Ana içeriğe geç
Sözlük

yaramaz ile cümle

yaramaz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Çocuklarına işe yaramaz şeyler öğretme.Don't teach your kids useless stuff.
Tom böyle bir yaramaz.Tom is such a scalawag.
Tom yaramaz bir çocuk.Tom is a naughty boy.
Yaramaz çocuklar arkadaşına kızın saçını çekmesi için gaz veriyorlar.The naughty boys kept egging on their friend to pull the girl's hair.
Pahalı cilt kremleri ucuz olanlardan daha iyi işe yaramazlar.Expensive skin creams don't work better than inexpensive ones.
Tom genellikle bu durumlarda işe yaramaz.Tom is usually useless in these situations.
Gerçekten işe yaramazsın.You're really useless.
Noel Baba yaramaz çocuklara hediye getirmez.Santa Claus doesn't bring presents to naughty children.
CD bozuk. İşe yaramaz.The CD is broken. It's useless.
Bu işe yaramazsa, başka bir şey deneyin.If that doesn't work, try something else.
Ben yaramazdım.I was naughty.
Yaramazlık ettiklerinde çocuklarını nasıl cezalandırıyorsun?How do you punish your children when they misbehave?
Kurtulmamız gereken bir sürü işe yaramaz döküntümüz var.We've got a bunch of useless junk we should get rid of.
Artık yaramaz hissediyorum.I'm feeling naughty now.
Onunla tartışmak işe yaramaz.It's no use arguing with her.
Noel Baba'nın yaramaz listesinde olmak istemezsin.You don't want to be on Santa Claus' naughty list.
Bu kitabı kullanmak hiç işe yaramaz.Using this book doesn't work at all.
Bu benim için bir işe yaramaz.It's of no use to me.
Sen yaramaz bir çocuktun.You've been a naughty boy.
Tom bazen yaramaz.Tom is sometimes naughty.
Tom çok yaramaz.Tom is very mischievous.
Tom yaramaz olduğunu itiraf etti.Tom admitted that he'd been naughty.
Tom'la konuşmak işe yaramaz.Talking to Tom won't help.
Tom yaramazdı ama Mary değildi.Tom was mischievous, but Mary wasn't.
Çok yaramazlık yaptığımı itiraf ediyorum.I admit that I've been naughty.
Tom'un işe yaramaz olduğunu biliyorum.I know that Tom is through.
Erkek arkadaşım işe yaramazın teki.My boyfriend is useless.
Ya Tom'un planı işe yaramazsa?What if Tom's plan doesn't work?
O, yaramazlık yapmaktan hoşlanır.He likes mischief.
Bazı kripto paralar bir boka yaramaz, elde patlar.Some cryptocurrencies are shitcoins.
Bu yüzük hiçbir işe yaramaz.This ring is of no use.
Herkeste işe yaramaz.It doesn't work for everyone.
Bu işe yaramazsa bana alo de.If that doesn't work, call me.
Morley, The Age dergisine yaramaz bir öğrenci olduğunu ve isleri ciddiye almadığını söylemiştir.Morley told The Age that he was a naughty student and did not take things seriously.
Chris Ryan şarkıyı "yaramaz, kirli yatak odası aktiviteleri" olarak tanımladı.Chris Ryan described the song as being about "dirty, naughty, illicit bedroom activities".
(İşe yaramaz olduğumu düşünüyorlar.)("我に追いつくグラマンなし").
Ancak "Yaramazlar" bölümünde Sarah, bir başka odayı direkt olarak aramaktadır.Sarah in "The Misbehavers" calls a random room to ask a question.
Yalnızca ablası ve öğretmeni onun yaramazlıklarına anlayışla yaklaşır.Only his family and apprentices know the truth.
Yaramaz tavşanın.Sotkamon kunta.
Hep ikisi yaramazlık yapıyorlardı ve ikisi de en güçlüsüydü.Both were vain and would argue as to which was the most beautiful.
Oğlu Korkut (İlhamcan Çelikoğlu) ise babasına göre işe yaramaz bir çocuktur.His father stood firmly against his son being sacrificed to the idols.
Bu yollar işe yaramaz.This route is not accessible.
Kendisi de Yeniçeri Ocağı'nın artık ise yaramaz hale geldiği, hatta zararlı olduğu kanaatinde idi.He faced a court-martial for the loss of Speedy, but was honourably acquitted.
Bu adamlar 'yaramaz' ise yaramazdır.Bad guys are harmless in this state.
Böyle insanlarla bağlantılı olarak pasif olmak da meseleyi görmezden gelmek de işe yaramaz.It is useless with such people to be passive, and it is useless to avoid the issue.
Bestelerinin işe yaramaz olduğunu düşünmüş ama öğretmenlikle yararlı olabileceğine inanmıştı.He was unusual in believing that his teaching would be useful to women as well as men.
Gabe ve Pj'in yaramazlıkları onu oldukça bunaltır.Her friends and workmates at the ABC will miss her greatly.
Ardından yaramazlığından veya rüzgardan dolayı yere düşmüştür.Weakening ensued thereafter due to increased wind shear.
Sıklıkla eşyaları çalar ya da diğer küçük şeyler için yaramazlık yapar.He often mistakes things for something else.
Ablalar Yaramazlık Yapar mı?Are Mob Hits Bad for Business?
Harften sonra boşluk bırakılırsa işe yaramaz.If the loops become loose at all the knot will not work.
Diri diri gömülmüştür ve aldığı önlemlerin hiçbiri işe yaramaz.He presumes he has been buried alive, and all his precautions were to no avail.
Küçük kurabiyenin içinde Godiva çikolata parçaları var diyebilirsiniz, ama işe yaramaz.You can say the small cookie has Godiva chocolate bits in it, but it doesn't work.
Sen hiçbir işe yaramazsın!You're good for nothing! What are you drawing?
Bilmiyorum! vücudu tamamen işe yaramaz!I don't know! His body build is completely useless!
Demir Perde'ye ve Berlin Duvarı'na ulaşıyoruz. Duvarlar bir işe yaramaz.Walls don't work.
Bu yaramaz çocuklar, biri tarafından ateşe verildiIt was set on fire by mischievous boys, one
Sonunda herhangi bir yaramazlık yapmadan geri çekildi - uyku ve döndüWe finally retreated without doing any mischief--returned to sleep and
Tamamen işe yaramaz bir beceri, düşünsenize.It's a completely useless ability, if you think about it.
Bunu ise çok kötü yapmışım. Çocuklar yaramazlık yaptığı zaman,Here's a little clip of something I think I did poorly.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod