Yaralanmayı önlemek için dikkatli hareket edin.Move carefully to avoid injury.
Yaralanmalar herkesin başına gelebilir.Injuries can happen to anybody.
Tom'un köpeği yaralanmamış bulundu .Tom's dog was found uninjured.
Yaralanmalar başka bir sorundur.Injuries are another problem.
Yaralanmak istemedim.I didn't want to get injured.
O nadir bir yaralanma değil.It's not an uncommon injury.
Tom'da belirgin yaralanmalar yoktu.Tom had no apparent injuries.
Tom yaralanmasından sağ kurtuldu.Tom survived his injury.
Yaralanmalar olacaktır.Injuries will happen.
Tom emniyet kemerini takıyor olsaydı o kadar kötü yaralanmazdı.If Tom had been wearing his seat belt, he wouldn't have been injured so badly.
Kötü yaralanmadım.I didn't get badly hurt.
Tom'un diz yaralanması ne kadar kötüydü?How bad was Tom's knee injury?
Ben yaralanmadım.I wasn't injured.
Neyse ki kimse yaralanmadı.Luckily, no one was injured.
Kafatası beyninizi yaralanmaya karşı koruyan sert kemiktir.Cranium is the hard bone of head that protects your brain from injury.
Sami'nin bacaklarında hiçbir yaralanma yoktu.Sami had no injuries to his legs.
Ragbi oynarken hiç yaralanmadım.I've never been injured playing rugby.
Yaralanmaktan korkmuyor musun?Aren't you afraid of getting hurt?
Tom'un yaralanmadığını duyduğuma sevindim.I'm glad to hear Tom wasn't injured.
Tom daha dikkatli olmazsa yaralanması çok muhtemel.Tom is very likely to be injured if he isn't more careful.
Umarım Tom yaralanmaz.I hope Tom doesn't get injured.
Tom, kimsenin yaralanmadığını söyledi.Tom said nobody was injured.
Tom kimsenin yaralanmasını istemedi.Tom didn't want anyone to get injured.
Tom diz yaralanmasından kurtuluyor.Tom is recovering from a knee injury.
Ben ciddi yaralanmadım.I wasn't seriously injured.
Tom Mary'nin yaralanmamasına sevindiğini söyledi.Tom said he's glad Mary wasn't injured.
Hiçbir sürücü yaralanmadı.Neither driver was hurt.
Tom muhtemelen yaralanmamış olacak.Tom is likely to be unhurt.
Ben ciddi olarak yaralanmadım.I wasn't seriously hurt.
Tom ve ben yaralanmadık.Tom and I weren't injured.
Tom'un yaralanmamasına sevindim.I'm glad Tom didn't get injured.
İnşallah Tom yaralanmamıştır.I hope Tom didn't get injured.
Kazada yaralanmadım.I wasn't injured in the accident.
Tom bana yaralanmadığını söyledi.Tom told me he was unhurt.
Tom yaralanmamış görünüyordu.Tom seemed to be unhurt.
Tom yaralanmadığını söyledi.Tom said that he wasn't hurt.
Tom yaralandı ama Mary yaralanmadı.Tom was hurt, but Mary wasn't.
Tom yaralandı, ama Mary yaralanmadı.Tom has been hurt, but Mary hasn't.
Eğer Tom biraz daha dikkatli olsaydı, O yaralanmamış olurdu.If Tom had been a little more careful, he wouldn't have been injured.
Sami başından bir yaralanma yaşadı.Sami had an injury to his head.
Tom'un ciddi şekilde yaralanmadığını duyduğumda rahatlamıştım.I was relieved to hear that Tom wasn't seriously injured.
Kazada Tom yaralanmamıştı.Tom wasn't injured in the accident.
Tren kazasında yaralanmamıştı.He wasn't injured in the train wreck.
29 kişi değişik derecelerde yaralanmalardan dolayı hastaneye kaldırıldı.29 people were taken to hospital for treatment of varying degrees.
Görünüşe göre, atlamış F-16 pilotu hiçbir önemli yaralanma yaşamadı.Apparently, the pilot of the downed F-16 sustained no major injuries.
Ayrıca, solunum yaralanmaları olan kişilerin daha çok sıvıya ihtiyacı vardır.Additionally, those with inhalation injuries require more fluid.
Hamas basın önünde bir çok sahte ölüm ve yaralanma sahneleri düzenledi.Hamas staged several fake deaths and scenes of injury in front of TV crews.
Beş genç erkek tarafından dövüldü, fakat ciddi bir şekilde yaralanmadı.The five were injured but not seriously.
Yanık sebepli yaralanmalar yoksul kesimde daha çok meydana gelmektedir.Burn injuries occur more commonly among the poor.
Bazen bir göz belirli hastalıkları ya da yaralanmaları takiben renk değiştirebilir.Sometimes one eye may change color following disease or injury.
Yaralanmaların neredeyse yarısı yangınla mücadele ederken yaşanmaktadır.Almost half of injuries are due to efforts to fight a fire.
Laurent Fignon, stress zorlaması yaralanmasından dolayı yarışı terk etti.Fignon quit the race due to injuries aggravated by stress.
15 Kasım’da 13 İsrailli yaralanma sonrası tedaviye alındı.On 15 November, 13 Israelis were treated for injuries suffered during the morning.
Stadyumun içinde kimse yaralanmazken, dışarda görevli bir polis memuru yaralandı.Nobody inside the stadium was injured but one policeman outside the stadium was injured.
Herhangi bir yaralanma ya da hizmet duruiu olmamıştır ve araştırma devam etmektedir.No injuries or service interruptions were reported and an investigation is ongoing.
Aşdod’daki bir ev direkt olarak vuruldu ve 5 İsrailli vatandaşın yaralanmasına neden oldu.A home in Ashdod was directly hit, wounding five Israeli civilians.
Uçaktaki 7 kişiden hiçbiri ölmedi ya da yaralanmadı ama uçak hurdaya döndü.None of the seven occupants were killed or injured, but the aircraft was written off.
Nedeni, varisli yerde meydana gelen herhangi bir yaralanmadır.Did the plaintiffs suffer an injury in fact sufficient to establish standing?
Öyleyse yaşam fırsatını kaçırmak yerine yaralanmaktan korkmayın" demiştir.So don't be so afraid to get hurt that you miss out on living."
Saldırıya uğrayan Heydrich, 4 Haziran 1942'de yaralanmalarından öldü.Heydrich died of his injuries on 4 June 1942.