yarar ile cümle
yarar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Filin büyük ve geniş kulakları vücut ısısını kontrol etmeye yarar.Pomáhá udržet hlavu a uši v teple.
Depremzedeler yararına konserler verdi.Na její podporu byly uspořádány benefiční koncerty.
Gelecekteki ekonomik yararların işletmeye aktarılması bekleniyor."Studie počítá s budoucím komerčním využíváním.
Babek kuşatmayı yararak kaçmayı başardı.Díky mlze se jim podaří uniknout.
Bunların bize yararı oldu.Mělo to výhody.
Burada 3. sınıfa kadar eğitim verilmekte, üst sınıflar taşımalı eğitimden yararlanmaktadır.Aby někdo mohl obdržet 3. třídu, musí mu být před tím udělena třída 4.
Mahallede, ilköğretim okulu vardır ancak ögrenci az oldugu için taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır.V Horním Kostelci se nachází základní škola, která ovšem poskytuje vzdělání pouze na nižším stupni ZŠ.
1375 yılında, Dmitri, kendi yararı için, Tver'li II. Mihail ile olan çatışmasında, Vladimir'e yerleşti.În 1375, Dmitri a reușit să rezolve conflictul său cu Mihail II din Tver, pentru Vladimir, în favoarea lui.
Bu güç herkesin yararı için oluşturulmuştur.Dezvolta o putere pe care trebuie să fie utilizate pentru binele tuturor.
İzci, başkalarına yardımcı ve yararlı olur.Un cercetaș este util și îi ajută pe ceilalți.
Bir göğüs röntgeni zatürreyi tespit etmek için yararlı olabilir.O radiografie toracică poate fi utilă pentru detectarea pneumoniei.
John Couch Adams, 1843 yılında elindeki verilerden yararlanarak Uranüs'ün yörüngesi üzerine çalışmaya başladı.În 1843, John Couch Adams a început să lucreze asupra orbitei lui Uranus folosind datele pe care le avea.
Bir salgın sırasında hayvanların dolaşmalarının engellenmesi yararlı olabilir.Se poate dovedi folositor și oprirea mișcării animalelor pe timpul epidemiei.
Kimlik doğrulamasından kim yararlanır/kimlik doğrulama hataları nedeniyle dezavantajlı olan kimdir?(Cui să-mi mărturisesc păcatele?)
Bu protokolün yapımında RFC 2516'dan yararlanılmıştır.Protocolul este publicat în RFC 2516.
Fakat ayrılan noktaları, diğer insanların Helenus'a inanmaları, onu daha yararlı kılmalarıdır.Sunt mai vrednic de credincioși decât ei de ei înșiși.
Sayfa başlıkları genellikle büyüktür ve dolayısıyla da yanal kaydırma yararlanır.De obicei, titlurile de pagină sunt mari, beneficiind astfel și ele de pe urma defilării laterale.
Ne yaparsa da yararı olmaz.Chestiile astea nu v-ar ajuta cu nimic.
Siz bunlardan hangisinin yarar bakımından size daha yakın olduğunu bilemezsiniz.Voi nu știți care dintre părinții ori fii vă vor fi mai aproape întru ajutor.
Sınıf yararına hizmet etmek bir bütün olarak insanlara, topluma hizmet etmektir."Vrem să arătăm cum trebuie slujit un popor cu adevărat”.
Hindistan, ekonomik patlamanın en büyük yararlanıcılarından biri olmuştur.Mai ales din China, care este principalul beneficiar al acestei măsuri economice.
Bunda motivasyonun da yararı vardır.Aici te ajută și moralul .
Filin büyük ve geniş kulakları vücut ısısını kontrol etmeye yarar.Pavilioanele mari ale urechilor ajută la controlul temperaturii corpului.
Basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak.Ele sunt folosite pentru codificarea și construcția mesajelor și textelor media.
Böylece Dünya'nın dönüşünden kaynaklanan yüzeysel hızından yararlanılmış olur.În schimb, s-a putut folosi gravitația Lunii pentru a asigura întoarcerea pe Pământ.
Ekim Devrimi'nde Lenin'in ondan ciddi olarak yararlandığı bilinir.Motivul invocat a fost faptul că Lenin a fost conducătorul Revoluției din Octombrie.
Şifalı ılıcalarda, birçok hastalığın iyileşmesinde yararlanılan birçok kaplıca bulunur.Auzindu-se de această minune, au început să vină aici o mulțime de bolnavi în speranța vindecării.
Bu, gerçek zamanlı uygulamalar için çok yararlıdır.Aceste temperaturi sunt prea mari pentru aplicațiile practice.
Resimlerinde fotoğraf sanatından yararlanmıştır.Își câștigă existența din picturi.
Rahşan Ecevit daha sonra "Ben affı garibanlar için istedim, katiller yararlandı." demiştir.Ionescu: "Ah tocmai ai comis eroarea logică a apelului la consecințe.
Bizanslılar birtakım diplomatik uygulamalarla kendilerine yarar sağladı.Împrejurările l-au arătat și un diplomat desăvârșit...
Bu nedenle alimlere hürmet göstermek ve ilimlerinden yararlanmaya çalışmak gerekir.Trebuia să lămurească lucrurile, trebuia să își folosească cunoștințele.
Planlı eskimenin üretici için potansiyel yararları vardır.Acest fapt este valid pentru majoriatea ectotermelor.
Görev başarısızlıkla sonuçlansa bile, imparator ile tanışıklığı ona iyi bir yarar sağladı.Eforturile depuse de el să se ajungă la o nouă înțelegere cu Împăratul erau zadarnice.
Uluslararası iş bölümünden yararlanmak için ürünlerin ülkeler arasında serbestçe mübadele edilmesi gerekir.Scopul ei este de a menține schimbul gratuit de bunuri între țările membre.
Bireyler, işverenler ve toplum için ayrı ayrı yararları bulunmaktadır.Trebuie făcută distincția între angajați și persoanele care lucrează pe cont propriu.
Bu kişiler Yahudi şeriatının uygulandığı her yerde, Yahudiler’in sahip olduğu tüm haklardan yararlanabilirler.Ucideți pe evrei oriunde îi veți găsi!
Bu, gömülü veya mobil cihazlarda yararlı olabilir.Aceasta poate fi încorporată în mașini și alte produse sau servicii.
Bu güvence, bu hakların tanındığı kişilerin ayrıcalığı olmamalıdır, herkesin yararına hizmet etmelidir.Și aceasta fără deosebire de origine, pentru toți cei care merită să fie ajutați.
Klor yararlı banyo, içme suyu dezenfeksiyonu için ve yüzüyor.Ablutofobia se extinde la evitarea de a face baie, duș sau de a înota.
Etimesgut ve Sincan ilçeleri de kısmen bu yoldan yararlanmaktadır.Măr și Ceapă îl învață în schimb pe acesta cum să fie el însuși.
Akıllıca kullanılırsa, para çok işe yarar.Dacă sunt folosiți cu înțelepciune, banii ajută foarte mult.
Kamu yararına saygı duyulmalıdır.Interesul public trebuie să fie respectat.
Umarım bu ilaç işe yarar.Sper că acest medicament funcționează.
Sana yararı dokunacak kitapları okumalısın.Ar trebuie să citești cărți care să îți fie utile.
Beyin yıkama işe yarar.Spălarea creierului funcționează.
Bu eğilim oldukça yararlıdır.Această tendință este destul de utilă.
Bu anlayış, Karma Prensibi’nden sonra benimsenen yararlı (Kusala) davranış türlerini de kapsar.Da zu dir der Heiland kam - nyitókórus (első felvonás) Mein Herr!
1890 ile 1910 arasında kadın işgücünden yararlanma oranı 1960'lar ve 1970'lere göre daha fazla idi.1890-1910 között több nő volt alkalmazásban, mint az 1960-70-es években.
Liste için 172 ayrı müzisyen ve eleştirmenin görüşlerinden ve oylarından yararlanılmıştır.A listát 172 zenész, kritikus és zeneipari személyiség szavazata alapján állították össze.
Bu özellikle paralel işlemlerde oldukça yararlıdır.Ez különösen hasznos a párhuzamosítási folyamathoz.
"Acaba neye yarar bu alet?S hogy mire is lehetett használni ezt a szerkezetet?
Doğal frekans biçimleri neden yararlı?Mennyire megfelelő a természetvédelem rendszere?
Bu elbise, kanı tabii hâliyle tutmaya yarar.Csak így tudjuk vérünket tisztán tartani.
Köyde, ilköğretim okulu vardır.Ancak ortaögretim için taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır.Megbecsülöm azt a lehetőséget, hogy én járhatok iskolába, hogy az én kötelességem még csak a tanulás.
Özellikle mide hastalıklarının tedavisinde yarar sağladığı bilinmektedir.Gyógyvizei különösen hatásosak gyomorpanaszok gyógyításában.
Bundan Hristiyanlar yarar sağladılar.Itt a keresztények kiváltották őket.
Mürettebatın geri kalanı ağır yararlanmıştır.A hajó legénysége ezt nehezen viseli.
Ülkenin yararına bir şeyler yaptığımıza inanıyorduk.Biztos vagyok abban, hogy a hazám javát szolgáltam munkámmal.
Bilimsel araştırmaların insanoğlunun yararına yürütüldüğünü düşünürüz hep.De vajon hozzájárult-e valójában a tudomány az ember boldogságához?