Ana içeriğe geç
Sözlük

yaramaz ile cümle

yaramaz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Babası ona bombalamaya karar vermişti, daha uzağa, işe yaramaz.Further running away was useless, for his father had decided to bombard him.
Onlar sadece herhangi bir işe yaramaz ya da kalitesiz malzeme tahammül etmedi.They simply did not tolerate any useless or shoddy stuff.
İşe yaramazsa, geri sökmek.If it doesn't work, take it down.
Dolayısıyla, adalet sistemi parasal sistemin içinde de işe yaramaz.So a justice system will not be useful in the monetary system.
Ne yaramaz ayakkabısın sen.It's a very naughty shoe. This won't stay on my... Oh!
Yaramaz ayakkabı seni.Very good. Very good. Very bad shoe.
Çok yaramazsın sen.He's a very bad shoe.
Sürekli koţuţturan yaramaz üç ođlan çocuđu.You know, three boys, running around all the time, causing trouble...
Ýţe yaramaz araţtýrmalardan ibaret yozlaţmýţ bir sistem.So it was a very corrupt system of funding, you know, vanity research.
Bazen yaramaz. ♫ ♫ Birlikte:Sometimes it doesn't. ♫ ♫ Together:
Bu çok işe yaramaz mıydı?Wouldn't that be handy?
Bunun hakkında konuşmak işe yaramaz.Talking about it won't do any good.
Metapod: tamamen işe yaramaz bir Pokemon.Metapod: completely useless Pokemon.
İşe yaramaz mı?-Useless?
Bu da işe yaramaz.You couldn't do it.
İşe yaramaz.Useless.
Bunları kullanmaya gönüllü insanlar olmadığı sürece bir şeye yaramazlar.It's more destructive than an artillery shell or a bunker buster or a Tomahawk missile.
Jandi şimdi herşey bitti.bu işe yaramaz.Jandi! It's all over now. It's useless now
Diyetler hiçbir işe yaramaz.Diets don't work.
İşte bu yüzden " Bu işe yaramaz" diyebilirsiniz.So, I, 'This'll never work'.
Bay N kim? Baş harfi işe yaramaz.It can't be an initial.
Eğer bu şekli karolarla kaplamaya çalışırsanız, bu çok işe yaramaz.Well, if you try to tile it, it doesn't work too well, does it.
Bu işe yaramaz !This is no good.
Bu öğütlerin dayandığı, ebeveynlikle ilgili çalışmaların çoğu işe yaramaz.Most studies of parenting on which this advice is based are useless.
İşe yaramazlar, çünkü kalıtımı kontrol etmiyorlar.They're useless because they don't control for heritability.
Ah, yaramazlar.Ah, mischief-makers.
Gerçekten müthiştirler, fakat biz onları eyleme dönüştürmezsek bir işe yaramazlar.They're really wonderful, but nothing will happen until we risk putting them into action.
Temel olarak onların yaptığı şakalar işe yaramaz çöp ile işe yarar çöp olmakla ilgiliydiBasically, they were making fun of them for being trailer trash or white trash.
Yaramazlığı bırakın !Stop playing around, you two.
"Bu işe yaramaz yırtıcı benim okyanusumda açlıktan ölecek."like, "This useless predator's going to starve in my ocean."
Ama para, benim gibi kör birinin işine yaramazdı.But a blind man like me could find no use for money.
Bazen de bu işimize yaramaz. -Sometimes it's useful to view them as-- well, not as objects.
Eğer beni gördüğün halde duyamıyorsan, bu işe yaramaz.If you can see me without hearing me, that does not work.
Bu işe yaramaz.That doesn't work.
Şimdi, işe yaramazsa, çünkü bankacılık banka özüdürNow, in banking that doesn't work, because at the essence of a bank is prudence.
İnsaları işe yaramaz yiyecekler yeme konusunda yüreklendirmek istemiyoruz.We don't want to encourage people to eat that rotten stuff, like cassava for instance.
Yani biz-- ben, size lityum işe yaramaz diyemem.So, we -- I can't tell you lithium doesn't work.
20"li yaşlarımı füzyon enerjisi doktoramla bitirdiğimde, işe yaramaz olduğumu keşfettim.So I finished my 20s with a Ph.D. in fusion energy, and I discovered I was useless.
Çok yaramaz bir çocuk.He's really naughty
Ama 15 farklı ameliyat varsa hiçbiri işe yaramaz.If there are 15 operations, you know that none of them work.
Ama bunun için bu rakamların, işe yaramaz bu bilgilein içinde debelenmenize gerek yok.But you don't have to wade through it. You don't have to go through the junk.
Başlangıçta onların işe yaramaz adamlar olduklarını düşünmüştüm.At first I thought they were really jerks.
Bu karışımı da işe yaramazsa ne olacak?What if this mixture do not work at all?
Çünkü toplantılar işe yaramaz.Because meetings aren't work.
Sadece seçkin kesimin üretebildiği bir toplum hiç bir işe yaramaz.No community is best served when only the elite have control.
O da, "Bono, peygamber kompleksin işte burada işe yaramaz mı?" dedi.He said, "Bono, wouldn't that be a good use of your messianic complex?"
Bu yaklaşım işe yaramaz.It isn't going to work.
İşe yaramaz olmadıklarını ispatlayacak itibar duyulan işler.İtibarlı bir iş, işitme engellilerin aptal olmadığını kanıtlayacak bir iş?
Ailelerin de çocuklarının sağır ve işe yaramaz olmadıklarına ikna olmalıydı.Ailelerin bu çocukların sağır ve aptal olmadıklarına ikna edilmeleri gerekli.
Bu mektubu unuttun artık ! işinize yaramaz !Forgot that letter now! it won't good for you!
Birbirimizden ayrılmamalıyız, yoksa işe yaramaz.We have to stick together or it won't work!
Fakat, karekök işareti ne zaman işe yaramaz?But when does the square root sign really fall apart, at
Kompiang, ben yaramaz bir çocuk muydum? [2. Kadın kendi dilinde konuşur]:Kompiang, was I a naughty child? woman #2 speaking native language:
Bir zamanlar vahşi ses atmosferini işe yaramaz bir ürün olarak değerlendirirdim.There was a time when I considered wild soundscapes to be a worthless artifact.
İşime yaramaz.That's not cool.
İşe yaramazsa 20 kez daha dene.If that doesn't work try again 20 times.
Ve eğer bebekler de işe yaramazsa, doktorları kullanabilirsin.And if babies don't work, you can use doctors.
"Ben bu durumu düzeltmeye çalışacağım" ve işe yaramazsa başka bir yolla üstüne gidersiniz."I am going to try to fix it" and if that doesn't work you come at it another way.
Sigfrid'le evlendi, o işe yaramazla.She married Sigfrid, that good-for-nothing.
Ben işe yaramazım, ne yapmam gerek?What do I have to do?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod