İspanya'daki sosyalistler ise bu devrimci dalagadan yararlanamadılar.Les marchands musulmans n'étaient pas les bienvenus dans ces structures sociales.
Kamu Yararı ve Bireysel Çıkarlar.Ils sont directionnels et réglables séparément.
Ayrıca Asgard'da normal şartlarda Naquadah kullanmaz, ancak özel durumlarda yararlanır.La consommation d'alcool n’est légale au Qatar que sous certaines conditions très strictes.
Işığı söndürünce bir yararı olmadığını anladım.Il découvre que la propagation de la lumière n'est pas instantanée.
Bu deneyim, genç bir yazar için oldukça yararlıydı.La pression est énorme pour l'auteur si jeune.
Her iki usulde de hayvanların içgüdüsel zekasından, yani reflekslerinden yararlanılır.L'intestin des animaux est doué d'une motricité propre, en grande partie réflexe.
Basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak.Diffuser de manière efficace les ressources d'information et les services disponibles.
Felek yarar gözetti.Les Veillées mâconnaises.
Sadece manevi açıdan gelişmiş insanlar bu yerlerden yararlanabilirler.Seuls des êtres fortement avancés sur le plan spirituel peuvent le percevoir.
Bu sırada Bizans-Sasani çekişmesinden yararlanmak isteyen Araplar da kapıdaydılar.Ceux-ci, élevés à l'écart du peuple qu'ils voulaient leur, développèrent entre eux une forte fraternité.
Aşağıda bu harfleri gösteren tablodan yararlanabilirsiniz.On trouvera ci-dessous l'adresse des répertoires qui permettent d'accéder à ces tableaux.
Şifalı ılıcalarda, birçok hastalığın iyileşmesinde yararlanılan birçok kaplıca bulunur.De nombreux malades viennent le voir dans l'espoir d'une guérison.
İkinci kademe öğrencileri taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır.Le deuxième point concerne l'examen que les élèves ont à passer.
Arka bacakları iyi gelişmiş olup, sıçramaya yarar.Les pattes postérieures sont très développées et adaptées au saut.
Ama bu durum onun çok işine yarar.Cela lui ferait du bien.
Daha sonra m ve a2 den yararlanılarak, b2 bulunur.Loin devant eux, A2 et B2 sont seuls.
Kuyruk hem vücut ısısını korumaya yarar hem de kamuflaj sağlar.La queue sert à la fois à conserver la chaleur du corps et de camouflage.
Nümismatik, paraları inceleyen çalışma sahası, tarihleme için yararlı olduğu kanıtlanmıştır.La numismatique, ou étude des pièces de monnaie, s’est avérée utile pour dater certains faits.
Bu nedenle çok çeşitli kaynaklardan yararlanılmıştır.Il nous est connu à partir de différentes sources.
2008 yılı itibarıyla taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır.Les chiffres de 2008 sont à prendre avec précaution.
Kullanıcılar ihtiyaç duydukları bilgiye ulaşmak için bilgi erişim sistemlerinden yararlanabilirler.Cela permet aux utilisateurs de rechercher l'information exacte dont ils ont besoin.
Ancak şunu da hatırlamakta yarar var.Promettez-moi de vous en souvenir.
Kinetik enerji mermilerinin haricindeki diğer tank mühimmatları kimyasal enerjiden yararlanmaktadır.À l'inverse des pénétrateurs à énergie cinétique, les autres types d'obus utilisent l'énergie chimique.
Koyunlar, etinin yanında yününden ve sütünden yararlanılabilen bir hayvan türüdür.L'homme est représenté par un animal (ours ou singe) capable de se dresser sur ses pattes postérieures.
Günümüzde bu türden yararlanarak çağdaş ve yerli bir tiyatro yaratma çabaları da sürüp gitmektedir.Il se voit participer à la création d'un Tibet nouveau et moderne.
HMMWV çekiş sisteminde yüksek aks tekniğinden yararlanır.Ses examens d'entrée sous forme de QCM sont extrêmement compétitifs.
1981'de de eski NATO sarnıçlarından Sovyetler Birliği'ne yararlanma hakkı verilmiştir.En 1989, cette paire de pistolets fut prêtée à l'Union soviétique.
Bunun yanı sıra basit zamanlı fiillerden bileşik zamanlı fiil yapmaya yararlar.Nous ne traiterons, très brièvement, que le cas des systèmes linéaires instationnaires à temps continu.
Unitaş Hayalet : Görünmez olmaya yarar.Invisibilité - Six peut se rendre invisible.
Selçukluların 1157'de dağılması, Gaznelilere pek yarar sağlamadı.Les Bénédictins installés là en 1127 n'avaient pas eu plus de succès que les Cisterciens.
Camera Disabler Kamerayı hizmet dışı bırakmaya yarar.Les interactions se font hors caméra.
Martin Luther de bu durumdan fazlasıyla yararlanmıştır.James Watt était très fier de cette solution.
1991’de ise “Kamu yararına çalışan kuruluş” sayıldı.En 2004, il a été fait chevalier pour « service à l'économie ».
Bu durum genel anlamda görsellikten ziyade yararcı bir oyun tarzını izlemiş oldukları şeklinde yorumlanmıştır.À la place, on met le focus sur un regard beaucoup plus juste de la maladie.
İnsanları yukarı ya da aşağı taşımaya yararlar.Voulons-nous la subir ou la conduire ?
Ona göre her canlı yaptıklarından kendisi sorumludur, bir kişinin başkasına yararı yoktur.Toute chose fut faite par Lui ; et au sans Lui, rien n'aurait été fait de ce qui fut fait.
Etinden, sütünden ve derisinden gereği gibi yararlanma beklentisi ve becerisi oluşamamıştır.Il ne lui sera infligé aucune blessure, ni aux yeux, ni aux oreilles, ni à la bouche, ni aux jambes.
Mahallede, ilköğretim okulu vardır ancak kapalı durumdadır fakat taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır.Pour l'intérieur, le tableau de bord est simple mais suffisant pour du scolaire.
Doğal frekans biçimleri neden yararlı?Que valent les alternatives naturelles au sucre ?
Öğrenciler bilgisayarlardan istedikleri zaman yararlanabilmektedirler.Des ordinateurs sont à disposition des élèves en cas de besoin,.
Plan bir süreliğine işe yarar gibi göründü.Le projet est finalement mis de côté pour quelque temps.
Bu hizmetten özellikle üniversite öğrencileri yararlanmaktadırlar.Cette réforme a notamment profité aux étudiants.
Sadece Joel Little'ın yardımından yararlanmıştır.Il bénéficie du soutien de Joël Mergui.
Köyde, ilköğretim okulu vardır. taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır.L’école sera tenue dans un local qui sera loué à cet effet.
Kahraman genellikle devlerin aptallığından veya akılsızlığından yararlanarak onları yener.Le héros se bat et triomphe d'un méchant, dans une conclusion le plus souvent absurde.
Bu plastiğin uygulamalarının çoğunda dielektrik özeliklerinden yararlanılır.Cette propriété justifie en partie l'utilité de la plupart des plastiques.
Mahallede, ilköğretim okulunun yanı sıra taşımalı eğitimden de yararlanılmaktadır.Il faut alors quitter le logement de fonction au-dessus de l'école.
Su cenderesi, Pascal ilkesinden yararlanarak yapılmış ve bu ilkeyle çalışan araçtır.C'est bien cette propriété, fondée sur une méthode empirique, qui fut utilisée ici.
Levitasyon kristali: Obje ve kişileri havaya kaldırmaya yarar.Cristal de lévitation : peut soulever des objets ou des personnes.
Daha çok fındık üretiminden yararlanılmaktadır.Elle est de plus très couteuse à produire.
Güneşten daha çok yararlanmak için doğuya doğru dönüktürler.Elles doivent être orientées vers le sud pour profiter de l'apport solaire.
Üst sınıflar için taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır.C'est la bonne chose à faire pour la classe moyenne.
Tiyatrodan yararlanmak ister.Il aimerait faire du théâtre.
Oradan buradan konuştu ama yararlı bir şey söylemedi.Él habló de esto y aquello, pero no dijo nada útil.
Bu sözlük benim için çok yararlıydı.Este diccionario me ha sido de gran utilidad.
Matematik ne işe yarar?¿De qué sirven las matemáticas?
The Meselson–Stahl Experiment Bir diğer yararlı animasyon.El experimento Meselson-Stahl Otra animación.
İsaakios'un evliliklerinden doğan kızları, Manuil için dış politika için yararlı araçlar olmuştur.Los matrimonios de las hijas de Isaac sirvieron como herramientas útiles en la política exterior de Manuel.
Kostümler Atatürk'ün 21 Haziran 1936 tarihli bir fotoğrafından yararlanılarak hazırlanmıştır.El vestuario se basaba en una fotografía del 21 de junio de 1936 de Atatürk.
“Gender: A Useful Category of Historical Analysis” (Cinsiyet: Tarihi Analizin Yararlı Bir Kategorisi).«El género: una categoría útil para el análisis histórico».