Yaralanmadığına çok memnun oldum.I'm very glad you didn't get hurt.
Yaralanmanı istemiyoruz.We don't want you to get hurt.
Onların yaralanmasını istemiyoruz.We don't want them to get hurt.
Onun yaralanmasını istemiyoruz.We don't want him to get hurt.
Onların yaralanmasını istemiyorum.I don't want them to get hurt.
Onun yaralanmasını istemiyorum.I don't want him to get hurt.
Neyse ki Tom'un hiç iç yaralanması yoktu.Fortunately, Tom had no internal injuries.
Arka koltuktaki yolcularının her ikisinin de boyun yaralanması vardı.Both of the passengers in the back seat had neck injuries.
Sadece otobüs şoförü yaralanmadı.Only the bus driver was uninjured.
Hepimiz yaralanmadan kaçtık.We all escaped without injury.
Çocukların yaralanmadığına sevindim.I'm glad the kids weren't hurt.
Aslında kimse yaralanmadı.Nobody was actually hurt.
Hiçbir yolcu yaralanmadı.No passengers were hurt.
Hiçbir kadın yaralanmadı.Neither woman was hurt.
Hiçbir subay yaralanmadı.No officers were hurt.
Tom hayatı tehdit eden yaralanmalar ile hastaneye kaldırıldı.Tom was hospitalized with life-threatening injuries.
Yaralanma raporları yoktu.There have been no reports of injuries.
Çoğu yolcu pek yaralanmadı.Most passengers were hardly injured.
Hiçbir polis memuru yaralanmadı.No police officers were injured.
Hiçbir yaralanma rapor edilmedi.No injuries have been reported.
Tom ölümcül yaralanmaya uğradı.Tom sustained fatal injuries.
Tom ve Mary yaralanmadılar.Tom and Mary weren't injured.
Tayfa yaralanmadı.The crew was uninjured.
Yaralanmalar sıktır.Injuries are frequent.
Tom yaralanmasaydı profesyonel olabilirdi.Tom could've turned pro if he hadn't been injured.
Hiç kimsenin yaralanmadığına inanamıyorum.I can't believe no one was injured.
Lütfen yaralanmamak için dikkatli ol.Please be careful not to get hurt.
Tom iç yaralanmalardan öldü.Tom died of internal injuries.
Kamyon şoförü yaralanmadı.The truck driver wasn't injured.
Taksi şoförü ağır yaralanmadı.The cab driver wasn't seriously injured.
Onun yaralanmadığına sevindim.I'm just glad he wasn't hurt.
Mucize, yolcuların hiçbiri yaralanmadı.Miracle of miracles, none of the passengers were hurt.
İnşallah hiç kimse yaralanmadı.I hope no one was injured.
Ciddi olarak yaralanmadığımızı duyduğuma sevindim.I am glad to hear that we were not seriously hurt.
Hiç kimse kötü bir şekilde yaralanmadı.No one was badly injured.
Tom kimsenin yaralanmadığını söyledi.Tom said nobody had been injured.
Başka yaralanmalar yok.There were no other injuries.
Hiç kimse ağır yaralanmadı.No one was seriously injured.
Tom Mary'nin yaralanmadığını söyledi.Tom said that Mary wasn't injured.
Ciddi yaralanmalar yoktu.There were no serious injuries.
Tanrıya çok şükür kimse yaralanmadı.Thank God that nobody was hurt.
Umarım Tom çok kötü yaralanmamıştır.Let's hope Tom wasn't injured too badly.
Tom'un yaralanmaları ciddi değil.Tom's injuries aren't serious.
Hiç kimsenin yaralanmadığına memnun oldum.I'm glad no one was hurt.
Tom saldırıda yaralanmadı.Tom wasn't hurt in the attack.
Neyse ki, Tom ciddi olarak yaralanmadı.Fortunately, Tom did not get seriously hurt.
Mücize eseri olarak kimse ağır yaralanmadı.Miraculously, nobody was seriously injured.
Çocuklar ciddi olarak yaralanmamıştı.The children weren't seriously injured.
Hiçbir ciddi yaralanma bildirilmedi.No serious injuries have been reported.
Çoklu yaralanmalar bildirildi.Multiple injuries have been reported.
Birkaç yaralanma bildirildi.Several injuries have been reported.
En azından hiç kimse yaralanmadı.At least, no one was hurt.
Kimsenin yaralanmadığına minnettarız.We're grateful nobody was injured.
Yaralanmaktan hoşlanmıyorum.I don't like getting hurt.
Her iki yaralanma da ciddi kabul edilmiyor.Both injuries aren't considered serious.
Bazı yaralanmalar önlenemez.Certain injuries can't be avoided.
Yaralanmalara ilişkin raporlar artıyor.Reports of injuries are mounting.
Tom yaşamı tehdit etmeyen yaralanmalara sahip.Tom has non-life threatening injuries.
Bir sürü yaralanma yaşadık.We've had a number of injuries.
Tom sadece küçük yaralanmalar yaşadı.Tom suffered only minor injuries.