Ana içeriğe geç
Sözlük

yarar ile cümle

yarar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu evi Thomas Mann, savaş yıllarında 1917 yılında, savaş borçları yararına sattı.Das Tölzer Sommerhaus verkaufte sein Vater im Kriegsjahr 1917 jedoch zugunsten einer Kriegsanleihe.
Bu burç topluluğu herkesin yıldız falına bakmaya yarar.Das Yerkes-Schema überträgt dies auf die Spektren aller Sterne einer Galaxie.
Elektronik kilitli kapıları açmaya yarar.Sie öffnen Türen elektrisch.
Tersine, Paris Komününü bundan yeterince serbest bir biçimde yararlanmamış olmakla suçlamamız gerekmiyor mu?Ein Einsatz bei der Niederschlagung der Pariser Kommune ist nicht mit Sicherheit nachgewiesen.
Bu uygulamaların hepsine amerikyum–241'in gamma ışımasından yararlanılır.Als Radionuklid soll voraussichtlich Americium 241Am zum Einsatz kommen.
Yerlilerin kullandıkları dillerden yararlanma, gittikçe artmaktadır.Der Gebrauch indigener Sprachen nimmt wieder deutlich zu.
Bu aradan yararlanarak Udo Dirkschneider’da bir solo kariyer yapmaya karar verdi.So trennte sich Accept von Udo Dirkschneider.
Sonuçta yarar sağlamayan bir taarruzdu.Der Rest befand sich ein einem unbrauchbaren Zustand.
Unitaş Hayalet : Görünmez olmaya yarar.Der Spiegel: Ich bin unsichtbar geworden.
Bilgi, teorik bir merak değil, pratik bir yarar olmalıydı.Dies ist jedoch weder eine theoretische noch eine praktische Weltauffassung, sondern eine sympathetische.
En derin yeri 4 metre olan gölden balıkçılık alanında yararlanılır.An seiner tiefsten Stelle geht es im See 4 Meter hinab.
Yüzey araştırmalarında, 50 cm. derinliğinde kazı yapabilen robot kolundan yararlanılacak.Mit dem Roboterarm konnten Proben aus einer Tiefe von mindestens 50 cm geholt werden.
Her çeşit faaliyetin, toplumun yararına olacak şekilde yürütülmesi görüşüdür.Jede wie auch immer geartete Tätigkeit könne dem inneren Wachstum dienen.
Ancak okul kullanılamamaktadır ve taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır.Schule verhindert Lernen, statt es zu fördern.
Bu nedenle, paleoklimatoloji ve paleoceanografide çok yararlıdırlar.In: Paleoceanography and Paleoclimatology.
Diğer şehirlere gitmek için Büyükhan otogarından yararlanmaktadırlar.Große Reisebusse werden für die Fahrt in andere Städte verwendet.
Ayrıca, komutları amaçlarına göre kategorilere ayırmak yararlı olacaktır.Auch die Zielgruppe bestimmt, ob etwas für sie sehenswürdig ist.
Yeşilırmak’ın bizzat kendisi de bu eski alüvyonları yararak akmaktadır.Mit ihnen hängt wohl auch das Gerede von ehemaligen Raubrittern zusammen.
Darayak bu durumda işe yarar.Das flache Land kommt diesem Umstand zugute.
Mahallede, ilköğretim okulu vardır fakat öğrenci az olduğundan taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır.Dort herrscht gerade große Aufregung, da eine Schülerin vermisst wird.
Ayrıca kurtarma çalışmaları sırasında çok yararlı olabilir.Auch als Rettungshund ist er geeignet.
Sınıf yararına hizmet etmek bir bütün olarak insanlara, topluma hizmet etmektir."«Für einen vernünftigen Vaterschaftsurlaub – zum Nutzen der ganzen Familie».
Seçim esnasında etrafınızdaki kullananlara danışmanız yararınıza olacaktır.Während des Bewerbungsprozesses werden sie von ihren Mentoren unterstützt.
Nitekim Burgonya dönemi Hollanda için çok yararlı oldu.Das Verhältnis von Länge zu Durchmesser war bei der Holland nahezu perfekt.
Bu da bulgarların bu durumdan yararlanmalarını sağlamıştır.Die Niederländer nutzten die Gelegenheit.
Mevsimlik olarak yararlanılan 38 yayla yerleşim yeri de yer almaktadır.Lediglich 16 der 38 Häuser werden dauerhaft zu Wohnzwecken genutzt.
Bunların bize yararı oldu.Den fand ich hilfreich.
Bundan yararlanarak güneş saatini icat etmeyi başardılar.So ist davon auszugehen, dass die Sonnenuhr mit dem Bau errichtet wurde.
Kredi kartları yararlıdır ama tehlikelidir.Les cartes de crédits sont utiles mais dangereuses.
Bana çok yararlı birkaç öneri verdiniz.Vous m'avez fourni quelques précieux conseils.
Sıkı çalışıyordum ama yararlı hiçbir şey üretemiyordum.Je travaillais dur mais ne produisais rien d'utile.
Sadece yararlı olmak istedim.Je voulais juste être utile.
Sadece yararlı olmak istiyorum.Je veux juste être utile.
Fazla sayıda yabancı dil konuşmak yararlıdır.Il est utile de parler plusieurs langues étrangères.
Onunla konuşmak neye yarar?À quoi bon parler avec lui ?
Siz bunlardan hangisinin yarar bakımından size daha yakın olduğunu bilemezsiniz.De vos ascendants ou descendants, vous ne savez pas qui est plus près de vous en utilité.
Android Pay böyle mevcut parmak izi kimliği gibi fiziksel güvenlikden yararlanır.Android Pay utilise la sécurité physique telle que les empreintes digitales lorsqu'elles sont disponibles.
Fal aynı zamanda hangi tanrılara hangi kurbanların verileceğini bilmede de işe yarardı.La divination permettait aussi de déterminer quels sacrifices devaient être faits à quels dieux.
O yıl 29 Kasım'da Richmond Theater, Eliza yararına bir performans sergiledi.Le 29 novembre de la même année, le théâtre de Richmond annonce une représentation au bénéfice de l'actrice.
Bu platformdan yararlanan uygulamalar Microsoft Visual Studio 2015 ile geliştirilmiştir.Les applications qui profitent de cette plate-forme sont développées avec Visual Studio 2015 .
Kamu yararına aykırı olan gazeteler yasaklanmalıdır.Les journaux qui vont à l'encontre de l'intérêt public doivent être interdits.
Ne var ki sakatlığı bulunan kişiler bu haklardan yararlanamamaktadırlar.Nul ne peut nuire à celui qui ne se nuit pas à lui-même.
Bu karmaşadan yararlanan Reigns, Lesnar'ı yendi ve kemeri kazanarak Lesnar'ın 504 günlük saltanatını bitirdi.Reigns remporte le titre et met fin au long règne de 504 jours de Lesnar.
Ne yaparsa da yararı olmaz.Néanmoins, son action ne donnera rien.
Nisan 1917'de, Arras'daki savaşlarda büyük yararlılık gösterdi.Au printemps de l'année 1917, il participe à la bataille d'Arras.
Bu olgudan yararlanılarak çeşitli mantıksal kapılar yaratılmıştır.Ce circuit logique est réalisé à l'aide d'un ensemble de portes logiques.
Bağırsak florası ile insanlar arasındaki ilişki simbiyotik ve mutualistiktir, her iki tarafa da yarar sağlar.Ainsi la relation qui unit Oiseau et Ornithologie est symétrique et valable dans les deux sens.
Bu, gerçek zamanlı uygulamalar için çok yararlıdır.Il permet de réaliser des applications temps réel.
Bunun yanı sıra polis köpeği olarak da yararlanılmaktadır.Ici, il se trouve aussi le dressage des chiens policiers.
Bazı durumlarda ise uzun vadede etkilerin yararlı mı zararlı mı olacağı tam olarak bilinememektedir.Cependant, on ignore ce qu’il devient à moyen et long terme dans l’environnement s’il y est perdu.
Ele teması mecburi ise eldiven kullanılmasında yarar vardır.Au besoin, on les enveloppe avec des gants.
Diğer beklentilerin etkisini de dikkate almakta yarar vardır.Les possibilités d'évolution des autres organismes sont aussi citées comme un avantage.
Okulun kullanılamamakta, taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır.L'urgence étant de se nourrir, aller à l'école est impossible.
Filmin gördüğü ilgiden de yararlanmak adına Electric CoolAid: Acid Testing adlı bir solo EP yayınladı.Pour la promotion du film, Proof publie un EP de six chansons intitulé Electric CoolAid: Acid Testing.
Solaris kristali: Güneş enerjisi toplar ve istenilen şekilde kullanmaya yarar.Cristal solaris : fournit de l'énergie et se recharge au soleil.
Cadı ağır bir biçimde yararlanır ve güzel, genç bir kıza dönüşür.Il lui jure alors fidélité et elle se transforme en une jeune et belle femme.
Burada karar teorisi, maliyet yarar analizi ve ticaret hukuku üzerine öğrenim gördü.Il étudie la théorie du choix rationnel, l'analyse coût avantage et le droit commercial international.
Hitler'in politik rakibi olan Otto Strasser, daha sansasyonel öykülerden yararlanıyordu.Otto Strasser, fervent opposant de Hitler, est à l'origine de certaines des rumeurs les plus sensationnelles.
Leningrad Kuşatması sırasında gösterdiği yararlılıklardan dolayı ödüllendirildi.Traineau de fortune utilisé lors du siège de Leningrad.
Büyük yararlıklar gösterdi.Ils ont montré leur grande utilité.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod