740 - Konstantinopolis'te çok sayıda ölüm ve yaralanmaya neden olan deprem oldu.740 г. – Земетресение удря Константинопол и причинява много разрушения и жертви.
Amerika Birleşik Devletleri’nde her yıl tahminen 500.000 yanık yaralanması tıbbi olarak tedavi edilmektedir.Според изчисленията годишно в Съединените щати медицинско лечение получават 500 000 травми от изгаряния.
Kazada hiç kimse yaralanmadı.При инцидента няма ранени.
Kimse yaralanmadı.Пострадали няма.
Yaralanmaların neredeyse yarısı yangınla mücadele ederken yaşanmaktadır.Почти половината от травмите се дължат на опити за запалване на огън.
Bu yaralanmayı hakaretler takip eder ve Gunnar istemese de intikamını almak zorunda kalır.Раната е последвана от обида и Гуннар неохотно решава да отмъсти.
Suya batırma kaynaklı yaralanmalar veya haşlanmalar çocuk istismarının bir işareti olabilir.Травмата от потапяне или от изгаряне с вряла вода чрез потапяне може да е индикация за малтретиране на дете.
Yanık sebepli yaralanmalar yoksul kesimde daha çok meydana gelmektedir.Случаите на изгаряне са по-чести при бедните.
(Ölüm, yaralanmadan daha ciddi bir durumdur.)(Сполетяха я нещастие след нещастие.)
Kimse yaralanmadı.Niekas nebuvo sužeistas.
Gerçi bu kaza sonrasında hiç kimse yaralanmadı, fakat trenin motoru şiddetli bir şekilde zarar gördü.Корпусът на реактора не е пострадал, но щетите по железобетонната конструкция са сериозни.
Solunuma ilişkin bir yaralanmadan şüpheleniyorsa, erkenentübasyon gerekli olabilir.Ако има съмнения за инхалационно увреждане, може да се наложи ранно интубиране.
Büyük kavgalar çıktı, yaralanmalar yaşandı.Там отново предизвикват сблъсък и биват тежко ранени.
Dişiler arasında da ufak sürtüşmeler olsa da ciddi yaralanmalar yaşanmaz.Въпреки сериозното разпространение на пушек, никой не е пострадал.
Fakat yaralanmasından birkaç hafta sonra öldü.Умира от раните си няколко дни по-късно.
Saldırıya uğrayan Heydrich, 4 Haziran 1942'de yaralanmalarından öldü.Хайдрих умира на 4 юни 1942 г. от инфекция на раните си.
Bu yaralanmalardan ikisi oldukça ciddi yaralanmalardır.Dvije osobe su teško ranjene.
Fakat yolculardan hiçbiri yaralanmadı.Nitko od putnika nije ozlijeđen.
Ezilmeler ve yaralanmalar meydana geldi.Već su imali mrtve i ranjene i što se događa?
Kazada hiç kimse yaralanmadı.Pri havárii nebol nikto zranený.
Kimse yaralanmadı.Nikto nebol zranený.
Fakat yaralanmasından birkaç hafta sonra öldü.O niekoľko týždňov, ranený mŕtvicou, zomrel.
Kafa, herhangi bir yaralanma durumunda vücuttaki en hassas organlardan biridir.V porovnaní s inými orgánmi v tele má na svoju hmotnosť štítna žľaza jedno z najlepších krvných zásobení.
Alay komutanın ağır biçimde yaralanması ardından bu Alay, kendi mevzilerine çekilmiştir.Po odchode Jiskrovej armády toto nádvorie prakticky stratilo význam.
Görünüşe göre, atlamış F-16 pilotu hiçbir önemli yaralanma yaşamadı.Austrálski piloti nezaznamenali ani jeden zostrel nepriateľského lietadla.
Vali Connally ağır yaralanmasına karşın kurtarıldı.Vážne zranený bol aj guvernér Connaly, atentát však prežil.
Billy'nin ağır yaralanmasına rağmen hala hayatta olduğunu keşfederler.Odkrijejo, da je Billy resno poškodovan, vendar še vedno živ.
Kimse yaralanmadı.Ni bilo poškodovanih.
Koruyucu eldivenler ellerdeki yaralanmaları önler.Primarna funkcija teh rokavic pa je zaščita pred poškodbo.
Fakat yaralanmasından birkaç hafta sonra öldü.Nekaj dni kasneje je zaradi ran umrl.
Gerçi bu kaza sonrasında hiç kimse yaralanmadı, fakat trenin motoru şiddetli bir şekilde zarar gördü.Pri tem se ni poškodoval, toda dirkalnik je bil popolnoma uničen.
Hava hattı kablolarıyla temas sıklıkla yaralanma ve ölüme sebep olur.Stik z daljnovodnimi vodniki je pogosto vzrok hudih poškodb ali smrti.
Toksik Yaralanma.Možnost smrtnih poškodb.
Yılan ısırığı veya yılan sokması, yılanın dişleri ile sebep olduğu yaralanmadır.Kačji ugriz je poškodba, ki nastane, ko kača zasadi zobe strupnike v telo žrtve.
Yaralanmalar ve maddi hasar meydana geldi.Šok serije poškodb in smrtnih nesreč je bil zelo velik.
Belirli beyin hastalıklarında ve spinal sinir yaralanmalarında da kullanılmıştır.Uporablja se tudi pri določenih oblikah srčnih aritmij in nevropatske bolečine.
Çalışanların yaralanma ve sağlık sorunlarına neden olabilen güvenli olmayan iş ortamı ve uygulamalardır.Izzivi in priložnosti zdravega delovnega okolja.
Gereksiz zorlama ve yeni yaralanmalardan kaçınılmalıdır.Novejši materiali bi naj bili odporni proti tem poškodbam.
Kimse yaralanmadı.Žmonės nenukentėjo.
Fakat yaralanmasından birkaç hafta sonra öldü.Mirė po kelių dienų nuo sužeidimų.
740 - Konstantinopolis'te çok sayıda ölüm ve yaralanmaya neden olan deprem oldu.740 – Konstantinopolį nusiaubė žemės drebėjimas, pridaręs daug žalos, ir nusinešęs daugybę žmonių gyvybių.
Eğitimin ilk haftasında, bronşit ve kaburga yaralanması yaşadı.Nuo pirmų gyvenimo savaičių žmogus pradeda sirgti bronchitais ir pneumonija.
Beş genç erkek tarafından dövüldü, fakat ciddi bir şekilde yaralanmadı.Nei vienas iš pilsudskininkų nebuvo sužeistas, tačiau vėliau penki buvo suimti.
Lenin ağır yaralanmasına karşın kurtulur.Leonas ją išgelbsti, tačiau yra sunkiai sužeidžiamas.
Gerçi bu kaza sonrasında hiç kimse yaralanmadı, fakat trenin motoru şiddetli bir şekilde zarar gördü.Nusileidimo metu lėktuvas sudužo, bet lakūnai nebuvo sužeisti.
Bu esnada sıkça kanlı yaralanmalar meydana gelir.Sagedamini tekivad veresoone sisekesta vigastused.
Lenin, ağır yaralanmasına rağmen suikastten sağ kurtulmuştur.Vaatamata tõsistele vigastustele jäi Lenin elama.
Kimse yaralanmadı.Keegi viga ei saanud.
Kimse yaralanmadı ama yaklaşık 50 milyon avronun üzerinde hasar gerçekleşti.Õnnetuses keegi vigastada ei saanud, kuid merre voolas umbes kakssada tonni naftat.
Gereksiz zorlama ve yeni yaralanmalardan kaçınılmalıdır.Nad kardavad haavata saamist ja teiste reaktsioone.
"Yetişkin beyin yaralanması.""Surnud lõhe ajus toimub midagi?"
Bu yaralanma, dirsek üzerine düşme veya dirseğe direkt travma sonucunda sıklıkla görülür.Isoleeritakse sagedamini inimese hammustuse haavast või rusikavõitluse traumade korral.
Başta muhalifler olmak üzere iki tarafta büyük kayıplar ve yaralanmalar yaşamıştır.Mõlemal poolel saab olema vigastusi ja tõenäoliselt ohvreid.
Acıdan korkardım, yaralanmaktan korkardımBałem się bólu, nie chciałem się zranić.
Acıdan korkardım, yaralanmaktan korkardımTenía miedo del dolor, porque no quería herirme
Adamlarımdan biri. Belden aşağısı felç oldu, omurilik yaralanması.Yksi miehistäni halvaantui selkärankavamman takia.
Ağır yaralanmaları değil.Den säger inget om svåra skador.
Ağır yaralanmaları değil.Elles n'examinent pas les blessures graves.
Ağır yaralanmaları değil.Não a ferimentos graves.
Ağır yaralanmaları değil.No ven a las lesiones serias.