yarar ile cümle
yarar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Radonun radyoaktifliğinden dolayı, radon bileşiklerinin yararlılığı sınırlıdır.Przydatność fluorku radonu jest ograniczona radioaktywnością helowca.
Ayrica Dursunbey-Oda Koy ilköğretim okulu taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır.Ale co za korzyść mogłaby być ze żmudnego wzięcia pod uwagę nauk naszej szkoły?
(Bilgileri doğrulama konusunda yararlanılmıştır.)(Är rättfärdigad sann tro kunskap?).
The Meselson–Stahl Experiment Bir diğer yararlı animasyon.The Meselson-Stahl Experiment En annan användbar animation.
ABD Savunma Bakanlığı yararına yaratılmış bilgisayar dili Ada, Ada Lovelace isminden gelmiştir.Datorspråket Ada, skapat för USA:s försvarsdepartement, namngavs efter Ada Lovelace.
Örneğin, ATP'nin hidrolizi sıkça başka kimyasal tepkimeleri yürütmeye yarar.Till exempel används ofta hydrolys av ATP till att driva andra kemiska reaktioner.
Bu moleküller enzimler arasında kimyasal gruplar taşımaya yararlar.Dessa molekyler överför kemiska grupper mellan enzymer.
Bir salgın sırasında hayvanların dolaşmalarının engellenmesi yararlı olabilir.Att förhindra rörelser av djur under ett utbrott kan också vara fördelaktigt.
Rusya İsveç gerilemesinden yararlandı ve 1656'da İsveç'e savaş ilan etti.Dessutom hade Ryssland förklarat Sverige krig 1656.
Okulun kullanılmasının yanı sıra taşımalı eğitimden de yararlanılmaktadır.Den ökade självsäkerheten bär de med sig också efter skolan.
Plan bir süreliğine işe yarar gibi göründü.Denna lösning fungerade väl under en tid.
Bağırsak florası ile insanlar arasındaki ilişki simbiyotik ve mutualistiktir, her iki tarafa da yarar sağlar.Träd och svamp drar alltså båda nytta av denna symbios; det handlar om en mutualism.
Bir göğüs röntgeni zatürreyi tespit etmek için yararlı olabilir.Röntgenavbildningen av bröstkorgen kan vara av nytta för att upptäcka lunginflammation.
Ardından Eser bir penaltı vuruşundan yararlanamadı.Över tid kan man alltså inte räkna med vinna över en bandit.
Bu sebeple C 14 ten arkeolojik tarihlendirmede yararlanılmaktadır.Detta är för sent i förhållande till C14-dateringen.
Bunun yanı sıra polis köpeği olarak da yararlanılmaktadır.Den kan även användas som familjehund.
Laboratuvar testinin yapılamadığı durumlarda turnike testi yararlı olur.Tourniquet-testet är användbart när inget laboratorietest kan göras.
Mürettebatın geri kalanı ağır yararlanmıştır.Besättningens agerande kritiseras hårt.
Bunun yerine taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır.De ska istället genomgå en fortbildning.
Ancak darbe şirkete yarar sağlamadı.U2 kände sig inte alls hemma i det sällskapet.
Köyde ilköğretim okulları vardır fakat eğitim-öğretim kapalıdır. taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır."Och du har fått skolor och utbildning – men duger du till att skura golv?
Bunun yanında GSM imkânlarından da yararlanılmaktadır.Vissa modeller har dessutom möjlighet till GSM-anslutning.
Bu sistemde ısı enerjisinden yararlanılır.Detta är gynnsamt för systemets energi.
Uçak, yeni geliştirilen Rolls-Royce Avon turbojet motorundan yararlanacak şekilde tasarlandı.Den främsta skillnaden är att den är utrustad med nyare motorer ifrån Rolls-Royce.
Bunlardan başlıcaları şunlardır: Güçlü yönlerimizi fırsatlardan yararlanacak şekilde kullanabiliriz.Kompetens - har vi förmågan som krävs för att lyckas med det?
Yok Böyle Dans (işitme engelliler yararına yapılmıştır.)Denna dans fick ej poängbedömning.)
Ancak şunu da hatırlamakta yarar var.Alltför väl minns jag den.
Büzük dudak nefesi egzersizleri yararlı olabilir.En pannlampa kan vara till stor hjälp.
1946 yılında genel aftan yararlanarak hapishaneden çıktı.I augusti högg han en 46-årig kvinna i ryggen.
Bazı durumlarda ise uzun vadede etkilerin yararlı mı zararlı mı olacağı tam olarak bilinememektedir.Det är okänt huruvida ketos har några negativa effekter på lång sikt.
Suyun basma özelliğinden yararlanarak çalışır.Fachingen säljer fortfarande vatten från källan.
Bu okullarımızın öğrencileri taşımalı eğitim uygulamasından yararlanmaktadır.Det är trafikskolorna som har till uppgift att lära ut denna kunskap.
Örneğin İzlanda'da bunlardan elektrik üretimi ve ısıtma için geniş ölçüde yararlanılır.På vissa platser finns denna tillgänglig så ytligt att den går att utvinna för produktion av el och värme.
Nitekim Burgonya dönemi Hollanda için çok yararlı oldu.Jag visste att det skulle vara bra för min utveckling att spela i Nederländerna.
Kuzey Kore, Güney Kore gibi yaz saati uygulamasından yararlanmamaktadır.Varken Nordkorea eller Sydkorea använder för tillfället sommartid, men har experimenterat med det.
Bazen, yırtmacın yerine teni daha az gösteren kıvrımdan (pili) da yararlanılabilir.Då kan man istället använda en lite tunnare rakolja. ^ sådan.
Diğer şehirlere gitmek için Büyükhan otogarından yararlanmaktadırlar.Bygga kabelringar för att ta sig förbi vissa större städer.
Wingardium Leviosa:Objeleri uçurmaya yarar. ^Wingardium Leviosa: Leviterar och förflyttar objekt.
Dağlardan ve obuzlardan yararlanılmaktadır.Från berg och stäpper.
Bunlar araştırmaları için üniversite tesislerinden yararlanır.Att underlätta deltagande i Europeiska gemenskapernas forskningsverksamheter.
Ne yaparsa da yararı olmaz.Men det hjälper inte.
Bir örnek olarak, bu teori, pedagojik tartışmalar kapsamında özellikle yararlıdır.Den används då medvetet i en pedagogisk process.
Bu hizmetten özellikle üniversite öğrencileri yararlanmaktadırlar.Exempelvis universiteten har sådana behov.
Aynı kaynaktan aynı zaman diliminde pek çok kullanıcı yararlanabilmektedir.Det är särskilt användbart om användaren har väldigt många fönster öppna samtidigt.
Artık bu ek bilgiden yararlanabilirsiniz.Тепер ви можете скористатися цією інформацією.
Doğal frekans biçimleri neden yararlı?Чому такі формати натуральних частот допомагають?
Bundan yararlanarak güneş saatini icat etmeyi başardılar.Вдень час дізнавалися за допомогою сонячного годинника.
Bu, VAR'daki ekonomik olarak ilişkisiz etkileri ayrıştırmaya yarar.Це допомагає виділити ефект економічно незначних впливів у ВАР.
Bunsen, metalleri çıkarmak için bu hücreden yararlandı.Бунзен використовував цю комірку для виділення металів.
Fakat bu fırsattan yararlanılmadı.Але він цим шансом не скористався.
Ne yaparsa da yararı olmaz.Але і його втручання не допомагає.
Köyde, ilköğretim okulu vardır ancak yanı sıra taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır.Ми будемо будувати школу в Осівцях, але нам потрібно добре думати, яку школу там будувати.
Moleküler ölçek elektroniği yararlı elektronik özelliklerine sahip moleküller geliştirmeye çalışır.Молекулярні рівні електроніки, потребують розвитку молекул з корисними електронними властивостями.
Merkezin sloganı Latince Pro bono publico (Halkın yararına için).Девізом інтернет-сайту Центру, та Центру як такого, є латинський вислів «Pro bono publico» (укр.
Takımının ligde kalmasında yararı oldu.Його зацікавленість й допомогла втриматись команді.
Mürettebatın geri kalanı ağır yararlanmıştır.Умови перебування екіпажу постаралися поліпшити.
Bunun yanı sıra ilköğretim ve lise eğitimi alan öğrencilerimiz için taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır.А мені, як директору школи, хотілося б створити пристойні умови для навчання наших учнів.
Ebony, isabetli ve güçlü atışlar yapmaya yarar, Ivory ise seri atışlar yapmaya yarar.Танос легко перемагає кожного з них, а опісля сильно ранить Залізну людину.
Hak ehliyeti, medeni haklardan yararlanma ehliyetidir.Послуги є об'єктом цивільних прав.
Konsantre güneş ışığı, antik Çin döneminden beri birçok yararlı işte kullanılmıştır.Десяткову систему вимірювання часу активно використовували тільки в Стародавньому Китаї.