yarar ile cümle

yarar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Dönemin İngiltere Başbakanı Tony Blair savaşın bir yararının da ambargonun sona ermesi olacağını söylemişti.Damit erspart es Premierminister Tony Blair eine letzte Niederlage zum Ende seiner Amtszeit.
Bunun yanı sıra polis köpeği olarak da yararlanılmaktadır.Außerdem wird er als Familienhund gehalten.
( Olgun kişi, insanları topluma yararlılık konusunda heveslendirerek, iyi çalışmalarını sağlar. )(Offener Brief an glückliche Menschen und diejenigen, die guten Grund dazu haben) éd.
Köy halkının tamamı deniz ve orman ürünlerinden doğrudan ya da dolaylı olarak yararlanmaktadır.Fast alle Einwohner haben direkt oder indirekt mit dem Weinbau zu tun.
Kamu Yararı ve Bireysel Çıkarlar.Individuation und Einzelnsein.
Kolomb’un seferinde büyük yararlılık gösterseler de Pinzón Kardeşler neredeyse hiç tanınmamaktadır.Als eine Windstille eintritt zeigen sich auch die Brüder Pinzon ungeduldig.
Birincil sektör, ekonomide doğrudan doğal kaynaklardan yararlanılan sektördür.An zweiter Stelle liegt die Industrie, die hauptsächlich auf den naturgegebenen Ressourcen fußt.
Artık bu ek bilgiden yararlanabilirsiniz.Diese Kenntnisse konnten sie dann weitergeben.
Menu Editor -Menülerinizi düzenlemenize yarar.Tafeln zur Erleichterung der Mondephemeriden.
Uluslararası ziyaretler için yararlı olacaktır.Für internationale Reisen gibt es eine Vergünstigung.
Bu indirgenme tepkimesinden sanayide yararlanılır.Die bewusste Verringerung der industriellen Effizienz.
Ayrıca bazı ülkelerin özellikle polis kuvvetleri tarafından asayişi sağlamada atlardan yararlanılır.Wie Polizisten sind auch Polizeipferde besonderen Risiken im Einsatz ausgesetzt.
Bu planı anlayan Sezar gece karanlığından yararlanarak Vercingetorix'in ana kampına saldırdı.Caesar konterte mit einem nächtlichen Eilmarsch zum Hauptlager des Vercingetorix.
Bu evi Thomas Mann, savaş yıllarında 1917 yılında, savaş borçları yararına sattı.Das Tölzer Sommerhaus verkaufte sein Vater im Kriegsjahr 1917 jedoch zugunsten einer Kriegsanleihe.
Bu burç topluluğu herkesin yıldız falına bakmaya yarar.Das Yerkes-Schema überträgt dies auf die Spektren aller Sterne einer Galaxie.
Elektronik kilitli kapıları açmaya yarar.Sie öffnen Türen elektrisch.
Tersine, Paris Komününü bundan yeterince serbest bir biçimde yararlanmamış olmakla suçlamamız gerekmiyor mu?Ein Einsatz bei der Niederschlagung der Pariser Kommune ist nicht mit Sicherheit nachgewiesen.
Bu uygulamaların hepsine amerikyum–241'in gamma ışımasından yararlanılır.Als Radionuklid soll voraussichtlich Americium 241Am zum Einsatz kommen.
Yerlilerin kullandıkları dillerden yararlanma, gittikçe artmaktadır.Der Gebrauch indigener Sprachen nimmt wieder deutlich zu.
Bu aradan yararlanarak Udo Dirkschneider’da bir solo kariyer yapmaya karar verdi.So trennte sich Accept von Udo Dirkschneider.
Sonuçta yarar sağlamayan bir taarruzdu.Der Rest befand sich ein einem unbrauchbaren Zustand.
Unitaş Hayalet : Görünmez olmaya yarar.Der Spiegel: Ich bin unsichtbar geworden.
Bilgi, teorik bir merak değil, pratik bir yarar olmalıydı.Dies ist jedoch weder eine theoretische noch eine praktische Weltauffassung, sondern eine sympathetische.
En derin yeri 4 metre olan gölden balıkçılık alanında yararlanılır.An seiner tiefsten Stelle geht es im See 4 Meter hinab.
Yüzey araştırmalarında, 50 cm. derinliğinde kazı yapabilen robot kolundan yararlanılacak.Mit dem Roboterarm konnten Proben aus einer Tiefe von mindestens 50 cm geholt werden.
Her çeşit faaliyetin, toplumun yararına olacak şekilde yürütülmesi görüşüdür.Jede wie auch immer geartete Tätigkeit könne dem inneren Wachstum dienen.
Ancak okul kullanılamamaktadır ve taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır.Schule verhindert Lernen, statt es zu fördern.
Bu nedenle, paleoklimatoloji ve paleoceanografide çok yararlıdırlar.In: Paleoceanography and Paleoclimatology.
Diğer şehirlere gitmek için Büyükhan otogarından yararlanmaktadırlar.Große Reisebusse werden für die Fahrt in andere Städte verwendet.
Ayrıca, komutları amaçlarına göre kategorilere ayırmak yararlı olacaktır.Auch die Zielgruppe bestimmt, ob etwas für sie sehenswürdig ist.
Yeşilırmak’ın bizzat kendisi de bu eski alüvyonları yararak akmaktadır.Mit ihnen hängt wohl auch das Gerede von ehemaligen Raubrittern zusammen.
Darayak bu durumda işe yarar.Das flache Land kommt diesem Umstand zugute.
Mahallede, ilköğretim okulu vardır fakat öğrenci az olduğundan taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır.Dort herrscht gerade große Aufregung, da eine Schülerin vermisst wird.
Ayrıca kurtarma çalışmaları sırasında çok yararlı olabilir.Auch als Rettungshund ist er geeignet.
Sınıf yararına hizmet etmek bir bütün olarak insanlara, topluma hizmet etmektir."«Für einen vernünftigen Vaterschaftsurlaub – zum Nutzen der ganzen Familie».
Seçim esnasında etrafınızdaki kullananlara danışmanız yararınıza olacaktır.Während des Bewerbungsprozesses werden sie von ihren Mentoren unterstützt.
Nitekim Burgonya dönemi Hollanda için çok yararlı oldu.Das Verhältnis von Länge zu Durchmesser war bei der Holland nahezu perfekt.
Bu da bulgarların bu durumdan yararlanmalarını sağlamıştır.Die Niederländer nutzten die Gelegenheit.
Mevsimlik olarak yararlanılan 38 yayla yerleşim yeri de yer almaktadır.Lediglich 16 der 38 Häuser werden dauerhaft zu Wohnzwecken genutzt.
Bunların bize yararı oldu.Den fand ich hilfreich.
Bundan yararlanarak güneş saatini icat etmeyi başardılar.So ist davon auszugehen, dass die Sonnenuhr mit dem Bau errichtet wurde.
Kredi kartları yararlıdır ama tehlikelidir.Les cartes de crédits sont utiles mais dangereuses.
Bana çok yararlı birkaç öneri verdiniz.Vous m'avez fourni quelques précieux conseils.
Sıkı çalışıyordum ama yararlı hiçbir şey üretemiyordum.Je travaillais dur mais ne produisais rien d'utile.
Sadece yararlı olmak istedim.Je voulais juste être utile.
Sadece yararlı olmak istiyorum.Je veux juste être utile.
Fazla sayıda yabancı dil konuşmak yararlıdır.Il est utile de parler plusieurs langues étrangères.
Onunla konuşmak neye yarar?À quoi bon parler avec lui ?
Siz bunlardan hangisinin yarar bakımından size daha yakın olduğunu bilemezsiniz.De vos ascendants ou descendants, vous ne savez pas qui est plus près de vous en utilité.
Android Pay böyle mevcut parmak izi kimliği gibi fiziksel güvenlikden yararlanır.Android Pay utilise la sécurité physique telle que les empreintes digitales lorsqu'elles sont disponibles.
Fal aynı zamanda hangi tanrılara hangi kurbanların verileceğini bilmede de işe yarardı.La divination permettait aussi de déterminer quels sacrifices devaient être faits à quels dieux.
O yıl 29 Kasım'da Richmond Theater, Eliza yararına bir performans sergiledi.Le 29 novembre de la même année, le théâtre de Richmond annonce une représentation au bénéfice de l'actrice.
Bu platformdan yararlanan uygulamalar Microsoft Visual Studio 2015 ile geliştirilmiştir.Les applications qui profitent de cette plate-forme sont développées avec Visual Studio 2015 .
Kamu yararına aykırı olan gazeteler yasaklanmalıdır.Les journaux qui vont à l'encontre de l'intérêt public doivent être interdits.
Ne var ki sakatlığı bulunan kişiler bu haklardan yararlanamamaktadırlar.Nul ne peut nuire à celui qui ne se nuit pas à lui-même.
Bu karmaşadan yararlanan Reigns, Lesnar'ı yendi ve kemeri kazanarak Lesnar'ın 504 günlük saltanatını bitirdi.Reigns remporte le titre et met fin au long règne de 504 jours de Lesnar.
Ne yaparsa da yararı olmaz.Néanmoins, son action ne donnera rien.
Nisan 1917'de, Arras'daki savaşlarda büyük yararlılık gösterdi.Au printemps de l'année 1917, il participe à la bataille d'Arras.
Bu olgudan yararlanılarak çeşitli mantıksal kapılar yaratılmıştır.Ce circuit logique est réalisé à l'aide d'un ensemble de portes logiques.
Bağırsak florası ile insanlar arasındaki ilişki simbiyotik ve mutualistiktir, her iki tarafa da yarar sağlar.Ainsi la relation qui unit Oiseau et Ornithologie est symétrique et valable dans les deux sens.

İlgili Sayfalar