Ana içeriğe geç
Sözlük

yaramaz ile cümle

yaramaz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Jandi şimdi herşey bitti.bu işe yaramaz.JanDi. Es ist jetzt alles vorbei. Es ist bringt nichts mehr.
Jandi şimdi herşey bitti.bu işe yaramaz.Jandi! Je konec. Je to zbytečné.
Jandi şimdi herşey bitti.bu işe yaramaz.JanDi. Most már mindennek vége. Most már hasztalan.
Jandi şimdi herşey bitti.bu işe yaramaz.JanDi. Semua sudah berakhir sekarang. Tidak ada gunanya lagi.
Jandi şimdi herşey bitti.bu işe yaramaz.JanDi! Se on ohi nyt. Kaikki on hyödytöntä nyt.
Jandi şimdi herşey bitti.bu işe yaramaz.JanDi! To już koniec. To jest bezcelowe teraz.
Jandi şimdi herşey bitti.bu işe yaramaz.Jan Di. Tout est fini maintenant. Ca ne sert à rien.
Jandi şimdi herşey bitti.bu işe yaramaz.잔디야!
Jandi şimdi herşey bitti.bu işe yaramaz.Nu poti da acum inapoi. JanDi! Acum totul s-a terminat.
Jandi şimdi herşey bitti.bu işe yaramaz.ΤζανΝτί! Όλα τελείωσαν τώρα πια.<br />Δεν έχει νόημα.
Jandi şimdi herşey bitti.bu işe yaramaz.Джан Ди! Все кончено теперь.
Jandi şimdi herşey bitti.bu işe yaramaz.!"جان دي" كل شيء إنتهى الأن , كل هذا بلا فائدة
Jandi şimdi herşey bitti.bu işe yaramaz.もう全部終わったのよ もう必要ないんです 記憶を失って...初めからもう一度やり直したら きっと私を選んでくれるって信じていたんだけど...
[Kadın kendi dilinde konuşur]: Kompiang, ben yaramaz bir çocuk muydum?여자: 콤퍙, 저 어릴 때 장난꾸러기였나요?
[Kadın kendi dilinde konuşur]: Kompiang, ben yaramaz bir çocuk muydum?Kompiang, j'étais une vilaine petite fille ?
[Kadın kendi dilinde konuşur]: Kompiang, ben yaramaz bir çocuk muydum?Kompiang, war ich ein böses Kind?
[Kadın kendi dilinde konuşur]: Kompiang, ben yaramaz bir çocuk muydum?المرأة: كومبيانج، هل كنت طفلة مشاكسة؟
[Kadın kendi dilinde konuşur]: Kompiang, ben yaramaz bir çocuk muydum?女2(母国語): いいえ
Kahrolası işe yaramaz araba!La naiba inutil masina! Esti futut!
Kahvaltı için buraya otur... Yaramaz Çocuk...Dieser Junge hat es faustdick hinter den Ohren...
Kanada'da oylar işe yaramazken dürüstçe ve içtenlikle oy vermeleri için insanları nasıl cesaretlendirebiliriz?Ako teda môžeme úprimne a skutočne povzbudiť viac ľudí aby volili, keď sa v Kanade ich hlasy vlastne nerátajú?
Kanada'da oylar işe yaramazken dürüstçe ve içtenlikle oy vermeleri için insanları nasıl cesaretlendirebiliriz?Come possiamo onestamente e genuinamente incoraggiare più gente a votare quando i voti non contano in Canada?
Kanada'da oylar işe yaramazken dürüstçe ve içtenlikle oy vermeleri için insanları nasıl cesaretlendirebiliriz?Como podemos, honesta e genuinamente, encorajar mais pessoas a votar se, no Canadá, os votos não contam ?
Kanada'da oylar işe yaramazken dürüstçe ve içtenlikle oy vermeleri için insanları nasıl cesaretlendirebiliriz?¿Cómo podemos honesta y genuinamente animar a más gente a votar si los votos no cuentan en Canadá?
Kanada'da oylar işe yaramazken dürüstçe ve içtenlikle oy vermeleri için insanları nasıl cesaretlendirebiliriz?Cum putem să încurajăm oamenii să voteze dacă voturile nu contează în Canada?
Kanada'da oylar işe yaramazken dürüstçe ve içtenlikle oy vermeleri için insanları nasıl cesaretlendirebiliriz?Hoe kunnen we eerlijk en oprecht mensen aanmoedigen om te stemmen als stemmen niet tellen in Canada?
Kanada'da oylar işe yaramazken dürüstçe ve içtenlikle oy vermeleri için insanları nasıl cesaretlendirebiliriz?Hogyan bátoríthatnánk több embert a szavazásra, ha egyszer Kanadában úgysem számít a szavazatuk?
Kanada'da oylar işe yaramazken dürüstçe ve içtenlikle oy vermeleri için insanları nasıl cesaretlendirebiliriz?Jak można szczerze i prawdziwie zachęcać ludzi do głosowania, jeśli głosy nie mają w Kanadzie znaczenia?
Kanada'da oylar işe yaramazken dürüstçe ve içtenlikle oy vermeleri için insanları nasıl cesaretlendirebiliriz?Jak můžeme upřímně a skutečně povzbudit více lidí k hlasování, když hlasy v Kanadě nemají váhu?
Kanada'da oylar işe yaramazken dürüstçe ve içtenlikle oy vermeleri için insanları nasıl cesaretlendirebiliriz?투표의 효력이 없는 마당에 어떻게 사람들에게 투표를 하라고 독려하겠습니까?
Kanada'da oylar işe yaramazken dürüstçe ve içtenlikle oy vermeleri için insanları nasıl cesaretlendirebiliriz?Wie können wir ehrlich und aufrichtig mehr Menschen zum Wählen ermutigen, wenn Stimmen in Kanada nicht zählen?
Kanada'da oylar işe yaramazken dürüstçe ve içtenlikle oy vermeleri için insanları nasıl cesaretlendirebiliriz?Как можем честно и искрено да насърчим повече хора да гласуват, когато гласовете не се броят в Канада?
Kanada'da oylar işe yaramazken dürüstçe ve içtenlikle oy vermeleri için insanları nasıl cesaretlendirebiliriz?Как мы можем честно и искренне побуждать больше людей голосовать, если голоса в Канаде не считаются?
Kanada'da oylar işe yaramazken dürüstçe ve içtenlikle oy vermeleri için insanları nasıl cesaretlendirebiliriz?Як же ми можемо відверто і щиро заохочувати людей голосувати, якщо голоси нічого не важать в Канаді?
Kanada'da oylar işe yaramazken dürüstçe ve içtenlikle oy vermeleri için insanları nasıl cesaretlendirebiliriz?איך אנחנו יכולים בצורה כנה ואמיתית לעודד אנשים נוספים להצביע כשקולות הבחורים לא נחשבים בקנדה?
Kanada'da oylar işe yaramazken dürüstçe ve içtenlikle oy vermeleri için insanları nasıl cesaretlendirebiliriz?كيف يمكننا ان نحفز الناس على الخوض في الانتخابات ان كانت اصواتهم لا يتم فرزها
Kanada'da oylar işe yaramazken dürüstçe ve içtenlikle oy vermeleri için insanları nasıl cesaretlendirebiliriz?投票を促すことなどできません こうして見て行くと
Kompiang, ben yaramaz bir çocuk muydum? [2.2:
Kompiang, ben yaramaz bir çocuk muydum? [2. Kadın kendi dilinde konuşur]:Kompiang, olinko tuhma lapsi? nainen #2 puhuu omaa kieltään:
Kompiang, ben yaramaz bir çocuk muydum? [2. Kadın kendi dilinde konuşur]:Kompiang, var jag busig som barn? kvinna nr 2 pratar på inhemskt språk:
Kompiang, ben yaramaz bir çocuk muydum? [2. Kadın kendi dilinde konuşur]:Kompiang, var jeg uartig som barn? anden kvinde taler lokalt sprog:
Kompiang, ben yaramaz bir çocuk muydum? [2. Kadın kendi dilinde konuşur]:Κομπιάνγκ, ήμουν άτακτο παιδί; 2η γυναίκα που μιλάει στη γλώσσα της:
Kompiang, ben yaramaz bir çocuk muydum?Kompiang, rossz kisgyerek voltam?
Krebiozen'in kesinlikle işe yaramaz olduğunu ispat ederek bunu batırdı.ואז האיגוד הרפואי האמריקאי הרס את זה, כשפרסם במחקר ארצי
Küçük kurabiyenin içinde Godiva çikolata parçaları var diyebilirsiniz, ama işe yaramaz.Es sieht, im kleinen Keks sind Schokoladenstücke, aber das funktioniert nicht.
Küçük kurabiyenin içinde Godiva çikolata parçaları var diyebilirsiniz, ama işe yaramaz.Je kan zegen dat in het kleine koekje Godiva-chocolade zit, maar dat werkt niet.
Küçük kurabiyenin içinde Godiva çikolata parçaları var diyebilirsiniz, ama işe yaramaz.작은 쿠키에는 고디바 초코렛 칩이 들어 있다고 이야기 할 수 도 있지만
Küçük kurabiyenin içinde Godiva çikolata parçaları var diyebilirsiniz, ama işe yaramaz.Man kan sige den lille småkage har Godiva chokolade stykker i, men det virker ikke.
Küçük kurabiyenin içinde Godiva çikolata parçaları var diyebilirsiniz, ama işe yaramaz.Mondhatja, hogy a kis sütiben Godiva csokidarabok vannak, de nem fog működni.
Küçük kurabiyenin içinde Godiva çikolata parçaları var diyebilirsiniz, ama işe yaramaz.Można mu nawet powiedzieć, że małe ciastko ma kawałki czekolady Godiva, ale to nie działa.
Küçük kurabiyenin içinde Godiva çikolata parçaları var diyebilirsiniz, ama işe yaramaz.Můžete říci, že malá sušenka má v sobě lahodné kousky čokolády, ale to nepomůže.
Küçük kurabiyenin içinde Godiva çikolata parçaları var diyebilirsiniz, ama işe yaramaz.Poţi spune că cea mică are bucăţi de ciocolată Godiva în ea, dar nu merge.
Küçük kurabiyenin içinde Godiva çikolata parçaları var diyebilirsiniz, ama işe yaramaz.Puedes decirles que la galleta pequeña tiene trozos de chocolate Godiva, pero eso no funciona.
Küçük kurabiyenin içinde Godiva çikolata parçaları var diyebilirsiniz, ama işe yaramaz.Vous pouvez dire que le petit cookie contient des morceaux de chocolat Godiva, cela n'aura aucun effet.
Küçük kurabiyenin içinde Godiva çikolata parçaları var diyebilirsiniz, ama işe yaramaz.Вы даже можете сказать, что маленькая печенюшка с кусочками шоколада, но это всё равно не сработает.
Küçük kurabiyenin içinde Godiva çikolata parçaları var diyebilirsiniz, ama işe yaramaz.Може да кажеш, че в малката бисквитка има парченца специален шоколад, но не действа.
Küçük kurabiyenin içinde Godiva çikolata parçaları var diyebilirsiniz, ama işe yaramaz.תוכל לטעון שהעוגייה הקטנה מכילה שוקולד ״גודייבה״,
Küçük kurabiyenin içinde Godiva çikolata parçaları var diyebilirsiniz, ama işe yaramaz.يمكنك أخبارهم أن الحلوى الصغيرة تحتوي على قطع شيكولاتة شهية في داخلها،
Küçük kurabiyenin içinde Godiva çikolata parçaları var diyebilirsiniz, ama işe yaramaz.子供にはその意味が伝わりません。彼は大きいクッキーが欲しいのです。
Küçük yaramaz bir çocuktumDahulu aku anak kecil yang nakal
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod