır.Sproget tales stadig af ca. 150.000 mennesker, men der bliver ikke undervist i det i skolerne i regionen.
ABD Savunma Bakanlığı yararına yaratılmış bilgisayar dili Ada, Ada Lovelace isminden gelmiştir.Programmeringssproget Ada er opkaldt efter Ada Augusta Lovelace.
Bağırsak florası ile insanlar arasındaki ilişki simbiyotik ve mutualistiktir, her iki tarafa da yarar sağlar.Her har en svamp og en plante lavet en symbiose, et samliv, som er til fordel for begge parter.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
yarar ile cümle - Sayfa 43 - yarar kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App