Ana içeriğe geç
Sözlük

yarar ile cümle

yarar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
"Acaba neye yarar bu alet?Яка від цього користь твоєму оточенню?'
Mahallede, ilköğretim okulu yoktur fakat aksamalı da olsa taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır.Також не існує шкіл, кожен має вибір обирати форму навчання.
Bunun yanı sıra polis köpeği olarak da yararlanılmaktadır.А незабаром і поліція надає породі статус «поліцейського собаки».
Unitaş Hayalet : Görünmez olmaya yarar.Невидимість — робить бійця невидимим.
Bu durumda kasaba insanı sağlık hizmetlerinden yeterince yararlanamamaktadır.В цей час населення Бодакви мало можливість користатися послугами лікаря.
Bir salgın sırasında hayvanların dolaşmalarının engellenmesi yararlı olabilir.Účinným opatřením může být zamezení pohybu zvířat během epidemie.
Özellikle Houston şehiri yararlandı.Nejhůře dopadlo město Houston.
Ne yaparsa da yararı olmaz.Což ovšem bez úsilí nepůjde.
İsaakios'un evliliklerinden doğan kızları, Manuil için dış politika için yararlı araçlar olmuştur.Sňatky Izákových dcer se staly nástrojem Manuelovy zahraniční politiky.
Kamu yararına aykırı olan gazeteler yasaklanmalıdır.Noviny, které by se prohřešily proti obecnému zájmu, je třeba zakázat.
Benim için takıma yararlı olmak önemli.Její schopnosti jsou pro skupinu velmi užitečné.
Bu da bulgarların bu durumdan yararlanmalarını sağlamıştır.To dopomohlo Bulharům k jejich vítězství.
Plan bir süreliğine işe yarar gibi göründü.Pevnůstka podle všeho ještě nějakou dobu sloužila.
Fakat bu fırsattan yararlanılmadı.Příležitost však nebyla využita.
Mürettebatın geri kalanı ağır yararlanmıştır.Zbytek posádky je losován.
Laboratuvar testinin yapılamadığı durumlarda turnike testi yararlı olur.Turniketový test je vhodný, když nelze provést žádný laboratorní test.
Horde gibi web tabanlı yazılımlar da bundan yararlanmaktadır.Webový software jako je například Horde jej také používá.
9'un sağladığı güvenceden yararlanacaktır.Od verze 9 je jeho používání placené.
Hav tüyleri teleklerinin altında yer alır ve kuşun vücut ısısını korumaya yararlar.Pokrývá ptačí tělo a pomáhá udržet teplotu.
Robert Cullen tarafından yazılan The Killer Department kitabından yararlanılmıştır.Děj filmu vychází z knižní předlohy The Killer Department od Roberta Cullena.
Sonuçta yarar sağlamayan bir taarruzdu.Poté si připadá neužitečný.
Bu canlılar, genetik hakkında bilgilerin elde edilmesinde çok yararlı olmuşlardır.Ty se ukázaly k výzkumu genů velmi výhodné.
Takımının ligde kalmasında yararı oldu.V týmu se stal oporou.
Bu güç herkesin yararı için oluşturulmuştur.Tato síla měla sloužit ku prospěchu lidstva.
Bunların çoğundan alet olarak yararlanılmamaıştır.To však pro většinu zařízení není postačující.
Aslen, yararcılığın kurucusu Jeremy Bentham olarak bilinir.Jeho myšlenky ovlivnil utilitarista Jeremy Bentham.
Sovyet keskin nişancılar en çok Stalingrad Savaşı sırasında yararlı oldu.Nejznámější souboje odstřelovačů se uskutečnily během německo-sovětského střetnutí v sutinách Stalingradu.
Cadı ağır bir biçimde yararlanır ve güzel, genç bir kıza dönüşür.Kletba je prolomena a Čarodějnice je krásná a mladá.
Bu durum pumaların yararınadır.Tato vlastnost je užitečná.
Beş yazmayı çevirisine esas aldı ve diğerlerinden de yararlandı.Dat se mezitím naučí pět znakových řečí a překládá pro něj.
2007 yılında Spice Girls'ün birleşmesinde Geri'nin çok yararı oldu.V prosinci 2007 vyrazily na velmi úspěšné turné The Return Of The Spice Girls.
Bunun yanında eğitimciler de bu modellerden yararlanır.Ovšem i tyto dovednosti se dají trénovat.
Orta Çağ dönemi boyunca müstahkem yerlerin birçok önemli yararı olmuştur.Během středověku bylo místem mnoha důležitých bitev.
Kamu Yararı ve Bireysel Çıkarlar.Vystavuje kolektivně i samostatně.
Ulusun devlet hizmetlerinden eşit bir şekilde yararlanmasını sağlar.Právo vstoupit za rovných podmínek do veřejných služeb své země.
Ayrıca daha sonraki başka inşaatlarda kullanılmak üzere bu tapınağın taşlarından yararlanılmıştır.Někteří stavitelé v pozdější době využívali kameny z chrámu pro své vlastní stavby.
Bu hayvanların en çok sütünden yararlanılmaktadır.Požívat je možné maso většiny zvířat.
Bunun aksine, genel göreliliğin yararlı olduğu saptanamamıştır.In: Věřím, že můj krátký život nebyl nadarmo.
Sufilik bu metinlerden hayli yararlanmıştır.Pugačov těchto nálad mistrně využil.
Okulda öğrencilerin yararlanabileceği bir kütüphane mevcuttur.Studenti školy mají možnost využití studentské knihovny.
Ateşten yararlanmayı öğrendikten sonra besinleri pişirmeye başladılar.Tím, že byly odměňovány potravou, se naučily otvírat si klec.
Bu, gerçek zamanlı uygulamalar için çok yararlıdır.To je naprosto nežádoucí pro Operační systém reálného času.
Unitaş Hayalet : Görünmez olmaya yarar.Fantasy je zobrazení neskutečného.
Rollins ise fırsattan yararlanır ve Ambrose'a çantayı geçirir böylece maçı kazanan taraf olur.Velma také podvádí v hlasování a zfalšuje hlasy, aby mohla Amber vyhrát.
Bunların metilasyonu genelde proteinlerin nükleik asitlere bağlanmasını düzenlemeye yarar.Ty velmi často kódují proteiny, které jim umožňuje šířit se genomem hostitele.
Oyun iki ana kaynaktan yararlanarak yazılmıştır.Znak byl užíván ve dvou základních provedeních.
Çoğu durumda, her iki tarafa yarar getiren etkileşimler de ortaya çıkar.Vznikají zajímavé pozice s šancemi na obou stranách.
Filin büyük ve geniş kulakları vücut ısısını kontrol etmeye yarar.Pomáhá udržet hlavu a uši v teple.
Depremzedeler yararına konserler verdi.Na její podporu byly uspořádány benefiční koncerty.
Gelecekteki ekonomik yararların işletmeye aktarılması bekleniyor."Studie počítá s budoucím komerčním využíváním.
Babek kuşatmayı yararak kaçmayı başardı.Díky mlze se jim podaří uniknout.
Bunların bize yararı oldu.Mělo to výhody.
Burada 3. sınıfa kadar eğitim verilmekte, üst sınıflar taşımalı eğitimden yararlanmaktadır.Aby někdo mohl obdržet 3. třídu, musí mu být před tím udělena třída 4.
Mahallede, ilköğretim okulu vardır ancak ögrenci az oldugu için taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır.V Horním Kostelci se nachází základní škola, která ovšem poskytuje vzdělání pouze na nižším stupni ZŠ.
1375 yılında, Dmitri, kendi yararı için, Tver'li II. Mihail ile olan çatışmasında, Vladimir'e yerleşti.În 1375, Dmitri a reușit să rezolve conflictul său cu Mihail II din Tver, pentru Vladimir, în favoarea lui.
Bu güç herkesin yararı için oluşturulmuştur.Dezvolta o putere pe care trebuie să fie utilizate pentru binele tuturor.
İzci, başkalarına yardımcı ve yararlı olur.Un cercetaș este util și îi ajută pe ceilalți.
Bir göğüs röntgeni zatürreyi tespit etmek için yararlı olabilir.O radiografie toracică poate fi utilă pentru detectarea pneumoniei.
John Couch Adams, 1843 yılında elindeki verilerden yararlanarak Uranüs'ün yörüngesi üzerine çalışmaya başladı.În 1843, John Couch Adams a început să lucreze asupra orbitei lui Uranus folosind datele pe care le avea.
Bir salgın sırasında hayvanların dolaşmalarının engellenmesi yararlı olabilir.Se poate dovedi folositor și oprirea mișcării animalelor pe timpul epidemiei.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod