Bu vuruşlar oldukça şiddetlidir ve çoğu zaman yaralanmalara ve çenelerinin kırılmasına sebep verir.Na ty ale člověk potřebuje být stoprocentně fit a mě často brzdila zranění.
Kazada hiç kimse yaralanmadı.Při nehodě nebyl nikdo zraněn.
Bu yaralanmalardan ikisi oldukça ciddi yaralanmalardır.Další dva lidé byli těžce zraněni.
Uçaktaki 7 kişiden hiçbiri ölmedi ya da yaralanmadı ama uçak hurdaya döndü.Nikdo z tří členů posádky nebyl zraněn, letadlo se po opravě vrátilo do provozu.
Kazaen yaralanma olayları ile trafik kazası en sık rastlanan olaylardandır.Nejčastějším druhem nehody s nejvíce mrtvými jsou ale autonehody.
Solunuma ilişkin bir yaralanmadan şüpheleniyorsa, erkenentübasyon gerekli olabilir.Pokud je podezření na inhalační zranění, může být zapotřebí včasná intubace.
Ama yine de çok tehlikeli bir iştir ve terbiyecilerin sık sık yaralanmaları olağandır.Jedná se o poměrně dost nebezpečný sport, při němž často dochází ke zranění soutěžících.
Bunu öğrenen Pusat kendisine saldırınca onu bıçaklayarak ağır yaralanmasına sebep oldu.Aby se ujistil, že je opravdu mrtvá, bodl ji nožem do srdce.
Sadece hafif yaralanmalar vardır.Je zaznamenáno několik lehkých zranění.
Büyük kavgalar çıktı, yaralanmalar yaşandı.Některé opory měly problémy se zraněními.
Gerçi bu kaza sonrasında hiç kimse yaralanmadı, fakat trenin motoru şiddetli bir şekilde zarar gördü.Nikomu se nic nestalo, ale stroj je zničen.
Yaralanmaların neredeyse yarısı yangınla mücadele ederken yaşanmaktadır.Aproape jumătate din răniri sunt datorate efortului de a lupta contra incendiilor.
Billy'nin ağır yaralanmasına rağmen hala hayatta olduğunu keşfederler.Află că Billy, care a fost grav vătămat, este încă în viață.
Saldırıya uğrayan Heydrich, 4 Haziran 1942'de yaralanmalarından öldü.Deși doar rănit în atac, Heydrich a murit din cauza rănilor la 4 iunie 1942.
Fakat yolculardan hiçbiri yaralanmadı.Niciunul dintre pasageri nu a fost rănit.
Gerçi bu kaza sonrasında hiç kimse yaralanmadı, fakat trenin motoru şiddetli bir şekilde zarar gördü.Nimeni nu a fost rănit, și locomotiva a suferit pagube ușoare.
Amerika Birleşik Devletleri’nde her yıl tahminen 500.000 yanık yaralanması tıbbi olarak tedavi edilmektedir.Se estimează că 500,000 de plăgi arse sunt tratate anual în Statele Unite.
Yanıklar derinlik, yaralanma şekli, boyut ve bağlantılı yaralanmalara göre sınıflandırılabilir.Arsurile pot fi clasificate după adâncime, mecanismul rănirii, întindere și răni asociate.
740 - Konstantinopolis'te çok sayıda ölüm ve yaralanmaya neden olan deprem oldu.0740: Un cutremur de pământ a cauzat pierderi de vieți omenești și mari pagube materiale la Constantinopol.
Hiç kimse yaralanmadı.Nimeni nu a fost rănit.
Travmatik amnezi, genellikle baş yaralanması sonucu olur.Amnezia disociată este de obicei rezultatul traumei.
Suya batırma kaynaklı yaralanmalar veya haşlanmalar çocuk istismarının bir işareti olabilir.O rană prin imersiune sau opărire prin imersiune poate indica abuzarea copiilor.
Herhangi bir yaralanmanın olmadığı düello sona erdi.Duelul s-a consumat fără ca nici unul dintre combatanți să fie rănit.
Solunuma ilişkin bir yaralanmadan şüpheleniyorsa, erkenentübasyon gerekli olabilir.Dacă medicul suspectează că s-au produs răniri prin inhalare, poate fi necesară intubare rapidă.
Bumbanın bu ani hareketi baş yarılmasına ve yaralanmaya yol açabilir.Dar această revenire va deschide răni mai vechi...
Yanık sebepli yaralanmalar yoksul kesimde daha çok meydana gelmektedir.Rănirile produse de arsuri sunt mai comune la persoanele sărace.
Bu dönemde birkaç kez yaralanmasına rağmen savaş bölgelerini terk etmedi.Cu toate că a fost doborât de cateva ori din cauza acestora, nu a suferit răni majore.
Bu yaralanmalardan ikisi oldukça ciddi yaralanmalardır.Tot aici, două persoane au fost ușor rănite.
MÖ 9'da Drusus muhtemelen bir yaralanma sonucu öldü.9-ben Drusus váratlanul meghalt, talán egy sebesülés következtében.
HCV’li bir kimseden bir iğne yaralanması olan bir kişinin, %1.8 hastalığa yakalanma riski bulunmaktadır.Amennyiben HCV-fertőzött személytől származó tűszúrás okozta sérülés jön létre, a megbetegedés esélye 1,8%.
Yaralanmaların neredeyse yarısı yangınla mücadele ederken yaşanmaktadır.A sérülések csaknem fele tűzoltás közben történik.
Amerika Birleşik Devletleri’nde her yıl tahminen 500.000 yanık yaralanması tıbbi olarak tedavi edilmektedir.Becslések szerint az Egyesült Államokban 500 000 égési sérültet kezelnek évente.
Yaralanmasına yol açan ciddi bir kaza yüzünden İngiltere'ye geri dönmek zorunda kaldı.Ezt követően egy balesetben elszenvedett sérülés miatt hazahajózott Angliába.
162 yolcu ve 6 mürettebat yaralanmadan kurtuldu.Mind a 202 utas és a személyzet is sérülések nélkül vészelte át a helyzetet.
Fakat yolculardan hiçbiri yaralanmadı.Az utasok közül senki sem sérült meg.
Nitekim hastalıklar, yaralanmalar ve genetik bozukluklar vücut simetrisini bozabilir.Ugyanis betegségek, sérülések, genetikai rendellenességek általában rontják a test szimmetriáját.
(Ölüm, yaralanmadan daha ciddi bir durumdur.)(Az eset nem járt halálos áldozattal.)
Beş genç erkek tarafından dövüldü, fakat ciddi bir şekilde yaralanmadı.Összesen öt találatot szenvedett el, de jelentős károkat egyik sem okozott.
Görünüşe göre, atlamış F-16 pilotu hiçbir önemli yaralanma yaşamadı.Egy F–86 pilóta megsebesült.
Solunuma ilişkin bir yaralanmadan şüpheleniyorsa, erkenentübasyon gerekli olabilir.Amennyiben felmerül a belégzésből származó sérülés gyanúja, szükség lehet a mielőbbi intubálásra.
29 kişi değişik derecelerde yaralanmalardan dolayı hastaneye kaldırıldı.92 embernek volt szüksége kórházi ellátásra a baleset után.
Herhangi bir yaralanma bildirilmemiştir.Sérülésekről nem érkezett jelentés.
Suya batırma kaynaklı yaralanmalar veya haşlanmalar çocuk istismarının bir işareti olabilir.A merítés okozta égési sérülés vagy merítés okozta forrázás gyermekbántalmazásra utalhat.
Yaralanmalara sebep olmaz.Sérülés nem érte.
Ciddi bir akciğer yaralanması geçirdi.Ekkor már súlyos tüdőbeteg.
Saldırıya uğrayan Heydrich, 4 Haziran 1942'de yaralanmalarından öldü.Heydrich Prágában a Bulovka kórházban 1942. június 4-én belehalt sérüléseibe.
Yaralanmalarda ise türlü tedaviler ile sorun giderilmektedir.A kezelés közben sérüléseket okozott.
Bu rakam, yanığı motorlu taşıt kazası, düşmeler ve şiddetten sonra 4. en önemli yaralanma sebebi yapmaktadır.Ezzel a negyedik leggyakoribb sérülés a motorkerékpár-balesetek, esések és az erőszakos halálesetek mögött.
Bunu öğrenen Pusat kendisine saldırınca onu bıçaklayarak ağır yaralanmasına sebep oldu.Mikor ezt felfedte a lány előtt, az késsel támadt rá és súlyosan megsebezte.
Nitekim yaralanmasının ardından geçen üçüncü günün akşamında ölmüştür.Az év utolsó napján belehalt sérülésébe.
Kendisiyle aynı araçta bulunan Teksas Valisi John Connally, ağır yaralanmasına karşın kurtarıldı.Samassa autossa matkustanut Texasin kuvernööri John Connally haavoittui vaikeasti, mutta selvisi hengissä.
Böyle bir yaralanma her zaman ölümle sonuçlanır.Hoitamattomana se johtaa aina kuolemaan.
Kimse yaralanmadı.Kukaan ei loukkaantunut.
Fakat yolculardan hiçbiri yaralanmadı.Kukaan junan matkustajista ei loukkaantunut.
Fakat yaralanmasından birkaç hafta sonra öldü.Hän kuitenkin kuoli haavoihinsa muutaman kuukauden jälkeen.
Böylece sporcu yaralanmalarını daha aza indirmek hedeflendi.Hänen erityisenä päämääränään oli nyrkkeilijöille tyypillisten vammojen vähentäminen.
Ezilmeler ve yaralanmalar meydana geldi.Surmansa saaneet ja loukkaantuneet olivat miespuolisia.
Biri Katolik ve yarısı çocuk olmak üzere on dört kişi plastik mermi yaralanmasından hayatını kaybetti.Tekijän puoliautomaattikiväärillä ja käsiaseella ampumiin luoteihin kuoli 49 ihmistä, ja 53 haavoittui.
Bu esnada sıkça kanlı yaralanmalar meydana gelir.Heille voidaan joutua tekemään säännöllisesti verensiirtoja.
Ayrıca, solunum yaralanmaları olan kişilerin daha çok sıvıya ihtiyacı vardır.Επιπρόσθετα, εκείνοι που έχουν τραυματισμούς εισρόφησης χρειάζονται περισσότερα υγρά.