yarar ile cümle

yarar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ribavirin stoklamak da farklı durumlarda yararlı bir önlem olabilir.Freestyle skiløb er også en mulighed flere steder.
Bu yararlı ilişki sonrasında Stuart 1777'de Royal Academy'de sergisini açtı.Efter den lange skolevirksomhed blev han 1747 stiftsprovst i Viborg.
Ardından Eser bir penaltı vuruşundan yararlanamadı.Dette betød, at man ikke længere kunne kåre en egentlig vinder.
Hekimoğlu çemberi yarar fakat ağır yaralanır.Såre enkelt, men såre svært.
Sadece Joel Little'ın yardımından yararlanmıştır.Den er instrueret af Hella Joof.
Bu barışma Henry'nin yararlarına dokundu.På dette tidspunktet vendte begivenhederne sig til Karls fordel.
İdarenin var oluş amacı kamu yararının gerçekleştirilmesidir.Sejr er at føre sin vilje ud i livet.
Elton John ve hayat arkadaşı David Furnish bu yasadan ilk yararlanan çift oldu.2005 - Elton John og hans mangeårige partner, David Furnish, indgår registreret partnerskab.
Eğer kullanıcıların araştırmaları kamu yararına yapılırsa, ALS’yi kullanmak için para talep edilmez.Hvis brugernes behov ikke indfris, lykkes motivationen ikke.
Şekerleme ve ilaç yapımında da yararlanılır.Måske også frugt og plantemateriale.
2100 5000 Köyde ilköğretim okulu yoktur fakat taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır.Sproget tales stadig af ca. 150.000 mennesker, men der bliver ikke undervist i det i skolerne i regionen.
ABD Savunma Bakanlığı yararına yaratılmış bilgisayar dili Ada, Ada Lovelace isminden gelmiştir.Programmeringssproget Ada er opkaldt efter Ada Augusta Lovelace.
Bağırsak florası ile insanlar arasındaki ilişki simbiyotik ve mutualistiktir, her iki tarafa da yarar sağlar.Her har en svamp og en plante lavet en symbiose, et samliv, som er til fordel for begge parter.
1375 yılında, Dmitri, kendi yararı için, Tver'li II. Mihail ile olan çatışmasında, Vladimir'e yerleşti.I 1375 klarede Dmitrij at bilægge konflikten med Tver til sin fordel.
Unitaş Dönüşüm : Bir Robopet-Unipet'in başka bir görüntüye bürünmesine yarar.Andre glædede sig til en potentiel ny Robinson-udfordring.
Eserlerinde öğüt vermiştir ve öğüt verirken atasözlerinden yararlanmıştır.Han ble også temmelig belærende og formanende i sine meldinger til SVR.
Siz bunlardan hangisinin yarar bakımından size daha yakın olduğunu bilemezsiniz.Dere skal ikke bry dere om eiendelene deres, for det beste i hele Egypt skal tilhøre dere.»
Müttefik Devletler 3 Eylül'de Almanya'ya savaş ilan ettiler, ancak işe yarar bir destek veremediler.De allierte erklærte krig mot Tyskland på 3. september, men uten å sende noen fysisk støtte.
Aslında Almanlar güdümlü füzelerinde çoğunlukla radyo sinyallerinden yararlanıyordu.Tyskerne var med rette stolt av sine radioapparater.
Bu çalışanların başka yetenekleri de vardır, bu becerilerden de yararlanmamak boşunadır (bir tür kayıptır).Frelsen er oppnåelig på grunn av Guds nåde og kan ikke bli nådd som følge av gode gjerninger.
Erişkinlikte yapılan müdaheleler de değerlidir ama daha az yararlı olur.Intervensjoner i voksen alder kan også være verdifulle, men er noe mindre effektive.
Ne yaparsa da yararı olmaz.Men det hjelper ikke hva hun sier.
Oyun, Wii uzaktan kumandası (Wii Remote) ve Wii Nunchuk aygıtının tüm avantajlarından yararlanmaktadır.Spillet kontrolleres ved hjelp av Wii Remote og nunchuk-tilbehøret.
Bunun yanı sıra taşımalı eğitimden de yararlanılmaktadır.Det krever dessuten trening fra den er valp av.
"Acaba neye yarar bu alet?«Kan eg gjør någe med det?»
Örgütün asıl amacı uzay teknolojisini geliştirmek ve ulusal yarara olan uygulamalarda kullanmaktır.Romfartsorganisasjonens hovedmål er å fremme romteknologi og benytte dens muligheter til nasjonens beste.
Rusya İsveç gerilemesinden yararlandı ve 1656'da İsveç'e savaş ilan etti.Dessuten hadde Russland erklært krig mot Sverige i 1656.
Bu sebeple C 14 ten arkeolojik tarihlendirmede yararlanılmaktadır.Dette er viktig for bruken av C14-datering i arkeologi.
Ama bu durum onun çok işine yarar.Men dette nytter ham lite.
Apollo'nun avantajları şunlardı: Seçimde, anahtar eyaletlere ekonomik yararları vardı.Noen av fordelene med Apollo: Økonomiske ringvirkninger i flere nøkkelstater før neste valg.
Ağrı kesiciler yine oldukça yararlıdır.Den markante revirsangen er mer påfallende.
Bu, gömülü veya mobil cihazlarda yararlı olabilir.Dette kan være nyttig på trafikkskolebiler og lignende.
Ohalde hayvanlar, yararları için evcilleştirilmiş olamazdı.Slik ble mennesket ikke opphøyet fra andre dyr.
Fakat model yararlanılan, tutarlı dersleri gösteriyorsa cevap 'evet'tir.The Yes Men jobber med at løgn kan avdekke sannhet.
Kara gemileri bulunan yerli kaynaklardan, özellikle güneş enerjisinden yararlanmak üzere yapılır.Jordskip er bygget for å utnytte de tilgjengelige lokale ressurssene, særlig solenergi.
Bunun yanı sıra polis köpeği olarak da yararlanılmaktadır.Det samme gjelder for politiet hunder.
Bu hayvanların en çok sütünden yararlanılmaktadır.Det er derfor det dyreste kjøttet.
Fakat bu fırsattan yararlanılmadı.Sjansen ble uansett misbrukt.
Cadı ağır bir biçimde yararlanır ve güzel, genç bir kıza dönüşür.Når hun blir avvist på nytt, forvandler hun seg til en vakker, ung kvinne.
Grubun yararlarının ve zararlarının birbirini eşitlediği düşünülmüştür.Det er ikke trivielt hvordan velvære og lidelse skal veies opp mot hverandre.
Ele teması mecburi ise eldiven kullanılmasında yarar vardır.Når man håndterer slike gifter bør man alltid benytte hansker.
John Couch Adams, 1843 yılında elindeki verilerden yararlanarak Uranüs'ün yörüngesi üzerine çalışmaya başladı.I 1843 begynte John Couch Adams å arbeide med Uranus' bane ved å bruke de dataene han hadde.
Bu sistemler genellikle misket bombalardan veya topçu bombardımanından yararlanılır.Et sentralt spørsmål er om det dreide seg om selvmordsbomber eller andre typer bomber.
Arka bacakları iyi gelişmiş olup, sıçramaya yarar.Beina er godt utviklet til å løpe eller gå.
Fakat bu barajın suyundan yararlanamazlar.De vil ikke ha noen nytte av heisen.
Burada Amerikan Koleji'nden mezun olmasının çok yararını gördü.Det er blant annet kjent for sin rangering av amerikanske universiteter.
Yetişmiş kalifiye köylüler bu özelliklerini köyleri yararına pek kullanmamıştır.Som bøndene hadde renessansen liten effekt på disse.
Bağırsak florası ile insanlar arasındaki ilişki simbiyotik ve mutualistiktir, her iki tarafa da yarar sağlar.Maur og hornsikader lever i mutualisme, en gjensidig fordel av hverandre.
Sütün yüzyıllardır sağlığa yararlı bir içecek olduğu söylenir.Området har i mange århundrer vært kjent for vindyrking.
Animasyon - Turbo ne işe yarar?Pompel: – Var det noe farlig?
İlgili finansal enstrümanın belirli zaman periyodundaki riskini ölçmeye yarar.Man må med tilstrekkelig nøyaktighet kjenne atmosfærens tilstand ved et bestemt tidspunkt.
Dmitri, Moğol otoritesinin çökmesinin avantajından yararlanarak Tatarlara açıkça meydan okudu.Dmitrij benyttet seg av dette opphøret av mongolsk autoritet til åpeny å utfordre tatarene.
Mahhalede ilköğretim okulu var ve taşımalı eğitim sisteminden yararlanılmaktadır.Dette huset står fortsatt, og brukes av skolefritidsordningen.
Bu da bulgarların bu durumdan yararlanmalarını sağlamıştır.Dette involverte også bulgarerne.
Oyunlarda gün ışığından yararlanılırdı.Tidigere ble det benyttet gassbelysning.
Resimlerinde fotoğraf sanatından yararlanmıştır.Selv den kunstneriske kvaliteten i hans bilder har blitt sett på.
Kuruluşundan 15 yıl sonra, Bakanlar Kurulu kararıyla "kamu yararına çalışan dernek" statüsü kazandı.Fem år senere ble Krützfeld etter eget ønske pensjonert, «med Førerens takk for utviste tjenester».
Örnek olarak, tam rekabet ortamında fiyatlar düşer ve fiyatlar düşünce bundan tüketiciler yararlanır.Særlig i den digitale verden stiger mulighetene mens prisene faller.
Uzak ve yabancı ülkelerin efsanelerinden yararlanırlar.Den kan tildeles både latviske og utenlandske statsborgere.
Mahalledeki tarihi ilköğretim okulu kapatılmıştır ve taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır.Skolens undervisning foregik utendørs, og var praktisk rettet.

İlgili Sayfalar