Ana içeriğe geç
Sözlük
/
yaran

yaran

/jaːˈɾan/
noun
C2 seviye
TR → EN
↔ ters çevir
"yaran" kelimesinin İngilizcesi: friends, ripping. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelfriendsnoun
Genelripping

Görsel

Altın Saat Işığında Suyu Yaran Gri Yunusun Etkileyici GörünümüGece Yarısı Fırtınalı Gökyüzünde Bulutları Yaran Parlak ŞimşekGece Gökyüzünü Yaran Dallanan Şimşeğin Büyüleyici Doğa GösterisiGece Semasında Bulutları Yaran Parlak Şimşek ve Yıldırım Çakması

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)yâranı
Yönelme (-e)yârana
Bulunma (-de)yâranda
Çıkma (-den)yârandan
Tamlayan (-in)yâranın
Çoğul (-ler)yâranlar

Tanım

isim: Dostlar
tarih: Bir amaç çevresinde toplanmış veya aynı amacı güttükleri için bir araya gelmiş olanların tümü

Diğer Dillerde

nominative plural of друг (drug)
çekim: çoğul друзья́
köken: Inherited from Proto-Slavic *družьja.
У тебя рана откроется!Yaran açılacak!

Etimoloji

Farsça

Örnek Cümleler

Yaran nasıl?
How's your injury?
Yaran mı var?
You have a wound?
Uyarıcı uyaran
Warning stimulus
Yaran derin mi?
You... you... How's your wound?
Yarana dokunma.
Don't touch your wound.
Yarana merhem sürdüm
You have good medication for wounds
Ben kılı kırk yaranım.
I'm fussy.
Beni uyaran kişi sensin.
You are the one who warned me.
Size uyaran da gelmişti.
And did not the warner come to you?
Kulaklarınız sizi ilk uyarandır.
Your ears are the primary warning to you.
Bu konuda beni uyaran kişi sensin.
You're the one who warned me about this.
Tom bu konuda beni uyaran kişidir.
Tom is the one who warned me about this.
yaran ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod