Ana içeriğe geç
Sözlük

yaralanma ile cümle

yaralanma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Yaralanmadan önce ağlama.Don't cry before you're hurt.
Fotoğraflardan bazıları ölüm ve yaralanma riski altında çekildi.Some of the photos have been taken at the risk of life and limb.
Kimse yaralanmadı.Nobody was injured.
Onlardan hiçbirinin kazada yaralanmadığını umuyorum.I hope neither of them was injured in the crash.
Erkek kardeşim diz yaralanması nedeniyle ameliyat edilmek zorunda olabilir.My brother may have to be operated on for the knee injury.
Neyse ki yolculardan hiçbiri yaralanmadı.Fortunately none of the passengers were injured.
Allahtan, kimse yaralanmadı.Fortunately, no one was hurt.
Arkadaşım bir yaralanmadan dolayı öldü.My friend died from a wound.
Yaralanmadan kaçmak için yeterince şanslıydım.I was lucky enough to escape unhurt.
Yaralanması için tazminat olarak büyük bir miktar para aldı.He received a large sum of money in compensation for his injury.
O, araba kazasında iç yaralanma geçirdi.He suffered internal injuries in the car accident.
Garip görünebilir, yangında hiç kimse yaralanmadı.Strange as it may seem, nobody was injured in the fire.
Bu hafif bir hatanın ciddi yaralanmalara yol açabileceği çok tehlikeli bir spor.It's a very dangerous sport, where a slight mistake can lead to serious injury.
Egzersiz yapmadan önce yaralanmayı önlemek için gerinirim.I stretch before exercising to prevent injury.
Doktor hastayı bir sırt yaralanması için tedavi ediyor.The therapist is treating the patient for a back injury.
Yüz savaşçıdan on tanesi yaralanmamış olarak geri geldi; gerisi öldü.Of one hundred warriors, ten came back uninjured; the rest died.
Başkan yaralanmadı.The president was not injured.
Başka hiç kimse yaralanmadı.No one else was injured.
Tom tren kazasında yaralanmadı.Tom wasn't injured in the train wreck.
Önemli olan tek şey senin yaralanmamış olmandır.The only thing that matters is that you weren't injured.
Tom Mary'nin kazada yaralanmadığını duyduğuna gerçekten memnun oldu.Tom was really glad to hear that Mary hadn't been injured in the accident.
İyi ki, hiçbir yolcu yaralanmadı.Fortunately, no passengers were injured.
O, yaralanmamış gibi davrandı.He pretended not to be hurt.
Hiç kimse yaralanmadı.No one was hurt.
Tom'un yaralanmasını istemiyorum.I don't want Tom to get hurt.
Yaralanmanı istemiyorum.I don't want you to get hurt.
Ben senin yaralanmanı istemiyorum.I wouldn't want you to get hurt.
Sadece Tom'un yaralanmasını istemiyorum.I just don't want Tom to get hurt.
Sadece senin yaralanmanı istemiyorum.I just don't want you to get hurt.
Ben sadece Tom'un yaralanmasını istemedim.I just didn't want Tom to get hurt.
Sadece herhangi birinin yaralanmasını istemiyorum.I just don't want anybody to get hurt.
Yaralanmanı istemedim.I didn't mean for you to get hurt.
Tom biraz daha dikkatli olsaydı yaralanmazdı.Tom wouldn't have gotten hurt if he'd been a little more careful.
Yaralanmadığına sevindim.I'm glad you weren't injured.
Tom yaralanmadı.Tom didn't get hurt.
Tom hiç yaralanmadı.Tom was never harmed.
Birisi yaralanmadan önce dövüşmeyi bırakalım.Let's quit fighting before somebody gets hurt.
Tom yaralandığından daha fazla yaralanmadığı için şanslıydı.Tom was lucky that he didn't get hurt more than he did.
Tom ciddi olarak yaralanmadığı için şanslıydı.Tom was lucky he didn't get seriously injured.
Tom'un düşüşü yaşamı tehdit eden yaralanmalarla sonuçlandı.Tom's fall resulted in life-threatening injuries.
Tom kazada yaralanmadı.Tom wasn't hurt in the accident.
Allah'tan kimse yaralanmadı.Luckily nobody got injured.
Neyse ki kimse ağır yaralanmadı.Luckily nobody was seriously injured.
Neyse ki kazada kimse yaralanmadı.Luckily nobody was hurt in the accident.
Kamyon okul binasına çarptığında neyse ki kimse ağır yaralanmadı.Luckily nobody was badly hurt when the truck ran into the school building.
Kimsenin yaralanmadığına kesinlikle sevindim.I'm sure glad no one was injured.
Kimsenin yaralanmadığına kesinlikle memnunum.I'm sure glad no one was hurt.
Kimsenin yaralanmadığından emin misin?Are you sure nobody's hurt?
Kimsenin yaralanmadığından emin misiniz?Are you sure nobody's hurt?
Sahip olduğundan yaralanmak zorundasın.You have to make use of what you have.
Tom'un kazada yaralanmadığını umalım.Let's hope Tom wasn't injured in the crash.
Tom yaralanmadan ikinci kat penceresinden atladı.Tom jumped out of a second-story window without getting hurt.
O, hastalık ve yaralanma ile zayıfladı.He was weakened by illness and injury.
Mary kötü bir şekilde yaralanmadı.Mary was not badly injured.
Hemşire bana onun yaralanmasının beklenmediğini söyledi.The nurse told me that it wasn't supposed to hurt.
Tom kötü yaralanmamıştı.Tom wasn't badly injured.
Bisiklet kaskları, sürücüleri ciddi kafa yaralanmalarından koruyabilir.Bike helmets can protect riders from serious head injuries.
Polise göre, hiç kimse yaralanmadı.According to the police, no one was injured.
Tom patlamada yaralanmadı.Tom wasn't hurt in the explosion.
Neyse ki, kimse yaralanmadı.Fortunately, no one was injured.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod