Bazıları bunun yararının sınırlı olduğunu öne sürerken, diğerleri yeterli yarar sağladığını ileri sürer.Alcuni ritengono che i benefici dal loro utilizzo siano limitati, mentre altri sostengono il contrario.
Verdiği fetvalar kılı kırk yarar şekilde çok ayrıntılı idi.Alla drammaturga piacque così tanto che riguardò ben quaranta repliche.
Mekanlar tasarlanırken doğal ışıktan maksimum yararlanmak hedeflendi.Progettare per sfruttare il più possibile la luce naturale.
Oyun, Wii uzaktan kumandası (Wii Remote) ve Wii Nunchuk aygıtının tüm avantajlarından yararlanmaktadır.Lo stile di gioco è caratterizzato dall'uso combinato del Wii Remote e del Nunchuck.
Ancak bu iç karışıklıklardan yararlanan Yizhou valisi Li Moğol egemenliğine karşı isyan etti.Tuttavia, durante questa guerra, Li, il governatore di Yizhou, si rivoltò contro il dominio mongolo.
Kafes içindeki köpeklerin yanına bırakılarak köpeğin dikkatini dağıtmaya yarar.Se non vuoi lasciare il tuo cane a casa prenditi cura di lui.
Erişkinlikte yapılan müdaheleler de değerlidir ama daha az yararlı olur.Altre maschere possono aiutare, ma risultare meno efficaci.
Kamu yararı ve toplum ön plandadır.Solitudini e responsabilità di una società avanzata.
Bu bilgilerden daha sonraki MIR ve Uluslararası Uzay İstasyonu projelerinde yararlanıldı.Ciò si è ripercosso positivamente nella successiva costruzione della Stazione Spaziale Internazionale.
Dodgson, fotoğrafı yüksek sınıf arasında bulunmak için de yararlı bulmuştur.Dodgson utilizzò la fotografia anche per introdursi nei circoli sociali più esclusivi.
Ayrıca bu kişilerin Vatandaşın iade edilmezliği ilkesinden yararlanıp yararlanamayacakları da tartışmalıdır.Allo stesso modo, gli umani di oggi si sentono in colpa quando non riescono a ricambiare.
Ne yaparsa da yararı olmaz.Tutto, però, si rivelerà inutile.
Kimlik doğrulamasından kim yararlanır/kimlik doğrulama hataları nedeniyle dezavantajlı olan kimdir?Chi è che concede le indulgenze (ma è sottinteso: chi è che le vende?)?
Ancak Sonraki Eğitim dönemi Taşımalı olarak yararlanılmaktadır.L'unica differenza è il tempo che impiegano a formarsi.
Plan bir süreliğine işe yarar gibi göründü.E il suo piano sembra funzionare.
Unitaş Hayalet : Görünmez olmaya yarar.Invisible Fly: la rendono invisibile.
Ama bu durum onun çok işine yarar.Il suo aiuto mi renderà a me molto caro.
Sınıf yararına hizmet etmek bir bütün olarak insanlara, topluma hizmet etmektir."Serve meglio i propri interessi quando serve al meglio il proprio pubblico."
İlgili olduğu konuyu aydınlatmaya ve tespite yararlar.Lo scopo della luce è attirare l'attenzione e illuminare le informazioni.
24’e göre inanç özgürlüğünün sağladığı korumadan yararlanmaya hakkı vardır.21 Cost. garantisce la libertà di manifestazione del pensiero.
Kondansatör üretiminde de bu mikalardan yararlanılır.Anche la sicurezza dei serventi è migliore con questo tipo di installazione.
Onun tecrübesizliğinden yararlanırlar.La sua esperienza è da dimenticare.
Bazı tek oturum açma çözümleri, tek seferlik parolalardan yararlanır.La maggior parte delle cache possono trattare solo una richiesta alla volta.
Yazar başka kitaplarında da dengbej geleneğinden yararlanmıştır. ^ Ekin Bodur.Gli fu risposto con un altro libro: Origini delle interdizioni giudaiche.
1993 yılında Bakanlar Kurulu Kararı ile Kamu Yararına Dernek olarak onaylanmıştır.Infine, nel 1993, i Consigli furono resi direttamente eleggibili.
Avrupa mitolojisindeki motiflerden zaman zaman yararlanılır.Si adopera occasionalmente il termine nazioni componenti.
Mahallede, ilköğretim okulu 5. sınıfa kadar bulunmaktadır. taşımalı eğitimden de yararlanılmaktadır.Anche lui sta cercando di essere ammesso alla scuola ed è al quinto tentativo.
Mahallede, ilköğretim okulu vardır ancak bazı sınılar taşımalı sistemle yararlanılmaktadır.Un argomento che può sembrare scolastico ma in realtà ha numerose possibilità di spaziare.
Ayrıca belgelendirilmemiş yeni veya nadir türlerin belirlenmesinde de yararlı olabilir.Ormai può essere classificato nei frutti rari e dimenticati.
9'un sağladığı güvenceden yararlanacaktır.Husaren come facente parte della 9.
Köyde ilköğretim okulu vardır; ancak kullanılmamakta; fakat taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır.Le lezioni sono facoltative; esiste un orario, ma vale solo per gli insegnanti.
Mülteciler sözleşme tarafından kendilerine verilen hak ve ayrıcalıklardan yararlanabilirler.Un rifugiato può godere di diritti e benefici in uno stato in aggiunta a quelli previsti dalla convenzione.
Ancak bir gün Christian, makinaya bağlı olan Carole'un yaşamasının yararı olmadığını söyler.Quest'ultima però ancora non capisce cosa Karla c'entri con la Divisione.
İnsanlar sadece yararlı diye adlandırılan eylemlerde bulunmalıdır.Aspetto semplicemente che le persone facciano qualcosa di dannoso.
Bu lekeler hayvan büyüdükçe silindiği için yaş tayinine yarar.Questi sintomi si aggravano ulteriormente se l'animale viene sottoposto a sforzi.
Ele teması mecburi ise eldiven kullanılmasında yarar vardır.Per dimostrare la loro condizione, devono indossare qualcosa ai polsi.
Dayanıklı ve elastiki olan odunundan eski ve orta çağlardan günümüze değin yay yapımında yararlanılmaktadır.Idee estetiche e gusto dal Medio evo ai nostri giorni.
Görev başarısızlıkla sonuçlansa bile, imparator ile tanışıklığı ona iyi bir yarar sağladı.La risposta positiva tarda ad arrivare, nonostante i tentativi dell'ambasciatore di accelerarla.
Bu hizmetten özellikle üniversite öğrencileri yararlanmaktadırlar.Usano questa forma soprattutto le scuole.
Tuz yararlı bir maddedir.Соль - полезное вещество.
Onun tavsiyesi çok yararlı oldu.Его совет был очень полезным.
Balık yemek sağlığın için yararlıdır.Употребление рыбы полезно для здоровья.
Bu durumdan azami şekilde yararlanmalıyız.Мы должны максимально воспользоваться этой ситуацией.
Bu kitap yararlı.Эта книга полезна.
Onlar çok yararlı.Они очень полезны.
Kopya yazmak çok yararlıdır.Шпаргалки писать очень полезно.
Bunun yararı olmadı.От этого никакой пользы.
O yararlı mıydı?Было ли это полезно?
1933'te William Patrick Hitler, amcasının iktidara gelmesinden yararlanmak için Almanya'ya döndü.В 1933 году Уильям Патрик Гитлер приехал в Германию в попытке воспользоваться влиянием дяди.
Bazı durumlarda ise uzun vadede etkilerin yararlı mı zararlı mı olacağı tam olarak bilinememektedir.Неизвестно, являлись ли те поселения постоянными или временными.
Sınıf yararına hizmet etmek bir bütün olarak insanlara, topluma hizmet etmektir."Классовым интересам нужно служить так, чтобы это отвечало интересам народа, общества в целом».
Siz bunlardan hangisinin yarar bakımından size daha yakın olduğunu bilemezsiniz.Не смейтесь над ними – они знают другие вещи лучше вас.
Kamu yararına aykırı olan gazeteler yasaklanmalıdır.Газеты, приносящие вред интересам общества, должны быть запрещены.
Bazı durumlarda yararlı olabilecek ekran döndürme özelliğini kapatma seçeneği de vardır.Также появилась опция отключения поворота экрана, что может быть полезно в определенных ситуациях.
Halk deyişlerinden bolca yararlanmıştır.О народном красноречии.
1991’de ise “Kamu yararına çalışan kuruluş” sayıldı.1991 — «Только для служебного пользования».
Konversolar eşit haklardan yararlanamadı.Конверсо не были однородны по своим правам.
Bu sırada kar fırtınasından yararlanarak buradan kaçtı.В этот день старались скатиться со снежной горки.
Görev başarısızlıkla sonuçlansa bile, imparator ile tanışıklığı ona iyi bir yarar sağladı.Хотя его миссия не увенчалась успехом, ему удалось наладить с императором хорошие связи.
Bunların bize yararı oldu.На нас это сильно подействовало.