Ana içeriğe geç
Sözlük

yaramaz ile cümle

yaramaz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu da diğer fırsatların işe yaramaz olduğu anlamına geliyor.Dette var fordi det nesten ikke var andre muligheter for jobb.
Tavşan yakalaması gereken Wallace Yaramaz Tavşana dönüşmüştür akşam.Da fikk Bruce et kall: Han skulle bli som en fryktinngytende flaggermus.
Gabe ve Pj'in yaramazlıkları onu oldukça bunaltır.Persahabatan Mezty dan PJ pun jadi berantakan.
Bir diğeri olmadan biri bir işe yaramaz.Tidak mungkin yang satu bekerja tanpa yang lain.
Biraz çocukken yaramazdım da sonra akıllandım biliyorsunuz.Saat kecil ia dianggap sebagai anak yang sulit belajar.
Eğer bu işe yaramazsa 2. , 3. …şeklinde devam ederek sonuca ulaşılmaya çalışılır.Kalau tidak berhasil, pakai jurus yang kedua.
Loki - Düzenbaz, yaramazlık, sorun ve ateş tanrısı.Loki: Dewa api dan penipu, tukang pencari masalah.
"Çocukluk günlerim bilinen yaramazlıklar ve onların sonuçları ile geçti.Sejak kecil Ciputra sudah merasakan kesulitan dan kepahitan hidup.
Yaramaz tavşanın.Thằng thỏ đế.
Toplanan veriler işlenmemiş ve koordine edilmemiş unsurlardır, böyle olunca da fazla işe yaramazlar.Bản đồ họ có thì đã quá cũ và rất mờ mịt, do đó không có ích gì.
Tüm köpekler gibi içinde yumuşak bir yaramazlık vardır.Có bốn giống Sennenhund, tất cả đều là chó tam thể.
(İşe yaramaz olduğumu düşünüyorlar.)(Em thân mến, anh cóc cần.)
Oğlu Korkut (İlhamcan Çelikoğlu) ise babasına göre işe yaramaz bir çocuktur.子賤は単父を治め、民は欺くに忍びなかった。
Ardından yaramazlığından veya rüzgardan dolayı yere düşmüştür.死後、荒侯と諡された。
Annesi onu "işe yaramaz" olarak tanımlar.母親曰く「不器用」。
Yaramaz tavşanın.ありがとウサギ ウサギ。
Harften sonra boşluk bırakılırsa işe yaramaz.ダンジョンを離れると効果が無くなる。
Ayrıca Jim, Pete ve Tom adında iki yaramaz erkek kardeşe sahiptir.パムとタムというサムにそっくりな二人の弟がいる。
Biraz çocukken yaramazdım da sonra akıllandım biliyorsunuz.子供の頃は健常者だったがその後中途失明となった。
Tüm köpekler gibi içinde yumuşak bir yaramazlık vardır.彼は何か間違ったときは子犬のようにとても恥ずかしがる。
SG-1'in yaramazı olmayı başarır.DG-1はわずかな成功を収めたのみであった。
Davy yaramaz olduğu kadar akılı ve sevimlidir.デビル 意地悪で可愛らしい担任。
Video oyunları oynamayı, bisiklete binmeyi ve sık sık yaramazlık yapmayı sever.バイク好きで、しょっちゅう乗り回しているようだ。
Bart'ın en baskın kişilik özellikleri yaramazlığı, asiliği ve otoriteye karşı saygısızlığıdır.巴特最引人注目的特点就是他淘气、不服管教、不尊重权威的性格。
Bize demokrasinin işe yaramaz olduğunu söylerdi.他認為,講民主不能脫離大事。
Niyazi'nin ısrarları da bir işe yaramaz.圭德诺的祈祷不会无益的。
SG-1'in yaramazı olmayı başarır.注意 P1 是不完备的。
Derisi çok sağlamdır tank mermileri bile onda işe yaramaz.對自己的肉體非常有自信,即使被火箭砲打中也沒事。
Elbette ikinci seçenek her zaman işe yaramaz.다만, 두번째 방법은 한번도 사용된 선례가 없다.
Sovyet Kızıl Ordusunun 17 Eylül'de Kresy'yi işgal etmesi Polonya'nın savunma planını işe yaramaz hale getirdi.소비에트 연방의 붉은 군대는 9월 17일 독일-소련 불가침 조약의 내용에 따라 동부 폴란드를 침공했으며 그 결과 폴란드군의 방어계획은 쓸모없어졌다.
(İşe yaramaz olduğumu düşünüyorlar.)(그가 작위를 보유하지 않았다는 것은 아니다.)
Oğlu Korkut (İlhamcan Çelikoğlu) ise babasına göre işe yaramaz bir çocuktur.이조판서 오팽숙(吳膨叔)의 증손이며, 아버지는 오사운(吳思雲)이다.
Böyle insanlarla bağlantılı olarak pasif olmak da meseleyi görmezden gelmek de işe yaramaz.עם אנשים כאלה אין טעם להיות פסיבי, והימנעות מהסוגיה תהיה חסרת תועלת.
Bart'ın en baskın kişilik özellikleri yaramazlığı, asiliği ve otoriteye karşı saygısızlığıdır.תכונות האופי הבולטות ביותר באישיותו של בארט הן נטיותו למרדנות וחוסר הכבוד שלו לסמכות.
Yani, senin potansiyellerin bir işe yaramaz.לא יועילו לכם כזבי שליטיכם.
Hep ikisi yaramazlık yapıyorlardı ve ikisi de en güçlüsüydü.החיים היו פשוטים, ושניהם היו שמחים.
Ayrıca Jim, Pete ve Tom adında iki yaramaz erkek kardeşe sahiptir.Джеймс има двама братя на имена Том и Дейв.
Loki - Düzenbaz, yaramazlık, sorun ve ateş tanrısı.Локи – бог на злото и огъня, известен с непостоянството и лукавостта си.
Yaramaz değildi.Той не бе подъл.
Gayet parlak bir öğrenciydi, ancak yaramazlıkları sebebiyle okul hayatında sıkıntı yaşadı.Iako je bio izvrsnim učenikom, osuđen na gubitak prava školovanja u cijeloj BiH.
Sıklıkla eşyaları çalar ya da diğer küçük şeyler için yaramazlık yapar.Často je vyschnuté alebo sú na jeho mieste malé mláky.
Niyazi'nin ısrarları da bir işe yaramaz.Fotografia Niizuki sa pravdepodobne nezachovala.
Sıklıkla eşyaları çalar ya da diğer küçük şeyler için yaramazlık yapar.Igral je sicer bolj malo in večino časa prebil na klopi.
Antibiyotikler tedaviye yaramazlar, çünkü antibiyotikler yalnızca bakterilere etki ederler.(Koristno je, misliti na to, da se z antibiotiki ne zdravijo vse bolezni, ki jih povzročajo bakterije.
Aslında bu anlaşma Doğu'daki Antonius için işe yaramazdı.Ši sąlyga Antonijui buvo bereikšmė, nes jis valdė Rytus.
Kaligula : Cedric'in yan komşusunun yaramaz köpeği.Modestas Kuzavinis. Klaipėdos sąsiauris.
O küçük bir çocukken yaramazdı.Jis buvo neklaužada, kai buvo vaikas.
Bize demokrasinin işe yaramaz olduğunu söylerdi.Seetõttu ei vasta tõele, et demokraatia on ebaõnnestunud.
Hep ikisi yaramazlık yapıyorlardı ve ikisi de en güçlüsüydü.Eriti head sõbrad nad polnud – mõlemal oli soov teisest parem olla.
Ancak bu çalabaların ve tavsiyelerin hiçbiri işe yaramaz ve Allan kalıcı bir ilşikiye giremez.Siiski ei ole kõik kired voorused ja ükski kirg ega emotsioon ei ole alati voorus.
20"li yaşlarımı füzyon enerjisi doktoramla bitirdiğimde, işe yaramaz olduğumu keşfettim.저는 20대에 융합에너지 관한 박사학위를 받았지만, 제가 쓸모 없다는 것을 깨달았습니다.
20"li yaşlarımı füzyon enerjisi doktoramla bitirdiğimde, işe yaramaz olduğumu keşfettim.A 20-as éveim végén ledoktoráltam fúziós energiából, és rájöttem, haszontalan vagyok.
20"li yaşlarımı füzyon enerjisi doktoramla bitirdiğimde, işe yaramaz olduğumu keşfettim.Aan het eind van mijn twintiger jaren had ik een doctoraat in fusie-energie. Ik ontdekte dat ik nutteloos was.
20"li yaşlarımı füzyon enerjisi doktoramla bitirdiğimde, işe yaramaz olduğumu keşfettim.Acabei os meus 20 e pouco com um doutoramento em fusão de energia, e descobri que eu era inútil.
20"li yaşlarımı füzyon enerjisi doktoramla bitirdiğimde, işe yaramaz olduğumu keşfettim.Ako dvadsiatnik som získal Phd. v oblasti jadrovej fúzie, a zistil som, že som k ničomu.
20"li yaşlarımı füzyon enerjisi doktoramla bitirdiğimde, işe yaramaz olduğumu keşfettim.Als ich dreißig wurde hatte ich zur Fusionsenergie promoviert, um festzustellen, dass ich nutzlos war.
20"li yaşlarımı füzyon enerjisi doktoramla bitirdiğimde, işe yaramaz olduğumu keşfettim.Am obținut până să împlinesc 30 de ani un doctorat în energie de fuziune, şi am descoperit că sunt inutil.
20"li yaşlarımı füzyon enerjisi doktoramla bitirdiğimde, işe yaramaz olduğumu keşfettim.Dwudziestka była już za mną, miałem doktorat z syntezy termojądrowej i odkryłem, że jestem do niczego.
20"li yaşlarımı füzyon enerjisi doktoramla bitirdiğimde, işe yaramaz olduğumu keşfettim.Ho finito i miei 20 anni con un dottorato in energia di fusione, e ho scoperto che era inutile.
20"li yaşlarımı füzyon enerjisi doktoramla bitirdiğimde, işe yaramaz olduğumu keşfettim.Jag tog mig igenom 20-årsåldern med en doktorsexamen i fusionsenergi, och jag insåg att jag var värdelös.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod