Ana içeriğe geç
Sözlük

yarar ile cümle

yarar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Yararlı yönleri ise tozlanmaya katkıları ve predatör türlerin bulunuşudur.A boa visão é necessária tanto para localizar presas como predadores.
Bu yetisi elektron mikroskobunu yüksek çözünürlüklü görüntü için yararlı bir laboratuvar aleti yapar.Esta capacidade torna a microscopia eletrônica útil para a imagiologia de alta resolução.
Personel, ilgili konuttan, genellikle, görev süreci boyunca yararlanabilir.No entanto, o tempo de execução pode, em geral, depender da instância.
Radonun radyoaktifliğinden dolayı, radon bileşiklerinin yararlılığı sınırlıdır.A utilidade de compostos de radônio é limitada por causa da sua radioatividade.
İmalatında yoğun olarak insan emeğinden yararlanılır.Com France, é um pouco da servilidade humana que se vai.
Evcil hayvanlardan yararlanma biçimi, başlarda esas itibarıyla et üretimiyle sınırlıydı.Aparentemente, os animais foram domesticados pela primeira vez, puramente como fonte de carne.
Bunlar, İkarus'un yararsız çabasına göndermedir.E tudo isso graças a ajuda não proposital de Iago.
Bizanslılar birtakım diplomatik uygulamalarla kendilerine yarar sağladı.De Byzantijnen maakten gebruiken van een aantal diplomatieke vaardigheden.
Plan bir süreliğine işe yarar gibi göründü.Het plan werd een tijdje stopgezet.
Bu hizmetten özellikle üniversite öğrencileri yararlanmaktadırlar.Vooral studenten hebben hier baat bij.
Liste için 172 ayrı müzisyen ve eleştirmenin görüşlerinden ve oylarından yararlanılmıştır.De lijst is gebaseerd op de keuze van 172 popartiesten, critici en mensen uit de muziekindustrie.
Bu filtreler hastalığa neden olabilecek bakteri, protozoa ve mikrobiyal kistleri temizlemeye yarar.Deze filters verwijderen de bacteriën, protozoa en microbiologische cystes die kunnen leiden tot ziekte.
‘Nitekim, yazar olarak birçok yararı dokundu bana.In dit boek toont Van Loy zijn veelzijdigheid als schrijver.”
Bu yüzden ülkenin bu malları ithal etmesi kendi yararına olacaktır.Het land moet deze producten importeren.
Bu saldırıdan yararlanarak Rick ve grubu kurtulur.De aanval wordt echter afgeslagen door Rick en zijn mensen.
Bunun yanı sıra taşımalı eğitimden de yararlanılmaktadır.Dit lijkt beter te werken dan het inclusieve onderwijs.
Bilgi, teorik bir merak değil, pratik bir yarar olmalıydı.Niet de theorie was belangrijk, maar wel de praktische toepassing.
Ancak bu gibi yararlı etkiler, insanlarda henüz kesin değildir.Maar ook dat mogelijke effect is niet met zekerheid in mensen aangetoond.
Bitkileri kolayca kapalı yerden açık yerlere taşıyabilmeye yarar.Door de uitlopers kan het makkelijk open plekken opvullen.
Clinton bu seçimde üstünlük etkisinden de yararlanmış olabilir.Clinton wist de verkiezingen met een ruime voorsprong te winnen.
Bu gelişme, halk arasında ilgi uyanmasına ve fotoğrafın yaygınlaşmasına yarar.Dat kan storend werken en de aandacht van de foto afleiden.
Öyleyse, onlar nede iyi ve neye yararlı olacaklar? gibi sorularla bir çıkmaza girerler.Zij intrigeerden om juist hèn als favorieten naar voren te schuiven.
Ona göre her canlı yaptıklarından kendisi sorumludur, bir kişinin başkasına yararı yoktur.Hierdoor ondergaan ze volledig wat hun aangedaan wordt, maar hulpeloos.
Fakat bu fırsattan yararlanılmadı.Die kans kreeg ze echter niet.
Bülent Emin Yarar veya Bülent Yarar, (d.Gaat, het is de heenzending of: Gaat, het offer is voltrokken).
"Acaba neye yarar bu alet?Wat is er aan de hand met dat medicijn?...
Bu konsept, şu durumda yararlıdır.In de loop van het verhaal is dit handig.
Yapılan eylemin bireyin kendine ve başkalarına mutlaka bir yararı dokunmalıdır.Streef naar datgene wat een positief resultaat oplevert, voor jezelf en voor anderen.
Darayak bu durumda işe yarar.Mooiweer was Buunk hierbij behulpzaam.
Ayetleri hadislerden yararlanarak tefsir etmiştir.Zij lieten de standbeelden (moai) op Paaseiland na.
Orta Çağ dönemi boyunca müstahkem yerlerin birçok önemli yararı olmuştur.Tijdens de middeleeuwen hadden bepaalde plaatsen een symbolische waarde.
Mürettebatın geri kalanı ağır yararlanmıştır.De rest van de bemanning is niet sterk genoeg.
Bu sırada kar fırtınasından yararlanarak buradan kaçtı.Hij vergeet dit echter snel weer nadat hij uit de sneeuwstorm ontsnapt.
İşletim sistemini ayakta tutmaya yarar.Hierdoor kan het besturingssysteem crashen.
Sakatlama cezalarının, aynı zamanda ikincil yararları da vardır.De echtscheiding brengt ook erfrechtelijke gevolgen met zich mee.
Ne var ki, bu gemiler uygulamada pek yarar sağlamıyordu.Hierdoor werden deze schepen al snel onbruikbaar.
Ayrıca tarihi görsellerden de yararlanılmıştır.Ook genieten zijn historiestukken bekendheid.
Bu da bulgarların bu durumdan yararlanmalarını sağlamıştır.Hierop kregen de Bulgaren de organisatie toegewezen.
Ekstranetlerin kullanımı işletmelere aşağıdaki yararları sağlamaktadır: Düşük maliyet.Bij geschikte toepassingen zijn belangrijkste voordelen: Lage kostprijs.
Öğrenmeyi öğrenme - Önceki deneyimlerden yararlanır.Om inzicht te verkrijgen spelen eerdere ervaringen echter wel een rol.
Bu sebeple C 14 ten arkeolojik tarihlendirmede yararlanılmaktadır.Dit 14C wordt gebruikt bij de koolstofdatering.
Elektronik kilitli kapıları açmaya yarar.Met sleutels kunnen deuren opengemaakt worden.
Hekimoğlu çemberi yarar fakat ağır yaralanır.Dan overleeft het schot maar is wel dodelijk gewond.
Kamu Yararı ve Bireysel Çıkarlar.Moed is individueel en persoonlijk.
Dünya aynı zamanda Asgard ve Tok'ra gibi müttefiklerin teknolojik bilgisinden de yararlanmıştır.Daarom is ze nu op hetzelfde niveau qua technologie als de Asgards en de Ouden.
Ama daha sonra adadakiler için ne kadar yararlı olduğunu kanıtlamıştır.Hoe gezond bewees hij vervolgens op de atletiekbanen.
Oksijen eklemesi yararlı olabilir.Contact met zuurstof kan de kwaliteit nadelig beïnvloeden.
Burada da rücua kefil tartışma definden yararlanabilir.Of we hier werkelijk van rudimentair kunnen spreken wordt betwist.
Bu durum pumaların yararınadır.Dit komt de klank ten goede.
Wingardium Leviosa:Objeleri uçurmaya yarar. ^Completa = Helemaal Wingardium Leviosa Zweefspreuk, laat voorwerpen zweven.
Özellikle yemeklerinde ara sıra çeşitli yeşil sebzeler katmak yararlı olur.Daarbij zo af en toe wat groenvoer zullen ze op prijs stellen.
Ne yaparsa da yararı olmaz.Maar het helpt niet.
Bunun yanında eğitimciler de bu modellerden yararlanır.Ook chirurgen in opleiding kunnen hiervan profiteren.
Yerleşimde ilköğretim okulu vardır fakat faal değildir. taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır.Daar woont hij zonder materiële bezittingen en hij vindt er plezier in het lesgeven.
Bunların bize yararı oldu.Maar ik vond er baat bij.
İşe yarar cevaplar beraberinde yeni sorular getirenlerdir.De enige nuttige antwoorden zijn die antwoorden die nieuwe vragen oproepen.
Demir, güzelliğinden ziyade daha yararlıdır.IJzer is meer nuttig dan mooi.
O kimin için yararlı?Voor wie is het nuttig?
Bu neye yarar?Waartoe dient dit?
Ne yararı olur ne zararı.Baat 't niet, dan schaadt het ook niet.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod