Onların mobilyaları, tarz yerine yarar için seçildi.Their furniture was chosen for utility rather than style.
Onun güçsüzlüğünden yararlanıyorsunuz.You're taking advantage of her weakness.
Onun yararları hakkında yaygara yaptı.She made a fuss about her benefits.
Yararlı önerisi için ona teşekkür etti.She thanked him for his helpful advice.
Çok sık arkadaşlarının zaafından yararlanıyor.She imposes on her friends too often.
Onu ikna etmeye çalışmanın yararı yok.It's no use trying to persuade her.
Eğer kitaplara ihtiyacın olursa, kütüphanedeki kitaplardan azami derecede yararlan.If you need books, make the most of the books in the library.
Bu yararlı bir iş.This is a beneficial work.
Taze meyve, sağlığın için yararlıdır.Fresh fruit is good for your health.
Yerçekimini yararınıza kullanabiliyorsanız, onu yapın.If you can use gravity to your advantage, do so.
Ben vali ile konuşma fırsatından yararlanmak istiyorum.I want to take advantage of the opportunity to speak to the governor.
Bu web sitesi çok yararlıdır.This website is very useful.
Demir çok yararlı bir metaldir.Iron is a very useful metal.
Demir yararlı bir metaldir.Iron is a useful metal.
Beyaz güzel bir elbise almaktansa bekâr olmaktan yararlanmayı tercih ediyor.She would rather take advantage of being single than buy a beautiful white dress.
Sana yararı dokunacak kitapları okumalısın.You should read books that will benefit you.
Tüm modeller yanlış, ancak bazıları yararlı.All models are wrong, but some are useful.
O egzersiz karın kasları için yararlıdır.That exercise is good for the abdominal muscles.
Ağlamanın yararı yok. Hiç kimse seni duymaz.There is no use in crying. No one will hear you.
O, benim erkek arkadaşım değil, sadece yararı olan platonik aşk.He's not my boyfriend, it's just platonic love with benefits!
Bu yararlı bir duyguydu.This was a good feeling.
İnsanın sindirim sisteminde milyonlarca yararlı organizma yaşamaktadır.Millions of beneficial organisms live in the human digestive tract.
Soruları önceden hazırlamak senin yararına olur.It would be to your advantage to prepare questions in advance.
Evde çalışmanın birçok yararından biri esnekliktir.Flexibility is one of the many advantages of working from home.
Klingonca öğrenmek bir iş adamı olarak onun mesleği için büyük yararı olacak.Learning Klingon will be of great use for his career as a businessman.
Bu ilaç anında işe yarar.This medication works instantly.
Hiçbir şey bir şey için yararlı değildir.Nothing is useful to anything.
O teknolojinin yararı nedir?What is the advantage of that technology?
Cebinde küçük bir el fenerine sahip olman yararlı olabilir.Having a small flashlight in your pocket may come in handy.
Bir bıçağın yararlı olabileceği bazı durumları düşünebiliyorum.I can think of some situations in which a knife would come in handy.
Her gün bir diş sarımsak yemek sağlığınız için yararlı mıdır?Is eating a clove of garlic every day beneficial to your health?
Dengeli bir diyet yemenin sizin için yararlı olduğunu hepimiz biliyoruz.We all know that eating a balanced diet is good for you.
Bu durumdan azami şekilde yararlanmalıyız.We have to make the most of this situation.
O, Londra'da kalmaktan yararlandı ve İngilizcesini büyük ölçüde geliştirdi.She profited from her stay in London and considerably improved her English.
Matematiğin yararı nedir?What is the use of mathematics?
Dil bilgisinden nefret ettiğime rağmen çok yararlı.Although I really hate grammar, it's useful.
Tom'un tavsiyesi çok yararlı idi.Tom's advice was very helpful.
Başkalarının zayıflığından yararlanmamalısın.You should not take advantage of others' weakness.
Çin dili bu pazarda İngilizceden daha iyi işe yarar.Chinese language works much better than English in this market.
Bu site oldukça yararlı.This site is quite useful.
Hiçbir şey bir fotokopi makinesi kadar yararlı değildir.Nothing is as useful as a photocopier.
Tom bu fırsattan yararlanmalı.Tom should take advantage of this opportunity.
Tom Fransızca çalışmanın yararlı olmayacağına karar verdi.Tom decided that it wouldn't be beneficial to study French.
Tom Mary'den nasıl yararlanacağını kesinlikle bilir.Tom certainly knew how to take advantage of Mary.
Yararı yok.It's no use.
Meyve bir yiyecektir ve yararlıdır.Fruit is a food and is good.
Umarım mülakat yararlı olur.I hope the interview would be of profit.
Bu fırsattan yararlanmalısın.You should take advantage of this opportunity.
O yararlıdır, değil mi?That's convenient, isn't it?
Kelime kelime çevirmek gerçekten yararlı değildir.It isn't really helpful to translate word by word.
Bu yararlı olabilir.This might prove useful.
Bir çiçek kırmızı olduğu sürece işe yarar.Any flower will do as long as it's red.
Sanırım bu kitabı okumanız yararlıdır.I think it's good for you to read this book.
Bu eğilim oldukça yararlıdır.This tendency is quite useful.
Belli görevler için bilgisayarım çok yararlı olabilir.For certain tasks, my computer can be very useful.
Onun her zaman yararı olur.That always helps.
Tom bunu ülkesinin yararına yaptı.Tom did it for the sake of his country.
"Bolaşak" programı çok yararlı.The "Bolashak" program is very useful.
Biz tenis oynamak için günün güzel havasının avantajından yararlandık.We took advantage of the day's nice weather to play tennis.
Tom bir vergi kaçırma avantajından yararlandı.Tom took advantage of a tax loophole.