yarar ile cümle
yarar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
4. sınıftan itibaren taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır.Fontos, hogy már 1. osztálytól kezdve helyt adjunk az önértékelésnek.
Kamuya yararlı dernek statüsünde bir kuruluştur.A Testület közhasznú jogállású szervezet.
Beklenen yararlarla beraber risk de açıklanmalıdır.A létfenntartáson túl már az elismert kockázatokkal szembeni védelem is megjelenik.
Ayrıca şehirde konutların ısıtılmasında da jeotermal enerjiden yararlanılmaktadır.A város legtöbb házában a fűtést geotermikus energia felhasználásával oldják meg.
Günümüzde hemen hemen bütün müzik kayıtları MIDI teknolojisinden yararlanmaktadır.Mára gyakorlatilag az összes digitális zenelejátszó támogatja a firmware-frissítéseket.
Üst sınıflar için taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır.Cél a többségi osztályba való sikeres integrációra felkészítés.
Okulun kullanılmasının yanı sıra taşımalı eğitimden de yararlanılmaktadır.Ezeken kívül nagyon jól használható az iskolai oktatásban.
Bu, gömülü veya mobil cihazlarda yararlı olabilir.Ez lehet élve eltemetés, patkányok vagy bármi más.
Bu sınırlı büyütmeyi azaltmak parlaklığı arttırmaz ve bu sınırda azalan büyütme için hiçbir yarar yoktur.Ezen jószágok fogyasztása újabb fogyasztásra ösztönöz és esetükben nem érvényesül a csökkenő határhaszon elve.
Mekanlar tasarlanırken doğal ışıktan maksimum yararlanmak hedeflendi.A minél nagyobb valószerűség érdekében csak természetes fényt használtak.
Ayrıca, modülatör, demodülatör, detektör olarak da yararlanılır.Inas, sofőr, testőr is, mikor mire van szükség.
Her çeşit faaliyetin, toplumun yararına olacak şekilde yürütülmesi görüşüdür.Az elképzelések szerint a rendszer az egész emberiség számára hajt hasznot.
Yapılan eylemin bireyin kendine ve başkalarına mutlaka bir yararı dokunmalıdır.Olyat cselekedj, ami dicséretre méltó, és amivel jót teszel magadnak és másoknak is!
Kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak.A világos alapsor gyengeségének kihasználása.
Bu okullarımızın öğrencileri taşımalı eğitim uygulamasından yararlanmaktadır.Kötelességünk gondoskodni róla, hogy az iskoláink minden diák számára biztonságosak legyenek.
Şehri kuşatan politik karmaşadan yararlanarak harekete geçildi.Politikailag nyugtalan régión halad keresztül.
Camera Disabler Kamerayı hizmet dışı bırakmaya yarar.A hátoldalán található szétcsúsztatható kameravédő megakadályozza, hogy a kamera beporosodjon.
İlgili finansal enstrümanın belirli zaman periyodundaki riskini ölçmeye yarar.Őket az anyagi energia működése valamilyen szinten kárhozatra ítéli.
2007 yılında Spice Girls'ün birleşmesinde Geri'nin çok yararı oldu.2007-ben újra csatlakozott a Spice Girls-höz.
Ayrıca Almanca öğrendi ve sonradan yararlı olduğunu düşündüğü dil olan Fransızca’yı öğrenmeye başladı.Közben elkezdett németül tanulni, aminek egy évtizeddel később jó hasznát vette.
Gebe hastalara uygulanmasından önce riskler ve potansiyel yararlar değerlendirilmelidir.Terhesség esetén mérlegelni kell a szedés előnyeit és veszélyeit.
Durumdan yararlanan Napolyon, General Joachim Murat'a Madrid'i işgal emri verdi.Nagyhercegséggé tette, és egyik kedvenc tábornokának, Joachim Murat marsallnak adta.
“Tanrının Yararlılık İşlevi” adlı bölümde yaşamın bir amacı olup olmadığı tartışılıyor.A szöveg „megkérdőjelezi Isten szerepét egy szerelem nélküli életben.”
Leningrad Kuşatması sırasında gösterdiği yararlılıklardan dolayı ödüllendirildi.A nagy honvédő háborúban a blokád alá vett Leningrád környékén harcolt.
Horoz ise yararlı bir alarm sistemi gibiydi.Az üvegtörés-érzékelő egy a riasztórendszereknél használatos eszköz.
Şu an 6, 7, ve 8. sınıflar taşımalı eğitimden yararlanmaktadır.A (7) és (8) lépésekben jelzett munkálatokat már segéderők is elvégezhetik.
4. sınıfa geçen öğrenciler taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır.A 4. osztály után el kell dönteni, hogy milyen iskola járjon egy gyerek.
konuşmanızda yarar http://www.dxn2u.com/corporate/index.php?lang=en↑ http://www.dxn2u.com/corporate/index.php?lang=en
Bu durumda, uzatılmış yapı, bu arada görüşlerin gelişmesine izin vermenin yararlı etkisine sahipti.Ebben az esetben az építés elhúzódásának előnyös hatása volt, hogy közben a nézetek is fejlődhettek.
Kuramların, bilimsel olarak yararlı sayılabilmesi için kusursuz doğrulukta olmalarına gerek yoktur.Teorioiden ei tarvitse olla täydellisen täsmällisiä, jotta niistä olisi hyötyä.
Bir salgın sırasında hayvanların dolaşmalarının engellenmesi yararlı olabilir.Eläinten liikkumisen rajoittamisesta epidemian aikana voi myös olla hyötyä.
Bunda motivasyonun da yararı vardır.Motivaation pitää myös olla hyvä.
Özellikle Houston şehiri yararlandı.Erityisesti Houstonin suurkaupunkialue kärsi tulvista.
Ne yaparsa da yararı olmaz.Heidän hyökkäyksistään ei ole apua.
Sınıf yararına hizmet etmek bir bütün olarak insanlara, topluma hizmet etmektir."Se olisi ainoa palvelu, minkä he voisivat tehdä yhteiskunnalle."
Ekonomik olarak, ülke, yeni gelişmekte olan trans-Atlantik ticaretinden çok yarar sağladı.Englannin talous hyötyi kehittyvästä transatlanttisesta kaupasta.
Mürettebatın geri kalanı ağır yararlanmıştır.Muu miehistö oli säilynyt vahingoitta.
Bunun yanı sıra polis köpeği olarak da yararlanılmaktadır.Se sopii kuitenkin myös vahtikoiraksi.
Kamu Yararı ve Bireysel Çıkarlar.Arvot erilaistuvat ja yksilöllistyvät.
Bundan en fazla nasyonal sosyalistler yararlandı.Sitä ovat ilmeisesti käyttäneet enemmän ulkomaalaiset.
Napolyon Bonapart, 1793'teki Toulon kuşatmasındaki yararlıkları sayesinde ün kazandı.Napoleon Bonaparte nousi tunnetuksi hänen voitettuaan brittijoukot Toulonin taistelussa vuonna 1793.
Plan bir süreliğine işe yarar gibi göründü.Hallitus näytti olevan voitolla hetken aikaa.
Ne var ki, bu gemiler uygulamada pek yarar sağlamıyordu.Tämä ei luonnollisesti ollut hyväksi laivalle.
Bu bilgilerden modern yöntemler ile yararlanılarak, geçmişe ait ulaşılması güç çevre verilerine ulaşılabilir.Voidaksemme viestiä tehokkaasti meidän täytyy ymmärtää menneiden aikojen medioita.
Ekstranetlerin kullanımı işletmelere aşağıdaki yararları sağlamaktadır: Düşük maliyet.Energian säästön mahdollisuuksien hyödyntämistä haittaavat: Alhainen hinta.
Rüzgârların şiddeti, Beaufort ölçeğinden yararlanılarak tahmin edilir.Hirmumyrsky on tuulen voimakkuuden kovin luokka Beaufortin asteikolla.
Her Afgan vatandaşı eğitim hakkından yararlanmada eşit haklara sahiptir.Suomen lain mukaan jokaisella tulee olla tasaveroiset mahdollisuudet saada koulutusta.
Ancak, daha ayrıntılı ölçümlerin yararlı olduğuna dair bulgular artmaktadır.Tämä kuvaa, miksi lukuja on aiheellista arvioida syvällisemmin.
Cadı ağır bir biçimde yararlanır ve güzel, genç bir kıza dönüşür.Poonamista kasvaa hyvätapainen, perinteikäs ja kaunis tyttö.
Sanatçı yer yer mizahi öğelerden de yararlanarak gerçeküstücü bir dile yöneldi.Uupunut kirjeenvaihtaja muutti Lähi-idästä Onnelaan Apu.
Akro Yoga fiziksel ve zihinsel sağlık yararları sağlayabilir.Acroyoga voi auttaa parantamaan fyysisiä ja henkistä puolia harjoittajissaan.
Kaynaktan yararlanmak için buraya bir gölet yaptırılmıştır.Lähteen vettä käytettiin parantamiseen.
Öğrenciler bilgisayarlardan istedikleri zaman yararlanabilmektedirler.Oppilailla voi olla käytössään tietokoneet.
Öncelikli olarak yiyeceği parçalara ayırmak için tutmaya yararlar.Mustamamba puolestaan käyttää ravinnokseen lähinnä pikkunisäkkäitä.
Darayak bu durumda işe yarar.Turvelisäys on tälle kalalle hyödyksi.
Oyunun modellenmesinde Trivial Pursuit gibi oyunlardan yararlanılmıştır.Pelin idea on samankaltainen esimerkiksi Trivial Pursuit-pelin kanssa.
Bunun yanı sıra ]den yararlanılmaktadır.Sitä voidaan käyttää myös hyödyksi.
Elektronik kilitli kapıları açmaya yarar.Veitsellä voi myös avata sähköisiä lukkoja.
Ülkede vatandaşlar çok düşük miktarlarda tüm sağlık hizmetlerinden sıra beklemeksizin yararlanabilmektedir.Potilailla on oikeus käyttää kaikissa elämänvaiheissaan myös kunnallisen terveysaseman edullisia palveluita.
Dolayısıyla Sovyet Rusya ve TBMM Hükûmeti karşılıklı bir yarar sağlamış oldular.EK:n ja lapualaisten yhteistyö hyödytti kumpaakin osapuolta.