Ve eğer bebekler de işe yaramazsa, doktorları kullanabilirsin.Và nếu trẻ em không hiệu quả, bạn có thể sử dụng các bác sĩ.
Ve eğer bebekler de işe yaramazsa, doktorları kullanabilirsin.Wenn Babies nicht funktionieren, benutzt man Ärzte.
Ve eğer bebekler de işe yaramazsa, doktorları kullanabilirsin.Y si los bebés no funcionan, se usan médicos.
Ve eğer bebekler de işe yaramazsa, doktorları kullanabilirsin.Αν δεν πιάσουν τα μωρά, μπορείς να χρησιμοποιήσεις γιατρούς.
Ve eğer bebekler de işe yaramazsa, doktorları kullanabilirsin.А если дети не срабатывают, можно использовать врачей.
Ve eğer bebekler de işe yaramazsa, doktorları kullanabilirsin.А якщо немовлята не спрацюють, можна використати лікарів.
Ve eğer bebekler de işe yaramazsa, doktorları kullanabilirsin.И ако бебетата не свършат работа, ще ползвате доктори.
Ve eğer bebekler de işe yaramazsa, doktorları kullanabilirsin.אבל תזהרו. כי אתם לא רוצים להכנס לסיטואציה מצערת,
Ve eğer bebekler de işe yaramazsa, doktorları kullanabilirsin.وإذا لم تنفع طريقة الاطفال يمكنك أن تستخدم الاطباء
Ve eğer bebekler de işe yaramazsa, doktorları kullanabilirsin.でも気をつけないと
Ve tüm denklemler işe yaramaz hale geliyor.En alle vergelijkingen laten het afweten.
Ve tüm denklemler işe yaramaz hale geliyor.Et toutes les équations ne tiennent plus.
Ve tüm denklemler işe yaramaz hale geliyor.I wszystkie równania padają.
Ve tüm denklemler işe yaramaz hale geliyor.Og alle ligningerne bryder sammen.
Ve tüm denklemler işe yaramaz hale geliyor.Şi toate ecuaţiile eşuează.
Ve tüm denklemler işe yaramaz hale geliyor.Und alle Gleichungen versagen.
Ve tüm denklemler işe yaramaz hale geliyor.И всичките ни уравнения се разпадат.
Vicdan azabı? İşe yaramaz duygusallık?Τύψεις συνείδησης; Άχρηστα συναισθήματα;
Will Blow bir başka yolu, ancak hiçbiri işe yaramaz; işte umut kelimesinde de aynısı olur.Jantje doet het zus en Pietje doet het zo en niets werkt. Zo zit het ook met het woord hoop.
Will Blow bir başka yolu, ancak hiçbiri işe yaramaz; işte umut kelimesinde de aynısı olur.윌 블로우는 다른식으로 하고, 그 어떤 방법도 제대로 듣질 않습니다. 그게 이 단어, 희망에 대해서도 마찬가지입니다.
Will Blow bir başka yolu, ancak hiçbiri işe yaramaz; işte umut kelimesinde de aynısı olur.Piotr Nowak śmak, a nic z tego nie działa. I tak samo jest ze słowem nadzieja.
Will Blow bir başka yolu, ancak hiçbiri işe yaramaz; işte umut kelimesinde de aynısı olur.Will Blow macht es anders und nichts davon funktioniert, so ist es mit diesem Wort, Hoffnung.
Will Blow bir başka yolu, ancak hiçbiri işe yaramaz; işte umut kelimesinde de aynısı olur.ומשה עושה זאת אחרת, ואף נוהל לא מצליח. כך גם עם המילה הזו, "תקווה".
Will Blow bir başka yolu, ancak hiçbiri işe yaramaz; işte umut kelimesinde de aynısı olur.والدكتور " ويل بلو " طريقة اخرى وفي الواقع لا تنفع اي من تلك الطرق .. وهكذا هو الامر مع كلمة " الأمل "
Will Blow bir başka yolu, ancak hiçbiri işe yaramaz; işte umut kelimesinde de aynısı olur.全部うまくいかない 「希望」という言葉もそうなのです 何かいいことがあるはずだという
"Ya işe yaramazsa" diye düşünme şasnın yokNO PUEDES PENSAR: "Y SI ESTO NO FUNCIONA?"
Yani biz-- ben, size lityum işe yaramaz diyemem.Also, wir - ich kann Ihnen nicht sagen, Lithium funktioniert nicht.
Yani biz-- ben, size lityum işe yaramaz diyemem.Deci, nu va pot spune daca Lithium va functiona la dumneavoastra.
Yani biz-- ben, size lityum işe yaramaz diyemem.Donc, nous -- Je ne peux pas vous dire que le lithium ne marche pas.
Yani biz-- ben, size lityum işe yaramaz diyemem.Entonces nosotros -- no les puedo decir que el litio no funciona.
Yani biz-- ben, size lityum işe yaramaz diyemem.Ik kan je niet vertellen dat lithium niet werkt.
Yani biz-- ben, size lityum işe yaramaz diyemem.그래서 우리는 여러분께 리튬이 효과가 없다고 말씀드릴 수 없습니다.
Yani biz-- ben, size lityum işe yaramaz diyemem.Vậy nên chúng tôi, tôi không thể nói với bạn rằng lithium không hiệu quả.
Yani biz-- ben, size lityum işe yaramaz diyemem.Więc my -- nie mogę powiedzieć, że lit nie działa.
Yani biz-- ben, size lityum işe yaramaz diyemem.И так, ние... не мога да ви кажа, че литият не действа.
Yani biz-- ben, size lityum işe yaramaz diyemem.Итак, я не могу сказать, что литий не работает.
Yani biz-- ben, size lityum işe yaramaz diyemem.מצבם לא השתפר בהשוואה לאנשים שהיו
Yani biz-- ben, size lityum işe yaramaz diyemem.لهذا ، نحن -- أنا لا أستطيع أن أخبركم أن الليثيوم لا ينفع . أنا لا أستطيع أن أخبركم
Yani biz-- ben, size lityum işe yaramaz diyemem.もっと大量に服用した場合や
Yani kendimi işe yaramaz hissediyorum.Adică mă simt inutil.
Yani kendimi işe yaramaz hissediyorum.En fait, je me sens inutile.
Yani kendimi işe yaramaz hissediyorum.Ich meine, ich fühle mich unnütz.
Yani kendimi işe yaramaz hissediyorum.Ik voel me nutteloos.
Yani kendimi işe yaramaz hissediyorum.정말로, 저는 쓸모없다고 느껴요.
Yani kendimi işe yaramaz hissediyorum.Maksud saya, saya merasa tidak berguna.
Yani kendimi işe yaramaz hissediyorum.Mam na myśli - ja czuję się bezużyteczny.
Yani kendimi işe yaramaz hissediyorum.Mám na mysli, že já se cítím zbytečný.
Yani kendimi işe yaramaz hissediyorum.Ovvero mi sento inutile.
Yani kendimi işe yaramaz hissediyorum.Quero dizer, sinto-me desnecessário.
Yani kendimi işe yaramaz hissediyorum.Ý tôi là, tôi thấy mình vô dụng.
Yani kendimi işe yaramaz hissediyorum.Εννοώ ότι νιώθω άχρηστος.
Yani kendimi işe yaramaz hissediyorum.В смысле - я сам себя чувствую ненужным.
Yani kendimi işe yaramaz hissediyorum.Искам да кажа, аз се чувствам безполезен.
Yani kendimi işe yaramaz hissediyorum.Тобто я почуваюся непотрібним.
Yani kendimi işe yaramaz hissediyorum.זאת אומרת, אני מרגיש חסר תועלת.
Yani kendimi işe yaramaz hissediyorum.ما أقصد قوله هو أنني أشعر بأني عديم الفائده
Yani kendimi işe yaramaz hissediyorum.ましてキャロリンや 他の講演者の後ですから 僕なんかまるで"糞"
Yani, Noel Baba yaramaz veya uslu olup olmadığını bilir ama değil mi?"Adică, Moș Crăciun știe dacă ești obraznic sau ascultător, nu-i așa?"
Yani, Noel Baba yaramaz veya uslu olup olmadığını bilir ama değil mi?"Der Weihnachtsmann weiß, ob man artig war oder nicht. Stimmt's?"
Yani, Noel Baba yaramaz veya uslu olup olmadığını bilir ama değil mi?"Ik bedoel, de kerstman weet of je stout of braaf bent, toch?"