‹‹RAB diyor ki, ‹Senin yaran şifa bulmaz, Beren iyileşmez.Kajti tako pravi GOSPOD: Smrtna je rana tvoja, prehud udarec tvoj.
‹‹RAB diyor ki, ‹Senin yaran şifa bulmaz, Beren iyileşmez.나 여호와가 말하노라 네 상처는 고칠수 없고 네 창상은 중하도다
‹‹RAB diyor ki, ‹Senin yaran şifa bulmaz, Beren iyileşmez.Lebo takto hovorí Hospodin: Preveľké je tvoje skrúšenie, prebolestná tvoja rana od úderu.
‹‹RAB diyor ki, ‹Senin yaran şifa bulmaz, Beren iyileşmez.Mert ezt mondja az Úr: Veszedelmes a te sebed, gyógyíthatatlan a te sérülésed.
‹‹RAB diyor ki, ‹Senin yaran şifa bulmaz, Beren iyileşmez.Porque así ha dicho Jehovah: Tu quebranto es incurable, y tu herida es grave
‹‹RAB diyor ki, ‹Senin yaran şifa bulmaz, Beren iyileşmez.Porque assim diz o Senhor: Incurável é a tua fratura, e gravíssima a tua ferida.
‹‹RAB diyor ki, ‹Senin yaran şifa bulmaz, Beren iyileşmez.Sillä näin sanoo Herra: Paha on sinun vammasi, kipeä on saamasi isku.
‹‹RAB diyor ki, ‹Senin yaran şifa bulmaz, Beren iyileşmez.Takto zajisté praví Hospodin: Přetěžké bude potření tvé, přebolestná rána tvá.
‹‹RAB diyor ki, ‹Senin yaran şifa bulmaz, Beren iyileşmez.Tak zaiste mówi Pan: Ciężkie bardzo będzie skruszenie twoje, nader bolesna rana twoja.
‹‹RAB diyor ki, ‹Senin yaran şifa bulmaz, Beren iyileşmez.Thi så siger HERREN: Ulægeligt er dit Brud, dit Sår er svart.
‹‹RAB diyor ki, ‹Senin yaran şifa bulmaz, Beren iyileşmez.TUHAN berkata kepada umat-Nya: "Penyakitmu sangat parah, bagi lukamu tak ada obatnya
‹‹RAB diyor ki, ‹Senin yaran şifa bulmaz, Beren iyileşmez.Ty så säger HERREN: Ohelbar är din skada, oläkligt det sår du har fått.
‹‹RAB diyor ki, ‹Senin yaran şifa bulmaz, Beren iyileşmez.Uw zonde is namelijk ongeneeslijk, een vreselijke wond.
‹‹RAB diyor ki, ‹Senin yaran şifa bulmaz, Beren iyileşmez.Διοτι ουτω λεγει Κυριος Το συντριμμα σου ειναι ανιατον, η πληγη σου αλγεινη.
‹‹RAB diyor ki, ‹Senin yaran şifa bulmaz, Beren iyileşmez.Защото така казва Господ: Смазването ти е неизцелимо, Раната ти тежка.
‹‹RAB diyor ki, ‹Senin yaran şifa bulmaz, Beren iyileşmez.Ибо так говорит Господь: рана твоя неисцельна, язва твоя жестока;
‹‹RAB diyor ki, ‹Senin yaran şifa bulmaz, Beren iyileşmez.כי כה אמר יהוה אנוש לשברך נחלה מכתך׃
‹‹RAB diyor ki, ‹Senin yaran şifa bulmaz, Beren iyileşmez.لانه هكذا قال الرب. كسرك عديم الجبر وجرحك عضال.
‹‹RAB diyor ki, ‹Senin yaran şifa bulmaz, Beren iyileşmez.耶 和 華 如 此 說 、 你 的 損 傷 無 法 醫 治 、 你 的 傷 痕 極 其 重 大
‹‹RAB diyor ki, ‹Senin yaran şifa bulmaz, Beren iyileşmez.耶和華 如此 說 、 你 的 損傷 無法 醫治 、 你 的 傷痕極 其 重大
Tamam. Ben tutuyorum. Yaranın üstüne bastır.عندما يعبر الشارع , سيستدير ويغطّيك عندما تركض.
Taş çıkaran taştan incinir, Odun yaran tehlikeye girer.A bölcs ember szájának beszédei kedvesek; a bolondnak pedig ajkai elnyelik õt.
Taş çıkaran taştan incinir, Odun yaran tehlikeye girer.Ai lăn đã khỏi chỗ nó , sẽ bị_thương ; kẻ bửa củi có_khi phải hiểm_nghèo .
Taş çıkaran taştan incinir, Odun yaran tehlikeye girer.Ai lăn đã khỏi chỗ nó, sẽ bị thương; kẻ bửa củi có khi phải hiểm nghèo.
Taş çıkaran taştan incinir, Odun yaran tehlikeye girer.Aquele que tira pedras é maltratado por elas, e o que racha lenha corre perigo nisso.
Taş çıkaran taştan incinir, Odun yaran tehlikeye girer.Celui qui remue des pierres en sera blessé, et celui qui fend du bois en éprouvera du danger.
Taş çıkaran taştan incinir, Odun yaran tehlikeye girer.Chi spacca le pietre si fa male e chi taglia legna corre pericolo
Taş çıkaran taştan incinir, Odun yaran tehlikeye girer.Cine sfarmă pietre, este rănit de ele, şi cine despică lemne este în primejdie.
Taş çıkaran taştan incinir, Odun yaran tehlikeye girer.den, som bryder Sten, kan såre sig på dem; den, som kløver Træ, er i Fare.
Taş çıkaran taştan incinir, Odun yaran tehlikeye girer.Den som bryter sten, kan få en skade av det; den som hugger ved, kan komme i fare ved det.
Taş çıkaran taştan incinir, Odun yaran tehlikeye girer.Den som vältrar bort stenar bliver skadad av dem, den som hugger ved kommer i fara därvid.
Taş çıkaran taştan incinir, Odun yaran tehlikeye girer.El que corta piedras se lastima con ellas, y el que parte leña corre peligro con ella
Taş çıkaran taştan incinir, Odun yaran tehlikeye girer.Joka kiviä louhii, se niihin loukkaantuu; joka puita halkoo, se joutuu siinä vaaraan.
Taş çıkaran taştan incinir, Odun yaran tehlikeye girer.Kdo přenáší kamení, urazí se jím; a kdo štípá dříví, nebezpečenství bude míti od něho.
Taş çıkaran taştan incinir, Odun yaran tehlikeye girer.Kdor lomi kamenje, se lahko ž njim poškoduje, in kdor kolje drva, je v nevarnosti od njih.
Taş çıkaran taştan incinir, Odun yaran tehlikeye girer.돌을 떠내는 자는 그로 인하여 상할 것이요 나무를 쪼개는 자는 그로 인하여 위험을 당하리라
Taş çıkaran taştan incinir, Odun yaran tehlikeye girer.Kto odvaľuje kamene, ublíži si nimi, a ten, kto štiepe drevo, je ním ohrozený.
Taş çıkaran taştan incinir, Odun yaran tehlikeye girer.Kto przenosi kamienie, urazi się niemi; a kto łupie drwa, niebezpieczen jest od nich.
Taş çıkaran taştan incinir, Odun yaran tehlikeye girer.Siapa bekerja di tambang batu, akan terbentur dan luka. Siapa membelah kayu, mungkin sekali mendapat cedera
Taş çıkaran taştan incinir, Odun yaran tehlikeye girer.Wer Steine wegwälzt, der wird Mühe damit haben; und wer Holz spaltet, der wird davon verletzt werden.
Taş çıkaran taştan incinir, Odun yaran tehlikeye girer.Ο μετακινων λιθους θελει βλαφθη υπ' αυτων ο σχιζων ξυλα θελει κινδυνευσει εν αυτοις.
Taş çıkaran taştan incinir, Odun yaran tehlikeye girer.Който кърти камъни ще се повреди от тях; И който цепи дърва се излага на опасност от тях;
Taş çıkaran taştan incinir, Odun yaran tehlikeye girer.Кто передвигает камни, тот может надсадить себя, и кто колет дрова,тот может подвергнуться опасности от них.
Taş çıkaran taştan incinir, Odun yaran tehlikeye girer.מסיע אבנים יעצב בהם בוקע עצים יסכן בם׃
Taş çıkaran taştan incinir, Odun yaran tehlikeye girer.من يقلع حجارة يوجع بها. من يشقق حطبا يكون في خطر منه.
Taş çıkaran taştan incinir, Odun yaran tehlikeye girer.鑿 開 〔 或 作 挪 移 〕 石 頭 的 、 必 受 損 傷 . 劈 開 木 頭 的 、 必 遭 危 險
Taş çıkaran taştan incinir, Odun yaran tehlikeye girer.鑿開 〔 或 作 挪移 〕 石頭 的 、 必 受 損傷 . 劈開 木頭 的 、 必 遭 危險
Teğmen, yaranız ne durumda?Entä sinun vammasi?
Teğmen, yaranız ne durumda?Hur är dina skador, löjtnant?
Teğmen, yaranız ne durumda?Hvordan går det med dine skader, løjtnant?
Teğmen, yaranız ne durumda?Jak pani rany, pani porucznik?
Teğmen, yaranız ne durumda?Tenente. Come va la tua ferita?
Teğmen, yaranız ne durumda?Tenente, como está o seu ferimento?
Teğmen, yaranız ne durumda?Teniente, ¿cómo va tu herida?
Teğmen, yaranız ne durumda?Υπολοχαγέ, πώς είναι το τραύμα σου;
Teğmen, yaranız ne durumda?Лейтенант, как ваша рана?
Tüm klanlar, fırsat varken ona yaranmaya çalışacak.Alla klanerna fjäskar för honom- -medan de kan.
Tüm klanlar, fırsat varken ona yaranmaya çalışacak.Cada clã faz tudo para lhe dar graxa, enquanto ainda pode.
Tüm klanlar, fırsat varken ona yaranmaya çalışacak.Klaanit mielistelevät häntä, kun vielä voivat.
Tüm klanlar, fırsat varken ona yaranmaya çalışacak.Klanerne smisker for ham. Mens de kan.