1375 yılında, Dmitri, kendi yararı için, Tver'li II. Mihail ile olan çatışmasında, Vladimir'e yerleşti.I 1375 klarede Dmitrij at bilægge konflikten med Tver til sin fordel.
Unitaş Dönüşüm : Bir Robopet-Unipet'in başka bir görüntüye bürünmesine yarar.Andre glædede sig til en potentiel ny Robinson-udfordring.
Eserlerinde öğüt vermiştir ve öğüt verirken atasözlerinden yararlanmıştır.Han ble også temmelig belærende og formanende i sine meldinger til SVR.
Siz bunlardan hangisinin yarar bakımından size daha yakın olduğunu bilemezsiniz.Dere skal ikke bry dere om eiendelene deres, for det beste i hele Egypt skal tilhøre dere.»
Müttefik Devletler 3 Eylül'de Almanya'ya savaş ilan ettiler, ancak işe yarar bir destek veremediler.De allierte erklærte krig mot Tyskland på 3. september, men uten å sende noen fysisk støtte.
Aslında Almanlar güdümlü füzelerinde çoğunlukla radyo sinyallerinden yararlanıyordu.Tyskerne var med rette stolt av sine radioapparater.
Bu çalışanların başka yetenekleri de vardır, bu becerilerden de yararlanmamak boşunadır (bir tür kayıptır).Frelsen er oppnåelig på grunn av Guds nåde og kan ikke bli nådd som følge av gode gjerninger.
Erişkinlikte yapılan müdaheleler de değerlidir ama daha az yararlı olur.Intervensjoner i voksen alder kan også være verdifulle, men er noe mindre effektive.
Ne yaparsa da yararı olmaz.Men det hjelper ikke hva hun sier.
Oyun, Wii uzaktan kumandası (Wii Remote) ve Wii Nunchuk aygıtının tüm avantajlarından yararlanmaktadır.Spillet kontrolleres ved hjelp av Wii Remote og nunchuk-tilbehøret.
Bunun yanı sıra taşımalı eğitimden de yararlanılmaktadır.Det krever dessuten trening fra den er valp av.
"Acaba neye yarar bu alet?«Kan eg gjør någe med det?»
Örgütün asıl amacı uzay teknolojisini geliştirmek ve ulusal yarara olan uygulamalarda kullanmaktır.Romfartsorganisasjonens hovedmål er å fremme romteknologi og benytte dens muligheter til nasjonens beste.
Rusya İsveç gerilemesinden yararlandı ve 1656'da İsveç'e savaş ilan etti.Dessuten hadde Russland erklært krig mot Sverige i 1656.
Bu sebeple C 14 ten arkeolojik tarihlendirmede yararlanılmaktadır.Dette er viktig for bruken av C14-datering i arkeologi.
Ama bu durum onun çok işine yarar.Men dette nytter ham lite.
Apollo'nun avantajları şunlardı: Seçimde, anahtar eyaletlere ekonomik yararları vardı.Noen av fordelene med Apollo: Økonomiske ringvirkninger i flere nøkkelstater før neste valg.
Ağrı kesiciler yine oldukça yararlıdır.Den markante revirsangen er mer påfallende.
Bu, gömülü veya mobil cihazlarda yararlı olabilir.Dette kan være nyttig på trafikkskolebiler og lignende.
Ohalde hayvanlar, yararları için evcilleştirilmiş olamazdı.Slik ble mennesket ikke opphøyet fra andre dyr.
Fakat model yararlanılan, tutarlı dersleri gösteriyorsa cevap 'evet'tir.The Yes Men jobber med at løgn kan avdekke sannhet.
Kara gemileri bulunan yerli kaynaklardan, özellikle güneş enerjisinden yararlanmak üzere yapılır.Jordskip er bygget for å utnytte de tilgjengelige lokale ressurssene, særlig solenergi.
Bunun yanı sıra polis köpeği olarak da yararlanılmaktadır.Det samme gjelder for politiet hunder.
Bu hayvanların en çok sütünden yararlanılmaktadır.Det er derfor det dyreste kjøttet.
Fakat bu fırsattan yararlanılmadı.Sjansen ble uansett misbrukt.
Cadı ağır bir biçimde yararlanır ve güzel, genç bir kıza dönüşür.Når hun blir avvist på nytt, forvandler hun seg til en vakker, ung kvinne.
Grubun yararlarının ve zararlarının birbirini eşitlediği düşünülmüştür.Det er ikke trivielt hvordan velvære og lidelse skal veies opp mot hverandre.
Ele teması mecburi ise eldiven kullanılmasında yarar vardır.Når man håndterer slike gifter bør man alltid benytte hansker.
John Couch Adams, 1843 yılında elindeki verilerden yararlanarak Uranüs'ün yörüngesi üzerine çalışmaya başladı.I 1843 begynte John Couch Adams å arbeide med Uranus' bane ved å bruke de dataene han hadde.
Bu sistemler genellikle misket bombalardan veya topçu bombardımanından yararlanılır.Et sentralt spørsmål er om det dreide seg om selvmordsbomber eller andre typer bomber.
Arka bacakları iyi gelişmiş olup, sıçramaya yarar.Beina er godt utviklet til å løpe eller gå.
Fakat bu barajın suyundan yararlanamazlar.De vil ikke ha noen nytte av heisen.
Burada Amerikan Koleji'nden mezun olmasının çok yararını gördü.Det er blant annet kjent for sin rangering av amerikanske universiteter.
Yetişmiş kalifiye köylüler bu özelliklerini köyleri yararına pek kullanmamıştır.Som bøndene hadde renessansen liten effekt på disse.
Bağırsak florası ile insanlar arasındaki ilişki simbiyotik ve mutualistiktir, her iki tarafa da yarar sağlar.Maur og hornsikader lever i mutualisme, en gjensidig fordel av hverandre.
Sütün yüzyıllardır sağlığa yararlı bir içecek olduğu söylenir.Området har i mange århundrer vært kjent for vindyrking.
Animasyon - Turbo ne işe yarar?Pompel: – Var det noe farlig?
İlgili finansal enstrümanın belirli zaman periyodundaki riskini ölçmeye yarar.Man må med tilstrekkelig nøyaktighet kjenne atmosfærens tilstand ved et bestemt tidspunkt.
Dmitri, Moğol otoritesinin çökmesinin avantajından yararlanarak Tatarlara açıkça meydan okudu.Dmitrij benyttet seg av dette opphøret av mongolsk autoritet til åpeny å utfordre tatarene.
Mahhalede ilköğretim okulu var ve taşımalı eğitim sisteminden yararlanılmaktadır.Dette huset står fortsatt, og brukes av skolefritidsordningen.
Bu da bulgarların bu durumdan yararlanmalarını sağlamıştır.Dette involverte også bulgarerne.
Oyunlarda gün ışığından yararlanılırdı.Tidigere ble det benyttet gassbelysning.
Resimlerinde fotoğraf sanatından yararlanmıştır.Selv den kunstneriske kvaliteten i hans bilder har blitt sett på.
Kuruluşundan 15 yıl sonra, Bakanlar Kurulu kararıyla "kamu yararına çalışan dernek" statüsü kazandı.Fem år senere ble Krützfeld etter eget ønske pensjonert, «med Førerens takk for utviste tjenester».
Örnek olarak, tam rekabet ortamında fiyatlar düşer ve fiyatlar düşünce bundan tüketiciler yararlanır.Særlig i den digitale verden stiger mulighetene mens prisene faller.
Uzak ve yabancı ülkelerin efsanelerinden yararlanırlar.Den kan tildeles både latviske og utenlandske statsborgere.
Mahalledeki tarihi ilköğretim okulu kapatılmıştır ve taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır.Skolens undervisning foregik utendørs, og var praktisk rettet.
The Meselson–Stahl Experiment Bir diğer yararlı animasyon.The Meselson-Stahl Experiment Animasi lain yang berguna.
İnsanoğluna sunduğu yararlı buluşları nedeni ile çağ çağ, kuşakların gönlünde yüzyıllardır taht kurmuştur.Yayasan ini mendanai perawatan medis bagi Righteous among the Nations setiap tahunnya.
Kuzey Kore, Güney Kore gibi yaz saati uygulamasından yararlanmamaktadır.Seperti Korea Selatan, Korea Utara tidak menerapkan waktu musim panas.
Kâr (kazanç) ve yarar (fayda) sağlamayı amaçlar.Pahala (dari bahasa Sanskerta phala, "buah") berarti hadiah yang diperoleh karena kelakuan baik.
Kimlik doğrulamasından kim yararlanır/kimlik doğrulama hataları nedeniyle dezavantajlı olan kimdir?Siapakah yang dapat memberi perantaraan di hadapan-Nya tanpa izin-Nya?
Birincil sektör, ekonomide doğrudan doğal kaynaklardan yararlanılan sektördür.Sektor primer adalah sektor ekonomi yang memanfaatkan sumber daya alam secara langsung.
Efendilerin eylemlerine iyi demelerinin ise yarar ile hiçbir ilgisi yoktur.Tanpa anugerah Allah, perbuatan baik yang mereka lakukan tidak ada artinya.
Artık bu yönerge işe yarar olarak görülmemektedir.Dengan demikian, kejadhugan dia bukan sebagaimana dimaknai saat ini.
Laboratuvar testinin yapılamadığı durumlarda turnike testi yararlı olur.Tes tourniquet berguna apabila tes laboratorium tidak dapat dilakukan.
İlk görevini (uçuşunu) tamamlaması üzerine uzay aracından daha fazla yararlanmak adına teklifler yapıldı.Setelah selesainya misi utamanya, proposal dibuat untuk lebih memanfaatkan pesawat ruang angkasa.
Ne yaparsa da yararı olmaz.Tetapi ia tak dapat berbuat apa-apa.
Diğer plastitler gıda depolamaya yarar.Plastida lain terlibat dalam menyimpan makanan.
John Couch Adams, 1843 yılında elindeki verilerden yararlanarak Uranüs'ün yörüngesi üzerine çalışmaya başladı.Tahun 1843, John Couch Adams mulai mengamati orbit Uranus menggunakan data yang ia miliki.