Edison birçok yararlı şeyler icat etti.Edison invented many useful things.
Birine yarar ötekine zarar.One man's meat is another man's poison.
Durumundan yararlanmaya çalışmalısın.You should try to make the most of your opportunities.
Bu fırsattan yararlansanız iyi olur.You had better make use of this opportunity.
Fırsattan yararlansanız iyi olur.You had better make use of the opportunity.
İnşallah planın işe yarar.I hope your plan will work out.
"Bana yazacak bir şeyler verin." "Bu tükenmez kalem işe yarar mı? ""Give me something to write with." "Will this ball-point pen do?"
Akıllı bir adam hatalarından yararlanır.A wise man profits from his mistakes.
Daha sonraki hayatınızda yararlı olacakları için böyle kitapları okuyun.Read such books as will be useful in later life.
Kamu yararına saygı duyulmalıdır.The public convenience should be respected.
Bu durumdan yararlanmak zorundayız.We have to take advantage of this situation.
Şimdi çok çalışmak sizin yararınıza olacaktır.It will be to your advantage to study hard now.
Bu şu an için işe yarar.This will do for now.
Kalabalığı yararak ilerledik.We had to push our way through the crowd.
Yaşadığım yer senin sağlığın için çok yararlı.The place I live in is very good for your health.
Tenis oynamak için iyi havadan yararlandık.We took advantage of the good weather to play tennis.
Pikniğe gitmek için güneşli havadan yararlandık.We took advantage of the sunny weather to go on a picnic.
İngilizcemi geliştirmem için her fırsattan yararlandım.I made use of every opportunity to improve my English.
Kendi yararı için insanları kullanmayı bırakması için Keiko'ya baskı yaptım.I urged Keiko to stop using people for her own convenience.
Bir fırsattan yararlandım.I took advantage of an opportunity.
Gün ışığından yararlanma saatinin geçen hafta sona erdiğini unuttum.I forgot that the daylight saving time ended last week.
Ben Japon pirinç yastıklarından hoşlanıyorum; onlar boynum için yararlı.I like Japanese rice pillows; they are good for my neck.
Biz bir arkadaşın cömertliğinden yararlanmamalıyız.We should not take advantage of the generosity of a friend.
Gönüllüler özürlülerin yararına bağış topladı.Volunteers collected donations for the benefit of the handicapped.
Sözlükteki tüm kelimeleri hatırlamaya çalışmak yararsızdır.It is useless to try to remember all the words in the dictionary.
Eğer sürmüyorsan bir arabaya sahip olmanın yararı nedir?What's the good of having a car if you don't drive?
İşe yarar bir yardım var mı?Is there any help available?
Kadınların neden erkeklerle aynı haklardan yararlanmasına izin verilmiyor?Why aren't women allowed to enjoy the same civil rights as men?
Taze meyve ve sebzeler sağlığınız için yararlıdır.Fresh fruit and vegetables are good for your health.
Kimsenin senden yararlanmasına izin verme.Don't let anyone take advantage of you.
İnsan ateşten yararlanabilen tek hayvandır.Man is the only animal that can make use of fire.
Çiti boyamak için iyi hava koşullarından yararlanmalısınız.You should take advantage of the good weather to paint the fence.
Uygun şekilde kullanılırsa, belirli zehirler yararlı olacaktır.Properly used, certain poisons will prove beneficial.
Kendi sınıflarını temizlemenin, öğrencilerin yararına olduğunu düşünüyorum.I think it is good for students to clean their classroom.
Bazı spekülatörler yaşlı insanların cehalet ve acizliklerinden yararlanmaktadır.Some speculators take advantage of the ignorance and helplessness of old people.
Üniversite hayatından en iyi şekilde yararlanın.Make the most of your college life.
Herhangi biri işe yarar.Anybody will do.
Uzun bir hafta sonundan yararlanalım.Let's take advantage of the long weekend.
Ölçülü düzeyde egzersiz yapmak sağlık için yararlıdır.Taking moderate exercise is good for the health.
Tenis oynamak için güzel havadan yararlandık.We took advantage of the fine weather to play tennis.
Tüm çabalarımın yararsız olduğu ortaya çıktı.All my efforts turned out to be useless.
At yararlı bir hayvan.The horse is a useful animal.
O, kaçmak için kargaşadan yararlandı.She took advantage of his confusion to escape.
Onun yararına onlara yardımcı olduğu kesindir.It is certain that he helped them for the benefit of himself.
Ona biraz yararlı tavsiye verdim.I gave him some helpful advice.
Ona kızmanın bir yararı yok.It is no use getting angry at him.
Onun zayıflığından yararlanmaktan vazgeç.Stop taking advantage of his weakness.
Onun tavsiyesi çok yararlı oldu.His advice was very helpful.
Onun öğüdü size çok yararlı olacaktır.His advice would be very useful to you.
Sahip olduğu her fırsattan yararlandı.He took advantage of every opportunity he had.
O, bu bilgileri yararlı kullanıma sundu.He put this information to good use.
O, sık sık onun cahilliğinden yararlanır.He often takes advantage of her ignorance.
O,müzeyi ziyaret etme fırsatından yararlandı.He took advantage of the opportunity to visit the museum.
O, karışıklıktan yararlanarak ortadan kayboldu.He disappeared, taking advantage of the confusion.
O, bir şeye yarar.He is good for something.
O, öykülerinin çoğunun materyali için çocukluk deneyimlerinden yararlanır.He draws on his childhood experiences for the material of most of his stories.
O, toplumun yararına katkıda bulunmuştur.He contributed to the good of the community.
O, tasarruflarını yararlı şeylere yatırdı.He put her savings to good use.
O duvarı boyamak için güzel havanın avantajlarından yararlandı.He took advantage of the fine weather to paint the wall.
O her zaman rakipleri tarafından yapılan hatalardan yararlanır.He always takes advantage of the mistakes made by his rivals.