Babası ona bombalamaya karar vermişti, daha uzağa, işe yaramaz.Mais fugir era inútil, pois seu pai tinha decidido bombardeá-lo.
Babası ona bombalamaya karar vermişti, daha uzağa, işe yaramaz.Nadaljnje bežati je bil neuporaben, za je njegov oče odločil, da mu bombardirajo.
Babası ona bombalamaya karar vermişti, daha uzağa, işe yaramaz.Selanjutnya melarikan diri itu tidak berguna, karena ayahnya telah memutuskan untuk membombardir dirinya.
Babası ona bombalamaya karar vermişti, daha uzağa, işe yaramaz.Tiếp tục chạy đi là vô ích, cho cha mình đã quyết định khả năng tấn công anh ta.
Babası ona bombalamaya karar vermişti, daha uzağa, işe yaramaz.További menekül volt haszontalan, mert az apja úgy döntött, hogy bombázzák őt.
Babası ona bombalamaya karar vermişti, daha uzağa, işe yaramaz.Ulteriori fuga è stato inutile, perché il padre aveva deciso di bombardare lui.
Babası ona bombalamaya karar vermişti, daha uzağa, işe yaramaz.Verder weg te lopen was nutteloos, want zijn vader had besloten hem te bombarderen.
Babası ona bombalamaya karar vermişti, daha uzağa, işe yaramaz.Weitere Weglaufen war zwecklos, denn sein Vater hatte sich entschlossen, ihn zu bombardieren.
Babası ona bombalamaya karar vermişti, daha uzağa, işe yaramaz.Yderligere løbe væk var ubrugelig, for hans far havde besluttet at bombardere ham.
Babası ona bombalamaya karar vermişti, daha uzağa, işe yaramaz.Ytterligare rymma var lönlöst, för hans far hade beslutat att bombardera honom.
Babası ona bombalamaya karar vermişti, daha uzağa, işe yaramaz.Περαιτέρω τρέχει μακριά ήταν άχρηστο, για τον πατέρα του αποφάσισε να τον βομβαρδίσουν.
Babası ona bombalamaya karar vermişti, daha uzağa, işe yaramaz.Далее убегать было бесполезно, ибо его отец решил бомбардировать его.
Babası ona bombalamaya karar vermişti, daha uzağa, işe yaramaz.Далі тікати було марно, бо його батько вирішив бомбардувати його.
Babası ona bombalamaya karar vermişti, daha uzağa, işe yaramaz.Освен това бяга беше безполезно, защото баща му решава да го бомбардират.
Babası ona bombalamaya karar vermişti, daha uzağa, işe yaramaz.יתר על כן בורח היה חסר תועלת, כי אביו החליט להפציץ אותו.
Babası ona bombalamaya karar vermişti, daha uzağa, işe yaramaz.يعمل بعيدا وغير مجدية ، عن والده قد قرر قصف له.
Babası ona bombalamaya karar vermişti, daha uzağa, işe yaramaz.彼の父は彼のポケットをいっぱいにしていたサイドボード果実のボウルから。
Bana o an için bildiğim bütün bu bilgiler işe yaramaz oldu.Cała moja wiedza była w tym momencie bezużyteczna.
Bana o an için bildiğim bütün bu bilgiler işe yaramaz oldu.Mein ganzes Wissen wäre unfähig gewesen, mir in jenem Moment zu helfen.
Bana o an için bildiğim bütün bu bilgiler işe yaramaz oldu.Minden tudásom haszontalan volt számomra abban a pillanatban.
Bana o an için bildiğim bütün bu bilgiler işe yaramaz oldu.Mọi hiểu biết của tôi... ...đều vô dụng vào lúc này.
Bana o an için bildiğim bütün bu bilgiler işe yaramaz oldu.Toata cunoasterea mea imi era in acel moment complet nefolositoare.
Bana o an için bildiğim bütün bu bilgiler işe yaramaz oldu.Toutes mes connaissances seraient incapables de m'aider en ce moment.
Bana o an için bildiğim bütün bu bilgiler işe yaramaz oldu.Tutta la mia conoscenza era incapace di aiutarmi in quel momento.
Bana o an için bildiğim bütün bu bilgiler işe yaramaz oldu.Všechny mé znalosti byly v ten okamžik k ničemu.
Bana o an için bildiğim bütün bu bilgiler işe yaramaz oldu.Όλη μου η γνώση ήταν άχρηστη, εκείνη την στιγμή.
Bana o an için bildiğim bütün bu bilgiler işe yaramaz oldu.Все мои знания были бесполезны в тот момент.
Baş harfi işe yaramaz.Αρχικά δεν πιάνουν.
Başlangıçta onların işe yaramaz adamlar olduklarını düşünmüştüm.Au début, je pensais qu'ils étaient vraiment idiots.
Başlangıçta onların işe yaramaz adamlar olduklarını düşünmüştüm.Đầu tiên, tôi nghĩ họ đúng là những kẻ lừa đảo.
Başlangıçta onların işe yaramaz adamlar olduklarını düşünmüştüm.Eerst dacht ik dat ze echte schoften waren.
Başlangıçta onların işe yaramaz adamlar olduklarını düşünmüştüm.Erst habe ich gedacht,dass die Trotteln sind.
Başlangıçta onların işe yaramaz adamlar olduklarını düşünmüştüm.Först tyckte jag dom var rena skurkarna.
Başlangıçta onların işe yaramaz adamlar olduklarını düşünmüştüm.아~ 처음에는 그냥 좀 재수가 없더라고요.
Başlangıçta onların işe yaramaz adamlar olduklarını düşünmüştüm.la inceput am crezut ca sunt niste oameni de nimic.
Başlangıçta onların işe yaramaz adamlar olduklarını düşünmüştüm.Na początku myślałem, że to kretyni.
Başlangıçta onların işe yaramaz adamlar olduklarını düşünmüştüm.Pertama kupikir mereka sangat mengganggu.
Başlangıçta onların işe yaramaz adamlar olduklarını düşünmüştüm.Prima pensavo che fossero davvero degli idioti.
Başlangıçta onların işe yaramaz adamlar olduklarını düşünmüştüm.Στην αρχή νόμιζα ότι ήταν πολύ βλάκες.
Başlangıçta onların işe yaramaz adamlar olduklarını düşünmüştüm.Сперва я думал, что они просто придурки.
Başlangıçta onların işe yaramaz adamlar olduklarını düşünmüştüm.في البدايه ظننت انهم أوغاد حقاً
Başlangıçta onların işe yaramaz adamlar olduklarını düşünmüştüm.あいつら何様で 人の料理に星つけてるんだって
Bayan Eriksson, şu yaramaz çocuklarınıza geçerken kapıma vurmamalarını söyleyin.Powiedz swoim szczeniakom aby nie kopały w moje drzwi gdy przechodzą obok.
Bayan Eriksson, şu yaramaz çocuklarınıza geçerken kapıma vurmamalarını söyleyin.Řekni těm svým spratkům, aby nám nekopali do dveří, když jdou kolem.
Bayan Eriksson, şu yaramaz çocuklarınıza geçerken kapıma vurmamalarını söyleyin.Sagen Sie Ihren Gören, sie sollen mir nicht ständig gegen die Tür treten.
Bayan Eriksson, şu yaramaz çocuklarınıza geçerken kapıma vurmamalarını söyleyin.Signora Eriksson, dica ai suoi figli di non dare calci alla porta.
Bayan Eriksson, şu yaramaz çocuklarınıza geçerken kapıma vurmamalarını söyleyin.Sra. Eriksson, diga a sus hijos que no den patadas a la puerta.
Bayan Eriksson, şu yaramaz çocuklarınıza geçerken kapıma vurmamalarını söyleyin.Πείτε στα τερατάκια σας να μην μου κλωτσούν την πόρτα!
Bay N kim? Baş harfi işe yaramaz.Ça ne peut pas être une initiale.
Bay N kim? Baş harfi işe yaramaz.Nem lehet csak egy betű.
Bay N kim? Baş harfi işe yaramaz.من هو السيد نون؟ الحروف لا تقبل
Bazen de bu işimize yaramaz. -A do toho se pustíme později.
Bazen de bu işimize yaramaz. - Daha sonra bunları detaylı bir şekilde işleyeceğiz.가끔은 이것을
Bazen de bu işimize yaramaz. -Eh bien, non comme des objets.
Bazen de bu işimize yaramaz. -Nogle gange er det brugbart at betragte dem som - vel, ikke som objekter.
Bazen de bu işimize yaramaz. -Иногда бывает полезно для просмотра их как-- Ну, не как объекты.
Bazen de bu işimize yaramaz. -להסתכל עליהם כעל עצמים.
Bazen işe yarar. Sweeney: Bazen yaramaz. ♫ ♫ Birlikte:2人: ジル・アンド・ジュリア ジル・アンド・ジュリア ジル・アンド・ジュリア・ショー
Bazen işe yarar. Sweeney: Bazen yaramaz. ♫ ♫ Birlikte:소불 (Sobule) 때때로 그건 잘되고.스위니 (Sweeney) 때때로는 그건 잘 되지 않지.
Bazen işe yarar. Sweeney: Bazen yaramaz. ♫ ♫ Birlikte:♫ סובול: לפעמים זה עובד. סוויני: לפעמים זה לא. ♫